bulent.gif (5145 bytes)

21. Yuzyilda Turk Dunyasinin Izlemesini Istedigim Rota:

TOPYEKUN TURK VARLIGI ("TurkVar") : Bolum 5

Turkiye’mizin Ikinci En Onemli Sorunu:  Politik Islam

Birinci ve ikinci bolumlerde, TurkVar’in tanimini ayrintili olarak  yapmis, ucuncu bolumde TurkVar’in lokomotifi  ve vitrini olan Turkiye’mizin sorunlarini siralamistim.  Dorduncu bolumde ise Turkiye’mizin ve  TurkVar'in 21. Yuzyildaki hedeflerini  ayri ayri koymustum.  Buna gore, Turkiye’mizin amaci, dunya devletleri siralamasinda, istatistikleri tutulan her turlu uygarlik gostergesinde, ilk ona girmek olmalidir demistim.  Boyle bir gayretin yaratacagi momentum ile arkadan gelen TurkVar treni, bir cok alanda  orta-uzun vadede ilk besi de zorlayabilir demistim.   Sonra da bu hedeflere ulasmak icin gereken cozumleri ve araclari siralamaya baslamistim: 1- egitim,  2- yuk-tek, 3- ar-ge,  4-yeni-yapi.  Bu dort arac, her alanda degisik sekillerde ve dozlarda amaca uygun olarak israrla kullanilacaktir.   Tiptan hukuka, finanstan  spora, muzikten tarima, sanattan ekonomiye, yani akla gelen her hedefe ulasmada en az bu dort arac mutlaka  kullanilacaktir.  Egitim derken hem 2 yasindan 18 yasina kadar olan zorunlu egitimi  ve hem de zorunlu olmayan meslek  ici  egitimi  ile sosyal egitimi anliyorum.  Gecen yazimda birincisini genel olarak anlatmistim.  Ikincisi mesleklere girildikce, ucuncusu ise konulara girildikce ayri ayri anlatilacaktir.  Egitimi  ucsuz bucaksiz bir uzay, sorunlari ise bu uzay icinde serpistirilmis gezegenler olarak gorursek, egitimin onemi   yeterince vurgulanmis olur.  Egitimin bir diger essiz ozelligi de hem hedef ve hemde arac olmasidir. Egitime daha defalarca donecegiz. 

Guncel Not 1:  Avrupa Birligi uyeligine Adaylik

Bu yazi dizisi kisim kisim yayinlanirken araya guzel bir olay girdi:  Turkiye’miz coktandir hakettigi Avrupa Birligi (AB) uyeligine aday olma statusunu sonunda yakaladi.  Bu cok seyi degistirecektir.  Bu yazi dizisinin isi simdi daha da kolaylasmistir.  Su ana kadar soylenen ve bundan sonar soylenecek olan bircok sey, ben yazsam da yazmasam da, simdi  AB uyeligi gerektirdigi icin zorunlu olarak yapilacaktir. Turkiye’mizin onune simdi cok guzel ve ayrintili bir yol haritasi konmustur.  Aslinda  bu yazi dizisini burada kesip “Kopenhag Kriterlerini”  tek tek uygulayin da diyebilirim.  Ancak Kopenhag Kriterleri,  gercekten de esitleyici ve dengeleyici olmasina ragmen, anlatmaya calsitigim  TurkVar’in diger AB uyelerinde bulunmayan ozelliklerini farkedecek hassas araclarla donanmamistir.   O yuzden, ben Turkiye’me olan sevgi ve saygimi gosterip, bildiklerimi, inandiklarimi burada siralamaya devam edecegim.  AB  uyeligi uzun, ince bir yol.  Burada yazilanlar o yolu kesinlikle genisletir ve kisaltir.  Adaylikta beklemeyi azaltir, uyelige yolculugu kolaylastirir…En azindan ben oyle dusunuyorum.  Tabii ki herseyi tartisabiliriz.

Guncel Not 2:  “ Hizbela “    (ya da Hizbullah belasi)

Diger yandan sanssizliklar da guzel Turkiye’mizin yakasini birakmiyor.  Once iki buyuk deprem, 18000 kusur olu, daha da fazla yarali, maddi ve manevi zararlar… Kapanan okullar, duran isler, uzulen insanlar…Tam depremin actigi  yaralari sarmaya basladik galiba diye sevinirken, hemen arkasindan vuran Hizbela vahseti

