
N'OLCEK SIMDI ? Avrupa Birliginden cikan son karar her seyi altust etti. Sadece Turkiye'mizin ic ve dis politikalarini degil, benim yazi planlarimi da etkiledi. Amerika'daki Ermeni lobisinin son marifetlerine dikkat cekecektim... Montreal, New York ve San Francisco'daki Ermeni tuzaklarini yazacaktim ama bu AB karari kafami cok karistirdi... Herseyin ustune cikti... Bu konu uzerinde kalbi Turkiye'miz icin atan herkesin uzun uzadiya kafa yormasi ve yeni fikirler uretmesi gerekir diye dusunuyorum. Yine de Ermeni konusunu kisaca anlatarak gorevimi yapip arkasindan AB uzerinde yogunlasmak istiyorum. Arkadaslar, Ermeni lobisinin ataga kalktigindan haberiniz var mi? San Francisco'da tarihi bir haci kitabina uygun ama durustluge aykiri bir sekilde satin aldilar ve ahlak kurallarina aykiri bir sekilde anti-Turk muzeye cevirecekler. Bu konuyu arkadasim Dr. Bulent Basol gecen yazisinda irdeledi(inceledi). Ermeni lobisi, bununla es zamanli olarak New York'taki Ellis Island adasinda bulunan gocmen muzesine cesitli baski ve zorlamalarla bir Ermeni kosesi koydurttu. Burada simdi bir Rus ressamin 1877 de cizdigi kafatasi dagi tablosu " Turkler tarafindan oldurulen Ermeniler" olarak Amerikan toplumuna yutturuluyor. Tam edepsizligin, asagiligin,yalanciligin, iftiraciligin bu kadari olur diyecekken basimiza bu defa Montreal cikti. Ermeni lobisi gitmis Montreal belediye baskanini ve kent meclisini uyutup 104,000 dolarlik bir hibe almislar. Bu parayi yine "anti-Turk anit" yapiminda kullanacaklarmis... Montreal'deki Turk arkadaslar derhal karsi ataga gectiler ve kismen etkili de oldular... Diger iki olayda da karsi hareketlerimiz basladi... Ancak ustuste gelen bu uc olay, ve henuz kulagimiza gelmeyen daha kimbilir kac tanesi, tum dunya Turklerini icinde bulunduklari derin kis uykusundan uyandirmalidir. Bu konuda yapilan etkili calismalari daha acik yazamiyorum cunku Turk dusmanlari da burayi okuyor ve onlemlerini gelistirmeye basliyorlar... Bu dedigim tecrubeyle sabittir... Evham degildir... Ermeni lobisi, 1915 olaylarini daha dun olmus gibi taze tutuyor... Ermeni terorune karsi olusan Amerikan kamuoyu bile hizlarini kesemedi... 70 diplomatimizi ve yakinlarini sadece ve sadece Turk olduklari icin hunharca oldurerek "nefret sucu" islediler. Nefret suclari 1997 de devreye sokulan yeni yasalarla en korkunc suc oldu Amerika'da. Bu o kadar ciddi bir olay ki, bulundugum Orange County'de tarihinde ilk defa birine olum cezasi verdiler... Cunku nefret sucu isledi... Iste bu kadar ciddi suclari olan bir Ermeni toplumu susup kosesine cekilip, herkeslerden ozur dileyecegi yerde sokak kabadayilari gibi bagirip cagiriyor... Uzerinde dusunulmesi gereken bir nokta... |
| Ermenilerin "yumusak karinlarindan"
birincisi Ermeni teroru ise, ikincisi de son 9 senede Azerbaycan'da yaptiklari Azeri
soykirimidir... Ozellikle 1992 Subatindaki Hocali katliami onlarin tarihinde kara bir leke
olarak kalacaktir... Hocali koyunde kadin, coluk, cocuk demeden herkesi tek tek
dogradilar. Bu yetmiyormus gibi, birkacinin da kafa derisini yuzduler... Butun bunlari
Batili gazeteciler (ozellikle de New York Times) belgeledi... Ermeni vahseti boylece
dunyaya sergilendi... Bu, bizler icin surpriz degildi, ama gene de Ermeni zulmu ve
iskencesi Batiya anlatildi... Bugun bile hala 1 milyonun uzerinde Azeri , Ermeni isgali
