| MEHMET:
Merhaba Sukriye. Turkiye Nete vakit
ayirdigin icin cok tesekkurler. Su anda
yaptigimiz teyp kayidi sayesinde Turkiyeden
goc etmis ve dunyaya yayilmis binlerce Turk
insanina ulasacak. Bunun yaninda da her gecen gun
artan Turkiye icinden baglantilarimiz ile
Turkiyede de binlerce internet
kullanicisina ulasacagiz. SÜKRiYE:
Benim icin de bu denli genis bir kitleye ulasiyor
olmak cok heyecanli bir sey.
MEHMET:
Dunyanin farkli ulkelerine beyin gocu yapmis
insanlarimiz var ve aralarinda baglanti
eksiklikleri var. Ve hepsi de az ya da cok vatan
hasreti ile yasiyorlar Turkiyeden uzakta.
Bu sozunu ettigim insanlarimiz icin de muzik cok
birlestirici bir unsur tum insanlik icin oldugu
gibi. Bu manada seni Turkiye Netde gormek
bizler icin cok sevindirici. Ozellikle de halk
ezgilerine pop muziginin bu denli baskin olmaya
basladigi bir donemde onem vermen cok etkileyici.
SÜKRiYE:
Senin de bana vakit ayirman benim icin onur
verici.
MEHMET:
Istersen bize oncelikle kendini tanit.
Cocuklugundan itibaren muzik senin icin ne ifade
ediyordu?
SÜKRiYE:
Ben, 1965 dogumluyum. Hayatimin 13 senesini, yani
iki yasimdan 15 yasima kadar cesitli yetistirme
yurtlarinda yatili okudum. Ve orada bircok seyden
yoksun buyuyorsunuz. Anne, baba yok, gerekli
sevkat yok. Orada muzige sarildim, hep muzikle
beraberdim. Enstruman calmaya baslamistim,
melodika caliyordum ve surekli sarkilar
soyluyordum. Mutsuz olan o ortami yumusatmak
icin, mutsuz cocuklari guldurebilmek icin sarkici
taklitleri, o zaman moda olan cizgi film
taklitleri ile basladim sanat hayatina. Orada bir
televizyon odamiz vardi, orada beni cikartir,
sarki soyletirlerdi. Insanlari guldurmek,
sevindirmek hosuma gidiyordu. Aslinda en basta
tiyatrocu olmayi dusunuyordum. Ama daha sonradan
kosullar beni muzik yapmaya dogru yonlendirdi.
MEHMET:
Muzik egitimi aldin sanirim.
SÜKRiYE:
Orta okul-liseyi bitirdikten sonra once iktisat
okumaya basladim, baktim ki olacak gibi degil.
Aklim hep sanattaydi. Ayrica resim de yapiyordum.
Ama muzigi sectim, daha dogrusu ilk olarak
tiyatro bolumunun sinavina girdim. Orada bana san
bolumune daha yatkin oldugumu soylediler. Tiyatro
yapmak istersen, zaten opera bolumunde de tiyatro
var, hem sesini kullanirsin hem de tiyatro
yapabilirsin dediler. Bana da mantikli geldi
soylenenler. Operayi da seviyordum. Opera
bolumune girdim fakat daha sonra kendimi operaya,
aryalara uzak hissettigimi gordum. Cunku turku
soyledigimde daha mutlu oluyordum.
MEHMET:
Aryalar sana demek yabanciydi?!
SÜKRiYE:
Evet aryalar bana yabanci geliyordu. Hissederek
soylemek gerekir herseyi. Turku soyledigimde daha
duygulu, daha icten soyluyordum. Sesim de daha
guzel oluyordu. Operada ise belirli kurallar var,
onlara uymaya calisirken duygusalligimi
kaybediyordum.
Konservatuarda
alti sene okudum. Amerikali bir hoca ile calistim
ve en verimli konservatuar donemim o zaman oldu.
Onunla birlikte turku calistik, ki konservatuarda
turku ve caz soylemek yasaktir. O bana cok seyler
katti, cunku yurt disina gittiginde konserlerinde
turku ve Anadolu ezgilerini de katiyordu. Ben de
cok memnun oluyordum biraz da olsa inandigim
birseyin otorite olmus bir kimse tarafindan kabul
gormesi dolayisi ile.
