![]()
|
Sonuncu bahara ulastigimiz su siralarda doga rengarenk yeniden doguslara hazirlaniyor.
Cok degil bir ay icinde agaclar renk degistirecek cesur ve comert, hayranlik verici
ve guzel.
Genc ihlamur agaci acarken ciceklerini, gecikmis agustos bocekleri alabildigine
konuskan. Yagan yagmurlarin ardindan yuzunu gosteren ebemkusagi renklere annelik
ediyor. Her renk bir duygu ve her duygu bir insan. Bir an barisa uzaniyoruz, baska
bir an yalniz ve caresize. Hosgoruyoruz konuskan agostos boceklerini kimi zaman.
Elele vererek rengarenk ebem kusagi olup kusatiyoruz dunyayi.
Her birimiz bir baska renk ve her renk baska bir duygu. Ornegin; mahallenin
"Fahriye Abla"si pembe oluyor pazar gunleri, umit pembe oluyor.
"Suleyman Efendi" uniformasini beyaza boyuyor birgun icin, hosgorunun
rengi beyaz.
Demem o ki dostlar; su bizim olmayan bir solukluk konuklukta doga gibi tukenmeyen
oluslarla dirilelim yeniden. Yenilgileri ve huzunleri geride birakarak parlak
renklere gecelim yeniden.
Ihlamur agaci nazli nazli salinirken ozgur bir kelebek opuyor ciceklerini sevecen.
Ozgurluge renk vermeyelim ki "ozgur" olabilsin, tasisin kendini kusmuse,
esire diledigince.
Demem o ki canlarim; sonuncu baharin ilk gunlerinde herseye yeniden baslasak.
Sozgelimi sevsek bir vefasizi, ovsek bir avareyi ne cikar? Yanlislarimiza bir
yanlis daha eklerken cesur olsak biraz daha, mavi olsak ne cikar?
Dunyanin cumle dertlerini yigsak bir koseye sonra ebemkusagina boyasak hepsini.
Yureklerimize alsak sonra ebem kusagini, renklerini yugursak, islesek yeniden.
Her yeni renkle yeni guzellikler yaratsak ne cikar? Ne cikar baris olsak kavgalara,
defne dali olsak, yesil olsak ne cikar? Sonuncu baharda yeniden; umit olsak caresize,
pembe olsak?
Sahi ne cikar S E V G I olsak?
Handan
(11 Eylul 1997, Persembe, 2:35 A.M.) |