Kösemde oturuyorum. Onlarin siradan
bulduklari her yasam dilimi icin onlara farkli gelebilecek,
degisik çikartsamalar yapiyorum.
Çanakkale'nin Biga kasabasinda eczaciyim ve anneyim. Etrafimdaki esnaf komsularim hepsi erkekti, simdi yariya yakini kadin. Bir de çaga göre degisen receteler var. Küçük bir kasabanin dedikodulariyla da birlesince ortaya her seferinde yeniden tanidigim hikayeler cikiyor...
UZAYLILAR UMUTSUZLUGUN UMUDU MU? BiGA - 03/12/97
Uzun bir suredir uzaylilara takilanlara takiliyorum. Bu uzayli beklentisine bir anlam vermeye calisiyorum. Bazilari neredeyse buyutec altinda uzayli arayacaklar. Bir gorseler zafer cigliklari atarak soyle diyecekler; "Biz size soylemistik burdalar diye."Iste bu noktadan sonra ayni cizgide bulusacagimiz duygusuna nereden kapiliyorlar veya niye bunu arzu ediyorlar anlamaya calismak icin cevremndeki 'uzayli severleri' buyutecaltina aldim.
'Kurtulus Gunu' filmi gecen kis, bizim kendi kucuk, sinema salonu buyuk (800 kisilik) kasabamiza da geldi. Filmin reklamlarini mahcup etmeyecek sekilde ilgi gordu. Her gece dolup tasti salon. Olayi biraz daha da abartmis yetkililer ve belediye (sinemayi isletiyor) ile milli-egitim mudurlugu ilkokul ogrencilerine 'izletilmesi tavsiye edilir film' karari almis.
Cok hoslanmiyacagimdan emin olsam da, insanlar akin akin giderken, 'vizyon filmi ayagimiza kadar gelmis bir gorsem iyi olur' diye de dusunuyordum bir taraftan. Fakat yine de bir gecemi ayiramadim. Son geceyi de kacirinca kafamdan silmistim. Ertesi gun eczanede oturmus disariya bakarken trafigin polisler tafafindan kesildigini gordum. Uclu siralar halinde el ele tutusmus ilkokul cocuklari geciyordu. Bayram degil, seyran degil nereye gidiyorlar dememe kalmadi, tanidik cocuklarin 'sinemaya gidiyoruz Aydan teyze' seslenisleriyle konu aydinlandi.
Evet, bu son seansta filme bir goz atabilirdim. Ikinci yari baslar baslamaz bir kosu sinemaya gittim. Sessizce iceriye girerim diye dusunurken alt katlara kadar gelen cocuk sesleriyle irkildim. Uzaylilar fikri onlara agir gelmisti herhalde.
Iceriye girdigimde yanildigimi anladim. Kimsenin ekrana takilmadigini farkettim. Cocuklarin bazilari kosusturuyor, bazilari koltuklarla oynuyor, daha kucukler de karanlikta ogretmenlerini seslenerek ariyorlardi. Sert cikislarim onlari asla etkilemedi. Cunku bu buyuk sabri gosteren ogretmenlerin yaninda benim uyarilarim anlamsiz kaliyordu. Film de cocuklarin kargasasindan daha cekici degildi. Karanlik ve 800 cocuk. Uzaylilar kadar enteresan ve sasirtici.
Demek ki dedim cocuklar daha uzaylilardan korkmuyor. Tabi onlarin icinde hee-man gucu var. Bastan koymuslar tavirlarini. Dunya ile daha yeni tanisirken bu dusman da neyin nesi. Acaba daha yorgun gonullerin mi istegi bu ortak dusman? Ilerli-gerili tum dunya vatandaslarinin bir cirpida esit hale gelebilecegi bir durum.
Basarinin, gucun, zenginligin sifirlandigi, sinirlarin anlamini yitirdigi bir dunya.
Acaba kirginliklariyla, ofkeleriyle, kiskancliklariyla ya da basarisizliklariyla bikkin ama cevrelerine zarar veremiyecek kadar terbiyeli yetistirilmis insanlarin gizli bir intikam istegi mi bu.
Bireyselligin, ustun vatandasligin bittigi ortak bir korku, ortak bir dusman. Hos filmin sonunda kahramanlar cikmiyor degil ama yakin cevremizden buna aday olacak bir sahsiyet de yok nasilsa.
Biz gecmisimizi yasayamadik, gelecegimizi hic olmazsa beraber yasamiyalim. Bazen bu sinyali alirim derinlerden.
Ama eminim bizim afacan cocuklarimiz varken Biga'ya gelemezler.
© COPYRIGHT 1997, TURKIYE NET (www.turkiye.net)