altindaki evlerine donememekte, delik cadirlarda korkunc soguklarda besinci kisi
gecirmekte ve bir yasam savasi vermektedir...Buna ragmen Ermeni lobisi Amerikan kongresine
anlattiklari binbir yalanla Azerilere ambargo koydurtmustur... Hem Azeriyi kesip bicmis,
hemde insani yardim gitmesini engellemistir... Bu canavarlik degilse nedir? Suna gelecegim... Adamin uluslararasi teror ve soykirim gibi cok agir suclari var. Bunlara ragmen utanmadan bagirip cagiriyor ve etkili de oluyor... Peki biz ne yapiyoruz? Uc besimiz sahada, gerimiz tribunlerde... Herkes seyrediyor... Bu konudaki uzuntumuz ve hayal kirikligimiz o derece yuksek ki, sonunda bazi kisisel cabalarla yeni olusumlara yonelme durumunda kaldik... Yakinda bu yeni olusum hakkinda daha ayrintili bilgiler verebilecegiz... Ama artik tribunden inmek zamani gelmistir diyorum... Hic kimse, hic birimiz sessiz kalamayiz...Kalmamaliyiz... Burada Ermeni olayini simdilik noktaliyorum... Gelelim AB'ye... Turkiye'mize ne oldu? Tren mi carpti? Once sogukkanli bir analiz yapmak gerekiyor... Turkiye'mizin uyeligi konusunda Yunanistan'in aksi tutumu herhalde hickimseye surpriz olmamistir... Onu geciyorum... Luksemburg'unki biraz surpriz gibi olsa da onun da arkasinda ben Almanya'yi goruyorum... Luksemburg Almanya'siz tuvalete bile gitmekten aciz minik bir Disneyland'dir... O halde geriye en onemli unsur olarak Almanya kaliyor... Oyle ki, Almanya istese Yunanistan engeli bile asilirdi... Dusunun bir, ikinci dunya savasinin bitiminden henuz yarim asir bile gecmeden, henuz derin yaralar tam sarilmamisken Almanya "Birlesme" projesi gibi tahrik edici bir projeyi hayata gecirebilmistir... Bunu Avrupa'da bulunan "Alman sevgisi(!)" veya "Alman ikna gucu(!)" ile mi yapmistir? Elbette ki hayir... Bunu Alman ekonomik gucu ile yapmistir... Rusya'ya para yagdirmistir... Donen her Rus askerine ev yaptirmayi taahut etmistir...Yatirim demistir...Fransa ve Ingiltere ile pazarliklar yapmistir... Sonunda birlesmeyi gerceklestirmistir... Cok degil on sene once birisi cikip "Almanlar uc sene sonra birlesecek" dese herhalde kimse ciddiye almazdi... Ama bu birlesme oldu... Turkiye'nin AB'ye alinmasi bu birlesmeden daha zor bir olay midir? Demek ki Almanya istese bu is olurmus... Peki Almanya neden istemedi? Herseyi ekonomi suzgecinden goren Almanya icin en buyuk neden bir "Turk istilasina ugrama korkusu"...Kultur, din, deger yargilari da onemli ama hicbiri bir Turk istilasi kadar korkutmamistir Almanya'yi...Neden derseniz hemen Turkiye'mizi bir dusunun: kronik enflasyon, hizli nufus artisi, yuksek oranlardaki issizlik, daha da yuksek oranlardaki gizli issizlik, bozuk gelir dagilimi ve butun bunlar karsisinda cozum uretemeyen liderlerimiz... Almanya'nin bu endisesine doyurucu bir cevap verilmemistir...Almanya'yi uykusuz birkan bu korkulu ruya biraz hafife alinmistir...Halbuki Almanya'da soylenecek baska laflar olabilirdi... Turkiye AB uyesi olduktan sonraki su kadar sene icin Turkiye'den Almanya'ya insafsiz bir issiz akini olmamasi icin ikili anlasmalar devreye sokulabilir ... AB kurallari gecici olarak askiya alinabilir denebilirdi... Insan haklarina gelince... 