Kantarin Topuzu


BIR GECEDE 21. YUZYIL OLANAKSIZ DEGIL...

 " Kucuk capli insanlar, insanlari. Orta capli insanlar, olaylari. Capli insanlar, kavramlari tartisirlar..."

Ulkemizin kaynayan kazaninda, tahammul gucunu sirayla yitiren gerek kisiler, gerekse kurumlar birer birer hamlelerini yapiyorlar. Biz de, bilgimiz ve deneyimimiz olcusunde, hosgorunuze siginarak insanlara ve olaylara, olumlu yada olumsuz tepkilerimizi dile getiriyoruz.

Denizler dalgalanmadan durulmaz misali, ulkemiz kaosun yavas yavas son noktasina yaklasiyor. Herkes ve her kesim sesini o kadar yukseltti ki, gurultuden artik hicbir sey duyulmaz oldu. Duyulanlara da insanlar duyarsizlasti.

Konular sig ve gunluk. O kadar yogun ve siddetli bir gurultu ki insanlar bugunden yarina aklinda hicbir sey tutmak istemiyorlar. Hicbir sey hizla degisen gundemden oturu insanlarin aklinda tutunamiyor.

Son analizde goruluyor ki, 12 Eylul Anayasasi, Secim Kanunu ve Siyasi Partiler Kanunu Turkiye Cumhuriyeti gibi bir ulkeyi, 17 yilda iste bu bulundugumuz noktaya tasiyabiliyormus. Sistemimizin aritma tesisi yok. Kani temizlemeyi durdurmus bir bobrek, kanli-canli, dinamik bir insani nasil once sarartip, yesile caldiriyor, diyaliz makinasina mahkum ettiriyorsa, aritma tesisi olmayan bir ulkenin sistemi de halkini bugunku noktaya tasiyabiliyor.

Siyasi Partiler Yasasi, rizasi olmadan ya da olmeden herhengi bir liderin secimle degismesini hemen hemen olanaksiz kiliyor. Bu nedenle de misir patlagi gibi yeni partiler olusuyor. Bu duruma kimsenin sitem etme hakki olmadigi gibi, tam tersine yeni umutlar doguruyor. Bu bolunmuslugun ulkemize maliyetini ayrica irdelemiyoruz ama su kesin ki sadece hic birsey yapmadan, milli ve dini degerler uzerine oturarak hareketsiz kalmak bile bu kaosta sizi birinci parti olmaya tasiyabiliyor. Etkin siyaset yerine, cozumsuzluk uzerine siyaset yapmak orta vadede daha buyuk kazanclar saglayabiliyor.

Siyasi Parti liderleri "sultanliklari" secime gidecegi zaman milletvekili aday listelerinin ust siralarini hazirlayip, parasutle secim bolgelerine indiriyorlar. Sonucta, her ay secim yapilsa, her secime tamamen degisik partiler katilsa, yine de TBMM'de isim ve soyadlarinin neredeyse 2/3'ü degisemiyor. Ayni isimler, ayni liderlerin, hep "evet efendim" diyen adamlari oluyorlar.

Iktidar partileri her yeni secimde, secim sistemini kendilerine en fazla avantaji saglayacak sekilde degistiriyorlar. Baraj yukseltiyorlar, ittifak engelliyorlar, bolge baraji koyuyorlar... Vesaire... Vesaire... Kisacasi yurttasin oyu her secimde farkli bir "kur"dan islem goruyor.

Gelin, genel secimleri, yerel secimlerle ayni tarihte yapalim. Yerel yonetimlerle birlikte 100 Cumhuriyet Senatosu uyesi, 450 tane de milletvekili secelim. Ardisik iki pazar gunu sandiga gidelim. Bu iki pazarin arasini Demokrasi Bayrami olarak kutlayalim.

Ilk pazar sinirsiz sayida parti ve bagimsiz aday oylansin. Ikinci pazar ilk iki siraya oturmus partileri oylayalim.

