'Kazani Kaynatanlar' soylesi kosemizin ilk konugu bircok yonden cok ses getiren 'Istanbul Kanatlarimin Altinda' filminin yonetmeni Mustafa Altioklar. Altioklar ile arkadasimiz Ihsan Goren gorustu.
Bir studyo calismasinda verdigi arada kirmayip kabul etti bizi Sayin Mustafa ALTIOKLAR. Kendisi ile roportajimiz bir saat kadar surdu. Biz roportaji yaparken sanirim ondan cok daha heyecanliydik.
DKBT - Sayin Mustafa ALTIOKLAR, 1996 yilinda Turkiyede bulunup ta sizi tanimayan hemen hemen yok gibi. Istanbul Kanatlarimin Altinda filmi simdilik basyapitiniz. Internete yabanci degilsiniz. Bildigimiz kadariyla kendisine web sayfasi ayrilmis ilk yonetmenimizsiniz. (http://www.escortnet.com) Daha once internette bir roportajinizin yayinlanmadigini ve yapitlarinizin ola ki, bu roportaji okuyacak kisilere henuz ulasmadigini varsayarak, Turkiyede kamuoyunca cok malum konularda da bazi sorularimiz olacak. Umariz defalarca yanitlamak zorunda kaldiginiz bu sorular sizi biktirmaz.
ALTIOKLAR - Tabii ki, biktirmaz.
DKBT - Kac yasindasiniz?
ALTIOKLAR - 38
DKBT - Sinemaciliktan baska bir mesleginiz var mi?
ALTIOKLAR - Tip doktoruyum
DKBT - Uzmanlik alaniniz nedir?
ALTIOKLAR - Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon.
DKBT - Istanbul Kanatlarimin Altinda kac bilet satti?
ALTIOKLAR - 496,000 gibi bir rakam galiba.. 500,000 iste.
DKBT - Sizce kac kisi, birden fazla kez izlemistir?
ALTIOKLAR - Bilemiyorum. Bir oran vermek imkansiz ama cok insanla karsilasiyorum ki iki kere gittim, uc kere gittim diyor.
DKBT - Filmin ticari basarisi oldu. Hemen ardindan sinemaya sermaye koymayi dusunecek kisilerin artacagini umardik. Boyle oldu mu?
ALTIOKLAR - Oluyor. Ben daha filmi cekmeden bir kac yil once Cumhuriyette yayinlanan bir roportajda soylemistim. Sinemanin Turkiyede sektorlesmemis olmasi en buyuk problemdir. Sektorlesebilmesi icinde sinemayi bir yatirim malzemesi olarak goren yapimcilara ihtiyac var. Bunu filmimi yapmadan once soylemistim. Filmden sonra da soyledim, bu kez yanilmiyorsam Milliyetin ekonomi sayfasinda yayinlandi. Film bir yatirimdir, yatirimcilari film sektorune davet ediyorum. Gelsinler para koysunlar. Luks insaat yapar gibi duzeyli, yuksek standartlarda filmler uretilsin. Bunlari ihrac edip cok para kazanabilirler. Gercekten de boyle. Iyi bir film iyi bir yatirim aracidir. Filmi cekip ortaya cikartmaniz 4 ay ortalamasinda tamamlaniyor. Hemen arkasindan para geri donmeye basliyor. Gosterime girdigi ilk haftalar en cok geriye donus oluyor. Sinema sektorunde yatirimin geri donusu, iyi bir film yapilirsa cok cabuk oluyor.
DKBT - Filmin bir bolumu yurtdisindan finansman bulunarak cekilmisti. Yabanci sermayedarlar filmin basarisindan memnun kaldilar mi?
ALTIOKLAR - Tabii. Henuz Ispanyada vizyona girmedi. Bu aylarda girecek. Turkiyedeki vizyon basarisini Ispanyada da bekliyorlar. Onlar minor ortaklar. 1/5 sermaye (US$200,000) koydular. Az para koyup, cok para kazanacaklar. Ispanyada tum sinema ve TV haklari onlarda.
