Eczaci Aydan HanimKösemde oturuyorum. Onlarin siradan bulduklari her yasam dilimi icin onlara farkli gelebilecek, degisik çikartsamalar yapiyorum.

Çanakkale'nin Biga kasabasinda eczaciyim ve anneyim. Etrafimdaki esnaf komsularim hepsi erkekti, simdi yariya yakini kadin. Bir de çaga göre degisen receteler var. Küçük bir kasabanin dedikodulariyla da birlesince ortaya her seferinde yeniden tanidigim hikayeler cikiyor...

ILK AYRILIK

Ilkokul birden ikiye gectigim yaz, kasabamizda bir ilkokul daha acilis hazirliklarini bitiriyordu. Bu, kasabanin besinci ilkokuluydu ve onemli bir gelismeydi o yillar icin. Cocuklarini okula gonderip gondermeme, ozellikle kizlar icin hala babanin bir tercih meselesiydi. Bu yuzden daha cok koyden goc edenlerin yerlestigi kenar bir mahalleye yapilmisti.

Okullarin acildigi gun benim sinifimin ogretmenle birlikte oraya gonderildigini ogrendik. Aman ne sevinc! Yeni okula gidecek olan bizdik. Hersey yepyeniydi orada. Yerler gazla temizlenen tahtalardan degildi. Tuvaletler icerideydi. Bahcesi camur olmasin diye betonla kaplanmisti.

Evet biraz uzakti. Hatta kasabanin mezarliginin yakinindaydi. Yaklasik bir kilometre yurumek gerekiyordu. Olsun. Artik koca kiz olmustum. Acemilik senem bitmisti. Bahcede yapilan yoklamadan sonra ogretmenimiz onde, biz elele tutusmus cocuklar arkada, civil civil, secilmisligin ve sansimizin keyfini cikararak yuruyorduk.

Ayni coskuyla orada okula baslayan cocuklarla birlikte bahceyi doldurduk. Istiklal marsi, acilis konusmalari derken siniflarimizi gorebildik. Yerlerimize de yerlestikten sonra yeni olan herseye dokunmak istiyorduk. Hepsi bizimdi.

Ogretmenimiz "tatiliniz nasil gecti? hadi anlatin bakalim" diyerek okula isinma sohbetine baslamisti ki kapi caldi. Babam!

Ogretmen disari cikti. Bir sure sonra beni cagirdilar. Aklima gelen degildir insallah, diye dua edisimin bir anlami kalmadigini anladim. O mahalleden bir cocukla beni "becayis" yapmislardi. Bu kelimeyi bir daha hic unutmadim.

Zaten ilkokul numarami da evin kapi numarasi olarak secmislerdi. Sabahlari kapinin ustune bakip giderdim unutmamak icin. Bunu ayarlayanlar tabi bu sorunu da halledeceklerdi.

Nasil agladimi cok iyi hatirliyorum. Ama o yolu nasil donup eve gittigimi bilmiyorum. Evet, eve geldik. Kimse beni sinifimdan ayiramazdi. Ben de bu okula gitmeyecektim. Okul bizim eve bitisikti. Her gun cocuklar bizim evin onunden geciyordu. Ama ben direniyordum.

Tamam. Okulun bize bu kadar yakin olusu bir tercih sebebi olabilirdi. Ucuncu gunun sonunda bu dusuncelerini anlayabildigimi  hissettirdim sanirim. Ama arkadaslarim ve ozellikle ogretmenim icin bunu benden istemeye hic haklari yoktu. Ve tabi bu konuda mantikli bir aciklamalari da.

Yanilmisim.

Annem gunlerce konustu benimle. Kendi ilkokul yillarina dondu.

Bir kucuk kiz ilkokula basliyor Balya'da. Daha birinci sinif bitmeden babasi Akcay'a tayin oluyor. O da ne, orada ilkokul yok. Peki ne olacak? Trenle Edremit'e gidilecek. O kucuk kiz abisi ile birlikte sabah gidiyor okula aksam donuyor. Okul bahcesinde yeniyor ogle yemegi. Sefertasinda sogumus yemekler yine de tatli geliyor onlara. Bazen tren de uyuya kaliyor kucuk bedenleri. Bir yil gecmiyor ki baba, ev kiralarinin yuksekligi nedeniyle tayin istiyor eski yerine. Yine yaklasik bir yil geciyor. Baba hastalaniyor. Bazen okula gitmeyip, kucuk kardesine bakmasi gerekiyor. Ve baba oluyor. Bir sure daha oralarda yapabilirmiyiz denemeleri ve sonucta Biga'ya donmeye karar veriliyor. Bu arda degisen ogretmen sayisi ilkokul yillarindan fazla. Artik besinci sinif gunleri. Anne birkac ay icin yeni masraf yapmaya gerek olmadigini dusunup, okulu goz ardi etmek zorunda kaliyor.

"Cok sonra diplomami aciktan aldim".

Ikna olmustum.

Simdi dusunuyorum da "Be annecigim sen ne kadar zorluk cekmissin, su okula yuruyerek gitmenin nesi zor" demek hic aklima gelmemisti. Orada, bu kadar olay sadece "insanin ilkokulda birden fazla ogretmeni olabilir" mesaji icin anlatilmisti. Ve bu da etkili olmustu. Gerisi? Ben de birikenler.

Eger buyuklerin mantikli dusuncelerini destekleyecek bir de hikayeleri varsa cocuklarin hic sansi yoktur.

Onlarin sansi, yasadiklarini hikaye edebilen ebeveynlerinin olusudur.

Onlara anlatin ki onlarin da hikayeleri biriksin.

AYDAN.

13/2/1998

AYDAN'a E-mail

Eski Yazilarim...

© COPYRIGHT 1998, TURKIYE NET (www.turkiye.net)