Eger kutuplarda  ya da ayda filan yasiyorsaniz ve Hizbela olayini duymadiysaniz hemen soyleyeyim… Hizbela demek Islami teror demek… Yani Arapca dualarla,  Arapca yazilarla, Islami  torenlerle, laik videolarla, igrenc iskencelerle, acilar icinde, yavas yavas olum… Islam bayragi altinda beyne civi cakma, domuz bagi ile vucudu sikarak kemikleri kirma, diri diri gommeBunlar Islam yamyamlari!  Iste Turkiye’mizin belini bukenler bunlar… Ve bunlarin politikadaki uzantilari…Yani “Haydi canim, bunlar suni gundem” diyerek daha da buyuk bir igrenclikle gecistiren  Islamci politikacilar… O civiler  o Islamci politikacilarin kafasina cakilsa idi acaba Hizbela hala suni gundem olur muydu?  Ornegin Hizbela Erbakan’i 148 kilo altini icin,  Kutan’i kravat takarak seytan oldugu icin filan kacirsaydi, birinin kafasina civileri  caksaydi, oburune domuz bagi gecirip yavas yavas gerseydi ve kemiklerini catirdayarak kirsaydi, acaba Hizbela hala suni gundem olur muydu?  Asagiligin, iki yuzlulugun, insanlik disi davranislarin bu kadarina pes dogrusu…

Bunlari tarihe not dusmek istiyorum… Cocuklarimiz bunlari okusun ki,  bu Islamci gecinenlerin, Hizbelalarin, Talibanlarin, Mollalarin, Seyhlerin, daha bilmem nelerin aslinda ne kadar asagilik , gaddar ruhlu, katiller surusu oldugunu bilsin…  Bunlarin  arapca yazilarina kanip da Islam adina iskenceli cinayetler islemesinler…  Hizbela’yi yazmamin ikinci nedeni,  bugun zaten isleyecegim oku olan Politik Islam konusu  ile icice olmasidir.   

 

Turkiye’mizin ikinci en onemli sorunu: Politik islam

Politik Islam'i  daha once burada soyle tanimlamistim:  '”Islam'i bir din ve inanis bicimi olmaktan ote, kendi yorumlarina uyan bir devlet modeli ve bir yasam bicimi olarak goren, ve bu gorusleri basta yasadiklari ulke olmak uzere zamanla tum dunyaya, gerekirse zorla benimsetmeyi tasarlayan, dusleyen, ve bu hedefe ulasmak icin her turlu ekonomik, sosyal, politik, endustriyel, askeri, ve diger adimlari sistematik olarak atan bir hirsli, kararli, kin dolu, acimasiz bir harekettir.'…"

Hizbela, bu tanimimin ne kadar dogru oldugunu kanitladi…Belgeledi.  Bu konuda hala suphesi olan var mi?  Isin ilginc yani su:  Hizbela once kendine daha yakin duranlari oldurdu… Ise once Islamcilaradan basladi… Bu hesaba gore, laiklere sira Islamcilardan sonra geliyor demek ki… Yani  once Faziletciler topun agzinda… Devrim kendi cocuklarini yer diye bir laf vardir.  Cok dogruymus.

Eski 5-yillik zorunlu egitimin  kisaligindan, zayifligindan ve eksiklerinden  yararlanan bu Islamcilar, gencleri Hizbela cizgisine cekmek icin ozellikle son 15-20 yil icinde artan bir hizla  kuran kurslari, okullar, yurtlar kurdular.  Mali kaynaklar Islamci isyerlerinden, Islamcilarin kazandigi belediyelerden, ve haksiz ihalelerden geldi.  Kaddafi, Suud, Iran ve diger bazi kokten dincilerin de Refah gibi partilere yardim ettigi  biliniyor.  Yine son yillarda Islami Banka adi altinda ortaya cikan bir takim “musluman is adamlari” inananlari cok fena  dolandirdi.  Kar-zarar ortakligi  slogani ile ciktilar ama dupeduz dolandiricilik yaptilar ve cogu da batti.  Yine Islamci holdingler, pitirak gibi hepsi bir anada dogdu, yine  inananlarin paralarini topladi ve cogu yine ayni hizla batti.  Yani Turkiye’mizin kisitli kaynaklari politik Islam tarafindan israf edildi.  Birkac islamci zengin oldu, ki aralarinda 148 kilo altini olan bile vardi.  Ama Turkiye’miz uygarlik yarisinda en az bir 10-15 yil kaybetti.   Halbuki Islamcilarin hortumladigi paralarla Turkiye ihya olabilirdi… Egitimi 13 yila cikarir, ogretmen kadrolarini pekistirir, universitelerini gelistirir, altyapisini tamamlar, belki de Bill Gates’ler yetistirirdi…Onun yerine Veliogullari, Hizbelalar, Adnanlar, IBDA’lar, Refahlar, Faziletler, bilmem neler yetistirdi… Turkiye kayip ettigi bu yillari geri kazanmak icin simdi daha da cok calismak zorunda…

Politik Islam konusuna ikinci ve ucuncu bolumlerde deginmistik.  Son Hizbela olayi ile Turkiye’mizde buyuk bir uyanma oldugu acik.  Artik Islamcilar bile birbirine dusmus durumda.  Bir kisim islamci, hizbela yuzunden utanir resmen ozur dilerken, diger bir kismi Hizbela’yi kucumsemekte ve hatta benimsemektedir.

