bulent.gif (5145 bytes)

TURKIYE-ISRAIL DOSTLUGUNU DINAMITLEYENLER,
TURKIYE’MIZIN DOSTU OLAMAZ

 
 

Turkiye'de son iki yilda baslayan ve bugun urkutucu boyutlara varan "Israil dusmanligi" ile onun yerine israrla konmaya calisilan "kayitsiz sartsiz Arapcilik" modasindan son derece rahatsizim. Bu konunun turban ve Imam-hatip Okullari (IHO) konulari ile icice oldugunu dusunuyorum. Bu konularda, son gunlerde Turkiye'deki bazi kose yazarlarina gonderdigim yazilarimin toplu bir derlemesini burada sunuyorum.

“IHOT” VE ARKASINDAKI “DEG” LOBISI

Turkiye'mizde son iki yilda neler oluyor? Avrupa'ya yakinlasiyoruz heyecaninin altinda, bazen gizlice bazen acikca, resmen bir dini degerleri one cikarma cabasi goruluyor. Imam-Hatip Okullari Toplumu (IHOT), yesil medya onderliginde, seriati adim adim Turkiye'mize yerlestirme ve Ataturk devrimlerini geri plana itme cabasindalar. Avrupa Birligi icin yapilan ve cogunu uygun buldugum yasalar ve duzenlemeler bile bizim bu gercegi gormemize engel olamiyor. "Bindik bir alamete, gideriz kiyamete" sozunu hatirlatacak sekilde, Turkiye-Israil dostluk baglari da, yine bu son iki yilda bu “Arapci” modaya kurban edilmekte. Yazar-cizer takimi ise ya bu "post-modern-seriat" histerisine canak tutmakta, ya da tamamen sessiz kalarak bu modaya onay vermis durumuna dusmektedirler.

Halbuki Ataturk’un aydinlattigi yolda, cagdas uygarliklara dogru emin adimlarla ilerleyen Turkiye'mizde, dine dayali ayrimcilik ve onyargi hic olmadi ve bundan sonra da olmayacaktir. Turban-seriat-Arapcilik gibi konular son yillarda Turkiye'mizin gundemine sokulan talihsiz gelismelerdir ve bunlarin hepsinin kokunde maalesef  “din elden gidiyor”  (DEG) yaygarasini bulmak mumkundur. Bugun DEG yaygarasinin en direk ve kolay bulunan adresi IHOT’tur ve IHOT un icinde ogrencileri, ogretmenleri, mezunlari ve bunlari disaridan aktif olarak destekleyenleri saymak mumkundur.

INANCI OGRETME CABASI MI, YOKSA YARININ SERIAT KADROLARINI HAZIRLAMAK MI?


Buraya cok net bir sekilde yaziyorum: Inanci yasamak ve dini egitim vermek baska sey, dine dayali devlet kurma emelleri (seriat) bambaska seydir. Birincisi bireysel, sosyal, ve ozel, ikincisi genel, politik, ve ulke guvenligi ile ilgilidir. Mesele sadece inanc olsa, inanca dayali egitim olsa, bunlara, ben dahil, hicbir kimsenin itirazi olamaz. Her ulkede dini egitim veren okullar var; nitekim Batidaki Katolik okullar bunun en yaygin bir ornegidir. Ama bunlarin hicbirinden, ornegin, “Fransa’da veya ABD’de veya baska bir Bati ulkesinde, demokrasiye dayali devlet modellerini yikacagim, yerine Isa’nin yasadigi devirlerdeki yasam sekillerini getirecegim, hukuku Incil’e oturtacagim” diyen fanatik guruplar cikmaz. Bunlar silahli terror uygulamaz. Is yerlerini, bankalari, ibadet yerlerini bombalamaz. Katolik okullari mezunlari, Batinin demokrasi ile yonetilen devletlerine bir tehdit olusturmaz. Katolik okullari kendi inancinin kendi yasiyor; IHO ise kendi inancini digerlerine dayatmanin ozlemini.  Aradaki daglar kadar olan fark budur iste

