HERSEY COK HOS!

Yaz ayinin butun keyfi yasaniyor simdi buralarda. Deniz kiyisindaki dort minik odali, iki katli evimin en populer gunleri. Arkadaslarim rezervazyon yaptirmak zorunda kaliyor karisiklik yasanmasin diye. Her birinden degisik tadlar aliyorum ben ama onlar her zaman bir arada olamiyor.

Bu hafta sonu Istanbul'dan iki bayan arkadasim geldi. Ikisi de yalniz yasiyor. Kirkli yaslarin tadini cikarmaya niyetliler. Yasamin tadina daha bir varmis, kendilerini tanidiklarindan daha bir emin, cocuklari ile ilgili sorumluluklarinin buyuk bir bolumunu halletmis olarak pozitif duygularla yukluler. Bende gecirecekleri haftasonu tatilinde de kesinlikle cok dinlenmis, cok eglenmis, cok mutlu olmak niyetindeler.

Kampa giden cocuklar gibiyiz. Genciz, tatile ciktik, cok eglenecegiz. Hani yollarini kaybederler, cinayetler islenir ama farketmez cocuklugumuzun kitaplarinda. Biz de sloganlar biraz degisik. Kirk yasindayiz, depresyonlarimizi atlattik, cok mutluyuz, doga bizim gucumuzu kiramaz.

Ruzgar iki gun boyunca neredeyse butun yonlerden degisik siddetlerde esti. 3-4 saat arayla farkli isi, farkli isik ve farkli dalga sesleri sundu bize. Arkadaslarim hepsini ayni cosku ve heyecanla karsiladilar. " Ay... ne hos... "

Tabi bu arada ev sahibeligi gorevlerimi de yapmaya calisiyorum. Ama ne mumkun. Tam yemekle ilgili bir girisimde bulunacagim terastan bir seslenis; Aydan kos, ne hos! Ne oldu? Bak kuslar geciyor. Bir yarim saat disarda takiliyorum. Tam iceriye giriyorum, bes-on dakika gecmiyor; Aaaa Aydan kos, ne hos! Ruzgar cikti. Kos, ne hos! Ruzgar kesildi.

Gun degisik varyasyonlariyla geceyi kucaklarken uzaklardan firtina bulutlari yaklasiyor. Telasla yemek masasina hakim olmaya calisiyorum ben. Onlar yine cok mutlu. Simsekler cakiyor ne hos! Oh...neyseki o coskulu cagriya ragmen firtina bize teget gecti. Fakat az sonra yine cok hos birsey oluyor ve elektrikler kesiliyor. Gokyuzu zifiri karanlik. Karsi kiyilardan isiklar suzuluyor goge. Kizil bir aydinlanma geceyi renklendirmeye calisiyor. Cok hos! Biz hayal ediyoruz, bir kac renkte firca darbeleriyle gokyuzunu resme donusturebilmeyi.

Saat gece yarisini coktan gecti. Yatalim mi? Size isildagi vereyim. A hic gerek yok. Karanlik cok hos! Herkes odalarina cekilirken bir seslenis var ust kattan; "Peki disimizi nasil fircalayacagiz?" Geceye yakisir bir mum yakiyoruz. Aaa...mum isigi cok hos!

Gece kiremitlere vuran yagmur sesleriyle kendini unutturmamaya devam ediyor. Iste, cati pencerelerinden su damlamaya basladi bile. Kucuk bir kova kapip odalarina giriyorum. Aydan uzerimize su akiyor, cok hos!

Ertesi gun herseyin onlara cok lezzetli geldigi kahvaltiyla basliyor. Deniz tum sakinligiyle davetkar. Kumsalda 3-4 saatin nasil gectigi, gece acisi cikacak gunes yanigindan anlasilacak. Henuz farkinda degiliz. Hersey cok hos! Bir arkadasim ugrayip, mucizevi yorumlarla kahve fallarina bakiyor.

Artik dus alma vakti. Gidis saati yaklasiyor. Uzun bir vedalasma ve yolculuk. O ne, bir saat gecmeden geri donuyorlar. Arabali vapur kuyrugu beklenemiyecek kadar uzun. Olsun biz yine aksamin olusunu bekliyoruz ayni keyiflerle. Ah bir de ay ciksa. Hic zamani degil ama sizin icin cikabilir diyorum mirildanarak. Dogaya karsi gosterdiginiz bu sonsuz begeni karsisinda sanirim Tanri da kucuk bir jest yapar size. Ay Aydan ne kadar espirilisin, cok hos!

Ben de eczane, gazete ve televizyondan uzak keyifli bir haftasonu gecirdim. Cok gulduk. Kendimizle dalga gecebilirken, bir digerinin bizi karikaturize edisini de ilaveler yaparak izledik.

Gercekten dostlarla olmak cok hos!

AYDAN/ Agustos 1997

Aydan




Arsive geri dön...


© COPYRIGHT 1997, TURKIYE NET (www.turkiye.net)