MEHMET:
Teknik egitimini okulda aldiktan sonra demek ki
icinden yureginden gelen ezgileri o egitimle
beraber sozlemeye basladin. Zaten ben CDni
dinlerken de teknik altyapinin mukemmelligini
fark etmistim bu eksik muzik kulagimla da olsa.
Sen sesini istedigin gibi kullanabiliyorsun ama
ezgiler alistigimiz guzel Anadolu ezgileri. Bu
sanirim Turk Halk Muziginde yeni denenmeye
baslanmis bir sentez. CDnde Kirim
Turklerinden, Azerbaycandan,
Turkmenistandan besteler var.
SÜKRiYE:
Simdi soyle birsey var Mehmet; Turkiyede
turku okurken alisilmis bir stil var. Eline
baglamayi alirsin ve soylemeye baslarsin. Hem
turkuculerin sesleri birbirine benzer hem de
turkulerin alt yapisi da. Bir memur zihniyeti var
bircok seyde oldugu gibi.
MEHMET: Ve
bu da aslinda Turk Halk Muziginin renksiz
oldugu izlenimini veriyor genc insanlara.
SÜKRiYE:
Genc insanlardan bir yana orta yasta insanlar
bile sevmiyorlar turkuyu. Cunku insanoglu
gelismekte, e ister istemez insanoglunun muzik
kulagi da gelisiyor. Farkli sesler duymak
istiyoruz. Turkuyu sadece baglamayla degil de
daha farkli enstrumanlarla zenginlestirilmis
olarak sunmak turkuyu halkimiza daha cok
sevdirecektir. Ve su andaki ornekler de bunu
dogruluyor. Yavuz Bingol, Aysegul, bu
sanatcilarin hepsi ezgilerimizi yepyeni
tekniklerle sunma cabasindalar. Ornegin Erkan
Ogurun Eskiya albumunde Firat Turkusu var.
Ne kadar farkli bir yorum ne kadar cagdas bir
calisma ortaya cikmis.
MEHMET:
Bir de benim izledigim kadariyla son senelerde
diger Turk devletlerindeki sanatcilarin
bestelerinden de faydalanildi. Levent
Yukselin Zalim'i, Nuket Duru'nun Taskentli
genc sanatci Ulduz Usmanova'nin bestlerini
degerlendirmesi... Bakarsan aslinda yine de milli
benlige ya da benliklere, etnik kimliklere donus
var muzikte de. Ve bu da cok guzel urunler
veriyor. Butun bunlara ragmen kendini profesyonel
olarak yanliz mi hissediyorsun?
SÜKRiYE:
Evet, aslinda yine de oyle. Belki simdi
soracaksin kaset cikarmak nereden cikti diye, ben
cevap vereyim hemen; bu dusuncelerimi aslinda
seneler once plakcilara actim ve kaset yapmak
istedigimi ama halk ezgileri soylemek istedigimi
bildirdim. Farkli bir altyapi ile cagdas bir
stilde soylemek istedigimi, yenilikler
getirebilecegimi soyledim. Yok efendim, pop moda,
pop yaparsan seni destekleriz diye tepki aldim.
Bircok firmadan ayni tepkiyi aldim. Sonunda
EMI-Kent firmasi beni destekledi. Hala da
gercekten cok yardimci oluyorlar. Bu
isbirliginden gayet sicak bir calisma cikti
ortaya.
MEHMET:
ismi nedir?
SÜKRiYE:
"Sevin Gayri". Turkuleri ve insanlari sevin
gayri!, diyorum. Insanlarimizin turkuleri
sevmelerini istiyorum. Cunku turkulerde cok guzel
duygular var. Sicak, ...
MEHMET:
insan sevgisi var herseyden once, degil mi?
SÜKRiYE:
Evet, kesinlikle. Ve insan iliskilerine de cok
guzel etkiler yapacagina inaniyorum. Gunumuzde
insanlar hepten batililasma sevdasiyla kendileri
gun gectikce daha da unutuyorlar. Bu sanirim
tehlikeli bir gelisme. iste bu manada turkulerin
buyuk rolu olabilir, diyorum. Kendi kulturumuze
sahip cikmaliyiz.