IHOT sadece seriat hayalleri kuran gencler yetistirmekle de kalmaz, bunu bile haksiz olarak da yapar. Nasil mi?  IHOT, sadece Sunni degerlere dayali egitime odaklanmistir. Icinde Sii, Alevi veya diger mezheplerin ogretilerini, ogrencilerini, veya ogretmenlerini bulamazsiniz. Halbuki Turkiye’mizin yuzde 30 kadari Sunni degildir ve bunlar da vergi verir. Bunlarin verdigi vergilerle de IHOT ayakta durur. Sonra ayni durum Turkiye’de bulunan Gayri-Muslimler (Ermeni, Rum, Yahudi, Katolik, Protestan, ve digerleri) icin de gecerlidir. Bunlar da vergi verir; bunlarin verdigi vergiler de IHOT u ayakta tutmakta kullanilir. Simdi size soruyorum, inanciniz ne olursa olsun, elinizi vicdaniniza koyun ve durustce cevap verin: sizce bu iste korkunc bir carpiklik yok mudur? Bir haksizligin dik alasi yok mudur? IHO larda ogretilen Kuran-I Kerimde, Gayri-Muslimlerin ve Sunni Olmayan diger Muslumanlarin vergi paralarini alacaksiniz ve actiginiz okullarda sadece Sunni Mezhebini ogreteceksiniz mi yaziyor? Bu Kuran-i Kerim’de haksizlik yapmayacaksin, adil olacaksin demiyor mu?  Buraya kadar isin sadece IHOT’un kasten gerceklestirdigi, bile bile yaptigi inanilmaz haksizliklara, bunun din acisindan da affedilemez olacagi gerceklerine dokundum. Yoksa IHOT ve arkasindaki DEG zihniyeti “Zafere kadar hersey mubahtir; Allah nasil olsa affeder” diye mi dusunuyor? Yani Turkiye’ye seriati getirene kadar her yol kabuldur mu diyor DEG ciler?

IHOT VE AIHM

Isin bir de sosyal, kulturel, politik, ve hatta ekonomik yonleri var. IHO mezunlarinin, aldiklari egitim icabi, degisik sosyal ve kulturel degerlere sahip olduklari ve bu degerleri IHOT a bagli ve hatta yakin bile olmayanlara dayatma cabalari icinde olduklari herkes tarafindan bilinen gercekler. Bunlardan en one cikani turban konusudur ki, bu da son Avrupa Insan Haklari Mahkemesi (AIHM) karariyla Turkiye’nin laik duzeni yararina noktalanmistir. IHOT mensuplari (ki bugunku basbakan, disisleri bakani ve bircok bakan, genel mudur, belediye baskani bu gurup icinden gelmektedir) AIHM kararini bir turlu hazmedememektedirler. AIHM hukukunun Turkiye’mizde de en ust hukuk oldugunu kendileri kisa bir sure once yasalastirmislardir. Onlardan beklenen, kendi yaptiklari yasalara kendilerinin uymalari ve saygi gostermeleridir. Kinayeli, kinli, ve/veya hazimsizlik belirtili ters mesajlar vermelri degil. Bakin buraya yaziyorum, IHOT da AIHM e gitsin, IHOT da kaybeder, cunku cok acik bir haksizlik temeline oturtulmustur; politik bir parti gibi davranmaktadir ve resmen partizanlik yapmaktadir. Ustelik, butun bunlari da diger din ve mezhep mensuplarinin alin terlerinden verdigi vergi paralari ile yapmaktadir. Bence IHO, eger iclerinde bir gram adalet duygusu var ise, butun bu Sunni olmayan vergi mukelleflerine basvurmali ve onlardan bugune kadar IHO'ya verdikleri tum paralari "helal etmelerini" istemelidir.  Bunu yapmazlarsa IHO haram uzerine kurulmus olur ve boylece verdikleri egitim de haramdir.    Ben burada gercekleri butun ciplakligi ile yaziyorum.  Bunun aksini iddia edecek bir babayigit var mi?


