Dunya Kazan, Biz Turkler

YURTDISINDA YASAYAN TURKLERIN INTERGISI


Bu sayidaki 'Kepce', Turkiye.net'te Buyutec Kosesini hazirlayan Mehmet Binay. Turkiye.net'te en ozgun ve icerigi en zengin olan bolumlerin basinda geliyor Buyutec Mehmet'e Buyutec, Turk Dunyasi ve diger konularda sorular sorduk, hepsini ictenlikle yanitladi.

Birbucuk saate yaklasan elektronik sohbetimizden en az bizim kadar zevk alacaginizi umuyoruz:

DKBT - Once, 'Kepcemiz' olmayi kabul ettigin icin tesekkurler . . .

M.Binay - Rica ederim. Mumkun oldugunca ustaca kazimaya calisacagim.

DKBT- Baslarken once Turkiye.net'ten bahsetmek istiyorum. Turkiye.net deyince aklinda nasil bir kavram olusuyor?

M.Binay - Birbirinden apayri parcalarin olusturdugu bir ahenk. Ortak yalnizlik!

DKBT - Bu yanliz ahenk ileride bir kalabaliga donusecek mi sence?

M.Binay - Aslinda su anda da bir kalabalik var. Bizler hepimiz, hem TN kuruculari, calisanlari ve fikir uretenleri ayni eksikliklerden yola cikarak basladik bu ise. Uzakta olan ya da ozlemini duydugumuz Turkiye Toplumu. Iste bunu kurmak ve buyutmek icin burada oldugumuza inaniyorum. Kalabalik (sayi olarak) tabii ki yukselecektir. Burasinin bir tur sanal Turkiye'den insanlari mobilize eden, harekete geciren ve Turkiye'ye daha da yakinlastiracak bir yer olduguna inaniyorum.

DKBT - Bu ozlemini duydugumuz Turkiye Toplumu'nun ozellikleri ne olmali sence?

M.Binay - Ilk olarak anlayis; karsilikli anlayis ve Turkiye'nin ve Turkiye Insani'nin cesitliligini degerlendirerek daha iyi bir gelecege yonelis. Kisacasi demokrasi. Tabii ki de kulturumuze tarihimize kritik bir sahip cikis. At gozluklerini attigimiz bir Turkiye ya da Turkiye Toplumu (Internet).

DKBT - Turkiye.Net'teki en ozgun ve icerikli bolum olan Buyutec'i hazirliyorsun. Oradaki giris yazinda Turk dunyasinin potansiyelinden bahsediyorsun. Buyutecin bu potansiyeldeki misyonunu nasil goruyorsun?

M.Binay - Potansiyelin oldugu dogru ama analitik olarak sabirla arastirilmasi gerekiliyor. Insanlarin Turkiye'den, Cin'in iclerine kadar birbirlerinden haberdar olmalari gerek. Gunluk hayatta yasayislarindan, lehce farkliliklarindan, iktisadi sistemlerinden, farkli gelisen tarihlerinden. Ben bu isi Turkiye toplumuna yonelik yapmak istedim.Turkiye'de bu konuda istikrarli bicimde yazan kose yazarlarimiz cok az. Bircogu da medyanin karakterinden (ya da kisisel yetersizliklerden) dolayi.yuzeysel deginmeyi tercih ediyorlar Bu nedenle bildiklerimi, ogrendiklerimi, dusunduklerimi ve hissettiklerimi baskalarina aktarmak istedigim icin yola ciktim. Buyutec bunun icin basladi, ayni nedenle genisleyen bir gorev ve analiz anlayisiyla devam ediyor.

DKBT - Mehmet, sen hem bu konuya hakim birisin hem de Azerbeycan'a bizzat giderek incelemeler yaptin, parti liderleriyle konustun. Turkiye'de son aylarda cokca konusulan, ve bircok kafadan baska seslerin ciktigi iki konu var, bunlar hakkindaki goruslerini ogrenmek isterim. Birincisi Azerbeycan ve Orta Asya petrolleri boru hatlari. Turkiye gelecek icin bu projede ne durumda? Hukumetin soyledigi noktada mi, yoksa baskalarinin soyledigi gibi tren kacti mi?

