Görüsler ve Cözümler


31 Ekim 1996

A T A A

Washington D.C. merkezli Turk-Amerikan Dernekleri Kurulu (ATAA) gectigimiz hafta sonu onyedinci yillik kongresini basari ile sonuclandirdi. Bundan birkac hafta once Turkiye-Net Kahve Kosesi'nde bazi arkadaslarimiz, ATAA'nin yillik kongresine Disisleri Bakani Ciller'in davet edilmis olmasini elestirmis ve ben de bu konuya ileride bir yazimda deginmeye soz vermistim. Basarili bir ATAA kongresi sonrasi bu meseleye aciklik getirmenin simdi zamanidir diye dusundum.Ben gecmiste ATAA idareciligi yapmis bir insanim. Ancak bugun bu yaziyi kendi adima, kendi fikirlerimi sizinle paylasmak uzere kaleme aldim.

Once ATAA hakkinda malumati olmayan arkadaslar icin bu kurulusun amaclari ve tarihi hakkinda kisaca bilgi vereyim.

ATAA bundan 18 sene once Turkiye'nin ve Turklerin Amerika'da ve tum dunyada Ermeni ve Rum saldirilari karsisinda oldukca bunaldigi bir donemde kuruldu. Ermeni faaliyetleri o senelerde iki ayri koldan planli bir sekilde yurutuluyordu. Bir taraftan eli silahli teroristler sokaklarda "Turk" olan herseye saldirirlarken, Ermeni lobisinin ileri gelenleride bu terorist saldirilarin medyada yarattigi ilgiyi akillari sira kullaniyorlar ve davalarini Amerikan toplumuna ve politikacilarina etkili bir sekilde anlatmaya calisiyorlardi. Planlari, "iste bakin bu jenositi Turkiye'ye biran once kabul ettirmesseniz bu saldirilar dahada kotuye gider" diye isaret ettikleri terrorist olaylari kullanmak, ve bu yolla kendi goruslerini yansitan Ermeni karar tasarilarini apar topar meclisten ve senatodan gecirmekti. Iste ATAA boyle bir ortamda, o zaman Washington D.C. de bulunan sayin Buyukelci Sukru Elekdag'in tesviki ve oradaki iki Turk derneginin onculugu ile kuruldu. ATAA hakkinda daha etrafli bilgiyi kendi homepage'lerinden alabilirsiniz (www.upx.net/~assembly).

ATAA' nin ilk kurulus amaci Amerika sathinda yayilmis ve genellikle "sosyal dernek" karakterli Turk kuruluslarini bir semsiye altinda toplamak, sayilari son derece kisitli olan Turk toplumunun gucunu mumkun mertebe bizim icin onemli olan konulara kanalize etmekti. ATAA benim gorusume gore bu vazifesini uzun senelerdir basari ile yerine getirdi. Eger ilgi olursa, ATAA bunyesinde basari ile tamamlanan projeleri, Amerika'da bir Turk lobisinin olusmasinda bu kurulusun oynadigi onemli rolu bir baska yazimizda isleyebiliriz. Simdi ben asil konumuz olan Amerika'daki Turk dernekleri ve onlarin Turk ic politikasi ile iliskileri konusuna donmek istiyorum.

Ben Amerika'da Turk toplumunun ve genelde Turklugun haklarini savunmak icin kurulmus ve bu yolda caba gosteren derneklerin, Turkiye'nin ic politika meselelerine bulasmasina ve hali hazirda oldukca kisitli olan kaynaklarini o yonde harcamasina karsiyim.Ornegin, Amerika'da Amerikan kanunlari cercevesinde kurulmus ve "charitable" konumu olan bir ATAA, elindeki tum imkanlarini elliyi askin uye dernegine oncu olmak, Turk kultur ve tarihine devamli yapilan saldirilara gogus germek, ve o konulardaki hakikatleri Amerikan toplumuna ve idaresine anlatmak icin kullanmalidir. Aslinda yukarida siraladigim isleri yapmak kolay degildir. Bu isler Turkiye'ye gonulden bagli, heyecanli, cesur, eli kalem tutan, agzi iyi laf yapan, calismaya ve zamanini vermeye hazir gonulluler ister. Amerika'da yasiyan Turklerin sayisi, buraya kendilerinden cok daha once gelip yerlesmis ve bu topluma her acidan entegre olmus Rum ve Ermeni guruplarina nazaran cok yetersizdir. Birde buna bircogumuzun "her isi devlete birakma" aliskanligi ile karisik ilgisizligimizi de katarsak, sonuc ortadadir. ATAA'nin Cilleri sevenler ve sevmiyenler gibi bir ayirima gitme luksu yoktur diye dusunuyorum. Gonullu uye Cillerci olur, sagci olur, solcu olur veya refahci olur. Eger Turklugun cikarini kollayan bir projeye katkida bulunmak istiyorsa, kapilar ona acik olmalidir. Ancak Turkiye'nin ic politika problemlerine dalarsaniz, iste yukarida degindigim acik kapi politikasini yurutemezsiniz. Zaten cok kisitli olan imkanlarinizi (para, insan gucu ve zaman) ic cekismeler ve uzun tartismalar ile dagitir harcarsiniz. Karsinizdaki dusman lobilerin ekmegine yag surersiniz. Tahmin ediyorum, Turkiye'nin politik problemleri ile hasir nesir bircok dernegi bunyesinde barindiran Almanya'daki Turk toplumunun, bu konularda genis tecrubeleri vardir. Kendilerini bu tecrubelerini bizimle paylasmak uzere Turkiye-net forumlarina davet ediyorum.

Pekiyi, Turkiyenin ic meseleleri dernekler icin onemli degilmi diye soracaksiniz. Tabii ki onemli. Amerika'daki Turk derneklerinde faaliyet gosteren sahislarin buyuk cogunlugu, zaten Turk meselelerini cok iyi bilen, onlari takip eden ve iliklerine kadar hisseden insanlardir. Ancak bu meselelerin tartisilacagi forumlarin dernek bunyesinden mumkun mertebe ayri olmasi gerekir. Bakiniz bir Turkiye net var. Simdilik istedigimizi yazip ciziyoruz. Ileride belki bir harekete de katkida bulunabiliriz kim bilir.

Sonuc olarak sunu ifade etmek istiyorum. Amerika'da Turklugu savunmak ve Turk kulturu hakkinda bilgi dagitmak amaci ile kurulmus derneklerin Turk ic politikasi tarafindan kolayca etkilenmiyecek bir yapi icinde olmalari gerekir. Ancak tabiiki herseyinde bir limiti vardir. O limiti tayin edecek olan faktor, yasayan bir organizma olan ve devamli degisiklik gosteren derneklerin idarecileridir. Ben sahsim icin soyliyeyim, eger (Allah korusun) bir gun Turkiye Iran misali bir duruma dusse, benim icinde yer alacagim dernekler, Turkiye'yi o orta cag zihniyetinden kurtarmak icin faaliyet gosteren kuruluslar olur. Iste o zaman kendimi, Amerika'nin gobeginde tum enerjimi Turk ic politikasi meselelerine harcadigim icin suclamam.


Bulent Basol

© COPYRIGHT 1996, TURKIYE NET (www.turkiye.net)


Arsive Geri Don