Ermeni Terörü Ters Tepiyor
24 Nisan 1997
Once bazi notlar:
Simdi konulara gecelim. Bu sene Ermeni propagandasi ne Los Angeles'teki bolgesel gazetelerde veya dergilerde ve ne de televizyon kanallarinda pek yer bulamadi. Bu kismen bikkinliktan dogan genel bir ilgisizlik ile aciklanabilirse de baska onemli nedenler de vardir. Buyurun okuyun.
Bir arkadasimiz, tamamen kendi maddi olanaklarini kullanarak anti-Turk bir filmin oynatilmasini engellemistir. Bu arkadasimiz avukatlar tutmus, bazi TV sirketlerini mahkemeye vermis ve basariya ulasmistir. Bu basarinin ayrintilarini sadece dost sohbetlerinde anlatacagiz. Bu koseyi Turk dusmanlari da okudugundan, elimizdeki silahlari onlara ogretmek istemeyiz. Sonra bize karsi ayni silahlari kullanmaya kalkarlar.
Bir baska arkadasimiz KIEV 8.70 AM radyosunda Ermeni sozcuyu ve Ermeni programciyi aci bir yenilgiye ugratmistir. O kadar ki, karsi taraf, butun dugmeler ve kontroller ellerinde olmasina karsilik, "kendilerini aciklama ve savunma" durumunda kalmislardir. Ermenilerin 24 Nisan masallari geri tepmistir. Bu yenilgiden sonra belki artik radyo programlarina Turk gorusunu anlatan arkadasimizi herhalde davet etmezler, cunku yalanlari yuzlerine vuruldu, rezil oldular.
Bir baska gurup arkadasimiz da Amerika'da bir ilke imzalarini attilar. USC'deki (University of Southern California) Turk ogrencilerde bu sene sahane bir uyanis gordum. Kampuslerindeki Ermeniler anti-Turk propagandalarini o kadar igrenclestirdiler ki, bizimkiler artik dayanamadi. USC'deki 84 Turk ogrencimizden 20-25 i "Artik bir seyler yapmali" diyerek bir araya geldi. Aralarinda para toplayarak okul gazetesinde bir tam sayfa ilan bastirdi. Sonra Turk gorusunu anlatan yuzlerce poster bastirip kampusu 23 Nisan gecesi sabaha karsi donattilar. Okul gazetesine bir de basmakale yazdilar. Amerika'daki Turk ogrencilerinin kendiliklerinden sahlanmasi ve Turkiye'mizin itibarini korumalari beni cok mutlu etti. Hakli davalarimizi bilincle, kararlilikla, cesaretle savunmak, kendine Turk diyen herkesin bir numarali gorevidir. Artik herseyi baskalarindan ya da devletten bekleyen o hantal yapidan siyrilmak gerekir.
Suratle gelisen bu USC olayinin etkileri de suratli oldu. Once UCLA (University of California at Los Angeles) de bulunan 40 Turk ogrenciden 15-20 tanesi bir araya geldi ve benzer guzellikte uygar eylemlerde bulundu. Mesela okul gazetesinin editoruyle bulusup Turk gorusunu sunan bir yazi bastirilmasini sagladilar. USC'deki posterlerden biraz odunc alip UCLA kampusunu donattilar... Demek ki oluyormus... Insan isterse basariyormus... Dilegim Amerika'daki tum universitelerde boyle guzel olaylarin yasanmasi... Bu tip ugraslarda bulunan ogrenci kardeslerimiz, bunun yararlarini ileride gorecekler. Bir de bakacaklar ki sorunlara yaklasimlari yaratici, kararli, cesur, ve etkili... Bir de bakacaklar ki bulunduklari toplumlar onlari ustlere, onlere dogru itmis... Lider olmuslar... Suya sabuna dokunmayan digerleri ise kaybolup gitmis... Keske bu tip olaylar Turk egitim sisteminin bir parcasi olsa da etkili ve tepkili olmayi boyle el yordamiyla ogrenmesek... Tekerlegi yeniden icat etmesek...
