INTROSPECTIVE - Burak Rende
_____________________________

Kostebek

 

Butun okuyuculara yeniden merhaba diyerek baslamak istiyorum. Bir suredir bu satirlarda yazamiyordum. Bunun sebebi, yillardir yasadigim ABD’den ayrilip tekrar Turkiye’ye yerlesme surecine girmemden kaynaklaniyordu. Bir insanin istedigi isi bulmasi, tasinma ve yerlesmesi, hayatini yeniden bir duzene oturtmasi zaman aliyormus. Onun icin tekrar bu satirlara donmem biraz zaman aldi. Umarim bu durumu mazur gorup yazilarimi takip etmeye devam edersiniz.

Ankara’dan yazdigim bu ilk yazida bir sinema filminden bahsetmek istiyorum. Basrolllerini Russell Crowe, Al Pacino, Diane Venora gibi unlu ve yetenekli isimlerin paylastigi ve unlu yonetmen Michael Mann’in yonettigi  “Kostebek” adli filmden  bahsetmek istememin sebebi film kritigi yapmak degil aslinda. Bu kritigi yaparak baska bir degerlendirme yapmayi amacliyorum.

Bilindigi gibi “The Insider” (Turkcesi Kostebek) adli film Amerika’da 1999 yilinin Aralik ayinda gosterime girdi. Mart ayinin basinda ise Turkiye’de ‘Kostebek’ adiyla izleyicilere sunuldu. Film 7 dalda Oscar adayi. 

Turkiye’de ne yazik ki beklenilen begeniyi kazanmadi bu film. Beklenilen derken insanlarin gercekten neyi beklediklerini bilmiyorum. Al Pacino gibi yildizlarin ismini gorenler filmin cok mukemmel olacagini dusunmusler fakat sonradan begenmemislerdi. Ben filmi izlerken film arasinda yaklasik bir yirmi kadar kisinin filmi terkettigini farkettim. Filmin ikinci yarisinda da cikanlar oldu. Filme gitmeden once de filmi izleyipte begenen bir tek kisiyle konusamadim ki insanlarin nicin bu filmi begenmedikleri konusunu arastirmam bu yaziyi yazmama sebep oldu. 

Bence film tek kelime ile mukemmel bir filmdi. Konusunu bir iki cumle ile ozetlemeye calismak yapimcilara haksizlik olur diye dusunuyorum. Gercek bir hikayeden uyarlanmis olan bu yapimin ozunde birden fazla tema var. Sinema sanatini takip edenler de takdir edeceklerdir ki gercek hayat oykulerinden 7 dalda Oscar adayi bir film cekmek cok zordur.

Yabanci basini takip edenler animsayacaklardir. Iki sene once Amerika’nin, Mississippi eyaleti savcilari basta olmak uzere, butun eyaletlerinin tutun uretici firmalara (Phillip Morris vb. gibi) karsi actigi davanin sonucunda sozkonusu firmalar onumuzdeki 20 sene icerisinde bu eyaletlere 230 milyar dolarin ustunde bir rakami tazminat olarak odemeye mahkum edildiler. Kostebek filmi bu konunun nasil olageldigini isliyor ama konu sadece tutun  veya sigaranin insan sagligina zarari degil.

Konustugum bircok insan filmin sigaranin insan sagligina zarari ile ilgili oldugunu dusunup filmden bu yuzden hoslanmadigini soylemisti. Halbuki film bircok konuyu isliyordu bu anda. Bunlardan ilki insanlarin ‘ogrenme ve bilme’ ve basin ozgurlugu. Bunun disinda Amerika gibi yasam standartlari dunyanin en yuksek ulkelerinden biri olan bir yerdeki hukuki surecin nasil karmasik ve gelismis oldugu ve ayrica, bu gelismis sistemde yasayan toplumun bir parcasi olan bir ailenin mevcut olan ekonomik ve hukuki sistem icerisindeki mucadelesini  ve sonra da bireyin mucadelesini anlatiyordu.  Filmin en guzel yanlarindan bir tanesi de hangi sektorde olursa olsun buyuk ve cokuluslu firmalarin birey ve kendi calisanlari ile olan iliskisini incelemesiydi. Bunlarin hepsi filmi begenmeyenlerin gozunde kaynamis.

Butun bunlari soyledikten sonra gelinen nokta su. Filmin sigaranin sagliga zarari ile alakasi olmamakla beraber, icerisindeki dinamikler sivil hak ve ozgurlukler, ekonomik bagimsizlik, birey olarak bir hukuki sistemin icerisinde neyin dogru neyin yanlis ilduguna karar verebilme mucadelesi gibi ogelerle alakali olup yapisi nasil olursa olsun her toplumda mevcut bulunmasi gereken bu degerlerin ne kadar onemli oldugunu tekrar gozler onune seriyor. Eger ki insanlar bu tip degerlerin farkinda degilse icindeki bulunduklari sistemi de gelistiremez insan gibi yasamak icin gerekli olan yone dogru bukemezler. Egitimin onemi de bu noktada tekrar ortaya cikiyor.

Filmin 7 dalda Oscar adayi olmasi tesaduf degil, sigara tuketiminin hat safhada olan bir toplumda insanlarin bu filmi terketmesi de. Etkiyi ve bagimliligi arttirmak icin icindeki nikotini arttirmadan fakat baska kimyasal maddelerle halihazirda mevcut bulunan nikotinin etkisini arttirarak sadece Amerika’da degil fakat ozellikle sigaranin toplumun her katmani ve kesiminde buyuk rolu oldugu bir ulkede insanlarin hayatlari ile oynamak ABD gibi bir ulkede sozkonusu firmalara 230 milyar dolardan fazlasina mal olurken ulkemizde neye mal oluyor ve kime mal oluyor. Bence bu sorular cok onemlidir.

Burak Rende
BURAK RENDE

3 Nisan 2000

Önceki Yazilar

© COPYRIGHT 1996-2000, TURKIYE NET (www.turkiye.net)