bulent.gif (5145 bytes)

BIR ERMENI’NIN HATIRALARI

 Bu hafta sonu „Men Are Like That.... Iste Insanlar Boyle" isimli bir kitap okudum. Lenard Ramsden Hartill tarafindan kaleme alinmis ve „The Bobbs-Merrill Company" tarafindan 1928 yilinda yayinlanmis. Yazar, bir is dolayisi ile gittigi Kafkaslarda 1892 dogumlu Ohanus Appressian adli bir Ermeni ile tanisip dost oluyor ve bu sahsin 1905-1928 tarihleri arasinda basindan gecenleri, onun agzindan kaleme aliyor. Keske mumkun olsada her Turk ve Ermeni bu kitabi okuyabilse.

 

Ben siyasiler tarafindan yazilan tarihe yuzde yuz inanmam. Hele politik amaclarini insancil duygular arkasina saklamaya calisarak tarihi olaylari carpitan fanatiklere hic kredi vermem. Uzulerek soyleyeyim ki Türk toplumu icerisinde bilhassa Ermeni fanatiklerin senaryolarina inanan arkadaslar var. Tabii bunda suc kismen kendini bu konuda bilgilendirmeyen sahislarin, kismen de bu konuda genclerini egitimsiz birakan Turkiye’nin.

 

Ben bir Turk olarak yukarida bahsi gecen kitabi okurken, hikayenin kahramani Ohanus’un, basindan gecenleri oldukca acik gonullulukle dile getirdigi kanisina vardim. Ohanus bir Ermeni idi. Dolayisi ile hikayeyi kendi yonunden anlatiyordu. Turklerle yapilan savaslarda Ermeni ordusunda vazife almis, onca zorluk ve sefalet cekmis birisinden tabii ki yuzde yuz tarafsizlik beklemememek gerekir. Ancak Ohanus basindan gecenleri anlatirken bu olaylari yaratan nedenlerin kokune iniyor ve yaptigi teshisler bu gun bile benim gibi birisine „evet, cok dogru ve mantikli bir izah" dedirtebiliyor. Size bu yazimda Ohanus un agzindan Turkiyenin dogusunda 70-80 sene once yasanan olaylarin bir kismini anlatmak istiyorum.

 

Ohanus once kendi dogdugu koydeki ve Rus Ermenistani’nin diger bolgelerindeki yasam sartlarini anlatiyor ve Ermenilerin ic ice yasadiklari Tatarlarla olan iliskilerine deginiyor. Birinci Dunya savasindan once Ermeniler bu bolgelerdeki Tatarlarin efendisi rolunde. Cogunlukla fakir olan Tatarlar topraklarini isgal eden Hristiyan Ermenilere dusman. Ancak Ohanese gore Ermeniler de Tatarlar’dan nefret ediyorlar ve onlari kücük goruyorlar. Zaman zaman Ermeni Tatar dusmanligi iki etnik gurup arasinda katliamlara neden oluyor. Ohanus cocuk denecek yasta yuzde ellisi Tatar olan Shusha ve Khankandi koylerinin musluman halkinin nasil Ermeniler tarafindan yok edildigine sahit oluyor. Kitabin kahramani bu olaylarin analizini yaparken yaklasik tercume ile sunlari soyluyor; „ Bu katliamlarin sorumlulugunu sadece bir sahsa veya gruba yuklemek mumkun degildir. Asil sebep eskiden beri devam eden karsilikli savas ve toprak isgalleri, hala dusmanligi korukleyen ise toleranssiz dini egitimdir.Bana cocuk iken hep Tatarlarin suclu oldugu ögretilirdi. Ancak ben her zaman bizim icin calisan Tatarlar’i sevdim".

 

Simdi, Ohanus un bundan yetmis sene once yaptigi teshisi cürütebilir misiniz. Dünyadaki etnik problemlere bakiniz. Hepsinin kaynagi yüzyillarin biriktirdigi etnik düsmanliklarin patlak vermesi degil mi? Topraga egemen olmak degil mi? Din farkliligi hala bu dusmanliklari körüklemiyor mu. Ama bugünün Ermeni fanatiklerine 1800 ve 1900 lu yillarda Turk-Ermeni iliskileri hakkinda soru sorsaniz alacaginiz cevap; „ Turkler bizden nefret ettiler. Biz Imparatorluga demokrasi getirmeye calisirken, onlar bizi sirf Hristiyaniz diye kesip bictiler" olacaktir. Yani Turkler seytan, Ermeniler melek. Bu insanlar o savaslarin gobeginde yillarca kellesi koltugunda insan disi sartlarda yasamis, yasamaya calismis Ohanus kadar olamiyorlar. Cunku 1928 de hikayesini anlatan Ohanes’in politik bir beklentisi yok, hatta kitabinda politikadan nefret ettigini soyluyor. Bugunku Ermenistan’in liderleri ve onlarin destekcileri ise toprak pesinde. Buyuk Ermenistan pesinde. Neyse, biz yine „Men Are Like That" e donelim ve kitabin kahramaninin Turk Ermeni iliskileri hakkinda soylediklerine bir goz atalim.