Yukaridaki olaylar yeterli midir? Bu isler hep boyle suratle ve olumlu mu sonuclaniyor? Hayir ve hayir. Ornegin UCI'da (Univ. of California at Irvine) bunun degisik bir seklini 2 yil once yasadik. Orada da Ermeniler anti-Turk propagandaya kalkismislardi. Orada da Turk ogrenciler vardi ve bircogu maalesef "Benim dersim var, bana ne" diyerek bu konulari cocukca es gectiler. Neyse ki kahraman bir Turk kizi cikti; birkac arkadasi ile bu olayin pesine dustu; esit zaman istedi; bastirdi; ve kazandi. Ermeniler esit zamani vermiyorlardi ama bu Turk kizi gitti ombudsman (hakem) ile gorustu. Kulturune yapilacak asilsiz suclamalara ve hakaretlere karsi kendisine esit zaman verilmezse universiteyi dava edecegini soyledi. Bu sihirli sozleri duyan ombudsman, bir tek telefonla Turklere programda yer buldu... Turkler cikti konustu ve Ermeni oyunlari kismen de olsa bozuldu. Simdi su olaya bakin. Boyle de ogrenci cikiyor... "Bana ne" diyor. "Dersim var" diyor... "Devlet ugrassin" diyor... Kim boyle ogrencileri yetistiriyor? Kim bunlari buraya gonderiyor? Bu ogrencilerde, velilerinde, ogretmenlerinde, cevrelerinde hic kendine guven, milletine inanma, tarihine, kulturune sahip cikma sorumlulugu, cesareti ve olgunlugu yok mudur? Bizler de ogrenci olduk... Bizler de kitap, odev, rapor, sinav nedir biliriz. Ama bunlarin hicbiri anti-Turk propaganda karsisinda bizi susturmamistir. Gerekli cevaplar gerekli yerlerde gerekli dozlarda verilmistir. Birbirinin ziddi olan USC/UCLA ve UCI ornekleri gosteriyor ki bizim toplumumuzun kendi davalarini savunma konusunda yapacagi bazi onemli isler vardir. Ise egitim sistemimizle baslamakta yarar vardir. Sonra etkisiz, tepkisiz yiginlarimizin nasil enerjilendirilecegi konusunda kafa yormak, stratejiler gelistirmek ve israrla uygulamak gerekir.
Gecen yazimdaki yobaz lafindan bir arkadasim alinmis. "Tanimini yapmamissin, simdi ben de oyle miyim" diyor. Arkadas hakli. O tanimi simdi derhal burada yapiyorum: Dini inanc olmaktan cikarip politik bir gosteriye ceviren, ticarete doken, rahatlikla yalan soyleyip bunu zorlama din kaliplarina oturtmaya calisan, Ataturk'un modern Turkiye'sinde yetistigi halde hala ortacag karanliklarini ozleyebilen, Turk'lugunden utanip, Arap ve Fars hayranligi duyan, mantik ve kultur yoksunu, kadin dusmani zavalli bir kisiye ben yobaz diyorum (bu tanim daha sayfalarca uzar da, ben kisa kesiyorum). UCI da bu tanima uyan bazi insanlarin oldugu kulagima geldi, inanin, cok uzuldum. Umarim bilen yanlis biliyordur.
Burayi okuyan arkadaslarima sesleniyorum: acilen yapilacak bazi hareketler vardir: Turkiye'mizin sorunlarini onem sirasina gore bilgisayara yukleyip (Website) herbiri hakkinda "dusman ne diyor/ biz ne diyoruz" basliklari altinda insanimizi kisa, oz, ve vurucu bilgilerle donatmamiz lazim. Ermeni sorunu, Kibris, Ege, Yunan, PKK, irtica, insan haklari, cevrenin korunmasi, ekonomi, tarih, kultur, vs. vs. Turkiye'miz dunyanin bilmem neresinde basinda saldiriya mi ugradi? Oradaki insanimiz basar tuslara, gelen bilgilere tarih, adres, ve yorum ekler; cevabini 24 saat icinde verir karsi tarafa. Bunu mutlaka yapmaliyiz...
Ozetlersek, bu sene Ermenilerin 24 Nisan kutlamalari birbiri ardina ters tepti gibi. Buna karsilik Turkler'in karsi hareketleri ses getirdi. Ben memnunum.
Hepinize Selamlar,
Ergun Kirlikovali
© COPYRIGHT 1997, TURKIYE NET (www.turkiye.net)