M.Binay - Edip, ikisi de yanlis. Devlet adamlarimiz hep utopik haberlerle bizlere yanlis bilgiler verdiler, diger taraftan bu konuda yazanlar da tam aksine flas olabilecek haberlerle yuzeysel olur-olmadik elestirilerde, habercilikte bulundular. Turkiye'nin su anda AIOC'de (Azerbaijan International Operating Consortium) payi var. Daha dogrusu TPAO'nun var. Fakat Cecenistan'da savasin bitmesi ve Kuzey Kafkasya'nin da tehlike unsuru olmasi azaldigindan dolayi (ya da azaldigi saniliyor?!) Kuzey hatti yani Rusya'ya giden hatlar daha aktualite kazandi. Azerbaycan petrolu (buyuk bir kismi Baku onundeki off-shore denilen deniz alti rezervlerinde)'nun ilk kismi Rusya'nin Novorosiisk limanindan dunya limanlarina ulasacak. Fakat bu sadece early-oil denilen ilk rezerv. Petrol rezervleri o kadar cok ki (bir kismi halen ortaya cikarilmamis durumda) Rusya hatti bu haliyle tumunu tasiyamayacak durumda. Bunun icin ozellikle daha kisa ve alternatif bir yol bulunmak isteniyor. Akla gelen alternatifler bastan beri Ceyhan - Gurcistan ve bir ihtimal de Iran. Bu sene icinde diger rezervler ve boru hatlari konusunda karara varilacak. Ve Turkiye her halikarda iyi bir alternatif olarak kalmak durumunda. Bunun icin haritaya bakmak yeterli.

DKBT - Bir ikinci konu son gunlerde ozellikle Susurluk sonrasi gundeme geldi. Azerbeycan'daki darbede Turkiye'nin parmagi oldugu soylentileri var, en azindan Turkiye'de bir kisimin. Olay Azerbeycan'dan nasil gozukuyor?

M.Binay - Turkiye'nin parmagi var. Bu herkes tarafindan biliniyor. Eski Sovyet uyesi yeni demokrat Aliyev Elchibey'den sonra oldukca bagimsiz davranan ve ulkesinin tarafsizligini yerlestirmek isteyen bir baskan oldu. Bunda da hak vermiyor degilim. Ama Aliyev'den sonra Turkiye ile olan iliskiler biraz zedelendi. Azerbaycan Turkiye'ye eskiden oldugu gibi gozu kapali evet demez oldu.Azerbaycan'in istikrarli gelecegi icin yanlis degil bu. Fakat Turkiye'den bir derece uzaklasmasina ragmen Aliyev Rusya ile yakinlasmadi. Her uluslararasi unsuru dengede tutmak istedi. Azerbaycan'daki tek sorun demokrasi eksikligidir. Muhalefet zor sartlar altinda calisiyor. Ne yasaklandi ne de hur bir bicimde calisabiliyor. Basin da oyle. Bir de iktisadi siyasette basarisizliklar var. Aliyev ekibi gereken ozellestirilmeleri ve yenilikleri daha gerceklestiremedi. Petrol konusunda da ulkede yeterince yatirim halen gelmis degil.

DKBT -Sen bir donem Amerika'da bir kongre uyesinin yaninda staj yaptin. Sence Amerika'daki politikacilarin calisma yontemleri ve yaklasimlariyla Turkiye'dekilerin arasindaki en carpici fark nedir?

