"Gecedir. Butun kaynayan pinarlar daha yuksek sesle konusur simdi. Benim ruhum da kaynayan bir pinardir.
Gecedir. Sevenlerin butun turkuleri simdi uyanir ancak. Benim gonlum de bir sevenin turkusudur.
Isigim ben. Ah, gece olsaydim keske. Nasil emerdim isigin memelerinden.
Gecedir. Bir pinar gibi ozlemim kayniyor icimde simdi. Konusmaya hasretim ben..."
diye devam eden Nietzsche'nin Zerdust Boyle Dedi' deki Gece Turkusu dunya edebiyati icinde gecenin erisilmezligini ve Yaratici bir ruh icin tasidigi anlami en guzel anlatan parcalardan biridir.
Gecedir. Gunduze elbise diye giydirilen. Dunyanin ve icindeki telaslarin yogun temposundan sonraki dinlenme yeridir gece. Gunduze giydirilen, bizlerin ise en cok kendimizle basbasa kaldigimiz, yorgunluklarin ardindan huzuru bekledigimiz, gundelik yasamdan soyundugumuz bir zaman dilimidir.
Evrende yankilanip giden seslerin siyah sonsuzluktaki modeli diye dusundugum gece sair ve yazarlara ilham kaynagi olurken, en sade bir yasamin ardinda kosan herhangi birimiz icin bile bir solukluk dinlenme, bir yudumluk rahatliktir. Türkiye'min sicak yaz gunesiyle gun boyu kavrulan sahillerinin ve isinan denizlerinin sevdalisidir gece. Mehtabiyla oynasan yakamozlari bekler durur gun boyu bir de kendisine kosan "en buyuk sevgili"nin dostlarini ozler gizlice. Nice oluslara gebe olan gecelerde oynasan yakamozlar gibi buyur yeni varoluslar.
Nietzsche'nin siirinde dillenen siyah sonsuzlugun kucuk modeli, Tasavvuf'un muhtesem pasajlarinda Mevlana ile soyle kutsanir:
"Geceleri yuru; cunku gece sana sirlar yolunu gosterir. Gece yabanci gozlerden gizlenmistir." (Rubailer, 292)
Insan duygularinin ve romantizmin bir parcasi olan bu kucuk siyah sonsuzluk
"en buyuk sevgili"'yi arayan dostlar icin ise cok baska anlamlarla yukludur.
Sessizligin aslinda artik ses oldugu, kendisinde insanliga en buyuk kilavuz kitap olarak indirilen Kur'an-i Kerim 90 yerde soz eder geceden. Yaratici Kudret'e en fazla yaklasmanin yolculugu olan Isra ve Mirac da birer gece olayidir. Biraz daha derine inersek ve dikkatlice gozlersek Mirac'in ayrintili olarak anlatildigi surenin adi Necm Suresi olup "yildiz" anlamindadir. Yildiza yeminle baslayan bu sure, ilk ayette soyle seslenir insanliga:
"Andolsun inip ciktigi zaman yildiza/fiskirip ciktigi zaman cimene/suzulup aktigi zaman Ülker yildizina/asagi indigi zaman o parcalar halinde agir agir gelene."
Gecelerde kotulukler perdelenir, gunduzlerin didismeleri evrende akip giden sesler gibi geride kalir, benlik kesintisizce okuyus ve soz yonunden saglamlasir.

Müzemmil ve Müddesir surelerinde onemi tekrar vurgulanan gece, benliklerimizde gerekli degisikligi yaparak dis dunyadaki boyutlarda hareket edebilme ozgurlugumuzun bir olcusu oluverir. "Dost"'lar
uzun uzun varlik ve yoklugu dusunurken, "Hak"larina sukredici olur,
ibadetlerinde yalnizca ona siginirlar. Kur'an-i Kerim'in ince ince okunmasinda, satir aralarinda gizlenen anlamlar dokulur ortaliga, butune ulasmada bir adim daha atilir ileriye..
"Sonsuzluk, kaprisli bir bakire gibi dolanir gece karanliklarinda ve kendisi icin sevdalanmis, durmadan aglayan uyanik yasli gozler arar. Ve bu gozleri bulunca uzanir sahibinin kucagina..."
Saglicakla Sevgili Gece Dostlari!
2:34 A.M, Cuma, 25 Temmuz 1997