DKBT - Cok olumlu elestiriler aldi, cok ta olumsuz elestiriler aldi. Abartmiyorsam eger, pek iliman bir tepki ile karsilasmadim. Ya cok sevildi, ya cok yerildi. Filminizi savunmak basligi altinda anlamayanlara defalarca anlatmak zorunda kaldiniz. Olumsuz tepkileri, ustunden bu kadar zaman gectikten sonra simdi nasil degerlendiriyorsunuz?
ALTIOKLAR - Daha en bastan beri, hatta soyle soyleyebilirim daha senaryoyu yazdigim gunden beri ben bu elestirilerin nasil olacagini biliyordum, bekliyordum. Uc yil once. Belki de agitative bir yapim var, yani buna Fransizlar, Strasbourgda bir festivalin sonunda yapilan soyleside "Politik Angaje" bir yapiniz var, kimliginiz "Angaje Politik" bir kimlik dediler. Bu, yaptigi isle toplumu soyle bir silkeleyen, silkeledigi icin de karsilik goren ve tartismalar acan sanatci kimligi demek. Gercekten ben bu terimi bilmeksizin bu amaci tasiyordum. Sakin sakin akan bir filmde cat diye giren bir diyalog, cat diye giren bir sahne acik acik bir provakasyondu, cunku ben gercekten bir takim meselelerin dunyada, dunyada ve Turkiyede degismesini istiyorum. Bunu gerceklestirebilmek icin hakikaten silkelemek gerekiyor. Darbe niteligindeki tanimlanmalar yada yapilanmalar daha anlatici oluyor. O yuzden biliyordum elestirileri. Olumlulari hic konusmayalim zaten. Gercekten cok olumlu elestirilerde oldu. Olumsuzlar iki noktada toplandi. Birincisi Ideolojik Olumsuz Tepkiler. Iki kesimden temelde tepki bekliyordum, tam da o iki kesimden geldi. Ilki radikal Islami kesim, digeri de radikal milliyetci kesimden, fasistlerden geldi. Bunlari gercekten bekliyordum. Ideolojik olmayan ikinci grup tepki bazi genc sinema elestirmenlerinden geldi. Bu tepkilerin sonucunda bir baska roportajda ben "Elestirmenler de elestirilebilirler." dedim. "Simdi film ortada ve bu kadar begenilmisken, onlar kendilerini seyirciye begendirsinler" dedim. Mansete cikan bir demec oldu bu. Bir sure sonra Sungur CAPAN bir yazi yazdi. Mehmet ASAR bir yazi yazdi. Soyle diyordu, "Simdi medyanin yumusak karnina yaslanmis olan Mustafa ALTIOKLAR, gelecekte ne olur hep beraber gorecegiz." Acik bir tehdit. "Simdilik arkasinda medya var, bu destek cekildiginde oyacagiz!" anlaminda bir tehditti. Bu cok cirkin birsey. Sungur CAPANda "Biz elestirmeniz. Elestirmenler, elestiriler ama elestirilemezler!" Kestim, koydum bir kenara. Elestirmen psikolojisini cok iyi anlatan tarihi bir kose yazisiydi. Ben bu filmle ilgili sonradan gelisen olaylari derlesem kitap olurdu. Cok spekulatif bir yapi olustu.
DKBT - Filminiz yurtdisinda gosterildi mi?
ALTIOKLAR - Vizyon olarak degil ama gosterimler yapildi. Manheim, Koln, Nurnbergde, Londrada ve Strasbourgda. Simdi de Almanya, Ispanya ve Avusturalyada vizyona giriyor.
DKBT - ABD?
ALTIOKLAR - Tabii gorusmeler yapiliyor ama ne cikacak bilemem.
DKBT - Sinema da basarinin kriterleri nelerdir? Sizin citanizin yuksekligi nedir?
