Kur'an-i Kerim'deki Üç A


    Sevgili Dost;

Bu yazi dizisi Kur'ani Kerim'de coklukla kullanilan Ask, Akil ve Ahlak üzeride söylesmek üzere hazirlandi. Dizinin herbir parçasini birer hafta ara ile bu sayfalarda bulabilirsiniz. Konular üzerinde Kutsal Kitap Kur'an-i Kerim esas alinmis, gerek fikih, gerekse tasavvuf konularinda zaman zaman sevgili ve saygideger dost Yasar Nuri Öztürk'ten yararlanilmistir.




A s k
Dinin, yasamin ve benligin can damari olan ask, Kur'an-i Kerim'de çogunlukla fiil halinde yani bir eylem olarak kullanilmaktadir. Kutsal Kitap'in yalniz Allah ve insana mal ettigi sevginin aydinlik kutbunda Allah, diger kutbunda da insan bulunur.

Insan, yasami boyunca en yüce sevgiye, bu sevgi araciligiyla da "sevgilinin" kendisine ulasmaya çalisir. Arapça'da degirmen tasinin mili anlamina gelen kutb sözcügünü burada mecazi anlamiyla kullanarak bir örnek ile konumuza anlayis kolayligi getirebiliriz. Degirmen tasi nasil milin çevresinde dönerse bütün varlik alemi de Yaraticinin çevresinde döner. Sevgi ve insan etkilesimi için söyle örnekler verebiliriz:
Din bilgisinde, her din ehlinin biraz bilgisi vardir. Bilginlerin herbiri de dinin bir bölümünde bilgi sahibidirler. Bazilari kelam, bazilari fikih, kimisi de tasavvuf bilir. Ancak bütün hepsinin içinde biri vardir ki o, hepsini digerlerinden çok daha iyi kavramistir; isinin erbabi dedigimiz sekilde ustalasmistir. Bir kimyager, bir doktor, bir sair, bir ressam da kendi konularinda digerlerinden çok daha ileride bir konumda olabilir. Iste bu kisileri kendi mesleklerinde bir kutup olarak düsünebiliriz. Insan zaman içinde kendisi çirakliktan ustaliga, hamliktan olgunluga yavas yavas büyürken, (ister sanat aski olsun, ister bilim) olgunluga ulasir, sevginin aydinlik kutbuna ,Yaratici'ya, bir adim daha yaklasir.

Kaynagi ve merkezi Yaratici olan ask dedigimiz ilahi güç en büyük ustalarindan Mevlana'ya göre ask " bütün zehirleri bala çeviren bir iksirdir."

Yeryüzündeki en büyük görevi yasamak olan insan, tamamlayicisi, bütünü olan Yaratici Kudret'e ulasmak için sevgiye dayanir. Ancak yapisi geregi iyilik-kötülük, dostluk-düsmanlik gibi bir yigin zitligi bünyesinde tasirken, özünde yapici ve olumlu olan sevgiyi yanlis yönde de kullanabilir. Örnegin; putperestlerin cansiz esyaya tapmalari sevginin kötüye kullanilmasidir. Bakara Suresi 165. ayet bunu su sekilde ifade eder: "Insanlar içinde öyleleri vardir ki, Allah disinda bazilarini Allah'a es tutarlar da onlari Allah'i sevmis gibi severler..."

Iste dogasi geregi yapici olan sevginin mutlak varliga, güzele köprülük edebilmesi, insanin sevgideki bu aldanabilme olasiligini dizginlemek için bir dis müdahale gereklidir. Vahiy genel anlamda böyle bir müdahale olup bazen aklin ilkeleri, bazen ahlak yasalari, bazen duyularüstü anlayisin direkt uyarilaridir.

Hirstan, bencillikten kurtulmak Mevlana'ya göre gerçek askla mümkündür. Geçici ask, bir güzele gönül vermek baska bir deyimle aski ya da sevgiyi bir kisiye hissetmektir. Irfan ehli geçici aski tatmin fikri olmadigi sürece hosgörür. Çünkü ask onlara göre; asigin gözünden bütün varliklari, gönlünden bütün istekleri sürer, çikarir; asigin gözünde sevgiliden baska bir varlik, gönlünde ondan baska bir istek yoktur. Bu yüzden mecazi olmakla birlikte geçici ask adeta gerçek askin bir provasidir, gerçek aska hazirliktir. Bu duygu gelisimini tamamladiginda, olgunlasitiginda güzelden, güzellere, güzellerden güzellige, insanliga ve dünyaya yayilmaya baslar; böylece sevgili asigin gözünde bir sembol kesilir. Yaratilani sevmekten, onda ölümlü/geçici olmaktan yaratani sevmeye, onda ölümsüz olmaya yönelir. Bu yönelis geçici asktan gerçek aska ulasmaktir.

Söylesimizin baslangicinda kutup örneklemesiyle sözünü ettigimiz sevgi ve askin ustalarindan bir digeri olan Yunuz Emre:
"Yaratani severiz yaratilandan ötürü" sözleriyle sevginin kaynagina, parçadan bütüne, insandan Allah'a ulasilan bu köprüyü en güzel sekilde tanimlamistir.

Bakara suresi 177. ayetinde "....zafer ve mutluluga ermek o kisinin hakkidir ki Allah'a, ahiret gününe, meleklere, kitaplara, peygamberlere inanir, akrabaya, yetimlere, çaresizlere, yolda kalmisa, yoksullara, özgürlügüne kavusmak gayretinde olanlara mali seve seve verir, namazini kilar, zekati öder...." sözü edilen Kur'an'in insaninin dini hayati , tüm yönleriyle bir sevgi hayatidir. Ana-babaya, yetime, yoksula, akrabaya yardim ve destek sevgi adina yapilir. Verilen, yedirilen yalniz sevgi ürünü olarak ortaya konur.

Kur'an-i Kerim Allah ile insan arasindaki sevgiden söz ederken "Allah onlari sever de, onlar da Allah'i severler.."(Maide, 54) diyerek sevgide ilk hareketin merkez kuvvet olan Yaratici'dan geldigine dikkat çeker. Gerçekten de Allah sevgisine, rizasina erisenler ona korku ya da gösteris için degil, sükretmek için kulluk edenlerdir.

Ümit ve askla yapilan herseyin daima en iyi ve güzele ulastiracagina inancimiz hiçbir zaman tükenmesin. Okudugumuz kitaptan, sohbet ettigimiz dosta, çaresize uzanan yardim elinden, yillarca çaba harcadigimiz mesleklerimize kadar herseyde daima ask ile yasayalim, ask ile büyüyelim. Çirakliktan ustaliga, hamliktan piskinlige ask ile eriselim. Yüregimizle ve aklimizla daima animsayalim ki:

Asl'olan Asktir...

Saglicakla!

Arsive Dönüs