M.Binay - Cok buyuk fark var. Turkiye'de siyasetci bir aileden geliyorum. Su anda ailemde Turkiye'de siyasetci olmasa da eskiden Ankara'dan hatirladigim ve buyuklerimin anlattiklari seyler var; bir de tabii aktuel gelismeleri takip ediyoruz. Amerika'yi kisaca anlatayim, boylelikle Turkiye'nin durumu da ortaya cikar: Washington'da bulundugum surece yaninda calistigimTemsilciler Meclisi Uyesi'nin yaptigi ise tamamen bir business anlayisiyla yaklastigini gordum. Yanlis anlama sakin, is yapmak istediginden degil. Orada hizmet vermeyen iki sene sonra secilmiyor ve Washington'da kalabilmek icin siyasiler dislerini tirnaklarina takarak calismak, geldikleri bolgenin insanlarina hizmet vermek zorunlulugunda kaliyorlar. Bu anlamda profesyonel isleyen bir sirket gibidir Capitol Hill. Onlarca komite kendi ozel konularinda calisiyorlar, raporlar hazirlaniyor, arastirmalar yapiliyor. 15 milyon kitabin bulundugu Kongre Kutuphanesi'nin yaninda 5000 kisilik bir grup sadece siyasetcilere analizler ve raporlar hazirlamak icin calisiyorlar. Amerika'da siyasetciler teknokratlarla birlikte calisiyor. Soyledikleri seyler daha once arastirilmis ve uzerinde uzman kisiler tarafindan calisilmis konular. Turkiye ile farki iste kisaca bu. Kongre'nin isleyisinin ayrintilarina girersek binlerce sayfalik bir kitap yazabiliriz. Cok komplike bir sistem.

DKBT - Aradaki fark bu kadar ciplak ortaya kondugunda insan ister istemez soruyor: Turkiye'de secmenin bilinclenmesi ve siyasileri bu tur bir calisma ortamina itmeleri icin ne gerekir?

M.Binay - Ilk olarak yeni nesilin siyasete girmesi gerek. Korkmadan ve inandiklari seyleri gerceklestirmeye sonuna kadar kararli olarak. Ve bizlerin de dogru haber vererek ve toplumumuzu aydinlatmak icin calismamiz gerek. Bir cesit siyasi bilinci ve sorumlulugu insanlarimiza asilamamiz gerek. Toplum merak etmeli, cevap istemeli. Ve cevap istedigini yine dogru yontemlerle kendisini yoneten siyasetcilere bildirmeli.

DKBT - Son zamanlarda, ozellikle Susurluk'tan sonraTurkiye'de bir kipirdanma var. Son analiz yazinda 'it urur, kervan yurur' sozunden hareketle bu kervan 21.yuzyilda ne kadar yurur? diye soruyorsun . Bu kervan daha ne kadar yuruyecek? Moda deyisle sorayim: Kamyondan sonra Turkiye'de hicbirsey eskisi gibi olmayacak mi?

M.Binay - Ben bu alistigimiz atasozune artik alismayalim diyorum. Itin urumesine ve bu kervanin da boyle yurumesine demokrasi kurallari icinde karsi cikalim diyorum. Ben yakinda yilbasi ozel sayimi yayinliyorum. Orada Turkiye'yi degerlendirdigim yazimda; Turkiye'nin bu son sene icinde kah secim sonrasi yasanan kaosta, kah Cezayir'de kah da Susurluk'ta kendisiyle yeniden karsilastigini, siyasetcisini, burokratini, emniyetini saglayanlari, Dogusunu ve Batisini yeniden tanidigini soyluyorum. Bence bu tokatlar serisi Turk insanini uyandirmaya ve bilinclendirmeye yetmeli. Ben sahsen bu olanlarin yeni bir donem baslatmasi icin yeterli oldugunu dusunuyorum.

DKBT - Yine Turk Dunyasi baglantili bir soruyla siyaset ve politika bolumunu kapatalim istiyorum. Turkiye'nin bugunku siyasi kadrosu ve icinde bulundugu durumda, Adriyatikten CIn Seddine bir Turk Dunyasindan sozetmek ne kadar gercekci? Turkiye bu dunyanin koordinasyonunu yapma gorevini gerceklestirebilecek mi?

