Z A H I R ve Z A H I R

 

 

--
Nasil sevdim sizi. Teninize dokunmaya usul usul alistim.
Denizlerden yosunlar topladik kendimize. Saralim icin yesil yesil
gozlerinize ahenk. Omrum var, biliyorum, sizi tekrar gormeye.
Radyolar dinliyorum ki o zaman gecsin sizi beklerken. Cok renkli
dusler goruyorum hani o sizi korkutan, dupeduz gupegunduz alninizda
yazili.

Elleriniz var miydi?

Caddelere iskemleler atip oturan insanlar dunden beridir aynalarla yankili odalarina gomulduler. Susun. Icimde bir su samuru dolasiyor. Islanmis yumusak tuyleri cigerime surtunuyor. Agzimdan disariya baktiginda aynada goruyorum gozlerini. Hemen icime kacip kayboluyor.

Isiga tutulmus yuzunuzde cirkin sayilabilecek burnunuzu gordum. Yetmisyedi model taksinin yuvarlak farlarinin onunde sevisiyorduk. Catlamis yeryuzunun kahverengi yariklarina girdi parmaklarim. Tirnaklarimin arasina kayalar girdi, barajlar acildi. Farlarin uzayip gittigi ve kayboldugu yola bakakalmistik.
Ciplak ayaklariniz sabah yagan yagmurun doldurdugu olukta camurla oynasiyordu. Ustunuzde tarih oncesi zamanlarin affedilir vahsiligi vardi ve bir bacaginiz bilincsizce kasiliyordu. Ayak parmaklarinizla camuru desiyor, oyuyor, ve daha derine, arzin merkezine gitmek istiyordunuz sanki. Sonra kolunuzu arkaya atip, bir tutam ota sarildiniz parmaklarinizla,
gozleriniz hala gozlerimde. Koltuk altiniz, bilinmez, tuhaf, gidilemez gezegenlerin yuzeyinden resimler gonderiyordu sanki yeryuzune. O yumusak dokuya serilip uzanmak istedim. Omuz baslarinizla vurdunuz beni, vurdunuz oldurdunuz beni. Icinizdeyken su samuru ve cikarken disari, gozlerinize bakip dalmayi, ah, o kadar ozledim.
Kadinlar arasinda gizli gecitler yarattim. Kapilar aciyorum, kapilar
kapatiyorum. Adimimi atiyorum. Kayboluyorum. Tirnak cilanizin renginden
tutun da, kokunuza, bileklerinize ve ensenizin saclarla ortulu
sehvetine degin herseyi unuttum. Hepsini ariyorum hepinizde.
Affedin beni. Gizli gecitlerimi mazur gorun. Herseyinizi unuttum. Sizi boyle seviyorum.
Her kadinin saci sizin kokunuzla kavruluyor. Her farkli renkte sizin
gulumsemenizi goruyorum. Dislerinizin agziniza sigmadigi o gece renkli barlarda,
mavi kayiklarin sallandigi denize acilan pencerenin onunde, iki kolunuzun
dirseklerini masaya dayayip ellerinizi kavusturup basiniza destek yaptiginiz
ve hani gulumsediginiz ve mutlu oldugunuz anlarda, sizi animsiyorum ama, lutfen
kizmayin, sizi unutuyorum.

 

Nasil sevdiysem sizi, hepinizi unutmak istiyorum. Kadinlar arasinda ...

Saadet Ersin
1 Ekim 1971
---------

Saadet Ersin'in mektuplarindan biri. Yanildik mi hepimiz? "Marmara" dergisinde Cuneyt Bayar
ismiyle cikan yazinin harf harf kopyasi olan yukardaki mektup beni once ofkelendirdi. Sonra
kocaman bir kahkaha attim. Saadet Ersin yasiyordu. Ama hangi adla yasiyordu?
Haftaya Saadet Ersin'i ya da Cuneyt Bayar'i, ya da ikisini birden konuk etmeye devam edecegiz
ve her ikisinin parantezinde kadinlarin yaratici gucunu inceleyecegiz.


Zahir
4 Ocak, 1998

Eski Edebiyat Sohbetleri

© COPYRIGHT 1998, TURKIYE NET (www.turkiye.net)