28 Subat  1998 cikisinin ne kadar yerinde, ne kadar onemli ve ne kadar hakli oldugu acikca ortaya cikmistir.  Bazilari itiraz edecek ama, umurumda degil, dogrularin soylenmesi gerekiyor:  Uzaktan bakinca Turkiye’de iki kurulusun birer inci gibi parladigini goruyorsunuz:  Birincisi Turk Silahli Kuvvetleri (TSK).  Batida aydinlarin gelistirdigi tum tezler, tum buluslar, tum bilgiler Turkiye’mizde TSK tarafindan uretiliyor gibi.  Yapilan kamuoyu arastirmalarina gore Turk halkinin en cok guvendigi kurum da zaten TSK.  Ikinci kurum ise Dis Isleri Bakanligi (DIB).  DIB mensuplari cok iyi egitilmis, bilgili, kulturlu, cok dil bilen ve gercekten cok zeki insanlar.  Turkiye gemisini karaya oturtmadan yillardir tehlikeli sularda goturen kadrolar bunlar.  Yigidi oldurun ama hakkini verin.

 

Son yillarda sivil bir uyanis var Turkiye’mizde.  Bu cok guzel bir olay.  Agustos 1999 daki ilk deprem olaylarinda, AKUT denen bir sivil  kurulus, surati, sevecenligi, gayreti, enerjisi, ve profesyonelligi ile devleti golgede birakmistir.   Bu da bir gercek.  Iste AKUT gibi kuruluslarin (sikayetci, tembel, taklitci, mizmiz, devlet dusmanligini marifet sayan yari-aydinin degil) Turkiye geneline yayildigi bir ortami dusunun… Ozledigim Turkiye o…Dikkat ederseniz, AKUT’un basarisinin temelinde, bence  uyelerinin cok iyi egitim almis olmasi geliyor…  Siz Hizbela kafasindaki Islamcilarin deprem bolgesine gidip  “arama-kurtarma-yardim” yapabilecekerine ihmal veriyor musunuz?  Hizbela’nin deprem bolgesine kostugunu dusunun: “Deprem burada olduguna gore gunahkarsiniz demek ki” deyip yaralilari bile oldurur bu igrenc insanlar… Civi cakma ekipleri, domuz bagi ekipleri, iskenceyi filme alma ekipleri… Iste size egitimin farki… Egitim pahalidir ama AKUTlar, yakutlar  yetistirir… Politik Islam ucuzdur ama Hizbelalar, Talibanlar yetistirir… Biri tahtaya civi cakar, okul yapar… Digeri kafatasina civi cakar, iskence yapar, oldurur…  O halde herkesin sapkasini onune koyup su teraziye bir bakmasi gerekir:  bir kefede 13-16 yillik zorunlu egitim ve AKUTlar; diger kefede Politik islam ve Hizbelalar…Hangisini sececegiz?  AKUT mu, Hizbela mi?  13-16 yillik egitim mi, Politik Islam mi?  Hangisini ?  Evet, hangisini…? 

Bu yazi dizisinin yaptigi secim cok kolay:  Elbette 13-16 yillik egitimi sececegiz… AKUTlar, yakutlar yetistirecegiz…Isil isil, piriltili yarinlarimiz olacak…  Karanliklar dunyasi politik Islam da, eger isterse, pek destekledigi Hizbela’nin actigi  cukura girebilir… Itiraz etmem.   Artik su politik islamcilar Turkiye’mizin onunu acsinlar… Turkiye’mizin dunyasini karartmasinlar…Onlar yuzunden Avrupa’da senelerdir rezil olduk… Utandik…AB Uyeligimiz  bunlar yuzunden gecikti… Turkiye gereksiz yere cok zorluklar cekti…Avrupali’ya Amerikali’ya kiziyoruz.  Neden bizi filanca kulube almadiniz diye.  Peki, elinizi vicdaniniza koyun ve soyleyin bakalim:  siz su sakalli, salvarli, Hizbela kilikli herifle yanindaki hamam bocegi kilikli kara carsafli kadinla arkadas olabilir misiniz?  Birakin dostlugu, ucakta trende bu gericiler sizing yaniniza otursun ister misiniz?  Eh, biz bu gericileri istemiyorsak,bunlardan igreniyorsak, batili neden istesin?  Bu aci gerceklerin soylenmesi gerekiyor.  Oyle “Efendim dinimizde zorlama yoktur, dinimiz soyle iyidir, boyle iyidir masallarini” birakalim… Siz bu ibrikli, takunyali tiplerle dost olmak, komsu olmak ister misiniz?  Sanmiyorum… O halde hepimizin cok iyi dusunmesi gerekiyor… 21. yuzyil insanlik yuzyili…Oyle  Hizbela’ya, IBDAya,  politik islama filan asla  yer yok… Secimlerimizi iyi yapalim… Akilli olalim… Cok calisalim… Hizbela ve politik Islam gibi korkulu ruyalara artik son verelim… Guzel Turkiye’mize verilecek en guzel hediye budur… 

Selamlar ve sevgiler,

Ergun Kirlikovali

12 Subat 2000

(devam edecek)

ergun@turkiye.net

Önceki Yazilar

© COPYRIGHT 1996-2000, TURKIYE NET (www.turkiye.net)