| "TARIHTEN
BIR YAPRAK"
|
| Demokrat Parti Dönemi. Radyoda saatlerce Vatan Cephesine
geçenlerin isimlerini içeren listeler okunuyor. Sabirla bekliyorum
Feridun
Fazil Tülbentçinin hazirlayip, Orhan Hançerlioglunun altin sesiyle sundugu
Tarihten bir Yaprak Programinin baslamasini bekliyorum. " 286 yil önce
bu gün
." Büyülü günleri çocuklugun. Politik
görüslerimiz yasitlarimizinkiler gibi, evdeki büyüklerinkine göbeginden bagli.
Menderesi sevmiyor bizimkiler. Dogma büyüme Pasaci
Iflah olmaz , sifa bulmaz
Inönücü
Dünya yerinden oynar bu degismez. Tabii ben de Menderes
düsmaniyim, gizli gizli onu daha çok begenmeme ragmen. Büyük annem "kar
kirmizidir" dese inanirim. "Menderes kötü " diyorsa vardir bir bildigi.
Aslinda umurumda da degil acikcasi.. Ben Orhan Hançerlioglunu hepsinden daha çok
seviyorum. Sesi içimi isitiyor, bana kanat takiyor, zamanin ruzgarina veriyor
kanatlarimi. Birakiyorum kendimi.. Kanatlar beni gecmise tasiyor.. Aksamsefalari
aciyor. Açtikca kokular saçiyor. Hep bir yerleri, bir seyleri özleterek. (Simdi de
ayni) Sonra Yurttan Sesler Korosu.. Nida Tufekçi yönetiminde
"Suya iner tavsanlar
Minnos diye de bir kedim var. Sokaktan bulunduguna sahit lazim. Cins mi cins. |
| Ve sonra 27 Mayis.. Herkesler sokaklara.. Davullar zurnalar çaliniyor.. Halay tutanlar var.. Ihtilal oldu diyorlar. Iyi birsey olsa gerek bu ihtilal, bunca çengilige, sikidima bakilirsa. Annem : " Aman susun bizden duymasinlar biz askeriz" diyor. Aman anne Sokaklarda davullarla bagira bagira soyluyor herkes.. "Olsun " diyor annem "ne olur ne olmaz." Menderes ve kabinesi tutuklanmis.. Ordu Idareyi ele almis Natoya Centoya da bagliymisiz. Iyi bari.. Neden?? Bilmem? Daha çocuguz, seçimle isbasina gelen insanlarin askeri darbelerle ipe gönderilmesinin uygarlikla çatistigindan filan bi-haberiz. (Insallah büyümüsüzdür) Ben zaten bekliyordum böyle birsey... Bizim mahallenin cocuklari "Bu fasula yedi buçuk liraya..Hem kaynasin hem oynasin" diye bir nakarat tutturmuslardi. Pahalilik varmis..Menderes sebepmis.. Ben asil, artik Vatan Cephesi listeleri dinlemeyecegime seviniyorum. Bari "Tarihte Bugün"ü uzatsalar azcik. Okul basladi. Unuttuk gitti Menderesi filan. Hem zaten o degilmiydi "Hafizai beser nisyan ile maluldür" diyen. Dogru söze ne demeli?. Nihariler eve gidince bir issizlik bir tenhalik çökerdi okula. Aksam yemeginden sonra , mütalaadan önce Yassiada Durusmalari.. Hoperlörlerden Salim Basolun Iç Anadolu êiveli sesi, bir tuhaf vurgulu, duyulur... " Saniklar getirildiler, bagli olmayarak yirlerini aldilar. Müdafiiler haazir.." Günlerce sürdü bu garip ayin. Sonunda idam cezalari verildi. IDAM..Günlük kullanimi olan bir sözcük degil. Iyi ki de degil. Iliklerine kadar üsütüyor insani. Idamlar Yassiadada infaz edilecek. Evci oldugumda kosa kosa büyük anneye "müjdeyi" vermeye gidiyorum. Büyük annem çok düsünceli. Menderesi sevmedigini bilmesem üzgün sanabilirim. Benim sevincimi kursagimda birakan bir azarlama " Sus bakim, duymayim agzindan öyle sey bidaha..Ölüme sevinilmez Oh denmez " Agzim saskinliktan bir karis acik.. Bu kadina da yaranilmaz Menderesi istemiyorduk. Sallandirdik ipin ucunda.. Yasasin Sanli Ordumuz, falan filan. Çalsin sazlar oynasin oglanlar.. Ama iste büyük hanim bundan da memnun olmamis.. Alip kitabimi kivriliyorum somyanin üstüne. Bana ne . |
| *** |
| Daha sonra
anliyorum o hayat dersinin degerini.. Ölüme sevinmek olmaz. Her ölenin ardindan
aglayan bir seveni, arkada biraktigi bir kirik gönül, bir yanik yürek var.