M.Binay - Adriyatik'ten, Cin Seddi'ne bir Turk Dunyasi'ndansoz etmek hem mumkun hem de degil. Kisaca ozetleyeyim: Makedonya'da yasayan bir Turk dusun, Rumeli aksanli konusur. Bir taraftan Cin'in icinde yasayan bir Uygur'u dusun: Ikisinin birbirini bir iki gun sonra anlamalari hic de zor degil. Ilk baslarda degisik aksan ve soz haznesi zorluklar yaratabilir. Fakat binlerce yildan sonra halen akrabalik kalmis. Yani bir turlu kulturel ya da etnik baglanti var. Fakat yasayis tarzlari degismis. Birisi Avrupali olmus, digeri hayatta yukselebilmek icin Cince ogretim yapan okullara gidip Cince buyumek zorunda. Ama kimligi halen icinde sakli. Adriyatik'ten, Cin Seddi'ne karsilastigim tum Turk topluluklarinda ayniortak seyi gordum. Azerbaycan'a gittigimde kendimi daha once gordugum Bulgaristan'da zannettim. Tipik Rus binalari, fakirlik, cevre kirliligi. Ama dostum Ilham'in evine gittigimde kendimi evimde hissettim. Misafirperverlikleri, dostane yaklasimlari... Insanlarin kalpleri bir olabiliyor. Bu iste cok onemli Bu yakinligi bir de iktisadi ve siyasi isbirligi ile birlestirebilirsek gercekten Adriyatik'ten CIn Seddi'ne kadar Turk Dunyasi var. Ama ilk olarak bireyler olarak bu ise girismemiz lazim. Ben devletlerde maalesef umdugum cabayi ve ilgiyi gormuyorum. Fakat yeni jenerasyon eger bilinclendirilirse bu isi basarabilir.

DKBT - Sanirim Turkiye.net ve Buyutec bu konuda cok onemli bir gorevi yerine getirecek.

M.Binay - Bunun icin calisiyoruz. Umarim zamanla daha da iyi sonuclar elde edecegiz. Ben umutlu bir insanim.

DKBT - Mehmet, su anda hangi kitabi okuyorsun?

M.Binay - Ukalalik yapmis olmayayim ama ben bir kitap okumam. Surekli ayni anda birkac kitap okumayi tercih ediyorum. En favori kitaplarimi soyleyeyim: Daniel Goleman - Emotional Intelligence Manaf Suleymanov - Esitdiklerim, oxuduglarim, gorduklerim (1900 baslarinin Baku'sunu anlatiyor).

DKBT - Ya muzik? Su siralar en severek hangi album ve sanatcilari dinliyorsun?

M.Binay - Verdi'nin Otello'sunu (Carreras soyluyor), Fahir Atakoglu'nun yeni albumunu ve Rahmaninoff'un ikinci piyano koncertosunu.

DKBT - Bir de senin balikadamligin var. Vakit bulabiliyor musun bu merakina?

M.Binay - Bu yaz maalesef hic dalamadim. Fakat duslerimde bol bol Ege'nin derinliklerinde daliyorum.

DKBT - Son olarak tanitim sayfanda su anki ruh halini 'aceleci' olarak tanimliyorsun? Neleri yapmak icin acele ediyorsun?

M.Binay - Bir isi planlarim, her ayrintisi hazirdir; yazacaklarim, soyleyeceklerim, vs. Ve o ise basladigimda artik bir yeni seyi planlamaya baslarim. Distan gorundugumde cok sakin bir insanim ama icimde her an bir kipirti bir telas vardir.

DKBT - Sevgili Mehmet Binay, sana cok tesekkurler, calismalarinda basarilar.

M.Binay - Ben tesekkur ederim.

Bir dahaki sayimizda bambaska bir Kepce ve bambaska konularla yine birlikte olacagiz.

Sevgiler . . . Edip

 


© COPYRIGHT 1997, TURKIYE NET (www.turkiye.net)


Kapaga Geri Dön