ATAA'nin TURKIYE Ziyareti

24 Haziran 1997

Washington D.C. merkezli Turk Amerikan Dernekleri Assemblesi (ATAA) Turkiye'ye Mayis ayi sonlarinda bir ziyaret duzenledi. Yirmibes delegenin katildigi on gunluk bu gezide Istanbul ve Ankara'da is cevreleri, politik ve askeri mercilerle toplantilar yapildi. Bu gunku yazimda size bu ziyaretten bazi sahsi izlenimlerimi aktarmak istiyorum.

Once gezinin amacindan basliyalim. Malum, ATAA Amerika'da bircok Turk Amerikan dernegini ve Turkiye'yi seven gonulluleri bunyesinde topliyan bir organizasyon. Kurulus amaclarindan birisi Amerika'da Turk imajinin iyi bir sekilde yansitilmasi. ATAA idarecilerinin ve gonullulerinin bu amac yolunda verimli calisma yapabilmeleri icin Turkiye'nin acendasini, Turkiye'nin onemli meselelerini en iyi sekilde bilmeleri, anlamalari gerekiyor. Iste bu yillik geziler ATAA delegelerine hem bu meseleleri en yetkili agizlardan dinleme firsati yaratiyor, hemde Amerika'daki Turk toplumunun goruslerinin en yetkili mercilere duyurulmasini mumkun kiliyor.

Bu seneki ziyarette ATAA delegeleri Cumhurbaskani Suleyman Demirel, Meclis Baskani Mustafa Kalemli, Milli Savunma Bakani Turhan Tayan, ANAP, CHP ve DSP liderleri, Mesut Yilmaz, Deniz Baykal ve Bulent Ecevit ile gorusmeler yaptilar. Delegasyona Genel Kurmay Baskanliginda, Amerikan Buyukelciliginde, Amerikan Istanbul Baskonsoloslugunda degisik konularda brifingler verildi. Is cevrelerinden TUSIAD, DEIK ve 500cu yil vakfi ile gorusmeler yapildi. Turkiye'de son yillarda gelisen sivil toplum kuruluslari (KADER, Beyaz Nokta, Turk Tarih Kurumu, Istanbul Kultur ve Sanat Vakfi, Cevre Vakfi) ile fikir alisverisinde bulunuldu.Takdir edersinizki bu kadar yogun bir programin tamamini bu kisa yazida sizlere aktarmak mumkun degil. Ancak tum gezi boyunca beni en fazla etkileyen iki ziyaretten bahsetmek istiyorum.

Istanbul'da sivil toplum orgutleri temsilcileri ile yaptigimiz kisa toplanti bana artik Turkiye'de geleceklerini yonlendirmede kendi guclerinin etkinligine inanmis kisilerinde yetistigi gercegini gosterdi. Konustugumuz insanlar kulturlu, iyi egitim gormus, davalarina inanmis kimselerdi. Cevre Vakfi, iktidara gelen hukumetlerin iktidarsizlik veya diger sebeplerle canina okuduklari o guzelim dogaya sahip cikiyordu. Istanbul Kultur ve Sanat Vakfi yetkilileri o sirada iktidarda olan partinin kulturden yoksun kultur bakaninin hicde destekledigini zannetmedigim bir dizi kultur ve sanat etkinligini son derece profosyenel ve uluslararasi kalitede yurutebilecek yetenek ve egitime sahipti. Beyaz Nokta Vakfi calisanlari Turk Egitim sisteminin yurtdisinda yasiyan bizlerin cok iyi gorebildigi bir hastaligini teshis etmis, o sisteminin ezberci, "tamam hocam" ci nesiller yerine, kendine guvenen, soran, sorgulayan ve inceleyen talebeler yetistirmesinin gerekliligine inaniyorlardi. KADER, kadinlarin parlementodaki temsil oraninin artirilmasi icin calisiyordu. Turk Tarih Kurumu'nun bircok faaliyetlerinden birisi guzel Istanbul'a, onun tarihine sahip cikmakti. Hatta ISTANBUL adinda cok guzel birde dergileri vardi. Ne harika, diye dusundum toplantinin sonunda.....Bazen hakkinda karamsarliga kapildigim Turkiye'nin geleceginde bu piril piril insanlarinda bir rolu olacaktir elbet.

