ZAMAN, KURUMLAR ve INSANLAR...

Doga, mucizesini devam ettirirken Turkiye'nin 600 km.lik bir koridorunun altinda, kendince minik bir kipirdanmada bulundu.  Devletin hazirliksiz olmasina aldirmadan, doganin yapmak zorunda oldugu bu kipirdanis, gaddarca 7.8 siddetinde etkiledi hayatimizi.

Cumhurbaskani, Levent'teki evinden cikarken 4-5 saattir haberlesemedigini soyluyor.  2 gun icinde Ulastirma Bakani mujde veriyor; Yabancilar bize 4 adet Iridyum telefon hediye etmis.

Kandilli Rasathanesi'nden baska yurtta bilgisine basvurulacak ve de capraz saglama yapilacak hicbir kurum gorunmuyor ortalikta.  Kandilli once "6.7 dogrudur." Diyor sonra ABD'li kaynaklarin saptamalarina hak vermek zorunda kaliyor.  Bu bosluk yerini toplumda derhal once guvensizlige sonra da herkesin Mr. RICHTER olmasi durumuna birakiyor.

Bir kisim gazeteci, eskort ve koruma rezaletinden korkarak, Cumhurbaskani'na adeta yalvariyor, "N'olur afet bolgelerine ziyarette bulunmayin."

TUPRAS'ta alev alan bir yakit tanki, "Sakin Olun" edebiyati esliginde once 11 tanka sicriyor, yana yana tukenip, 2 tanka iniyor.  Bu surecte herkes nefesini tutmak zorunda kaliyor. 5 Milyar ABD Dolari degeri olan tesisin 1.2 Milyar'a sigortalandigi ogreniliyor.  Ne kadar prim odemekten kacinildigi merak ediliyor.

Financial Times, "Ulkenin ulasim ve iletisimi ne kadar etkilenmis olursa olsun, eger afet bolgesine Ukrayna ekibi ulasabiliyorsa, Turk ekiplerinin de ulasmasi gerekirdi." diyor.  Dahasi Silahli Kuvvetlerin kendi personeline oncelik verdigi, sivil halka yardim etmedigi icin tepki aldigini yaziyor.

Gulay GOKTURK, devletin her kademesinden telaffuz edilen, "Sakin olun." Cagrisini, "Sakin oelun." olarak algiliyor, isyan ediyor  ve 159'un calistirilmasini goze alarak, "Sakin olmayacagim..." diyor.

Veli GOCER'in "Mezar"larini yarisma programinda saklaban sunucular eliyle "kakalayan" kanalin gazetesi, bu kez "Gocme Sirasi Sende" diyor.

Reha MUHTAR tribunleri galeyana getirmek icin yeni bir kurban ararken, basini celladin satirina kaptiriveriyor.  Nadide SULTAN, Hulya AVSAR ve Ebru GUNDES
ile canli baglantilar kuruyor, gunahsiz mimarlari azarliyor.  Derhal e-posta zincirleri calismaya basliyor.

Cumhurbaskanligi, Basbakanlik, Bakanliklar, Sivil Savunma, Valilik, Kaymakamlik, istisnalari olmak kaydiyla TRT'den haber izleyip, olayin vahametini anlamaya calisiyorlar.   TRT 3,000'leri telaffuz ederken, yabanci ajanslar 30,000'i, 35,000'i ilan ediveriyorlar.

Felaketlerde en buyuk rakip zaman.  Saat hizla yerini dakikaya, dakika yerini hizla saniyeye birakiyor.  Son solunacak nefes geometrik bir hizla azaliyor, kanamalar vucudu logaritmik bir hizla tuketiyor.  Gocuk altindaki her saniye psikolojik sorunlarin temelini biraz daha derinlestiriyor.  Yaz sicaginda cansiz bedenler daha hizli curuyor, kokulari calismalari ve gocuk altindakileri kahredip, dikkatsizlestiriyor.  Mikroplar daha hizli uruyor, suya karisacak kanallari daha hizli buluyor.  Yorgunluk, seferbelik kavramini ezmeye basliyor.

 

Tarihi hiz ve ozen paradoksu afetlerde baska turlu bir yapiya burunuyor. Cabuk olmak ve ozenden biraz odun vermek daha fazla yasam kurtarmak gibi geliyor.

Lanet olasi hantal carka "Cabuk oyna, yanlis oyna!" diye bagirasi geliyor insanin.

Onlarca tur yardim grubu var.  Herkes iyiniyetli ama bazilari ise yarar, bazilari olmasa daha iyi.  Bel baglanip, duraksaniyor bosuna.  Yok saymali ki yol alinabilsin. Onlarca tur yardim grubu var.  Ama temelde ikiye ayriliyorlar: zamanin degerini bilenler ve herseyi "usulet ve suhuletle", kitabina uygun yapmaya calisan, her adimda kendi gelecegini hesaplayanlar.

Bu rezaletin icinde AKUT diye bir orgut piril piril parliyor.  Normal yasamda dikkat cekmeyen, cogu yuksek ogrenimli, hatta "tuzlari kuru" sayilabilecek bir avuc genc insan, inanilmaz bir suratle biraraya gelerek en fazla yardim gereken bolgeye yildirim hiziyla ve sadece kendi olanaklariyla edindikleri modern aletleri ile erisiveriyorlar.  Kasklari, magaraci kandilleri, ipleri, el fenerleri, tulumlari, karabinleri ile efsane oluveriyorlar bir anda.

Bu ekibin, yardimlari en etkin kullanabilecegi ve de sadece bu felakette degil her felakette kullanmak uzere sadakatle saklayacagi duygusunu uyandiriyor. Dahasi bize yardim eli uzatan ve parmak isirttiran yabanci ekipler gibi calisarak, dost ve dusman ulkelerde yasanacak felaketlerde, Turk'lerin 'Barbar' degil, her toplum gibi 'Insancil' olabilecegini de gosterebileceklerini dusunduruyorlar.

Hicbirini tanimiyoruz ama AKUT'a sukran duyuyoruz.

AKUT detaylari:

Is Bankasi - Galatasaray Subesi
Hesap No.: 738978

e-mail : idemiryol@turk.net
e-mail : idemiryol@hotmail.com
e-mail : akut@turk.net

Tel : (212) 252 46 44 - 249 22 40
Fax : (212) 246 66 93

Ulkemize gecmis olsun.  Esen kalin.

Ihsan GOREN

Istanbul - August 20. 1999

ESKi YAZILAR

Bu yaziyla ilgili yorumlarinizi igoren@turkiye.net'e gonderebilirsiniz.

 

© COPYRIGHT 1996-1999, TURKIYE NET (www.turkiye.net)