IHOT un sosyal ve kulturel yanlarindaki ucubelik saymakla bitmez.  Bir yabanci devlet baskani onuruna verilen resepsiyonda sarap icemez cunku seytanlar onu carpar. Sarap ile meyve suyu veya su tokusturulur.  Halbuki sarap tum insanlik tarihinde ilk defa Ege’nin altin uzumleri ile Anadolu’da yapilmistir. Gecelim. Turbani yukarida biraz anlattik. Garip garip kiyafetler icinde benim gibi Ataturkcu Cumhuriyet cocuklarini mahcup etmekle, utanc icinde yerin dibine sokmakla kalmaz, bir de modern Turkiye’mizi tum dunyaya rezil ederler; “Efendim, esas Turkiye budur” mesaji vermeye kalkarlar. Eger esas Turkiye o ise ben nerede yetistim?  Eger esas Turk o ise, ben neyim?  Benim gibiler ne?  Iste ikinci buyuk haksizlik da buradadir.  DEG ciler Iirarla karanlik bir Turkiye imaji cizmekte ve yaymaktadirlar. Bizim gibiler (laik deyin, Ataturkcu deyin, liberal deyin, serbest deyin, demokratik deyin, modern deyin, humanist deyin, ilerici deyin, ne derseniz deyin) itirazlarini yukseltince de “Efendim, lutfen inanca saygi gosteriniz; farkliliklarla icice yasamak bir zenginliktir” filan derler.  Halbuki, kendilerinin farkliliga hic mi hic tahammulleri yoktur. Iste IHO tedrisati, iste IHO ogretmenleri ve IHO mezunlari; iste IHO soylemleri ve eylemleri, hepsi ortada.  Buyurun, bir de siz tartin bakalim.

Sonra Arap ve diger musluman ulkelerin baskanlari Turkiye’ye gelir. Bir de bakariz ki eslerinin basi aciktir. Saskina doner sorariz: ne oldu boyle? DEG cilere gore bunlar simdi dinsiz mi yani? Dinden cikti mi? Bile bile gunah mi isliyorlar? IHOT mensuplari, DEG zihniyetini gunumuze uyarlamakta cok ama cok sanci cekiyorlar ve bu sancilar giderek artacaga benziyor. Cunku DEG’cular bir turlu modernizmi, demokrasiyi, insan haklarini hzmedemiyorlar ve cagdisi yanlislarinda da israr ediyorlar.   Suyu yokus yukari akitabileceklerini saniyorlar. 

IHOT, TALIBAN VE EL KAIDA

IHOT un sosyal ve kulturel carpikliklari sadece turbanla, sarapla, garip kiyafetlerle de bitmez. Bunlara kalsa kadin evinde oturmali, egitime veya calisma yasamina girmemeli. Taliban Afganistan’ini lutfen hatirlayin. Bana burada IHOT ‘un talibanliklarini saydirtmayin, cunku buna ne zamanim yeter ne de yerim. IHOT ile yasamak gercekten zordur. Bunlarin icinde hala Talibani, El Kayda’yi seven, savunan, bunlara hayran olanlar vardir.   IHOT a gore bizim gibilerin yaptigi hersey yanlistir ve bize bugun icin sadece tahammul etmektedirler (takiyye). Zamani gelince de kendi sistemlerini oturtacaklardir (seriat). Ama sunu iyi bilsinler ki kimse bunlari yemiyor. Ne Turkiye’nin modern kadrolari, ne AB, ne ABD, ne de AIHM… IHOT un sonu yakindir, nasil Taliban bittiyse, El Kayda yer altina indiyse, bunlar da bitecek ve/veya yer altina inecektir. Cunku 21 inci yuzyil dunyasinda bugun artik gelinen noktada, insan haklarini, demokrasiyi anlayamayanlara, benimsemeyenlere, ozellikle de 11/9 dan beri, yasam hakki kesinlikle taninmaz olmustur. Bu gercegi hala gormeyen kaldi mi?

DEG ZIHNIYETININ TURK DUNYASINA KAYBETTIRDIGI 600 YIL

Ama IHOT un arkasindaki DEG zihniyetinin Turkiye'mize ve hatta Turk dunyasina ve Turk tarihine olan zararlari bu kadarla da bitmiyor. Bana inanmiyorsaniz kendinize su sorulari bir sorun:

-- Son ikibin yilin tum dunyadaki en onemli icadi kabul edilen matbaayi bile, biz, 15inci yuzyilda, DEG yaygarasi yuzunden kacirmadik mi? “Gavur icadi, saytan isi” diye diye kapilari bilgiye ve bilgilendirilmeye 300 yil kapali tutmadik mi? ... Ve matbaayi sonunda bir Osmanli yahudisi icadindan 300 yil kadar sonra ite kaka Osmanli'ya getirmedi mi?

