EN BUYUK SERMAYEMIZ

 

         

Turkiye´nin en buyuk sermayesi nedir?  Insanlari.  Egitim ve ögretimle olgunlasmis karakterli ve kisilikli insanlari.   Eger Ataturk yasasaydi bu nitelikte insanlar yetisebilmesi icin 21. yuzyilda Turkiye´de nasil okullar olmasini isterdi?  Kanimca söyle okullar olmasini isterdi:

·         Ilgi duymayi ögreten ve ”Ne biliyorum?” degil, ”Daha neleri bilmiyorum?” diye soran,

·         Kaliplasmis dusunce tarzini degil, lateral dusunmeyi destekleyen,

·         Normlara ulasmada ve standartize etmede yaraticiligi bir deger haline getiren,

·         Deneyim ve bilgiyi olaylar örnek göstererek iletebilen,

·         Simulasyonlarla calisan,

·         Kati ögretim planlarina degil, daha cok ögrencilerin ilgilendigi konulara egilen,

·         Klasik dersler yaninda beslenme, hukuk, ekonomi, borsa, medya, insanlarla iliskiler gibi gercek yasamda gerekli olan pratik konulari da aktaran,

·         Yabanci dil ögretimine cok erken olarak baslayan,

·         Yasamla ilgili sorunlarinda ögrencileri ciddiye alan,

·         Gurup calismalarina daha cok odaklanan,

·         Ögretim plani hazirlanirken verilenin ne kadarinin bellekte kalacagini, ne kadarinin pratik yasamda kullanilabilecegini ve 25 yil sonra ne kadarinin gecerli olabilecegini dusunen,

·         Serbest calismalara daima zamani olan,

·         Toplumsal angajmani bencil cikarlar ve kariyerin uzerinde tutan,

·         Is dunyasiyla (örnegin pratikler yaptirarak, konferanslar verdirerek veya isyerlerine geziler duzenliyerek) yakin iliski icinde olan,

·         Ilgi ceken is alanlariyla ilgili gercek bilgileri erken olarak iletebilen,

·         Cesitli meslek alanlarindan (gunumuzde bilgisayar ve internet uzmanligi gibi) gelebilecek talepleri görerek ögrencilerini ona göre yönlendirebilen,

·         Yurt disi okullarla iliski icinde olan ve ögrenci degisimi, Chat-Room, ögrenci gezileri ile bir dunya penceresi durumuna gelebilen,

·         Uygulayicilardan olusan bir mutevelli heyeti olan,

·         Internetle cesitli sekillerde dis dunyayla baglantisi bulunan,

·         Bilgisayar kullanimi konusunda iyi temel bilgiler veren,

·         Daima taze bilgi ve dusuncedeki genc ögretmenleri bunyesine katarken eski ögretmenlerinin de egitimini saglayarak yok olup gitmelerini önleyebilen,

·         Diger ögrencilerin sansini azaltmadan kisiselligi ve elit takimin yetismesini destekleyen,

·         Spora önem veren,

·         Sanat ve muzigi verimliligin altinda ezdirmeyen,

·         Anne ve babayi yapici olarak egitimin bunyesine katan,

·         Diger okullarla yarisan,

·         Okul bahcesinin duzenlenmesi, cesitli organizasyonlarda yer alma gibi ögrencilerine ilk girisimlerinde bulunabilme firsati taniyan,

·         Ders programi icerigini kultur gezileri ve dis iliskilerle anlamli deneyimlere dönusturme cabasi icinde olan,

·         Ömur boyu ögrenmeyi ögreten

            Sizlerin de benimle ayni fikirde oldugunuzu dusunuyorum.  Aksi halde uluslararasi  yarismada yok olacagimiz kanisini tasiyorum.

           

           Okul siralarinda gecen yillar hem basarimizi, hem de basarisizligimizi hazirlar; kendinden emin ve yapici kisilikler yaninda, ne yapacagini bilemeyen ve ancak emir alabilen kisiler de yetistirir.  Ve her zaman, eger ögrenci meslek secimini yanlis yapmissa, bu kisisel oldugu kadar toplumsal ekonomik bir trajedidir de.

          Gelin yatirimlarimizin cogunu  ”top”a, ”pop”a ve ”cop”a yapmaktan vazgecelim.  Okullarimizi gundemimizin en ust sirasina koyalim.  En buyuk kapitalimiz optimal olarak ancak bu sekilde desteklenebilir. 

          Kanimca Ataturk de böyle olmasini isterdi.

          Dr.Erhan Özev

          Finlandiya

Yazara Email: Erhan.Ozev@ras.fi

 

Konuk Yazarlar