/handan/dost2.gif (6761 bytes)

 

Pembe  Ipekli  Yorgan

     Gonul Dostlarina Merhaba!

Asirlar suren bir aradan sonra yeni sohbetimizde birlikte olabilmenin sevinciyle baslayalim soze....

Yasamak gibi kutsal bir gorevdeki ilk anlardan itibaren sorumluluklarimizi yerine getirip sevgilerimizi uretmek yolu ile renklendirdigimiz kendi kucuk dunyalarimizda gecmise yolculuklara cikiyoruz zaman zaman. Bu yolculuklarin payima dusenlerinden birinde, "pembe ipekli yorgan"imdan soz etmek istiyorum sizlere.

Cocuklugumdan gurbete cikincaya dek  kullandigim, "hocannemin" sevgi ve sabirla ordugu beyaz dantelli pembe ipekli yorgan...

Aksam saatlerine dek sokakta oynamaktan yorgun dusup, yemekten hemen sonra altinda uyuya kaldigim,  zaman icinde yorganliktan dostluga yukselen "pembe ipekli"...

Tukenmek bilmeyen ogrenme istegi ve merakla eseledigim topraktan cikardigim minicik yaratiklarin nasil olupta birden bire yuvarlanip tesbih bocegi oluverdiginde duydugum ilk saskinligi, bocegin kucumenliginin uyandirdigi merhameti, neden ve nasil yuvarlaniverdigini "pembe ipekli" ile paylasir, benden ona yansiyan ve tekrar bana geri donen cocukca yanitlarla dusuncelerimi paylasirdim kendisiyle.   'Dusunce atlama' oyunuyla  algilama yetenegimi gelistirmeye basladigim ilk devrelerin sessiz ortagiydi pembe yorgan.

Her gecen gun ayri bir merakin insan ve/veya esyanin ruhunun buyumesine hizmet eden temel ozellik oldugunu ayirt etmeye basladigimda onun kivrimlari arasinda dalardim uykuya.

Gunler ve geceler boyunca soru sormanin   insanin bilgisini, bilgi duzeyini yansittigini, merakin bilgi ile yonlendirildigini ogrendigimde sevinc cigliklari atarak sarilirdim ona!

Her yeni ogrenilenin, deneme-yanilmanin paylasildigi pembe ipekli yorgan ilerleyen gunlerde artik yalnizca bir materyal degil, buyuyen-gelisen bir insanin dostu olma ozelligine sahipti.

Ilk genclik yillari ile birllikte gittikce karmasiklasan sorular, en buyuk ogreti olan insan konusunda doruga ciktiginda dogru zamanlarda, dogru yerlerde ve dogru sorulari sorabilmenin; gelismenin onemli parcasi oldugunu kesfettigim gecelerin bazilarinda "pembe ipekli"nin de caresiz kaldigini, buyume sancilarimin onu da etkiledigini dusunurek uykuya dalardim.

Yasanan dus kirikliklarini, haksizliklari, basarisizliklari anlatirken avuclarimin arasinda sicakligimi paylasir, oylece sessiz ve sabirla dinlerdi sadik dost! Ipek yuzune yansiyip tekrar bana donen yanitlarla cozumlere ulastigimda da huzurla sarilirdim ona!

Az konusup cok dinlemenin ve bilmedigini bilip ogrenmenin   kazandirdigi  dusunme aliskanliginin aklin bekcisi oldugunu ogrenirken sessizce gulumserdim kendisine..

Diger insanlarin benzeyen ya da benzemeyen yonlerini karsilastirma isi en haz aldigimiz oyunlardan biriydi "pembe ipekli" ile oynadigimiz...

"Kendi kendime gulumsedigimi farkettigim anlarda, beni deli zannedeceklerini dusunup gulumsuyorum" sozleri cok tanidik bir hazdi.