MEHMET:
Sukriye, son senelerde Bati muzigi ile Turk
ezgilerini birlestirmeye calisanlar da oldu. Bu
calismalari nasil goruyorsun?
SÜKRiYE:
Bunlari da biraz tiraj kaygisi olarak goruyorum.
Aslinda biz Turk milleti olarak Dogu seslerine
alisigiz. Biz o seslerle, ezgilerle buyuduk,
heryerde onlarla yasiyoruz. Ve tiraj kaygisi,
mumkun oldugunca fazla kaset satmak isteyenlerde
Dogu-Bati sentezi yapalim diye yola cikiyorlar.
Aslinda kendilerine gore basarili da oluyorlar.
MEHMET:
Simdi seni dinlerken Sezen Aksu'nun "Isik
Dogudan Yukselir" isimli albumu aklima
geldi. Bu verdigin ornekler acisindan degil de,
kendi ezgilerimizi o zengin orkestralarla
yorumlamasi, senfonik sesleri katmasi tum
calismaya. Belki cok satmadi bile bu calisma.
SÜKRiYE:
Evet, ben de cok begeniyorum. Ama insanlar
genelde Sezen Aksu'nun insani aglatip, bayilttigi
eserlerini daha cok begeniyorlar. Bu calismasi
cok guzeldi ama maalesef yeterince tanitilamadi.
O esere cok az insan sahip cikti.
MEHMET:
istersen senin albumunu tanitalim biraz.
Albumunde birbirinden farkli halk ezgileri var.
Repertuari sen mi belirledin. Nasil ortaya cikti
bu album?
SÜKRiYE:
Ezgilerin tumunu ben sectim. Senelerdir severek
soyledigim ve bilip de soylemedigim turkulerden
secmeler hazirladim. Aslinda bunca guzel eser
arasindan sadece bir avuc olanini secmek cok da
zor oldu. iki tanesi haric turkulerin tumu
anonim. Mesela "Yanik Omer" var. O,
Sadettin Kaynak'in sozu ve muzigi. Onun disinda
"Daglara Cikma Karadeniz" var, onun da
sozleri Nazim Hikmet'in, muzigi Mesut Cemil
Bey'in. Tum eserleri de cok severek soyledim.
"Yanik
Omer"i alirken Turkiye'nin siyasi yapisini
da gozonunde bulundurarak biraz da Ataturkcu
yanimi one cikarmak istedim. "Yanik
Omer" Ataturk'un en sevdigi turkulerden
biriymis.
MEHMET:
Bir de bu turkude Kurtulus Savasi'nda ne kadar
zor sartlarda bu topraklarin alindigi
anlatiliyor. Milyonlarca Anadolu insaninin
cektigi acilar, zorluklar on planda.
SÜKRiYE:
Bu nedenle zaten Yanik Omer'i soylemek istedim.
ikinci video klip olarak da onu dusunuyoruz.
MEHMET:
Klip calismalarin var degil mi? Bundan bahseder
misin?
SÜKRiYE:
Birinci klip olarak Sevin Gayri'yi cektik. Albume
ismini veren turkuydu bu. Sevin Gayri turkusu
Turkmen kokenlidir. Cok guzel, sade bir klip
oldu. Ve cesitli televizyonlarda yayinlandi.
MEHMET:
Evet aslinda bu klibi internet'e gecirmeyi
dusunebiliriz. Bundan sonra birlikte bu tur
calismalara girebiliriz tabii.
Senin bir
de Turk muzigini dunyaya tanitma istegin var.
Nasil gerceklestirmeyi dusunuyorsun bunu?
SÜKRiYE:
Yurtdisinda muzik dukkanlarina gittiginde
Turkiye'ye ait cok az sey bulabiliyorsun. Hatta
bircok zaman da Turk muzigi diye Arap muzigi
buluyorsun. Kendi muzigimize ait birseylerin
dunyaya tanitilmasini istiyorum. Bugun Nusrat
Fatih Ali Khan dunyaya seslenmis bir Pakistanli,
neden bizden boyle bir sanatci dunyaya
tanitilmiyor? O kadar zengin ki Anadolu. Kulturel
zenginliklerimizi dunyaya tanitmaliyiz.
