Rot-Balans Ustasindan Baskan Adayi

Emekli General Cevik BIR’in Turkiye siyasetinde rol almak istedigini yillar once ilk kestirdigimizde stratejisinin nasil olacagini izlemeye aldik.  Oyle ya kendisinin her turlu ulke meselesine yaklasimi jeo-stratejik, jeo-politik veya eko-stratejik gibi hep “buyuk” kelimelerden olusuyordu.

28 Subat kararlari onun agzindan “Demokraside balans ayari yapmak.” olarak bildirildi.  Hem de ABD’de, yabanci basinin onunde.  Turkiye secmeni ile, meclisi ile, hukumeti ile kucuk dusuruldu.  “Siyasi irade istedigini yapar, biz ise ayar yapariz.” dedi Cevik BIR.  “Sizde demokrasi yok.” diyen “dis mihraklari” dogruladi.

Sadakat onceliginin orduya oldugunu kisla duvarlarindan haykiran, Cevik BIR simdi siyasi sistemi begenmiyor.  Turkiye genelinde degil, sadece Cevik BIR’in komutasi altinda olan askeri birimlerin tamaminda disaridan gorulecek sekilde “Orduya Sadakat Serefimizdir.” yazisi asildi.  Bu uygulamayi neden yaptigi hep aklimizi kurcaladi.

Orduda, orduya sadakatsizlar mi var? Ulusa, “Bizden sadakat beklemeyin, bizim sadakat onceligimiz orduyadir mi?” Yine ulusa, “Bizim siyasetle isimiz olmaz.   Gorevimiz orduda askerlik yapmaktir mi?”

Ne oldugunu bir turlu cozemedik.  Derken, beyaz ustune kirmizi Turkiye Haritasi ve her birinde ayri ayri olarak Tek Bayrak, Tek Millet, Tek Dil, Tek Devlet gibi levhalar siralanmaya basladi.  Bu mesajlar iceride askerlik gorevini yapanlara degil disaridaki sivillere yonelikti.  Ne anlama geldigini Cevik BIR’in stratejisi icinde degerlendirdigimizde hic te hos olmayan seyler dusunuyordu insan.

 

Nazi Almanyasi’ndaki militer zihniyeti, Sovyet yonetimindeki cennet vatan imajini cagristiran bu manzumeler 21. yuzyil esigindeki Turkiye’de adeta MSP, RP,  FP iktidari kadar cirkin duruyordu.

Cevik BIR sistemden sikayetci.   “Baskani halk secmeli.  Boyle olursa secime girerim.” diyor.   Az sonra, “Boyle olmazsa ve benden hizmet istenirse yine girerim.” diyor.

O sistem, birakin balans ayarini, torna tezgahlarinda bizatihi sadakati orduya olan meslektaslariniz tarafindan defalarca yeniden kuruldu. Beceremediler ve beceremezlerde.   Hur ve sivil iradenin olgunlastirmadigi hicbir toplumda da ismarlama elbise bedene oturmaz. 

Kisladan ulkeler baska turlu gorunur.  Simdi size en buyuk ceza kislada sizi acitmayan sistemin, sivilken caninizi yakacak olmasi.  Katlanin bu anayasaya, siyasi partiler rejimine, secim sistemine.  Kivranip durun caresizlikler icinde.   “Hizmet cagrisi” bekleyin Ali SEN’den, Orhan KECELI’den, Yildirim AKTUNA’dan.

Orhan KECELI ile Yildirim AKTUNA daha  once Tansu CILLER’le, Husamettin CINDORUK’u da hizmete cagirmislardi.  Biri militer digeri anti-militerdi ama goruyorsunuz ya, onlar icin hic farketmez.  Eteklerine yapisacak birileri lazim hepsi o kadar.  Hemen hizmete cagirip, “Iste at, iste meydan.” deyiverirler, hazurun onunde.

Animsayin RUIAD gecesini.  Orhan KECELI, mikrofon elinde, size ne sordu? “Artik size Cevik diyebilir miyim?”  Siz de “evet” dediniz.  “Iste artik siyasete girdiniz.” Dedi.  Asinda ne dedi biliyor musunuz?  “Size siyaseti ben ogretecegim.”  Artik ahbap-cavus oldunuz. Siz ise buna alinacaginiza, size soru soran gazetecilere alindiniz.  Gecmis olsun.

Sozunu ettiginiz Stratejik Arastirma Vakfini kurup basina gecin. Turkiye’deki yandaslarinizi orgutleyin.  Bu hem demokratik olur hem de yararli olur.  Emekli ve etkin olmus bir generalin onderliginde ciddi manada degerli fikirler ortaya cikabilir.   Dogru girisimdir.

Ancak, devlet baskanligi yada Turkiye siyaseti icin en azindan ben sizden hizmet beklemiyorum.  Ulkeyi bildiginiz yontemlerle tek yumruk yapacagim diye boluk porcuk edersiniz de ondan.  Sivil yasamda emir-komuta zinciri biraz farkli calisir.   Alisacaksiniz.

Esen Kalin.

Ihsan GOREN

Istanbul, 03 Aralik 1999

ESKi YAZILAR

Bu yaziyla ilgili yorumlarinizi igoren@turkiye.net'e gonderebilirsiniz.

 

© COPYRIGHT 1996-1999, TURKIYE NET (www.turkiye.net)