Ölüme "Oh" demek olmaz. O ölen bizden çok degerli bir seyi çalip kaçmis
olsa bile.. Ama iste napim ben en siradandan da siradan bir insanim. Her siradan adem kizi gibi gibi kizar, gönüllenir, hinç baglarim. Içimde küllenmez atesi yanar bazi çalinmisliklarin Metin Altiokun, Asim Bezircinin ve diger 36 demokrasi sehidinin. Madimak Otelinin atesi küllenir, benim ki için için yanar. Ben çoook siradanim ama çok siradan.. Neyleyim, ben iste böyleyim. Onun için büyükhanimin ögüdünü unutup birden " Oh olmus" diye bagirirken yakaladim kendimi 33 Idam kararini duyunca. Utandim Sevinmedim. Ama içimde, sanki ayak vurdukca sallanan igreti bir tas yerine oturdu. Üstüne korkusuzca basarak geçip gittim. Arada sirada kötü insan olabilmenin de bir rahatligi, bir zincirden bosandirmasi var insani (Bana inanmiyorsaniz deneyin) |
| *** |
| 3 Agustos 1993 de Metinin Pir Sultan Kutlamalari sirasinda, Madimak Otelinin kundaklanmasi sonucunda yanarak agir yaralandigini isittigimde ona su mektubu yazmaya baslamistim : "Sevgili Metin, Senin için yarina çikmaz diyenler, Izmirli sairlerin inadini bilmeyenlerdir. Yarina da cikacagiz öbür güne de ve bütün öbür günlere..Biz ki süngülerin gölgesinde siirler okuduk , ne huzunler cogalttik ne asklar yasadik ..Kordon Boyuunda çiplak ayak, serçe yürek, efe hayaletleri kovaladik. Sair Esref, Atilla Ilhan, Turgay Gönenc, Necati Cumali, Ilhan Berk, Bozkurt Kemal Yücel, Özdemir Ince, Refik Durbas, Levent Atalay, Özkan Mert, Ümit Yasar Oguzcan, Fethi Savasci, Gündüz Badakin kentinden cikan sair pes eder mi öyle kolay kolay. Teslim olur mu ölüme.. O Izmir ki sokaklari hep denize hep ,; Palmiye yapraklarinda Dario Morenonun baharatli sesi Mehtap ve deniz sordular seni, neredesin diye cirpinir. O Izmir ki günes hülyali güz aksamlari bakir bir sinir gibi dogruca denize batar ve Jezabel kan icinde yatar. O Izmir ki bizim olan, siiriyle beslendigimiz, Pasaport kahvesinde poyraziyla ürperdigimiz, denizin gönderdigi serpintilerle islandigimiz , yosun kokusunu bile sevdigimiz büyülerin kenti ." Bu mektubu bitirmedim. Bitiremeden öldü Metin. Yillarca görüsememistik. Herbirimiz bir yerlere savrulup gidende yalniz kahkahalarimiz, hiçkiriklarimiz kaldi Izmirin yaz bahçelerinde. Metin benim ilk felsefe, ilk siir, ilk klasik müzik ögretmenimdi. Schubertin Bitmemis (Impromtu Symphony 8) Senfonisini dinletirdi bana. Kendisi de bitmemis bir senfonidir içimde hala yankilanan. Metin bir süre benim özel sairimdi. Özel söförü olanlara hep acidim bu yüzden. En paha biçilmezi Metin benim arkadasimdi, dostumdu, sirdasimdi.. Ne güzel bilirdi sevmeyi. Herseyi affetmeyi.. Güzel bir kizkardesi vardi.. Kapiyi hep gülerek açardi. Gülerek açildi mi kapilar, korkularim un-ufak olur hep. Simdi nerede o kizkardes?. Duyar mi ki içimde kopan su firtinayi. Zulüm Metini öldürdü. Zulüm beni yildirdi. Metini öldüren zulüm beni yildirdi. Zulüm git basimizdan. Bosandin zincirinden gördük seni Takinma Din - Allah kisvesini. Ey 38 güzel insani çira gibi yakanlar !..Siz misiniz asil suçlu, bilemem. Kara sapli bir hançer gibi bagrimiza gömülü sorular.: Devlet neredeydi ellerinde benzin bidonlari, çeplerinde kibrit, Hakka secdeden kalkip, yekinerek insan avina çikanlar Sivas sokaklarinda celalilik yaparken.? Neredeydi polisi, jandarmasi, valisi, emniyet amiri Devlet-i Ailmizin.? Neden gormez ahvali pür melalimiz? Sizleri asacaklar belki. Iyi mi olacak.? Hayir.! Nasil olsun ki! Boynunda yagli ilmek, bir urganin ucunda sarkan bir gövde manzarasinda, insan onurunu inciten, hiçe indiren bir çarpiklik var. Hele hele dar agacinin gölgesinde gizlenen Mefistofaleslerin devrani devam ederken.. Iplerinizi cekenler, kaykilacak maruken makam koltuklarinda, sümenlerinden baska ölüm fermanlari çekip cikaracaklar. Homus Bürokratusun saltanati sürecek. Ihanet Vodvilinin son temsili bu. Sonra tarihin affetmez eli karistiracak bu uzun gecenin zulmetini. Mesalesi yanacak özgürlügün. Eriyip gidecek karanliklar. (Neden hep biz yaniyoruz ciksin diye karanliklar aydinliga?) Sonra uyanacak hayat tifil ve mahmur. Uzanacak tarlalar günese dogru. Has Kadin Türkiye, anamiz, yarimiz, iki yakamizi bir araya getirmeyen belalimiz, billur bir tastan içirecek bize kevserini. Doya doya, diye bekliyoruz. |
| *** |
| Geldi geçti
ömrüm benim Sol yel esip geçmis gibi Hele bana söyle geldi Sol göz yumup açmis gibi Bu dünyada
bir nesneye Yunus Emre |
| *** |
| BIR GUN OLURUM Uzak solgun cocuklugum Ben derim ki Olumu arayarak gecti Elbet bir gun olurum Zifiri karanlikti gece Ben derim ki Omrum omrum Sogur cehennem bile Metin ALTIOK |
| *** |
| Kederle.. |
| Konuk Yazarlar'a Geri Dön |