Eczaci Aydan HanimKösemde oturuyorum. Onlarin siradan bulduklari her yasam dilimi icin onlara farkli gelebilecek, degisik çikartsamalar yapiyorum.

Çanakkale'nin Biga kasabasinda eczaciyim ve anneyim. Etrafimdaki esnaf komsularim hepsi erkekti, simdi yariya yakini kadin. Bir de çaga göre degisen receteler var. Küçük bir kasabanin dedikodulariyla da birlesince ortaya her seferinde yeniden tanidigim hikayeler cikiyor...

ERKEN BÜYÜYENLER

Bayram geldi geliyor derken, gecti bile. Cocuklar yine bayram telasinin disinda, yeni giysilerin heyecani ve bayram harcliklarinin miktari ile ilgiliydiler. Tum bunlar genelde ilk yarim gun icinde halloluyor ve geriye evde, sokakta oyun oynamak kaliyordu.

Annemin sokagindaki ikizler coktan misket oynamaya baslamislardi bile arkadaslariyla. Ilk gunun ogle saatleriydi henuz.. Kesinlikle bir ornek giyim, cepler biraz daha para dolu belki ama oyuna konsantrasyon tam. Bence onlar icin bayram anlamini tamamlamisti.

Ama bayramin anlamini tam anlamlandiramayan cocuklar da vardi. Ve o cocuklardan biri benim de ona karsi olan davranisimi anlamsiz bir duruma soktu.

Arife aksami nobetci olan eczanem tum dostlarin bulusup, erkenden bayramlasmasina firsat vermisti. Gelen giden arasinda Turan'i farkettim. Eczane kalabalik oldugu icin seslendim kapinin onunden bakarken iceriye: "Sonra ugra, bayramlasalim" dedim.

Turan oniki yasinda. Yedi kardesler. O hepsinin abisi. Karsi kahvehanade iki yil once calismaya basladiginda mahalleli tanidi onu. Dogudan goc etmislerdi buralara. Once insaat iscisi baba gelmisti, arkadan tum aile. Yaz gecti, kis gecti derken hic okula gitmedigi kesinlesti. Dogrusu kanli canli hali bastan ilkokulu bitirmis olabilecegi ihtimalini dusunduruyordu. Konu-komsu, biraz babayi ikna biraz da maddi destek ile onu okula gonderdiler.

Turan bu yil birinci sinifta. Tum mahalle onu okula baslatmanin kivancini yasiyor. Ama Turan okuldan cikinca, yine cay-kahve servisi yapiyor veya bidonlarla tatli su tasiyor. Her gecisinde de sevdiklerine gozleri parlayarak ama biraz tedirgin selamini veriyor.

Ilk karne verildiginde coskuyla karnesine bakip onu desteklemek istedim. O da karneden pek memnun olmayan haliyle gosterdi. Cok aldiris etmeden notlarina, harcligini eline verdim. Ama hic hoslanmadi bu durumdan. Parayi kesinlikle almak istemedi. Zorladim ve almasi gerektigine ikna ettim. Karneyi firsat bilip iyi birsey yatigima inaniyordum.

Birgun yerel gazetede resmi cikmisti. Tesaduf bu ya "ilkokullarin asi kampanyasi" haberinde Turan bir arkadasiyla sirada oturmus halde gorunuyordu. Gazeteyi ona gosterdik. Cok hosuna gitti. "Evdekilere gostereyim" deyip, gazeteyi aldi. Birkac gun sonra ugradiginda "benim olduguma inanmadi anam" dedi biraz nesesiz.

Oyle boyle muhabbetimiz ilerledi. Bizim caycimizda calismamasina ragmen "benden istediginiz birsey var mi ?" diye de sorar arada.

Iste bayram da yine boyle bir firsatti ona harclik vermek icin. Tekrar ugradiginda "op bakalim elimi deyip" harcligini uzattim ve yine hissedilir bir huzursuzluk yasadi. Biz yine ikna ettik.

Ama eve geldigim de hic de hosnut degildim onunla yasadigimiz diyalogdan. Neyi yanlis yapiyorduk? Ve birden kafamin icinde Turan konustu:

"Ah be Eczaci ablacigim, surda iki calisan komsu bir bayramlasalim diyoruz, her seferinde cocuk muamelesi yapiyorsun bana. Halbuki ben para degil o bayramlasma muhabbetinin icinde olmak istiyorum. Ben sizi red etmesini bilirim ama arkadasligimiz bozulmasin diye susuyorum. Iyi niyetlisiniz ama yanlissiniz. Bak sizi bu sefer de affediyorum. Lutfen beni dogru algilayin."

Artik onun karnelerine bakmayacagim. Okula gidisini, hem okuyup, hem de calisan bir universiteli gibi dusunecegim.

Senede birkac gun onun cocuk oldugunu hatirlayacaksak eger O buna izin vermiyecekti. "Ya adam adam konusalim ya hep cocuk olayim." diyordu ve hepimize sesleniyordu gozleriyle :

"Beni sizler erken buyuttunuz. Hic olmazsa bu durumu kabul edin!"

AYDAN ÇATALKAYA

Biga/15/04/98

AYDAN'a E-mail

Eski Yazilarim...

© COPYRIGHT 1998, TURKIYE NET (www.turkiye.net)