-- Arkasindan Ronesansi, Reformu, ve beraberinde gelen aydinlanma cagini, yine DEG yaygarasi yuzunden kacirmadik mi? Saraplar, heykeller, resimler, tiyatrolar, konserler hepsi, hersey yasaklanmadi mi? Bugun bunlarin hepsini ve hatta cok daha fazlasini yapmiyor muyuz? O halde o yasaklar o gunlerde neyin nesiydi?

-- Ve arkasindan da 18 inci yuzyilda Ingiltere'de filizlenen ve kisa zamanda tum dunyayi saran endustriyel devrimi yine DEG tayfasinin "seytan isi, gavur mali" propagandasi yuzunden iskalamadik mi? Simdi onlarin hepsini kullanmiyor ve hatta uretmiyor muyuz?

-- Sonunda, kendi ellerimizle kacirdigimiz “teknoloji treni” ( ya da “tek disi kalmis canavar”) gelip bize Canakkale’de toslamadi mi? Genc bir Turk kusaginin neredeyse dortte birini oralarada topraga gommedik mi?

Iste DEG zihniyetinin Turk dunyasina kacirttigi firsatlar, verdirdigi zararlar, ve bugun hala hissettigimiz geri kalmisligimizin nedenleri… Ve toplam 600 kayip yil! Evet, su lanet olasi DEG yaygarasi yuzunden, Turk 600 yilini kaybetmistir. Dunya degisirken, gelisirken, “trene bakar gibi” bakmak zorunda birakilmistir. Kimse artik kendini kandirmasin!  Simdi uyanma ve  arayi kapatma, yetisme zamani…

Bugun, tam “Bu 600 yillik kayiplar bitsin artik” diye umitlendigimizde, bu sefer de karsimiza kapkaranlik yuzu ile IHOT ve arkasindaki rezil DEG lobisi dikilmektedir. Hal boyle iken, neden IHO gibi bir kangreni allayip pullayip milletimizi kandirma yarisi icindedirler bizim yazar cizer takimimiz? DEG lobileriyle uygarca ve cesurca savasan bir avuc yazar, cizer ve aydinimizi da burada hem digerlerinden ayri tutuyor ve hem de kendilerini kutluyorum. IHO kanserinin derhal kesilip Turkiye'mizin bunyesinden atilmasi gerekir diye dusunuyorum.

IHO ICIN COZUM ONERIM

-- Once bir saptama:  IHO, bugun amacini asan bir yapiya burunmustur. Ataturk'u ve devrimleri bir turlu hazmedememis ve adeta intikam pesinde kosan bazi karanlik goruslulerin ve DEG cilerin toplandigi bir kamp haline donusmustur. Turkiye'miz icin buyuk bir tehdit olusturmaktadir. 

Simdi de benim acil cozum onerim:

-- IHO’lar derhal yeni ogrenci almayi durdursun ve mevcut ogrenciler sirasi geldikce, magdur etmeden, mezun edilsin.
 
-- Sonra da tum IHO’lar kapatilsin.
 
-- Imam ve hatipler, sadece universitelerimizin ilahiyat fakultelerini bitirenler arasindan ciksin.
 
-- Onun uzeri mevkiler icin (yani muftu, diyanet isleri genel muduru, v.b. gibi) dini konulardan birinde doktora yapmis olmak, Bati lisanlarindan en az birini ustun derecede bilmek, ve Bati ulkelerinden birinde en az bir yil karsilastirmali din konularinda bizzat arastirma yapmis olmak kosullari getirilsin ve ona gore de yuksek ucret verilsin.  Boylece, dini kadrolarin kalitesi artacak ve halka dogru yolu gosterecek bilgi seviyesi ve ileri goruslere ulasacaklardir. Artik hic kimse, hilkat garibesi bir okul yapisindan mezun olmus bir gencten "yol gostermesini" beklemeyecektir.

-- Imam Hatiplere harcanan para bir havuzda toplansin; o kaynak sadece bugunku duz lise ogretmenlerinin yasam kosullarini daha yuksek duzeylere cekmekte harcansin. Cunku guzel Turkiye'mizin aydinlik gelecegini sekillendirenler bu ogretmenlerdir ve mumkun olan en ust seviyede ihya edilmelidirler.
 