50-60 sene once Yahudileri yakan firinlari icad eden, son 15-20 senede de Turkleri evinde yakma teknolojisini gelistiren bir toplumdan insan haklari konferansi dinlemek sahsen benim gucume gidiyor... Hem insan haklari diyeceksin, hem de bebeklerden bile vize isteyeceksin... Nerede insan haklarindaki ailenin butunlugu, mutlulugu, seyahat hurriyeti, vs. vs? Sonra cifte vatandasliga karsi olmak niye? Vatandaslik icin kan bagi aramak niye? Ben bu yazilari Amerika'dan yaziyorum... Burada dogan bebek Amerikan vatandasi olur... Nokta... Ben on sene icinde Amerikan vatandasi oldum ve secme secilme hakki kazandim... Bu ne demek? Yani kosullar elverse Kongreye filan secilsem bu ulkeyi yonetirim demek... Dusunun bir... Ben on sene icinde bu ulkeyi yonetebilecek bir konuma gelebiliyorum... Almanya'daki Turk iscisi 30-40 seneden sonra hala "misafir isci"... Bilmem hangi kagidinda bilmem ne damgasi yoksa karga tulumba Almanya disina... Bu mu insan haklari? Pek inandirici bulmuyorum, kusura bakmayin... Turkiye'de insan haklarin konusunda olumsuzluklar yok mu? Var! Ne demek sayim yaparken kadinin mesleginin sorulmamasi? Barbarligin ta kendisi! Ne demek Turkiye'de yasayan Turk'le evli yabancilarin falanca filanca mesleklerde calisamamasi? Bu bir utanc abidesidir... Dusunun bir... Kadin Alman, Ingiliz, Amerikan, vs. Meslegi avukat, doktor, bilmem ne... Bir Turk'le evlenip Turkiye'ye yerlesiyorlar... Bizim devletimiz ona hemen "ev hapsi" cezasi veriyor... "Calisamazsin" diyor... 30 kadar meslek siralanmis; bunlari yapamazsin diyor. Bunlar sadece Turk vatandaslarina ayrilmistir diyor... Bu devirde bu zulum niye? Karakollarda doverek soyletme olayinin surdugunu Turk gazetelerinden hergun okuyoruz... CMUK henuz tam oturmadi galiba... Ya da can cikar, huy cikmaz... Hangisi ise.. Bu konular AB uyesi bir Turkiye;de daha kolay cozulurdu... Demokrasi konusunda da AB de Turkiye'mize haksizlik edilmistir... MGK denmistir, TSK denmistir... Turkiye'mizin jeo-stratejik konumu gelenekleri goz onunde tutulmamistir... Binlerce yillik tarihinden suzulerek gelen gelenekler sonucunda her Turk ordusunu sever, sayar, bastaci yapar... Ben bu kadar senedir su kadar ulke gordum... Hicbirinde Turkiye'deki gibi torende asker gecerken aglayan, cosku ile alkislayan insanlar gormedim...Simdi bu sevgiyi, bu saygiyi, bu coskuyu ne yapacagiz? AB istiyor diye cope mi atacagiz? Sahi, nasil atilir bu hisler cope? Bilen varsa beri gelsin...Turkiye degisik bir kulturdur, o sekilde kabul edilmelidir... Turkiye'de bir cok degisik olay var... Mesela 700 kusur yildir hic ara verilmeden duzenlenen spor senlikleri hangi AB ulkesinde var? Kirkpinar yagli gureslerinden soz ediyorum... Olimpiyatlar bile 2000 sene sustu... 1896 da bir Fransiz tarafindan tekrar hayata gecirildi... Turkiye bir pakettir... Simdi guresler cok yagli diye iptal mi edecegiz? Hem cesitlilik, birlikte yasama, cok kulturluluk diyeceksin hem de kultur farkimizi one surerek uye olamazsin diyeceksin... Inandirici degil... Peki diyelim ki cibanbasi Almanya'dir...Gelelim basligimiza: "N'olcek simdi?" Konuya uc acidan bakalim: Kisa vadede: ilk tepkiler yerindedir... Tum politik konular askiya alinir... AB ile iliskiler dondurulur ve ikili iliskilere gecilir... Fransa, Ingiltere, Italya, Ispanya, Hollanda one cikar... Ekonomik pastadan Almanya aleyhine pay alir... Almanya'ya anladigi lisan ile konusulur...Bu saatten sonra Almanya ile iliskileri eksilestirmekten cekinmek biraz yersiz olur... |
| Orta vadede: Artik ekonomik sorunlari coz.
