|
|
|
AVRUPA'DA KIMLIGINI ARAYAN TURK IMAJI 26 Mayis 1998, Viyana Avrupa'daki Turkiye ve Turk fobisi, onyargisi hepimizce cok iyi bilinmekte. Bu onyargilarin altinda yatan gerekcelerin dogru ya da yanlis oldugu konusunda uzun tartismalar yapilabilir ve bu tartismalarin sonucunda da ortak bir kaniya varmak oldukca zordur. Analitik bir dusunce ile gundemdeki Turk fobisini incelemeye basladigimiz zaman, aslinda bu konuda tek suclunun Avrupa insani olmadigini gorebiliriz. Arabesk ve taciz..." Her ne kadar bir Turk vatandasi olsam da, pek cok zaman kendimi bir Avrupalinin yerine koyup objektif olarak onumde duran goruntuye baktigimda, yillar yili suregelen onyargilarin cok da yersiz olmadigini goruyorum. Daha dogrusu bizim onyargi" dedigimiz seyin aslinda sozluk anlamindaki onyargi olmadigina tanik oluyorum. Olayi soyle dusunelim: Biz insanlar oyle bir yerde yasiyor olalim ki bu yerde gordugumuz tum kediler kuyruksuz ve hircin olsun. Onumuzde duran kedi portresi bu oldugu icin, gelecekte kedi ile ilgili bir sey dusunurken aklimiza gelecek ilk sey kuyruksuz ve hircin kediler olacaktir. Hircin olduklari icin de bu kedilerden uzak durmaya calisacagizdir. Ayni durum Avrupa insanin Turk insanina bakis acisi icin de gecerli iste. Surekli gordukleri Turk portresi, cogu zaman hepimizin Istanbul sokaklarinda dolanirken gorup de arkasindan bin turlu laf ettigimiz Turk insani aslinda. Bizim yanlis yaptigimiz nokta, savunma mekanizmalarimizi calistirmadan once sakince dusunmeyisimiz. Aslinda, bizim insanimiz, bagrimiza basalim" dedigimiz Avrupada yasayan bir kisim Turk insani (hepsi degil), hic de bagrimiza basmayi dusunmeyecegimiz turden insanlar. Ama eger sirf Turk insanidir, ne yapsa yeridir" metalitesiyle hareket edeceksek o zaman bu tip bir tartismayi yapmanin hic anlami yok demektir. Eger ki surekli huzurun, hosgorunun yasandigi bir Avrupa ulkesinde sokak kavgalarini cikaranlar, yasak levhalariyla dolu alanlarda mangal yakip Belgrad Ormaninda yapilan cizgili pijamayla raki alemini tekrarlayanlar, insanlarin dinlenmek icin geldigi halka acik mekanlarda yuksek volumle arabesk muzik dinleyip taciz edici bakislarla genc kizlari izleyenler hep Turkler ise, hem igneyi hem de cuvaldizi kendimize batirmanin vakti gelmis demektir. (Bu siralamis olduklarim bizzat tanik oldugum olaylardir) Korelen onyargilar, Turk fobisi..."Avrupa insanindaki o koyu irkci, milliyetci karakter, arkadan gelen yeni kusakla birlikte yavas yavas koreliyor ama bunun yaninda bazi dusunceler, onyargilar da kusaktan kusaga aktariliyor. Avrupa insaninin, icinde ozellikle Turklere karsi bir kin besledigini iddia etmek, artik bu devirde gecerli bir bahane olmaktan uzaklasiyor. Kemiklestigini iddia ettigimiz Turk fobisi, aslinda sadece sosyal yasamin gereklerini bilmeyenlere ve surekli olarak toplum huzurunu bozanlara karsi, huzuru bozulan insanlarin gosterdigi tepki. Yani Turklere duyulan ofke, kin", karsidaki kisinin bir Turk olmasindan degil, daha cok toplumsal kurallara uymamakta direnenlerin Turkler olmasindan kaynaklaniyor. Bu durumda kurunun yaninda yas da yaniyor. Avrupa Turku sevecek..."Artik sembollesmis bazi resimler var Avrupa insaninin kafasinda. Turk" dendigi zaman ya biyikli, yumurta topuk ayakkabili bir erkek ya da tesetturlu bir kadin profili ciziliyor. Bu konuda en canli orneklerden birini, bir kac gun once yolda yururken gordum. Viyananin daha once hic gitmedigim bir bolgesine gitmem gerekti. Kaldirimda yuruken, yolun