 

Ohanes Turkleri sevmedigini hic saklamiyor. Turkiye’de o tarihlerde Ermeniler’in baski altinda yasadiklarini soyluyor. Kendi evinde toplantilarina sahit oldugu Dasnak Partisinin Turkiye’nin icinde Turk devletine karsi silahli bir organizasyon kurdugunu ve bu organizasyonun en etkili oldugu yerlerin de Turkiye’deki Fransiz, Alman ve Amerikan okullari oldugunu belirtiyor. 1896 yilinda Dasnaklar’in Turkiye’de bir Ermeni ayaklanmasi planladiklarini (simdiki Ermeniler’in Jenosit olarak tanimladigi bir olay) anlattiktan sonra kitabin 98 ve 99’uncu sayfalarinda bakiniz ne soyluyor; „ Dasnaklar bu ayaklanmayi planlarken, Avrupa ulkelerinin Ermenilerin yardimina kosup bagimsiz Ermenistan’in temelini atacaklarina inaniyorlardi. Turkler acimasizca bastirdilar bu isyani. Yuzbin Ermeni katledildi. Ingiltere araya girdi ancak Turkler’den kendisi icin birkac bir sey kopardi. Dasnaklar Turkler kadar fanatik ve acimasizdi. Bu isyani baslatirken yeteri kadar gucleri olmadigini cok iyi idrak etmislerdi. Ancak Türkler’in isyana karsi katliam yapacaklarini umuyorlar ve boyle bir katliamin Avrupalilari isin icine cekecegini hesap ediyorlardi". Ohanes bir Ermeni olarak tamamen tarafsiz olamiyor. Türkler’i sucluyor. Ancak Ermeni liderlerinin ve partilerinin yasanan olaylardaki sorumluluklarini da belirtiyor. Ermeniler’in nasil Ruslar’in elinde bir piyon olarak kullanildigini, Ruslarin Ermenistan’i ,Istanbul’un alinmasi ile sonuclanacak bir saldirinin baslangic noktasi olarak gorduklerini soyluyor.

 

Mayis 28, 1918 de Dasnak partisi Ermeni Cumhuriyetini kurup idareyi ele aliyor. Ohanes yeni hukumetin Turkiyeye gitmek icin izin isteyen Alexandropol Tatarlarini cocuk, kadin demeden nasil katlettigini anlatirken sebep olarak yine yillarin biriktirdigi dusmanliklari gosteriyor. Kendisininde fiilen katildigi Turk-Rus savaslari hakkinda bilgi verirken Ohanes yine gorduklerini acik gonullulukle anlatiyor; „ Savasin ilk gunlerinde Ruslar Turkiye’yi isgal ettigi zaman, Turkler evlerini birakip kactilar. Bu bolgelerdeki Ermeniler Ruslar’i kurtarici olarak karsiladi. Car’in ordusu bir Turk sehrini aldigi zaman Turk ve Ermeniler’in rolleri degisiyordu. O zaman soz Ermeniler’e geciyor Turkler alcak gonullu olmak zorunda kaliyorlardi. Ancak Rus ordusu Bolsevik isyani dolayisi ile cozulunce Ermeniler Turk ordusunun onunde kacmaya basladilar.......Ermeni milleti hedefsiz bir kacis icinde idi. Arkalarindan gelen terorden kaciyorlardi. Kacarken her seyi yikip yaktilar.......Turkler Alexandrapol’a yaklasinca biz Karaklis a cekilmeye karar verdik. Karaklis’a giderken Ruslar’in esir alip bizim elimize biraktigi 3000 Turk askerini de yanimizda goturduk. Bunlardan 2000’i yolda beni tiksindirecek sekilde hunharca öldürüldü. Ancak bir sey yapamadim. Bu askerlerden bazilari vuruldu. Bircogu ise yakildi. Bir kulubeye once bir miktar saman konuluyor, kulube Turklerle doldurulduktan sonra atese veriliyordu...... Tabii arkadan gelen Turk ordusu bunun ocunu kisa zamanda aldi.... Bir koyde bir kilise Ermenilerle doldurulup yakildi". „Bakudeki Ermeniler Ingilizlerin destegi ile sehri zaptedip 25,000 Tatari katlettiler. Ancak kisa sure sonra Turkler sehre hakim olduklarinda en az o kadar Ermeniyi oldurup onlara yaptiklarini pahaliya mal ettiler"."Rus askerleri Turk koylerinde korkunc seyler yaptilar. Ermeniler’in Türkiye’de basina gelenleri butun dunya biliyor. Biz Ermeniler Tatarlari ezdik. Butun bunlar nefret ve oc alma hislerinin besledigi fasit bir dairenin parcalari; insan ruhunun en karanlik yonlerini su yuzune cikaran bitmeyen bir zincirin halkalari........ MEN ARE LIKE THAT (Insanlar iste boyle )......"

Evet.... Turkler’den belki de nefret eden bir Ermeni’nin 70 sene önce anlattiklari beni cok etkiledi. Ohanes’in hikayesi, buyuk devletlerin politikalarina alet edilmis, kendi siyasi liderlerinin yanlis hesaplari, realist olmayan ruyalari icin atese atilmis insanlarin dramini anlatiyor. Ohanes Turkler’i, Tatarlar’i, Muslumanlar’i o kadar sevmiyor. Basina gelen bircok felaket icin onlari sucluyor. Ancak bu olanlarda kendi milletinin, kendi liderlerinin sorumluluklarini da teslim ediyor. O devirde o cografyada insanlarin cektiklerini anlattiktan sonra „Turkler, Tatarlar, Muslumanlar iste boyle" demiyor „Insanlar iste boyle" diyor. Keske Osmanli Imparatorlugu’nun son gunlerinde Dogu Turkiye’de olan olaylarda sadece karsi tarafi suclayan bugunun fanatikleri Ohanes Appressian dan ders alabilseler.

Bulent Basol

bbasol@turkiye.net

21 Subat 1999

Önceki Yazilar

 

© COPYRIGHT 1996-1999, TURKIYE NET (www.turkiye.net)