Ben bu akilciligi, bu cesareti, bu ileri gorusu tum yazarlarimizdan ve gercek laik liderlerden bekliyorum. DEG cilere hos gorunmek yarisi icinde olan bazi yazar-cizer ve aydin takimini ne anliyor ne de onayliyorum.

IHOT VE ISRAIL

Isin politik yonu daha da sancili. Son iki yilda, AKP adim adim Turkiye-Israil dostlugunu ve 500 yillik Turk-Yahudi kardesligini dinamitlemektedir. Halbuki biz bu tarihi ve guzel baglari Fatih semt pazarinda dun bulmadik. Onlarin gecmisi 5 yuzyildan geriye gider. Boylesine ulu bir tarih, bize dedelerimizden, ecdadimizdan mirastir ve bir kac tane DEG yaygaracisinin tasarrufuna birakilamaz. Bir kahveye bile 40 yil hatir bicen Turk kulturunde, caglar otesi 500 yillik dostluk , “her ne pahasina olursa olsun Arapcilik” onyargisindaki cagdisi bir DEG zihniyetine idam ettirilemez. Bugun Turkiye'mizin ortadogu’daki gercek dostu, Turkiye’miz icin yaptiklarina bakildiginda, Israil'dir. Arap ulkeleri ise sadece sahte dostluk nutuklari atmis ve fakat Turkiye'mize her firsatta nefret ve dusmanlik gostermistir. Bu sozlerimin ispati olarak da asagida Araplarin Turklere yaptigi tarihi ihanetlerin bir dokumunu bulacaksiniz.

Bugun Filistin'de ve Israil'de yasanan olumleri ve karsilikli saldirilari elbette bende onaylayamam. Ama lutfen kimse unutmasin ki ama Israil, "Arap Nefret Okyanusu" (ANO) ortasinda minicik bir ada. Yasamaya calisiyor. Bunun neresi anlasilmazdir? Sonra ANO da nefret de bitmek bilmiyor ki!

Hatirlayin, 2000 yazinda Rabin ile Arafat Camp David'de anlasmak uzere idiler. O anlasma olsaydi, bugun Filistin ile Israil coktan normal yasamlarina donmus ve hatta belki de ortak bir UEFA sampiyonasi duzenlemeye aday olacak huzura bile kavusmuslardi. Ama en son anda Arafat, anlasilmaz bir psikoloji icinde ve herkesi sasirtan ve uzen bir tavir icinde, 180 derece cark etti. Bir takim konularda orta yolu birakip kendi eski dusuncelerinde israr etti. Is suruncemeye girdi ve bugun gelinen noktayi hep birlikte goruyoruz. Clinton, en son "60 minutes" programinda, Dan Rather’a (ve de tabii tum Amerikalilara) aynen soyle dedi: "Arafat bana bir yil kadar sonra o terkettigi masaya tekrar geri donmeyi ve o reddettigi baris anlasmasini imzalamayi istedigini iletti ama is isten gecmisti." Dusunun dostlar, Arafat'in kendisi bile, kendi halkinin kani ile gereksiz bir kumar oynamanin vicdan azabini cekiyor ama o da artik zamani geriye donduremiyor. Ben ettim, sen etmeye getiriyor, ama treni coktan kacirmis oluyor. Isin buraya kadar anlatilan kismina hicbir okurun itirazi olamaz diye dusunuyorum, cunku bunlar kayalar gibi saglam gercekler. Hal boyle iken, Turkiye'de bu kadar "kraldan fazla kralci" ya da "Araptan fazla Arapci" olmanin anlami nedir? Nedir bu arap yanciligi ve Israil dusmanligi? Sanki bazi DEG ciler dugmeye basti. Her agizdan Israil ve Yahudi dusmanligi duymaya basladik.

Su anda "Batidaki Onyargi" isimli bir kitap yazmaktayim. Orada, Batida var oldugunu bizzat gozlemledigim yaygin ve gizli bir onyargidan, "Ermeniler Hristiyandir, hata yapmaz, ne diyorlarsa dogrudur" onyargisindan sikayet ediyorum.  Bu onyargiyi belgeliyorum. Bati Turk'u dinlemiyor, hep Ermeni'ye inaniyor ve 1915 ic savaslarini da soykirimmis gibi gosteriyor diyorum. Ancak, birisi simdi ciksa ve "Kardesim, sen ne diyorsun? Turkiye'de de 'Arap muslumandir; hata yapmaz; Israil hep sucludur' onyargisi yok mu?" diye sorsa ne cevap verecegim?   Evet, yerden goge kadar haklisin kardesim, diyecegim elbette. Yalan mi soyleyeyim?  Bugun gorulen gercek maalesef bu degil mi?