karsi tarafinda bir anaokulu gordum. Dis duvarlarina, dunya uzerindeki degisik milletleri sembolize eden insan figurleri cizilmis, ellerine vatandasi olduklari ulkelerin bayraklari tutusturulmus ve hepsi de, son derece ici bos bir sekilde pazarlanmaya calisilan hepimiz kardesiz" mesajina uydurulmak amaciyla elele resmedilmisti. Icgudusel bir eylem olarak gozlerim hemen ay yildizli bayragi tutan insanin resmini aradi, sonunda zor da olsa buldum. Dogrusunu soylemek gerekirse, o duvarda Turkiyeye de yer ayirmakla buyuk bir lutufta" bulunmuslardi. Duvarin bittigi yerde, en kenarda, oldukca sallapati cizilmis bir kadin figuruydu gordugum. Isin enteresan ve bir o kadar da tanidik tarafi ise bu kadin figurunun turbanli resmedilmis olmasiydi. Semboller artik yerlesmis durumda gunluk hayata. Bunlari bir cirpida silmeye kalkismak hayalperestlik olur ancak bu herkesin elini kolunu baglayip oturmasina da gerekce olamaz. Belirtilmesi gereken bir nokta var ki o da Avrupa insaninin Turkleri entellektuel kimliklerine gore muhtelif kategorilere ayirmasi ve yeri geldiginde de saygi gostermeyi, ovmeyi bilmesi. Bugune kadar pek cok kereler, Avusturyali yada Alman genclerle sohbet ederken bana ya da diger Turk arkadaslarima Siz hic de bizim gormeye alistigimiz Turklere benzemiyorsunuz..." dediklerine tanik oldum. Cok defalar yaptigimiz ortak calismalarda ustesinden gelinen sorunlarin ardindan, bizlere gosterdigimiz etkinliklerden dolayi Meister" (usta) dediler. Yani olay hic de Turkiyede abartildigi kadar dramatik ve ulkeler bazinda genellenebilecek kadar basit degil. Elbette bu noktada, asiri irkci orgutler ya da Neo Nazi saldirilari gibi politik nedenlerden cok psikolojik sorunlardan kaynaklanan bir takim ekstrem ornegi kenara ayiriyorum. Ben oyle saniyorum ki, Turk insani su meshur Avrupa Turkleri sevmiyor" kasedine fazla takilmis durumda. Avrupa Turkleri sevecek aslinda ama Turk insani buna bir turlu ortam hazirlamiyor. Elbette bu ortam hazirla(ya)mamanin ardinda yatan temel nedenler egitimsizlik, yasanan adaptasyon sorunlari ve ekonomik yetersizlikler. Her gun televizyonlarda izledigimiz, haberlerde dinledigimiz politik platformlarda yasanan uluslararasi gerginlikler ve restlesmeler bir yerde, halkin yanlis fikirler olusturmasina zemin hazirliyor. Siyasi tutumlar, hicbir zaman bireylerin tutumlariyla birebir ortusmez. Gozonunde olan olaylar, gozonunde olmalarindan dolayi saptirmak amacli olabilirler. Avrupa Birligine adayligimizin geri cevrilmesi, kesinlikle hic bir sekilde tum Avrupanin Turklerden nefret ettigine dair bir fikir gelistirmemize gerekce olmamalidir. Unutulmamalidir ki yillar yili Turkleri hor gormekle sucladigimiz Avrupaya, bu kozu verenler yine Turklerdir. Yazimin sonuna bu paragrafi eklemekte ozellikle fayda goruyorum...Tum yukarida anlatilanlar, kesinlikle bir soyal sinifin daha alt seviyelerdeki sosyal sinifi kucumsemesi seklinde anlasilmamalidir. Hassas bir konu oldugu icin kendimizi cogu zaman hislerimize kaptirmaktan ve koru korune milliyetcilik yapmaktan alikoymakta zorlanabiliriz. Aciklik getirmeye calistigim konu, kroniklesmis bir Turkiye gercegi olan egitim sorununun , birbirinden kopuk sosyal siniflarin olusumuna neden oldugu ve bu siniflar arasindaki kulturel tutarsizliklarin, yurtdisinda, ozellikle de Avrupada birbirinden uzak Turk insani profillerinin" cizilmesine meydan verdigidir. Esen kalin... M. Kivanc ONDER
© COPYRIGHT 1998, TURKIYE NET (www.turkiye.net) |