Kantarin Topuzu


KURSUN SIKAN SEREFLi, ONBASI SEREFSiZ...

27 EYLUL 1997 - iSTANBUL

Psikolojide "Freudian tongue" (Freud Dili) derler ya hani... Aklinin gerisinde bir baska dusunce vardir, cesitli nedenlerden oturu bu dusuncenin tersi ifade edilmek istenir. Ya da bambaska bir konu uzerinde konusulurken, beyni cok fazla mesgul eden baska bir fikir aradan kaciverir. Bazi durumlarda cesitli psikolojik etkenlerden dolayi beyin ifade edilmek istenenin tam tersini ya da ilgisizini agzindan kaciriverir. Yorgun zihinler, stres altindaki beyanlar, vucudun zayif dustugu hastalik halleri bu tur davranislara en uygun ortami hazirlar. Bunun en uc ornegi atesli hastaliklarda yasanir. Hasta ilgisiz konularda ya da vicdaninin baski altina almis oldugu sorunlarda gercekleri kusar. Buna sayiklama diyoruz.

Biz psikolog ya da psikiyatr degiliz. Kisa yasamimizda elde etmis oldugumuz deneyimlerimizle, ogrenim yillarimizda ogretmenlerimizin ogrettikleriyle, okudugumuz bilimsel kitaplardan aklimizda kalanlarin rehberliginde minik bir analiz yapiyoruz.

MAD dergisinin usta cizeri Sergio Aragones’in derlemelerini buyuk bir zevkle izler, mizahla ustaca harmanlanmis, insan davranislarina bakis acisina gulerdik. Ornegin bir karikaturunde saatin altinda randevulasmis bir bayan, bir erkek ve yanlarindan gecen alimli bir bayan vardir. Erkek, meydan saatinin altinda flortune cicegi saygiyla uzatmaktadir. Yanaklari pembe bayan da, cicegi almaktadir. Arkada duvara yansimis golgelerde ise erkek neredeyse sehvetle yanlarindan gecen mini etekli guzel bayana bakmaktadir.

Baska bir karede baba vazoyu kirmis oglunun karsisinda ayakta durmus, "Pedagoji" kitabi okuyarak en uygun davranisi aramaktadir. Oysa arkadaki golge kitabi cocugun kafasina indirmektedir. Ustanin ellerine saglik...

* * *

Bu ve benzeri celiskilerin ulkemiz siyasetine uyarlanmis binlerce ornegi cizildi GIRGIR, LEMAN, CARSAF, FIRT gibi dergilerde. Simdi Tansu Ciller adeta yasayan bir fikra gibi bu sektoru issiz birakiyor. Daha cizerler kalemlerine sarilamadan oyle gaflar yapiyor ki, cizerin gulmeceyi zenginlestirebilecek hicbir materyali kalmiyor.

Ben analizi bir adim daha oteye goturmek istiyorum. Tansu Ciller’in "Ben o sozlerle orduyu kastetmedim. Sozum bir tek kisiyedir." aciklamasi degerlendirmeye bile degmez. Konu Tansu Ciller’in, askerlerle olan iliskilerini, en basindan beri yanlis kurmasindan, militer gerceklere uyguladigi yanlis stratejiden kaynaklaniyor.

"Tak diye emrediyor, sak diye yapiyorum." dendiginde pek keyiflenmisti. Ayni sekilde Dogan GURES’i" "A Takimi"na transfer ettiginde de zafer edasindaydi. "O bayrak inecek, o asker gidecek" dediginde, Kibris’taki kiskirtmalar tirmandiginda da baskomutan gibiydi. Ordu sivil iradenin, hatta kendisinin komutasi altindaydi. Bu iktidar, bu erk aynaya baktiginda kendisine cok yakisiyordu.

Aslinda REFAHYOL’a kadar Genelkurmay’la ciddi bir surtusmesi de gundem tutmamisti. Ne zaman ki Necmettin Erbakan ve partisinin, dolayisiyla DYP’nin radikal islamci gorusu besleyen icraatlari MGK’da masaya yatirildi, iste o andan itibaren Tansu Ciller ile uniforma arasinda ipler gerilmeye basladi.

Animsayin beyanlari: "Asker benden yana." Daha gazetelerin murekkebi kurumadan Genelkurmay’dan tekzip: "Tarafsiziz." Org. Karadayi ile cesitli pazarliklar yapar ve bazi generallerin emekliye sevkedilmesini teklif eder ve sertce reddedilir. "Konusmamis olalim." der. Nafile, Karadayi "Ama konustuk bile." diye yanitlar.

Bir MGK toplantisinda askerler daha once alinmis kararlarin yurutmesi (yurutulmemis olmasi) ile ilgili raporlarini ortaya koyarlar ve en sert sekilde Tansu Ciller’e sunu soylerler: "Butun bunlar olup biterken siz ne yaptiniz?" Cevabi yine kendileri en sert sekilde verirler: "Hicbir sey".

Tansu Ciller’in aklinin gerisinde uniformaya tepkisi siyasal degil, kisiseldir. Turkiyenin demokratlari bunun ayrinti degil ana madde oldugunu bilmektedirler.

Tansu Ciller demokrasi adina anti-militarist kesilmedi. Yipranmis REFAH PARTiSi’nin tabanini, DEMOKRAT TURKiYE PARTiSi’ne kaymis tabani yerine ikame etmeye calisarak siyasal yasamini uzatmaya calisiyor. Bunu ne kisa, ne orta, ne de uzun vadede basarma olanagi yok. Turkiye halki REFAH gercegini yasadi, REFAH tabani cozulmeye ve blok hareket etme aliskanligindan vazgecmeye basladi.

Asker’e dayali siyaset yaparken, Turkiye’nin en guvendigi kurumla uzlasma yaparak oy topluyordu. Simdi "Kisla" bitti, "Cami"ye yaranmaya calisiyor. Iste Cetin Altan’in keskin ozeti bir kez daha anlam kazaniyor. Acikcasi Tansu Ciller artik mutedeyyin, sessiz, demokrat cogunlukla kopruleri atmis durumda. O, artik bir Radikal.

"Baci" yine yanlis yolda. Aragones kadar guzel cizebilseydim, sunu cizerdim. Tansu Ciller kursude, sag isaret parmagi ile kalabaligin ardini gostererek "Haydi Turkiyem ileri!" diye haykiriyor, duvardaki golgesi ise tam tersi istikameti gosteriyor, ustelik omuzunda kendisine bir zamanlar cok yakistigini dusundugu apoletler var.

Esen kalin...

 

© COPYRIGHT 1997, TURKIYE NET (www.turkiye.net)


ESKI YAZILAR

Bu yaziyla ilgili yorumlariniz varsa yazara mesaj gonderebilirsiniz.