Cumhurbaskani'ni halk secsin. Cumhurbaskani'nin gorev, yetki ve sorumluluklari bilesik kaplar prensibi ile yeniden duzenlensin ve arttirilsin.

100 kisilik Cumhuriyet Senatosu, siyasi partilerin merkez kontenjani ile listelensin ve Turkiye genelinde alinan oylara gore dagilsin. Secmen tabanina inememis degerli beyinler siyasete tasinabilsin. Bence, ilk pazar ulke genelinde partilere dagilan oylarla bu secim tamamlansin.

450 kisilik Dar Bolge milletvekilleri onsecimle aday olarak, bolgelerinden ikinci pazar gunu, enaz %50'nin bir fazlasi oyla TBMM'ye gelsin ve parti liderinin onunde egilip-bukulmesin. Ayni gun Cumhurbaskani ve belediye baskanlari da mesruiyetleri icin yarissinlar.

Bakanlik gorevi alan milletvekillerinin, milletvekillikleri geri donulemez sekilde dussun. Yerine partisinin yedek milletvekili gecsin. Yasama ve yurutme, belki basbakan disinda, birbirinden tam bagimsiz hale gelsin.

Senato ve TBMM uyelerinin dokunulmazliklari, siyasi konulara ve kursu dokunulmazligina daraltilsin.

Buraya kadar ne oldu? Tek dereceli olarak secilmis, Turkiye yurttaslarinin %50'sinin en az 1 fazlasi oyla secilmis guclu bir cumhurbaskani, 100 degerli Cumhuriyet Senatosu uyesi, ve tamamen once partilisinin, sonra halkinin bagrindan, bolgesinden cogunluk oyuyla "beni temsil et" diye secilmis, guclu ve kisilikli milletvekilleri. Neredeyse rusvet olarak, bakanlik teklif etmeyi artik iki kere dusunmek zorunda olan parti liderleri.

Cumhurbaskani, Basbakan, Senato Uyeleri ve Milletvekilleri olabildigince tek dereceli olarak mesruiyetlerini halktan alirlar ve kimse bir digerinin uzerinde gerekcesiz bir tehdit unsuru degildirler. Son olarakta bu yonetim grubunun elinden ulkemizin kurulusunda kacinilmaz olan ama artik sermaye birikimini kor-topal saglamis yurttaslarimiza devredilmesi gereken KIT'leri, devlet bankalarini ve kamu topraklarini alalim.

Bir de, Secim Kanunu icin iktidarlar, hatta muhalefet tarafindan verilecek olasi degisiklik onergeleri eger yasalasirsa, "gelecek" degil ondan sonraki secimlerde uygulansin.

Mutlaka karsi gorusler vardir, mutlaka heyecanla anlatirken eksik biraktigimiz hatta tartisa tartisa zenginlestirebilecegimiz noktalar vardir. Ancak yurekten inaniyoruz ki bu kadarcik degisim bile Turkiye'yi bir gecede 1. Lig'e, 21. Yuzyil'a tasir. Bu moral Turkiye'yi bir yatirim cennetine donusturur. Umut terorun, dirilis bosvermisligin, ortak kivanc ve cosku bolunmuslugun yerini aliverir.

Cunku, Turkiye daha fazlasini hakediyor.

Esen Kalin.

Not: 1-10 Mayis tarihleri arasinda internete erisemeyecegim bir is seyahatinde bulunacagim. E-maillerinizin yanitlari elinize gecikmeli olarak gececeginden simdiden ozur dilerim.


ESKI YAZILAR Bu yaziyla ilgili yorumlariniz varsa yazara mesaj gonderebilirsiniz

KANTARIN TOPUZU'na elektronik abone olmak isterseniz e-mail'inizi lutfen bildiriniz.

© COPYRIGHT 1997, TURKIYE NET (www.turkiye.net)


30 Nisan 1997