.


. . . .
. . .

BARBARIN KULTURU OLUR MU?

Yurt disinda yasayan Turklerin karsilastigi can sikici durumlardan birisi de kendilerine bazi Turk dusmani Yunan ve Ermenilerden yoneltilen "barbar,gocebe" hakaretleridir. Her firsatta bu kesimler Turk'un kulturu olmadigini Turk kulturu diye bilinen kulturun Yunan,Ermeni ve Bizans kulturunden calinti oldugunu soylerler. Ne yazik ki bu kampanyaya bazi sol kesimler de katilir. Bu hakaretlerin dayandigi bazi gercekler var olsa da bazi nuanslari Turklere duyduklari nefret nedeniyle atlamaktadirlar. Bu gerceklerden baslayip bu nuanslara inelim Turklerin zaman icerisindeki yolculugunu irdeleyerek.

Turkler gercekten de gocebe ozelliklerini yuzyillarca devam ettiregelmis etnik bir gruptur. Komsulari Cinliler yerlesik hayatin nimetlerini yasarken Turkler yerlesik hayata gecmeyi reddetmisler. Bilge Vezir Tonyukuk hanina Cinliler gibi yerlesik hayata gecmeyi, bir sehir kurup etrafini surlarla cevirmeyi onermis. Bu akillica oneri anlasilir bir kaygiyla reddedilmis. Yerlesik hayatin reddedilmesinin nedeni Turklerin nufus olarak Cinlilere kiyasla az olmus. Vur-kac savas ve yasa taktigi ile Turkler sayica fazla olan Cinlilerin ellerinden kurtulabilmisler. Bununla birlikte o yillarda Turk kulturu olusmaya baslamis. Tobac Turkleri Cin'in buyuk bolumunu isgal etmis zaman icerisinde asimile olmuslar. Ikinci dalga bu konuda daha basarili olmus. Uygur Turkleri Cin'in batisina yerlesip kendi alfabelerini ve kanunlarini gelistirmisler. Bu kanun ve alfabe daha
sonra Cengiz Han tarafindan Mogol Imparatorluguna uyarlanmistir.  Zaman icerisinde Turkler batiya ve guneye dogru akmaya ve Islami kabul etmeye baslamislar. Bu zaman diliminde Fars kulturunden etkilenmeye baslamislar. Turklere yapilan "uygarlik dusmani,barbar" suclamasinin asilsizligi burada karsimiza cikar. Selcuklu Turkleri Iran'i fethettiklerinde Fars kulturunu yikmak bir yana korumaya calismislar. Bu amacla dogudan gelen Turkmen asiretleri Iran'a degil Anadolu'ya yerlestirilmisler. Islam felsefesi en zengin donemini Selcuklu Turklerinin zamaninda yasamistir. O ana kadar askeri ve politik daginiklik icerisinde bulunan Islam dunyasi Selcuklu ile askeri ve politik olarak guclu bir konuma erismis, Selcuklu Turklerinin egemenliginde birkac Arap,Yahudi ve Turk filozofun haricinde cogunlugu Farsi ve Berberi olan filozoflar en onemli eserlerini vermislerdir. Islam felsefesinin Avrupa'yi derindewn etkileyen altin devri Selcuklu zamanidir. Mogol baskisindan kacan Naksibendi,Mevlana ve Bektasilere ayni goruste olmasa bile kucak acan Selcuklu Turkleridir. Bu noktada Turklerin kendi kulturleri olmasa bile, varolan kulturleri yagmalayan degil aksine kollayan bir toplum olduklari acikca gorulur. Isin aci ve komik tarafi Turklere bu hakareti yapan kesimlerden birisi olan irkci Ermeni gruplarin Islam felsefesini yagmalayip sondurenin Turkler degil, Mogollarla birlikte Ermeniler oldugunu bilmemeleridir. Selcuklu Turklerinin tasfiyesi ile birlikte Mogol
Hukumdari Hulagu Han Iran'a yerlesir. Orthodox hristiyan karisi nedeniyle  Ermenilere sempatisi olan Hulagu Han, Irak ve Suriye'ye saldirilarda bulunup halife devletini ortadan kaldirir. Mogollarin sokaktaki kedileri bile olduren bu katliamlarina Ermeni krali II.Hethum ordusu ile bizzat katilir. Mogol-Ermeni ittifaki Suriye ve Irak'ta bircok zulumler yapar. Bu vahsete, Kudus'u elinde tutan Franklar katilmazlar bile. Ermeni krali Hethum II, bolgede yasayan Kurtleri katleder ve Gaziantep Camiisini yaktirir. Islam'i bu can cekismeden kurtaran yine Turkler olmustur.

Misir'da egemenligini surduren Memluk Turkleri Mogollari ve Ermenileri yenilgiye ugratip Suriye ve Irak ile birlikte Islam ulkelerini ozgurluklerine kavusturur. Islam Felsefesi tekrar parlamaya baslar. Ibn-i Rusd ve Ibn-i Haldun bu zamanlarda yetismistir. Ibn-i Haldun Memluk Turklerinin actigi universitelerde ders verir. Mukaddima'da Memluk Sisteminin kusursuzlugundan ve felsefeyi kollayisindan sozeder.  Osmanli Imp. bu konuda oncullerini aratmistir ne yazik ki. Bugunku Turk kulturunun Osmanli'nin bir devami oldugunu dusundugumuzde bugunku kulturumuzun ne derece hirsizlik oldugunu da irdelemek gerek. Osmanli
gercekten de kultur hirsizi midir?

15.yy.'i baz alirsak Osmanli'nin Bizans'a ve Ermeni Kralligi'na gore daha geri bir konumda oldugunu soyleyebiliriz. Bizans, Roma'nin mirasini devam ettiregelmis buna Yunan kulturunu de eklemis. Ermeniler, biz Turkler Orta Asya'da at sirtinda kostururken tarih yaziciligi yapiyorlarmis. Mogol-Ermeni isbirligini bugune aktaran da bu tarih yazicilaridir. Osmanli, Istanbul'u kesfederek Bizans Uygarligini devralmistir. Istanbul'un camileri ne Kahire'nin ne de Mekke'nin camilerine benzemez. Birkac yuzyil oncesine kadar cadirda yasayan bir toplumun mimarisinin olamayacagini dusundugumuzde  bu mimarinin kaynagi belli olur. Keza, bugunku Turk Sanat Muziginin Bizans kilise muziklerinin, ilahilerinin devami oldugu Ermeni cevrelerince dile getirilir. Burada gozden kacirilan nokta, bunun bir kulturel hirsizlik degil, kulturel harmanlama oldugudur. Osmanli, bu kulturel mirasi taklit etmeyip, icerisine Islami ogeler eklemistir. Bugunku Turk kulturu, Bizans-Osmanli harmanidir. Bizans takliti degildir. Barbarligin hareket ettirici gucu de budur. Yerlesik kulturun tikandigi yerde barbarlar ona yeni bir hayat verirler kendi ilkel kulturlerini karistirarak. Tukenmis Roma'nin ardindan Bati dunyasina can veren Barbar Germen kavimleridir. Ayni tukenmislige Iran'da son veren Selcuklu Turkleri olmustur, sufist gelenegi canlandirarak. Hersey bir yana, hangi kultur vardir bir digerinden etkilenip kendini yenilemeyen? Bu dogal surec onyargili insanlarin elinde istismar edilmektedir ne yazik ki.

Ceyhun Sunsay

6 Nisan 1998

© COPYRIGHT 1998, TURKIYE NET (www.turkiye.net)

. . . .