ALTIOKLAR - Benim citam cok yukseklerde degil. Yuksekler dogru cikartmak istiyorum. Sinemada basari iki ayri kategorizasyona sokularak olculuyor. Birincisi gise basarisi yani ticari basari. Digeri ise sanatsal derinlik. Yani filmler sanat filmleri ve ticari filmler diye ikiye ayriliyor. Ben senaryo yazarken bu iki kategorinin ortasinda yeni bir kategori yakalanamaz mi diye yaklasiyorum. Hem ticari basariyi getirsin ama hem de sinemanin sanatsal parametrelerini kullanan bir film olsun. Bunu dusunerek ucuncu yol yakalamaya calistim. Zannediyorum onu da yakaladim. Ticari basarisiyla beraber asla kucumsenecek bir sanat duzeyi de yok filmin. Burada hic mutevazi de olmayacagim.. Bazi cok bilmis elestirmenler bu anlamda filmin sanatsal statndardini yuksek bulmasa da ben ne yaptigimi biliyorum, en azindan. Yakin ve uzak cevremden aldigim tepkiler de ayni yonde. Basari sanatsal yada ticari kaliplarin icinde kalmamali, her ikisini de beraber icermeli, bence. Ve her ikisinin de hakemi zamandir.
DKBT - Gelecekteki projeleriniz nelerdir? Yakin zamanda yeni bir film olacak mi?
ALTIOKLAR - Orhan PAMUKun, Agir Romaninin cekimine baslayacagim yakinda.
DKBT - Agir Romani da defalarca anlatmak zorunda kalirim endiseniz var mi?
ALTIOKLAR - Bir filmi cekmeden once defalarca anlatmayi cok seviyorum. Esime, dostuma, arkadasima yada bir gazeteciye. Yapacagim filmle ilgili orada burada konusmayi cok seviyorum. Cunku ben konusurken o anda bir seyler daha ekliyorum. Hatta o ana kadar dusunulmemis bir sahneyi o an spontan olarak uydurabiliyorum. Dinleyen beni coktan yazmisim zannediyor ama ben o an uydurmus oluyorum. Benim icin film uzerinde konusmak, o film uzerinde calismak anlamina geliyor. Film bittikten sonraki konusmalar ise cok bunaltici gercekten. Ama soyle bir tarafi da var; ISTANBUL KANATLARIMIN ALTINDAda ve bundan sonraki filmlerimde de ben hep bir sorun, insanligin bir sorunu tartisilsin isteginde oldugum icin temel olarak, benim filmi anlatiyor olmam defalarca bu sorunun gundemde kalmasini sagliyor. O sorunu konusanlarin, dinleyenlerin ve cozum arayanlarin, yada benim onerdigim cozumlere ikna olanlarin sayisini arttiriyor. Bu yuzden bunalsam da, bunu bir sanatci misyonu olarak algiliyorum. Manevi bir keyifle yapiyorum.
DKBT - Siyasetle yakindan ilgilendiginizi izliyoruz. Bazen ATV - Siyaset Meydaninda, bazen yazi adamlarinin Agir Ceza durusmalarinda karsimiza cikiyorsunuz. Bir sanatci olarak siyasetle ilgilenmeye utanmiyor musunuz?
ALTIOKLAR - Bir sanatci olarak siyasetle ilgilenilmedigini gormekten utaniyorum. Sanatci arkadaslarimin bir kisminin insanligin sorunlari ile ilgilenmediklerini gordugum icin soyluyorum bunu da.
DKBT - Siyaset Meydaninda uzun sure soz sirasi beklerken neler hissediyor insan?
ALTIOKLAR - Cok bunaltici bir durum oluyor. Hatta soyle bir durumda var. Oradan biri bir sey soyluyor. O an tepki vermeniz gerekiyor. Bagiriyorsunuz sesiniz cikmiyor. Cunku mikrofonlar yakin mesafe icin ayarlanmis. Mikrofon uc kisi otede bir yerdeyse, siz yirtinsaniz bile sesiniz duyulmuyor. Orada soylenmis cok soz vardi. Ben cok araya girmeye calistim, zaten sabirsiz bir adamim. Ama ekranlara yansimamis.
DKBT - Perdede gorunmesinde sakinca olmayan, degerlendirilebilecek bir fiziginiz var. Oyunculugu "Ozunuzu aramak" disinda hic dusunmediniz mi? (Istanbul Kanatlarimin Altinda filminin sadece bir sahnesinde ALTIOKLAR, elinde kandille yuruyen kukuletali, cubbeli bir dervis olarak yurumektedir. Ne ariyorsun burada? sorusuna "Ozumu ariyorum!" diye yanit verir, yurur gider)
ALTIOKLAR - Valla teklifler var. Cok heveslisi degilim. Diger yandan cok yetenekli oldugumu da soyleyemem. Nasil bir duygu istedigimi oyuncuma anlatabiliyorum ama oynayamiyorum. Bak soyle oynayacaksin diye gosteremiyorum. Kutuk gibi bir bedenim var ama iyi anlatabildigimi saniyorum meselemi. O yuzden oyunculugu becerecegimi cok sanmiyorum. Ama israrli teklifler de yok degil.
