Benim Evim - Senin Evin
Kasabamizda yüzlerce yeni ev yapiliyor, siteler halinde. Bunlar sehir disinda yeni bir mahalle olusturmaya basladi. Ilk defa kendi sokagindan ayrilan bir çok aile, henüz sosyal dengeleri olusmamis bir mahallede ayni zamanlarda yasamaya baslayacak.
Daha önce herhangi bir yerde ev açarak yasamaya baslarken, az çok o sokagin kurallarina uyardiniz. Ya ev almissinizdir, ya yeni gelinsinizdir ya da tayinle gelen memur ailesi veya üniversite ögrencileri. Çevreniz önce size sokagin hikayelerini anlatirdi, sonra da adet ve iliskilerin nasil sürdügünü ögrenirdiniz.
Yeni mahallemizin, yeni sakinlerinin düsüncesi bu degil su siralarda. Öncelikle evlerinin nasil daha farkli ve güzel olacagi telasindalar.
Bu insanlar arasinda bir iki tanidigim hariç çogunlugu yapilanlardan dolayi mutsuz. Hiçbirsey istedikleri gibi olmuyor. Ne istiyorlar? Herseyin orjinalinden. Bir erkegin araba markasi tercihinin üst noktasi gibi onlar, model ayrintilarini bildikleri her arabayi almayi hak ediyorlarmis gibi bir inançla anlatirlar size. Kadinlar da en iyi bildikleri hali, mermer, banyo aksesuari, mobilya.. çesitlerine eger sahip olurlarsa, kalite ve görgüleri ispatlanacakmis gibi davraniyorlar. Bu sonu olmayan istekler zinciri de, birseyler yarim kaliyormus duygusu yaratiyor onlarda.
Böyle hissetmeyenlerin farki nerede peki? Onlarin kendilerini ispat etme, varliklarini gösterme nedenleri birden fazladir. Yani hakkini vererek sahip olduklari anne, es, is, sosyal ve kültürel birden fazla kimlikleri vardir. Rahatlik ve estetik kaygilarini optimumda tutarak bir ev düzenlemek yeterlidir onlar için. Bu ev amaç degil, araçtir yasamlari için.
Eger birseyler yolunda gitmiyorsa - ki bu yas civari yasami bir gözden geçirmek gerekiyor _ hem kendine, hem çevrene göz boyasi olsun diye bilinçsizce zorluyorsun sartlari, yapilan hersey az görünür. Çünkü hiçbirsey örtmez iç huzursuzlugu.
Arkadaslarimdan birinin kizi, kendisine "Kimsenin evi istedigi gibi olmuyormus" deyince, "Benim için hiç de öyle degil" diye cevap vermis. O da annesine "Sen hiçbirsey istemiyorsun ki" demis. Arkadasim üzülmüs biraz. "Ne istedigimi, ne kadarini ödeyebilecegimi bilip. yapilanlardan keyif almam, kizim açisindan bilgisizlik ve zevksizlik olarak algilaniyor", diyor. "Yasi daha küçük oldugu için, görsel sovlarin yarisina kapiliyor zaman zaman o da."
Çok kolay disa vurulan huzursuzluk ve mutsuzluk ifadeleri kalitenizi ve farkinizi göstermiyor oysa. Siradanlik da degildir keyifleri yakalayip, tadini çikarmak.
Belki de nasil mutlu olabilecegini bilebilmektir yasamin çözülmesi gereken tek bilmecesi. Yoksa benim evim, senin evini döver dercesine yapilan iddialasmalar, gücünü babalarindan alan çocuklara benzetir bizi.
Aralik 96/Biga