Bir
baska ornek de Peter Gabriel'in Realworld isimli
calismalari. Her ulkeden muzikcileri albumlerine
konuk ediyor, onlarin kendi calismalarini
yapmalarini sagliyor.
MEHMET:
Kudsi Erguner, ney sanatcimiz, sanirim bu
calismalara sIk sIk katiliyor.
SÜKRiYE:
Ancak Kudsi Erguner de sadece Ney'i ile konuk
oldu. Simdiye kadar san ya da Turku soyleyen bir
sanatcimiz, yorumcumuz katilmadi bu ekibe. Neden
olmasin? Sezen Aksu bir albumunde yasli bir
Karadenizli kadinin sesini parcasinin girisine
aldi. Ve cok evrensel bir sesti o. Ben bu yolda
ilerlemeye kararliyim. Ancak destek olacak
insanlara, cevrelere de ihtiyac var. Bu tip isler
buyuk organizasyonlarla basarilabiliyor. Belki
dunya capinda bu baglantilarin kurulmalari icin
Internet bize yardimci olabilir.
MEHMET: O
zaman bizim ikinci calismamiz seninle bu
sayfalardan orneklerini sundugumuz ezgilerin bir
turlu Realworld'e ulasmasini saglamak. Ne dersin
buna?
SÜKRiYE:
Evet bu cok etkili olur gibime geliyor.
Ezgilerimizin guzelliginden ben eminim. Bu denli
renkli bir vatan olan Anadolu'dan tum dunyaya
yetecek kadar guzellik cikar.
MEHMET:
Peki Sukriye hayatta en cok yapmak istedigin sey
nedir?
SÜKRiYE:
Benim en buyuk hayalim kendini kanitlamis ve
dunyaya malolmus muzisyenlerle birlikte calismak
ve ezgilerimizi, muzik kulturumuzu dunyaya
tanitmak. Benim en buyuk idealim bu.
MEHMET:
Peki su anda ne dinliyorsun?
SÜKRiYE:
Kendi muzigim disinda surekli olarak dunya
muzigi, etnik muzik dinliyorum. Su anda
Azerbaycanlu bir grubun calismalarini dinliyorum.
Rock muzik yapan bir Azeri grup bu. Yeterince
sokaklarda Turk pop caliyor zaten. Onun icin
kendi kendime kaldigimda farkli ezgileri
kesfetmeye calisiyorum. Muammer Ketencioglu cok
yakin arkadasim, onun CD'lerinden yararlaniyorum.
O buyuk bir muzisyen ve cok sIk yurtdisi
seyahatleri oluyor. Onun getirdigi kayitlari
inceliyorum. Elimden geldigince kendimi
gelistirmeye calisiyorum. Kendi sesimi
gelistirecek seslerin egzersizini yapiyorum.
MEHMET:
Peki Sukriye son olarak buradan yurtdisindaki
Turklere vermek istedigin bir mesaj varsa onu
iletelim.
SÜKRiYE:
Insanlara soyleyecegim iki tane sey var. Bu tum
insanlik icin gecerli.
"Sevin
Gayri" diyorum. Zaten albumumun ismi de o.
Insanlar birbirini sevsin, kavga olmasin, baris
olsun. Bu uc gunluk dunyada insanlarin birbirine
dusman olmasi, arkalarindan konusmalari, kotu
hesaplar pesinde olmasi gereksiz aslinda. Cok
kisa bir zaman yasiyoruz. Ne zaman olecegimiz hic
belli degil! Hayat bir pamuk ipligine bagli.
Sevmek herseyin baslangici olabilir. Benim
istedigim bu.
MEHMET:
Sukriye bize zaman ayirdigin icin sonsuz
tesekkurler. Seni bundan sonra da sIk sIk Turkiye Net'e
konuk etmek istiyoruz. En azindan yaptigin bu
guzel calismalardan haberimiz olsun. Senin gibi
kultur elcilerine cok ihtiyacimiz var. Sag ol,
var ol!
SÜKRiYE:
Ben tesekkur ediyorum.
***
|