Ustune bomba baglayan cocuklar pastanelere, otobuslere saliveriliyorlar. Ortaya dokulen kani goren veya aldiran yok. Ama Israil misilleme yapinca DEG tayfasi avaz avaz bagiriyor. Simdi bu anlattiklarimi bir insanin kalbinde. damarlarinda, ve ruhunda hissedebilmesi icin o ani yasamak lazim. Dusunun, ogullariniz, kizlariniz ve arkadaslarinizla birlikte mutlu bir sekilde bir pastanedesiniz. Diyelim ki torununuzun yasgununu kutluyorsunuz. Birdenbire "buuummmm" ve bir karanlik. Birkac gun sonra bir hastanede gozlerinizi actiginizda bir bakiyorsunzu bazi uzuvlariniz yok olmus. Gazetelerde okuyorsunuz ki bir PKK li cocuk intihar bombacisi Turkiye'mizin politikasini protesto icin kendini patlatmis. Sizin ailenizin yarisi yok olmus. Simdi siz bu durumda Turkiye'mizin basinda olsaniz ne yapardiniz? Hele hele butun PKK liler bir bolgede iskan ediyor olsa ve her bombalama olayinin ardinda caddelere dokulse, olumleri bayraklarla, davul-zurnalarla, senliklerle kutlamaya kalksa ne yapardiniz? Lutfen durust olun. Cesurca dusunun. Deyim yerindeyse, "Hayatinizda bir tek defa delikanli olun". Ve gercek kararinizi verin. Ne yapardiniz?

Israil'in Filistinlilerle icine dustugu dipsiz kuyu bugun aynen budur. Siz simdi Israil'in basinda olsaniz, ne yapardiniz? Israil, elbette kendi cikarlarini koruyor, onlari konusmak bana dusmez. Ama Israil, bugun Turkiye'nin de en buyuk destekcilerinden biridir. Iste bu beni cok ilgilendirir. Ote yandan, bize Araptan bu gune kadar ne yardim, ne destek gelmistir? Bilakis, hep dusmanlik ve nefret gelmemis midir? Haydi cikin, oyle degil boyle deyin bakalim!  Ornek mi istiyorsunuz? Hayhay, Buyurun efendim:

-- Iste birinci dunya savasi ve Ingiliz'e uyup Turk'u arkadan vuran Arabistan... (Igrenc Turk dusmani "Lawrence of Arabia" filmini hatirlasaniza!..)

-- Iste son yarim yuzyilin Kibris olaylari ve Arap dunyasinin surekli Yunan ve Rum yanlisi tavirlari.

-- Iste son 30 yilin Dicle-Firat sulari olaylari ve Irak-Suriye cephesinin Islam Orgutunde hep kayitsiz sartsiz destek bulmasi.

-- Iste Suriye ve Iran'in PKK yi senelerdir desteklemeleri, PKK terorune verdigimiz 37 bin kusur olu, daha fazla yarali, yakilan yikilan mallar mulkler, harcadigimiz 100 milyar dolar para?

-- Iste Iran'in bugun Ermenistani hala desteklemesi... (Gerci Iran Arap degil ama Musluman ve dolayisi ile Turkiye'mizde Muslumanlara olan olumlu onyargidan yararlanmakta)

-- Iste Suudi'nin Vahabizmi yayma hiris icinde "domuz bagi ile adam olduren Huzbullahi desteklemesi...

-- Iste Filistin Kurtulkus orgutunun once ASALA Ermeni sonra da PKK Kurt teroristlerini Lubnan'daki Bekaa kamplarinda egitmesi ve ustumuze salmasi....

-- Iste El Kaide'nin Turkiye'de banka ve havra bombalamalari...

Daha sayayim mi?

