A T A A
Washington D.C. merkezli Turk-Amerikan Dernekleri Kurulu
(ATAA) gectigimiz hafta sonu onyedinci yillik kongresini basari
ile sonuclandirdi. Bundan birkac hafta once Turkiye-Net Kahve
Kosesi'nde bazi arkadaslarimiz, ATAA'nin yillik kongresine
Disisleri Bakani Ciller'in davet edilmis olmasini elestirmis ve
ben de bu konuya ileride bir yazimda deginmeye soz vermistim.
Basarili bir ATAA kongresi sonrasi bu meseleye aciklik getirmenin
simdi zamanidir diye dusundum.Ben gecmiste ATAA idareciligi
yapmis bir insanim. Ancak bugun bu yaziyi kendi adima, kendi
fikirlerimi sizinle paylasmak uzere kaleme aldim.
Once ATAA hakkinda malumati olmayan arkadaslar icin bu
kurulusun amaclari ve tarihi hakkinda kisaca bilgi vereyim.
ATAA bundan 18 sene once Turkiye'nin ve Turklerin Amerika'da
ve tum dunyada Ermeni ve Rum saldirilari karsisinda oldukca
bunaldigi bir donemde kuruldu. Ermeni faaliyetleri o senelerde
iki ayri koldan planli bir sekilde yurutuluyordu. Bir taraftan
eli silahli teroristler sokaklarda "Turk" olan herseye
saldirirlarken, Ermeni lobisinin ileri gelenleride bu terorist
saldirilarin medyada yarattigi ilgiyi akillari sira kullaniyorlar
ve davalarini Amerikan toplumuna ve politikacilarina etkili bir
sekilde anlatmaya calisiyorlardi. Planlari, "iste bakin bu
jenositi Turkiye'ye biran once kabul ettirmesseniz bu saldirilar
dahada kotuye gider" diye isaret ettikleri terrorist
olaylari kullanmak, ve bu yolla kendi goruslerini yansitan Ermeni
karar tasarilarini apar topar meclisten ve senatodan gecirmekti.
Iste ATAA boyle bir ortamda, o zaman Washington D.C. de bulunan
sayin Buyukelci Sukru Elekdag'in tesviki ve oradaki iki Turk
derneginin onculugu ile kuruldu. ATAA hakkinda daha etrafli
bilgiyi kendi homepage'lerinden alabilirsiniz
(www.upx.net/~assembly).
ATAA' nin ilk kurulus amaci Amerika sathinda yayilmis ve
genellikle "sosyal dernek" karakterli Turk
kuruluslarini bir semsiye altinda toplamak, sayilari son derece
kisitli olan Turk toplumunun gucunu mumkun mertebe bizim icin
onemli olan konulara kanalize etmekti. ATAA benim gorusume gore
bu vazifesini uzun senelerdir basari ile yerine getirdi. Eger
ilgi olursa, ATAA bunyesinde basari ile tamamlanan projeleri,
Amerika'da bir Turk lobisinin olusmasinda bu kurulusun oynadigi
onemli rolu bir baska yazimizda isleyebiliriz. Simdi ben asil
konumuz olan Amerika'daki Turk dernekleri ve onlarin Turk ic
politikasi ile iliskileri konusuna donmek istiyorum.
Ben Amerika'da Turk toplumunun ve genelde Turklugun haklarini
savunmak icin kurulmus ve bu yolda caba gosteren derneklerin,
Turkiye'nin ic politika meselelerine bulasmasina ve hali hazirda
oldukca kisitli olan kaynaklarini o yonde harcamasina
karsiyim.Ornegin, Amerika'da Amerikan kanunlari cercevesinde
kurulmus ve "charitable" konumu olan bir ATAA, elindeki
tum imkanlarini elliyi askin uye dernegine oncu olmak, Turk
kultur ve tarihine devamli yapilan saldirilara gogus germek, ve o
konulardaki hakikatleri Amerikan toplumuna ve idaresine anlatmak
icin kullanmalidir. Aslinda yukarida siraladigim isleri yapmak
kolay degildir. Bu isler Turkiye'ye gonulden bagli, heyecanli,
cesur, eli kalem tutan, agzi iyi laf yapan, calismaya ve zamanini
vermeye hazir gonulluler ister. Amerika'da yasiyan Turklerin
sayisi, buraya kendilerinden cok daha once gelip yerlesmis ve bu
topluma her acidan entegre olmus Rum ve Ermeni guruplarina
nazaran cok yetersizdir. Birde buna bircogumuzun "her isi
devlete birakma" aliskanligi ile karisik ilgisizligimizi de
katarsak, sonuc ortadadir. ATAA'nin Cilleri sevenler ve
sevmiyenler gibi bir ayirima gitme luksu yoktur diye dusunuyorum.
Gonullu uye Cillerci olur, sagci olur, solcu olur veya refahci
olur. Eger Turklugun cikarini kollayan bir projeye katkida
bulunmak istiyorsa, kapilar ona acik olmalidir. Ancak Turkiye'nin
ic politika problemlerine dalarsaniz, iste yukarida degindigim
acik kapi politikasini yurutemezsiniz. Zaten cok kisitli olan
imkanlarinizi (para, insan gucu ve zaman) ic cekismeler ve uzun
tartismalar ile dagitir harcarsiniz. Karsinizdaki dusman
lobilerin ekmegine yag surersiniz. Tahmin ediyorum, Turkiye'nin
politik problemleri ile hasir nesir bircok dernegi bunyesinde
barindiran Almanya'daki Turk toplumunun, bu konularda genis
tecrubeleri vardir. Kendilerini bu tecrubelerini bizimle
paylasmak uzere Turkiye-net forumlarina davet ediyorum.
Pekiyi, Turkiyenin ic meseleleri dernekler icin onemli degilmi
diye soracaksiniz. Tabii ki onemli. Amerika'daki Turk
derneklerinde faaliyet gosteren sahislarin buyuk cogunlugu, zaten
Turk meselelerini cok iyi bilen, onlari takip eden ve iliklerine
kadar hisseden insanlardir. Ancak bu meselelerin tartisilacagi
forumlarin dernek bunyesinden mumkun mertebe ayri olmasi gerekir.
Bakiniz bir Turkiye net var. Simdilik istedigimizi yazip
ciziyoruz. Ileride belki bir harekete de katkida bulunabiliriz
kim bilir.
Sonuc olarak sunu ifade etmek istiyorum. Amerika'da Turklugu
savunmak ve Turk kulturu hakkinda bilgi dagitmak amaci ile
kurulmus derneklerin Turk ic politikasi tarafindan kolayca
etkilenmiyecek bir yapi icinde olmalari gerekir. Ancak tabiiki
herseyinde bir limiti vardir. O limiti tayin edecek olan faktor,
yasayan bir organizma olan ve devamli degisiklik gosteren
derneklerin idarecileridir. Ben sahsim icin soyliyeyim, eger
(Allah korusun) bir gun Turkiye Iran misali bir duruma dusse,
benim icinde yer alacagim dernekler, Turkiye'yi o orta cag
zihniyetinden kurtarmak icin faaliyet gosteren kuruluslar olur.
Iste o zaman kendimi, Amerika'nin gobeginde tum enerjimi Turk ic
politikasi meselelerine harcadigim icin suclamam.
© COPYRIGHT 1996, TURKIYE NET (www.turkiye.net)