Simdi sizi sivil toplum orgutlerinden Genel Kurmay Baskanligi'na goturmek istiyorum.

Ankarada'yiz... Saat 9:45 de otobusumuz Genel Kurmay Baskanligi binasina yaklasiyor. Soforumuz acaba hangi kapidan girecektik diye hayiflanirken dort yol agzindaki inzibat eri eli ile ileride acilan kapiyi isaret ediyor. Evet....Sokaktaki inzibat eri uzerinde ATAA yazan otobusun hangi saatte nereden gelip nereye gidecegini biliyor. Otobus kapidan iceri girer girmez bir yuzbasi beliriyor...Elinde herkes icin hazirlanmis kimlik kartlari... Bes dakika icinde kendimizi Genel Kurmay'in tertemiz, son derece guzel ve zevkli dosenmis koridorlarinda buluyoruz. Hersey saat gibi calisiyor. Istanbul baskonsoloslugunda yarim saat suren kimlik kontrolunu hatirliyorum. Ankara'da ziyaret ettigimiz bazi mercilerde programsizlik veya haberlesme aksakliklari nedeni ile karsilastigimiz gecikmeleri dusunuyorum... Derken, buyukce bir salona aliniyoruz. Her delegenin ismi bir koltugun uzerine ilistirilmis. Kolayca buluyoruz yerlerimizi ve saat 10:00 da baslamasi gereken brifing, benim saatimle saat 10:00 a iki saniye kala basliyor. Bambaska bir dunyadayim. Burasi Turkiye'mi diye soruyorum kendime? Son derece profosyonelce en son teknoloji urunlerinden faydalanarak hazirlanmis, ilgi cekici bir audio/video prezentasyonu izliyoruz. Askerler, terorizm ve Turkiye'yi tehdit eden diger faktorler konusunda son derece enteresan bilgiler veriyorlar. Sonra bir baska salonda subaylarla sohbete daliyoruz. Hepsi guleryuzlu, hepsi "insan iliskileri" nin onemini kavramis kisiler. Turkiye'nin ic meseleleri konusu gelince, Ataturk ilkeleri ve Cumhuriyet'in savunulmasi konusundaki kararliliklarini her firsatta belirtiyorlar, ancak politikanin saplandigi bataktan sivil orgutler ve sivil insanlar tarafindan cikarilmasi gerekliligini de uzerine basa basa tekrar ediyorlar. Yine icime bir ferahlik yayiliyor.. Ayni sivil orgut yetkilileriyle yaptigimiz toplantida hissettigim ferahlik gibi. Cogu Anadolu'nun bagrindan kopmus, ancak son derece iyi yetismis, guler yuzlu subaylara bakiyorum odadaki. Saat gibi calisan bir organizasyon kurmuslar. Bu organizasyonu icinde vatan sevgisi dolu, bencil olmiyan insanlarla doldurmuslar.... Iftihar ediyorum... Iste diyorum, Turkiye'nin garantisi kuruluslar.....Istanbul'da tanistigimiz, her turlu siyasi istikrarsizliga ragmen Turkiye ekonomisini sirtlamis goturen is cevreleri....Gelecek nesillerin refahi icin cabaliyan sivil toplum orgutleri....Guclu, demokrasiye bagli, ilerici, guler yuzlu bir ordu..... Bu siralamaya siyasileride katmayi ne kadar isterdim bilseniz. Aslinda bu treninin lokomotifi olmasi gereken politikacilarin, bilhassa son oniki aydir icinde bulunduklari acinacak durumu hepimiz biliyoruz... O konulara girmeyecegim bugun... Hazir icimi bir ferahlik sarmisken, berbat etmek istemiyorum.

Saglicakla kalin.....

Bulent Basol

© COPYRIGHT 1997, TURKIYE NET (www.turkiye.net)


Arsive Geri Dön