Eger Arap'tan olacak dost boyle ise, bizim valla dusmana hic ihtiyacimiz kalmaz…  Peki DEG'cilerin gozune perde mi indi? Bunlari gormuyorlar mi? Bilmiyorlar mi? DEG'cilerin kafalari acaba o kadar mi karismis ki Arap'in Turk'e yaptigi tarihi haksizliklari, ihanetleri ve dusmanliklari goremiyor? Butun bunlar orada duruken, bizim milletimiz nasil hala Arapci olabilir? Nasil? Anlayan varsa beri gelsin.
 
Dusunun, Arap Turk'ten nefret ediyor; Turk laik sistemini ve duzenini igrenc buluyor; Turk'u dinden bile saymiyor; Turk'u olduren teroristleri egitiyor, destekliyor, onlara kucak aciyor... Ama Turk hala Arap'i seviyor, destekliyor? Bunu hangi mantik, hangi akil izah edebilir? Onyarginin bu kadar koru korune olanina da “pes vallahi” diyorum… Bunu aydinlarimiz, yazar cizerlerimiz, ne kadar dusunce tembeli olurlarsa olsunlar,artik gorebilmeli.... Turkiye'mizin cikari bu yanlisi gormaktedir. Bazen liderler ve aydinlar, halkin hosuna gitmeyen isleri, ulke yararina yapmak zorunda kalabiliyor. Bu, belki de bunlardan bir tanesidir. Arap gibi dost gorunen ama Turk'e nefretini gizlemesini bile beceremeyen (ya da gizlemeye luzum gormeyen) cagdisi bir topluluklar dizisine yanasarak,Turkiye'mizin mevcut liderleri kime hizmet ediyor? Nereye kosuyor?

Israil Turkiye’nin dostudur. Ben bu gercegi ABD de Ermeni lobisinin Turkiye'mize olan birtmez tukenmez nefret ve hucumlari sirasinda hep yasadim, bizzat gozlemledim. Araplar sessiz ve ilgisiz kalirken ve hatta bazen Ermeni ile bir olup Turk'e saldirirken, ABD li ve Turk Yahudiler hep Turk'un yardimina kosmustur.. Defalarca kosmustur... Yillarca kosmustur... Ozellikle Turk-Yahudileri Turkiye’mizi savunan sayisiz mektuplar yazmis, Turk-dostu kampanyalar baslatmis, Turk lobisine mali yardimlar da bulunmustur… Yahudi dernekleri ABD baskanlarina mektuplar yazmistir... Yahudi milletvekilleri Turkiye karsiti tasarilari Kongre'de engellemistir... Turkiye'mizin ekonomik krize girdigi yillarda kredi bulmasini saglamistir... Bircok Turk’un “Bosver ya, baskalari ugrassin” deyip tembelce siyrildiklari bir cok anti-Turk kampanyalarda, Yahudi dostlarimiz Turkiye’mizi cani gnulden savunmustur. Ben simdi butun bunlari nasil gormem, nasil anlamam, nasil taktir etmem, nasil saygi gostermem? DEG ciler kadar dost-dusman ayirimini yapmaktan aciz miyim? Ya sen dostum? Sen oyle misin? Degilsen yukselt sesini be guzel kardesim. DEG cilere "Artik dur!" de. Uzerine bir olu topragi serpilmis ki sorma gitsin. Birgun bu Taliban kafali DEG'ciler bir ayak oyunu ile Ataturk Turkiye’sini devirirlerse; o zaman ciyak ciyak bagirirsin ama is isten gecmis olur. Uyan artik be guzel kardesim. Daha ne yapalim yani; kulagina davul zurna mi calalim?

Benim icin Arap-Israil sorunundan daha onemli olan "Turkiye'mizin cikarlari" vardir. Bu cikarlar de Israil'le dostlugun ve baglarin guclendirmesini gerektirmektedir. Yuz tane dusman Arap dostum olacagina, bir tane guvenebilecehim Yahudi dostum olsun derim ben.  Haksiz miyim?
 
Turkiye'mizin barissever, iyimser, sabirli, ve sevecen insanlari, ya inanilmaz derecede unutkan olmus ya da dost-dusman ayrimini yapamaz hale gelmis. Ikisine de olumlu bakmam mumkun degildir.
 

Ergun KIRLIKOVALI
ergun@turkiye.net

Önceki Yazilar