Renk Ayni Renk
Onu, kiremit rengi ojesiyle hatirliyorlardi. Üniversitede sik sik kullanirdi. Onbes yil geçmisti aradan. O yillardan taniyanlar sorarlardi bazen. Artik kullanmiyorsun galiba? Aslinda o marka yoktu piyasada. Benzerleri vardi elbette ama iste buydu dedirtecek olanini bulamamisti bugüne kadar.
Geçen günlerin birinde parfümeriden ona benzer bir oje aldi. Her zaman alirdi ama sürüldükten sonra o yillarin etkisini yaratmazdi.
Eve geldi, iki-üç kat sürdü ve söyle bir ellerine bakti. Evet, eski yillarina hizla dönüyordu anilarinda. Bir özgürlük duygusu hissetti içinde. Ögrencilik yillarini düsündü.
Evet kendisini özgür hissettigi yillardi. Ne kadar öyleydi gerçekte? Daha da geriye gitti.
Kiz çocuklarinin bebekleri vardi, erkek çocuklarin da arabalari. Eger çok kiymetliyseler, size vermezlerdi oynamaniz için. Arabanin bir yerini kirarsin, bebegin elbisesini sökersin diye. Onlar büfelerde saklanirdi. Sizin oldugunu söylerlerdi ama elinize vermezlerdi bir türlü. Ne kadar sizin oldugunuzu kestiremezdiniz.
Bir de verdiklerini düsünün... Araba parçalarina ayrilir, tekrar montaj için ugrasilirdi. Bu oyunlar içinde çoktan arabanin fari çatlamis, bebegin patiklerinden biri kaybolmus olurdu. Ama ne kadar size aitlerdir artik. Saatleriniz geçmis, anilarinizda yerlerini almislardir. Içini, disini bilirsiniz ve hayallerinizin araçlari olmuslardir. Bundan sonra nasil bir oyuncak isteyeceginizden eminsinizdir.
Onbes yil önce üniversitede oyuncagi eline yeni verilmis bir çocuk gibiydim, dedi ojelerine bakarken. Özgürlük nedir diye bir daha düsündü. Yasadigi yillarda aldigi yaralar, çizikler, kirilmisliklar galiba yasamini, daha bir onun yapmisti. Kendimizi de, büfede duran bir oyuncak gibi hayatin disinda tutarak taniyamazdik.
Iste yine o yillarin sembolü olmus ojeler ellerinde. Ama o eller onbes yil fazla yasamis ilkinden. Daha bilerek, daha anlayarak, daha severek, daha farkederek istiyor hayati. Öyleyse simdi daha özgürce...
Gerçekten onbes yildir o renk oje yok muydu? Yoksa süreç yeni mi tamamlanmisti geçmise bakmak için? Onun bahanesi olmustu ojenin rengi, karsilastirmak için, kendisiyle kendisini.
Hadi siz de bir bahane bulun!
Ocak 97/Biga