'Yasamin sundugu beklenmedik guzellikleri ve sevincleri, sukurleri de yine onunla paylasmak, basarinin tanidik yuzunden, huzurun ve inancin doruguna ulastigim devreleri birlikte asmak'  adli zamanlarda bir koseciginden siki siki tuttundugum yine ....  pembe ipekli yorganimdi...
......mihenktasimdi........

Benimle birlikte serpilen, ogrenen, seven, sevilen, sabreden ama asla kendinden ve inanclarindan odun vermeyen mihenktasi..... Sahip oldugumuz, urettigimiz, yasadigimiz degerler toplaminin, bu degerler dokumunun yapildigi yer....ozumuz....kendimiz....

Gurbete cikarken en sadik bir  dosttan ayrilmanin verdigi huzun icinde helallesip ayrildigim pembe ipekli yorganim:  mihenktasimin sembolu...

Insanin sahip oldugu degerleri ortaya serip her birinden yuz akiyla ciktigini, inancinin her bir degerde daha da guclendigini sembolize eden "pembe ipekli" herbirimizde kendimize ozel, kendimize ozgu yasiyor.....

En buyuk Sevgili'ye ulasmak icin var oldugumuz yasam suresince sayisiz defalar kullandigimiz yol gostericimiz...Sozluklerin: "altin, gumus gibi degerli madenlerin ayarini anlamak icin, surtuldukleri bir cins tas" olarak tanimladigi mihenktaslarimiz.....

Her an gelisen varliklarimizda cogalarak, birbirine halka halka eklenerek En buyuk Sevgili'ye tasiyor bizleri.. Halkalarin catlayip, kirilan, devinim disi kalanlarini da yine kendimize ozgu bicimlerle iyilestiriyor ve saglamlastiriyoruz.

Dusuncenin aklin cocugu, aklin ise ilimin cocugu olarak kendisinde buyudugu pembe ipeklilerimiz her gun yeni dersler ile yasantilarimiza anlamda ve ozde eslik ediyor.

Ilim ile evrensellesen bilginin yanlis ellerde dusebilecegi zavalli hallerin de olabilecegini Sems-i Tebrizi "Konusmalar (Makalat)" adli eserinde su sekilde ornekliyor:

"Vaiz ogut verir, aranilan sevgilinin nisanini bildirir, onu aramanin yolunu gosterir. Bu yolda yuruyenlerin niteliklerinden soz acar. Bunu anlatma ve nisani gosterme bakimindan henuz olgunlasmamis olan seyh ile sair de siirelr soyler; ama bazilari bilgin bir insani karsisinda kepaze olurlar. Nasil ki, biri baliktan bahsederken baska biri:

-Sen sus dedi. Baliktan ne anlarsin? Bilmedigin bir konuda nasil konusabilirsin? Adam:

-Ben mi baligi bilmem? dedi. Oteki:

-Evet bilmezsin sen; biliyorsan baligin nisanini anlat! dedi.

-Baligin soyle iki bacagi vardir, deveye benzer. Oteki alayli bir kahkaha ile:

-Ben senin yalniz baligi bilmedigini sanmistim. Halbuki simdi sen okuz ile deveyi de biri birinden ayiramiyorsun dedi."

Elbetteki  vaizin, seyhin, sairin ve baligin ve okuzun ve de devenin otesine gecip hikayenin ozunu algilayip degerini olcebilmek, yeniden olcebilmek ve  uzerinde uzun uzadiya dusunmek mihenktaslarimizin guclenebilmesi icin yapmamiz gerekenlerdendir diyerek yazimiza son verelim.

Bir baska soylesimizde En buyuk Sevgili'ye giden yolda bulusmak uzere "pembe ipekli yorganlarimiz"i tekrar tekrar gozden gecirelim, onlari kutsal bir yasam emaneti olarak ozenle saklayalim.

Saglicakla!

handan

10 Subat 1998, 2:32 A.M.

handan@turkiye.net

Önceki Yazilar

© COPYRIGHT 1998, TURKIYE NET (www.turkiye.net)