Eczaci Aydan HanimKösemde oturuyorum. Onlarin siradan bulduklari her yasam dilimi icin onlara farkli gelebilecek, degisik çikartsamalar yapiyorum.

Çanakkale'nin Biga kasabasinda eczaciyim ve anneyim. Etrafimdaki esnaf komsularim hepsi erkekti, simdi yariya yakini kadin. Bir de çaga göre degisen receteler var. Küçük bir kasabanin dedikodulariyla da birlesince ortaya her seferinde yeniden tanidigim hikayeler cikiyor...


BIR  GARIP  OLDU  DIYELER


Sabah eczaneye geldigim  zaman   kalfam  "Biga’nin   Sesi" gazetesini  okuyordu. Biraz  huzunlu "teyzemin oglunu yazmislar" dedi. "Hayirdir niye  ki?" "Gecen hafta oldu."

O cok uzak dururdu cenaze torenlerine. Oyle birsey olmamis gibi  davranmak daha hafifletirdi sanki  acisini..

Ben de okudum gazetedeki koseyi: Rahmetli isci Niyazi Goren; Kalafat  Koyu’nde dogup buyumus bir gencti. Ama Biga’da barinirdi. Garip bir  insandi. Yasamin sillesini yemisti, cocuklugundan bu yana. Sanirim 35-40 yaslarinda varyoktu. Icki ve sigaraya bu yuzden sarilmisti. Eee "ser"de  genclik de vardi ya...

Is bulur, insaatta calisir, "ele mahkum" der, her isin ustesinden gelirdi. Cogu zaman uc-bes kurus alabilmek icin amelelik bile yapardi. Tek basina  insaat mahallinde yatar, havalar guzellesince cayboyundaki kavak  golgeleri yetip artardi ona. Bekardi, tek bir can tasiyordu.

En buyuk ideali bir deniz teknesine sahip olabilmekti. Denizi, denizciligi,  yuzmeyi ve dip dalmayi cok severdi, duydugumuzca.

Marmara’da calisirken bir yelkenlisi olsun da balikcilik ile ugrassin isterdi   hep. Bu nedenle az mi sayisal loto oynamis...

Is ve isci cevresi, yasdas ve arkadaslari arasinda, efendiligi, dururstlugu, alcakgonullulugu ile ozellikle buyuklerine karsi da saygida ornek bir  kimseydi.

Meshur Tabelaci Cemil Usta’nin yaninda yetismis, esi az bulunur yagli  boya ve badana erbabiydi aslinda.

Son zamanlarda dilini isirdigini sanarak, ekmegini zar zor yiyebiliyordu.  Kitap ve siir dostuydu, ama siirlerini okuyamiyordu artik.

Ev-bark sahibi olamamanin, calistigi islerden parasini vaktinde  alamamanin, hele hele bir deniz tasiti edinememenin... verdigi istirap ve  sIkIntilar icinde kivranmaktansa; kendini daha agir, daha zor islerin  ortasina ativerdi...

Zaten cok zayif bir beden yapisina sahip olan rahmetli, gunden gune daha da erimeye basladi. Sonunda adina "yesilkart" cikarildi. 

Muayenesinde dil kanseri oldugu  ogrenildi. Cok uyarildi, cok  kosusturuldu... Nafile...

Biga, Canakkale. Izmir Hasteneleri arasinda adeta mekik dokudu.  Sevkedildigi Izmir’de ameliyat olabilmek icin "bugun git yarin gel" teraneleriyle omrunu yitirdi.

Son arzusu Marrmara Adasi’ni son bir kezcik daha gorebilmekti, dunya gozu ile gitti, geldi ve "Mubarek Kadir Gecesi" son solugunu veriverdi.

Allah, gani gani rahmet eylesin!
                                                  Bir   garip  oldu  diyeler,
                                                  Soguk   su  ile  yuyalar.

Alpaslan  Serbetci   03/02/98

               

Ben de huzunlendim okuyunca. Dusundum, cikartamadim kendisini. Kalfam ben varken eczaneye hic  girmedigini soyledi. Cekinirmis. Rahatsiz etmek istemesmis. Gazeteyi sakladim. Birkac kez daha okudum. Kitap, siir, deniz, icki, sigara derken sanki ayak uyduramamisti yasamin kargasasina.

Sonra  kaybettim  gazeteyi. Onu  arada anmak, sanki hersey icin, herkes  adina ozur dilememin hatirlaticisiydi gazete. Dun sordum kalfama. Onu ben  sakladim dedi.

Gazeteyi aldim. Inter-net’in genis dunyasina yaziyorum simdi. Onu yazan  arkadasinin vefasina hurmeten tam metniyle.

O inter-net’de olmaktansa, denizde sorf yapmayi tercih ederdi suphesiz.

Aydan  Catalkaya

03/05/98
Biga

AYDAN'a E-mail

Eski Yazilarim...

© COPYRIGHT 1998, TURKIYE NET (www.turkiye.net)