Kösemde oturuyorum. Onlarin siradan
bulduklari her yasam dilimi icin onlara farkli gelebilecek, degisik çikartsamalar
yapiyorum.
Çanakkale'nin Biga kasabasinda eczaciyim ve anneyim. Etrafimdaki esnaf komsularim hepsi erkekti, simdi yariya yakini kadin. Bir de çaga göre degisen receteler var. Küçük bir kasabanin dedikodulariyla da birlesince ortaya her seferinde yeniden tanidigim hikayeler cikiyor...
OTOBUS SEVDASIIceriye her girisinde bir omuzunu epeyce asagiya dusurerek, kapiyi hizla itip acardi. Kollar yanlara savrularak yarim dairesini tamamlar ve "selamin aleykum" derdi. Ben ve diger calisanlar "aleykum selam" diye alirdik selamini.
Garajda yasayan cogu insanin ozelliklerini, en sevimli haliyle uzerinde tasirdi. Koseyi donen her otobuse bir kadina asilircasina ayni capkin gozlerle bakardi. Otobusun yili , modeli, onun icin bir kadinin yasi, zenginligi gibi birseydi. O yuzden her zaman bir tanesine hep daha sevdaliydi. O hep en son modelotobus olurdu. "Ah be bu benim olacak ki siz beni goresiniz!"
Senelerce suren bu sevda yavas yavas hiz kesiyordu. Kendi boyle soylerdi. Ah az mi parasini yemisti bu otobusler? Yollar hic tekin degildi.. Beklersin gelmez. Bakmissin gelmis arizasi eksik olmaz. Paran yetmez daha iyisi icin, ortak alirsin. Anlasabilene ask olsun. Sofor tutarsin, kahri bitmez. Artik yorulmustu, tek basina yeni bir otobus alma sansi kalmadigina o da inaniyordu yavas yavas.
Ama bu garajdan uzaklasacagi anlamina hic gelmezdi. Hemen bir bufe ayarladi kendine. Ufak tefek, yolcularin ihtiyacini karsilayacak her seyi satiyordu. Onun iddiali oldugu esas konu gozlemeydi. Karisi evde hazirladigi icin temiz ve bol malzemeliydi. Tabi bozuluyordu hic gelip yemedigimiz icin. O bizim musterimizdi ama biz yanlis yapiyorduk.
Garajda otobuslerle icice yasamak iyiydi de, aklida kalmiyor degildi hani onlarda. Piyangolarda umut aramaktan da vazgecmiyordu bir yandan.
O gun bize geldiginde, buyuk ikramiyeyi kacirdigini biliyorduk. Bir milyara yakin bir tesellisi gecmisti eline. "Ah...ah" diyordu, "tamami bir benim olacakti ki . Kiz alirdim, kiz". Son model otobus hayaliydi yine onunkisi. " Bu paranin bir kahvesini icelim hic olmazsa" diye takildik. "Emriniz olur" diyerek soyledi kahveleri. Kahveci boslari almaya geldiginde yuz lirayi uzatti. Kahveci yuzelli lira istediginde soyle bir yan bakis atarak "Allah kaportani zaten bozuk yaratmis, bir de ben karismayayim olaya" diye terslendi. Yakisikliligi biraz supheli olan kahveci bozularak cikti. O kalp kirdiginin asla farkinda degildi. Affedilen bir hali, o racon kesislerinde gozlerinizi alamadiginiz bir seyirligi vardi.
"Simdi " dedi, " bu para bir ise yaramaz ki? Hani diyorum alayim bir hurda taksi hic olmazsa, vereyim oglana. Onbes yasinda oldu. Yavuklusunun evinin onundeki kaldirimda ine-cika, gide-gele paralasin arabayi. Ben bu hayalle gecirdim delikanliligimi, bari o tatsin gercegini" . "Aaaa gercekten bunu mu istiyorsun?" diye sorduk sasirarak. Derin bir ah cekti. "Ben istiyorum da oglan nerede? "Nerede?" "Okuyacakmis. Arabalarla ilgilenmiyor velet." " Dersleri nasil?" "Veli toplantisi vardi dun. Tabi ben gitmedim. Anasi gitmis. Pek bir memnunmuslar bizimkinden."
"Iste boyle Eczaci Hanim, senin anlayacagin fayda yok bu cocuktan bana!"
Allah, diyerek firlayip cikti eczaneden. Koseyi donen otobusun arkasindan seslendi: "Dur lan Lutfu, beni de garaja at."
AYDAN25/06/98
Biga
AYDAN'a E-mail© COPYRIGHT 1998, TURKIYE NET (www.turkiye.net)