diyorum...Enflasyonu indir... Ozelllestirme isini bitir... Devleti kucult... Mecburi
egitimi 13 yila cikar...Kaynak bul, aglasma...Gelir dagilimini dengele... Onunde bircok
guzel ornek var: Urfa ve GAP; Koc-Enka ve Moskova'daki Hipermarket, Turk girisimcilerin
Asya ve Afrika'ya acilimlari... Uzun vadede: Ekonominin motorlarini cesitlendir... Turizm ve tesktil iyi... Otomotiv ve insaat/taahut de iyi... Tarim'da artik katma degeri yuksek mallara gec... Isle sat... Ham satma... Ama en onemlisi denizi tekrar kesfet...1982 deki atilimlarin on-yirmi mislini yap... Deniz ticareti ucuzdur, karlidir, bol is yaratir, sadece malini degil kulturunu de dunyaya satarsin... Yasalarini sadelestirip deniz ticaretinin onunu ac... Dort tarafin deniz, balik yiyemiyorsun... Hala Yunan'a Kibris'a Panama'ya mal tasitiyorsun... Ekonomik aktivitenin ucte biri tasima sektorudur... Onu bunu zengin edip kendi gelir dagilimini bozuyorsun... Ekonominin mevcut motorlarina derhal denizciligi ekle... Ama dev adimlarla ekle... Turkiye'miz yer alti ve yer ustu kaynaklari zengin, dort mevsimi, her turlu tarimi ve hayvanciligi olan, nufusu genc ve dinamik olan cok guclu bir ulke...Bizi tek yavaslatan ve hatta bazan durduran capsiz liderlerimizdir... Yukarida soylenenleri bilen yok mu Turkiye'de? Var, hemde cok var...Ustelik de en iyileri var... Var ama yapamiyorlar... Daha dogrusu yapmiyorlar... Islerine gelmiyor... AB nin son karari umarim bu capsiz politikacilarimizi bile artik ciddi cozumler uretmeye zorlar... Belki de AB karari Turkiye'miz icin fena olmadi... Gumruk birligi icindeyiz, yani cok ihtiyac duydugumuz yabanci sermaye rahatca gelip Turkiye'ye yatirim yapabilir... Ama AB nin disindayiz, yani AB nin sosyo-politik zorlamalarindan etkilenmeyecegiz... Avrupa pazarina satabiliyoruz ama Avrupa egemenligine katlanmiyoruz... Luksemburg, Danimarka gibi "findik ici" devletlerin simarikliklarina katlanmiyoruz... Bu konu iyi tartilmali... Bana bu durum hic de oyle ilk ortaya ciktigi gunku kadar fena degil gibi geliyor... ABD faktorunu de baska bir yazida ele aliriz... O basli basina bir konu... Ben Turkiye'mizin gelecegi hakkinda gercekten cok iyimserim... Bunu butun samimiyetimle soyluyorum... Ergun Kirlikovali © COPYRIGHT 1997, TURKIYE NET (www.turkiye.net) |