DKBT - Bir sure BEST FMde her cuma yayinlanan Sinema Sohbetininiz vardi, Levent ERIMle. Su aralar boyle bir calismaniz var mi?
ALTIOKLAR - Subat ayi icinde boyle bir proje soz konusu.
DKBT - Ekrandan bu tur bir teklif geldi mi?
ALTIOKLAR - Hayir. Sinema programi icin ekrandan bir teklif almadim.
DKBT - Yazi yazdiginiz bir gazete yada dergi var mi?
ALTIOKLAR - Hayir, yok.
DKBT - Ne siklikta sinemaya gidiyorsunuz?
ALTIOKLAR - Epeyce sik. Son zamanlarda yogunlugumdan oturu azaldi ama haftada ortalama uc film seyrediyorum.
DKBT - Ulkemiz sinema tarihinde, eger yasamamis olsaydi sinemamiz bugunku seviyesine gelemezdi diyebileceginiz kimseler var mi?
ALTIOKLAR - Yok. Aslinda bugun varilmis olan ust duzey bir seviye soz konusu degil. Ama Turk Sinemasi icin Metin ERKSAN cok onemli bir isim. Ama Metin ERKSANin citayi koydugu yerden geri dusmus durumdayiz su anda.
DKBT - Olumsuz etkilemis, gelismeyi geciktirmis kisiler yada anlayislar var mi?
ALTIOKLAR - Geriye kalanlarin hepsi.
DKBT - Sizce, Fatih Sultan Mehmet Osmanli ordusunun gucunun yetmeyecegini dusundugu icin mi gonderdi Kara Murati Bizansa?
ALTIOKLAR - Bizans ve Kara Murat. Inanilmaz fantaziler bunlar. Tabii butun fantazilere acik olmamiz lazim ama bu artik Cocuklugumuzda Teksas, Tommiks gibi kitaplar vardi. Orada Teksas, Rodi, Avukat Connolly vardi. Onlardan esinlenerek ortaya cikartilmis ama epeyce basmakalip projelerdi onlar. Teksasta Amerikan bagimsizligini Ingilizlere karsi savunan milliyetcilerin silahsoru vardi. Bizdeki Kara Muratta oyle bir tipleme.
DKBT - Kara Murat gibi milli kahraman olmayi ister miydiniz?
ALTIOKLAR - Kara Murat gibi bir kahraman olmayi istemezdim, tabii ki.
DKBT - Siber-dunyada size ait bir sayfaniz olsun ve dunyaya yayilmis yurttaslarimiz ziyaret etsin, sinema agirlikli konularda yazilarinizi okusun ister miydiniz?
ALTIOKLAR - Sadece sinema degil. Yazi yazmayi istiyorum.. Boyle bir istegim var. Ancak disiplinli bir adam degilim. Ornegin gunluk kose yazari asla olamam.
DKBT - Sozgelimi 15 gunde bir yazabilir misiniz?
ALTIOKLAR - Olabilir.
DKBT - O zaman belki de size bir teklif getirebiliriz.
ALTIOKLAR - Memnuniyetle.
DKBT - Bize zamaninizi ayirdiginiz icin cok tesekkur ediyor ve calismalarinizda ustun basarilar diliyoruz.
ALTIOKLAR - Tesekkur ederim.
Biz de hem Mustafa Altioklar'a hem de sevgili Ihsan'a tesekkur ediyoruz. Dunya Kazan Biz Turkler, Turkiye'de ve Dunya'da su buyuk 'Kazan' i kaynatanlari siber-uzaydan sizlere ulastirmayi surdurecek. Bu kosede gormek istediginiz kisiler varsa, lutfen bize bildirin. Sevgilerimizle . . . DKBT
© COPYRIGHT 1997, TURKIYE NET (www.turkiye.net)