
SAN FRANCISCO HAC'ININ HiKAYESi Dort Kasim, 1997 gunu Kuzey Kaliforniya'daki San Francisco sehrinin secmenleri, tarihi Mt.Davidson hac'i ve etrafindaki sehir arazisinin ozel bir kurulusa satisini onayladi. Bu yazimda sizlere San Francisco'nun en yuksek noktasindaki bu hac'in Turkleri ve Turkiyeyi neden ilgilendirdigini anlatacagim. Etnik lobilerin Amerikada ne derece orgutlu, planli ve etkili olduklarini gostermesi bakimindan ders alinmasi gereken bir olay bu kanimca. San Francisconun en yuksek tepesi olan Mt. Davidson, ismini meshur bir cografyaci olan George Davidson'dan almis. 1929 yilinda bu tepe bir sehir parkina donusturulmus ve 1934 senesindede uzerine otuzbes metre yuksekliginde dev bir hac dikilip ikinci dunya savasinda hayatlarini kaybeden Amerikalilarin anisina isiklandirilmis. 1990 yilinda, yani hac'in dikilmesinden 55 sene sonra, San Francisco'da yasiyan yedi kisi bu hac'in sadece bir hiristiyanlik simgesi oldugunu ve sehrin diger dinlere mensup guruplarini rencide edebilecegini one surerek mahkemeye gitmisler. Yuksek mahkeme, gecen sene bu itirazi hakli bulup, sehrin boyle bir dini sembole sahip olmamasi gerektigine karar vermis. Simdi, hikayenin bu kismini ATurkiye'de laiklik olsunmu olmasinmi, olursa ne kadar olsun ?" tartismasi icinde olan politikacilara ve devlet adamlarimiza adayip, mahkemeden sonra San Francisco'da olup bitenlere donelim. Mahkeme karari ile hac'i elden cikarmak zorunda birakilan sehir idaresi, bu tarihi aniti yikmak yerine, ozel bir kurulusa devretmek imkanlarini arastirmislar. Iste bu noktada Ermeni guruplarinin Amerikadaki politik etkenligi ve organizasyon kaabiliyeti devreye girmis ve Ermeniler sirf bu amacla kurduklari bir dernek kanali ile hac'i satin almaya talip olmuslar. Butun bu isler tabii kapali kapilar arkasinda hazirlanmis, kotarilmis ve Turklerin ruhu bile duymadan bir acik artirma ile noktalanmis. Hac ve civarindaki arazi bu yolla 26,000 dolar gibi cuzi bir miktara Ermeni gurubunun uzerinde kalmis. Gecen gunku oylamada halk, hac'in yikilmasi yerine satilmasi yonunde fikir bildirince bu satis kanunen gerceklesti. |
Turk toplumu, hac'i ele geciren Ermeni gurubunun bu tarihi bolgeyi bir "sozde jenosit" anitina donusturmek istedigini Temmuz ayi ortalarinda, gazete haberlerinden ogrendi. Kaliforniya'da yasayan bazi arkadaslarimiz son uc aydir buyuk bir ozveri ile calistilar. Sahsi gayretleri ile, bir iki gazetede yer alan, ancak San Francisco halkinin bilmedigi gercegi, yani Ermeni guruplarinin hac'i almaktaki maksatlarinin onu muhafaza etmek degil, kendileri icin bir anita donusturmek oldugu gercegini ellerinden geldigince anlattilar. Televizyonlara, radyolara ciktilar. Bu arada Ermeniler tarafindan tehdit edildiler, evlerinin onune olu hayvanlar birakildi. Daha fazla rahatsiz edilmiyeceklerini bilsem bu kahramanlarin isimlerini hepinize duyurmayi cok isterdim. Ancak politik guclerinin sarhoslugu icinde kendini kaybeden Turk dusmani fanatikler kadin, cocuk, genc, yasli dinlemez tehdit ederler. Onlarin demokrasiye, insan haklarina, karsi fikirlere tahammulleri yoktur. Simdi bu hikayeden cikarmamiz gereken derslere gelelim. Hikayenin basini zaten Turkiyedeki politikacilara adamistik. Laikligin titizlikle korundugu Amerika'da yuzde doksanindan cogu hiristiyan olan buyuk bir sehirde, bagimsiz mahkemelerin nasil tarihi bir hac'i resmi mulkiyetten sokup atabildigi konusunu onlar dusunup kendilerine gore bir ders cikarsinlar. Bunu yaparken, hacin elden cikarilmasina karar veren mahkemenin hicbir kimse tarafindan "dinsizlikle" itham edilmediginide hesaba katsinlar. Bu olay buyuk mali ve politik imkanlarla donanmis Ermeni lobisinin Amerikada ne derece iyi organize oldugunu gosterirken, bu lobinin faaliyetlerine karsi kucuk Turk guruplarinin en buyuk kozunun "hakikatler" oldugunu bir defa daha ispat etti. Eger hakikatler anlatilabiliyorsa Amerikalinin Turk goruslerine anlayis gostermemesi icin hic bir sebebi yok. Yukarida degindigim birkac kisinin sahsi cabasi eminim San Franciscodaki oylama sonuclarini oldukca etkiledi ve farkin cok buyuk olmamasini sagladi. Kendisi ile konusulan secmenler, Ermeni planlarini duyduklari zaman hakikaten sok oldular. Cogunluk hala hacin korunmasi icin oy verdigini zannediyor. Ermeni anitina donusturulmek istendiginden haberleri bile yok. Turk karsiti faaliyetlerinde yuzbinlerce dolar harcayan Ermeni guruplarina karsi butcesiz Turk hareketinin en buyuk silahi daha oncede belirttigim gibi hakikatler. Onumuzdeki senelerde toparlanip mali imkanlarini daha arttiracak bir Turk lobisinin 1980li yillarda oldugu gibi yine basarili olacagina ben inaniyorum. Ancak Turkiye bu inanci ayni kuvvette paylasiyormu acaba? Turkiyenin ayaginin altinin Amerikada yavas yavas oyulmakta oldugunu gormuyormu bizim politikacilar? Eger goruyorda konusmuyorlar, tedbir almaya bile yeltenmiyorlarsa niye diye sormak lazim. BU KONUYA ILERIDEKI YAZILARIMIZDA INSALLAH DEGINECEGIZ. Simdilik sunu belirtmek istiyorumki Turk Amerikan dernekleri San Francisco meselesinin kapandigi gorusunde degiller. Ermenilerin her hareketini son derece dikkatle izleyecekler. Bana oyle geliyorki, o hacin bulundugu araziye degil Ermeni aniti, bir tabela bile asilsa, bunu yapanlar kendilerini bagimsiz Amerikan mahkemelerinin onunde bulacaklardir. 7 Kasim 1997 © COPYRIGHT 1997, TURKIYE NET (www.turkiye.net) |
© COPYRIGHT 1997, TURKIYE NET (www.turkiye.net)
Bu Kosede Yayinlanan Yazilarin Arsivi