|
"Erkeklerin en ilericisi, en devrimcisi
bile kadini pembe kurdelalar, danteller arasinda düsünmek ister" gibi bir sey
yaziyordu bir yerlerde Firüzan.
Kendi adima konusayim.
Ben pembe kurdelalari, dantelleri pek severim. Orda da durmam, sivri yüksek ökçeli
rugan pabuçlara, siyah dantel jartiyerlere de bayilirim.
Mantomun tutulmasi, iskemlemin çekilmesi, kapilarin benim için açilmasi hosuma gider.
Erkeklerden çicek almak beni mutlu eder.
Çalistigim ortamdaki erkeklerin, kadinligimi (sululuk etmeden) farkinda olmasi beni
katiyyen gocundurmaz. Anlayacaginiz militan feminizmin kara listesi için yaratilmisim. Birlikte çalistigim erkek
kafamin içindekileri merak etmek yerine, petikotumun kayisi rengi olup olmadigini merak
eden bir zekai nabit ise bu onun sorunudur.
Gelgelelim kadin oldugum için sosyal ve profesyonel düzlemde beni kendine denk görmeme
kibirine kapilirsa, bu ikimizin de sorunudur.
Günümüzde bu sorun belirliyor kadin hareketini. Artik sütyen yakan feminazilerin
saltanati sona erdi. Aklibasinda kadinlar esitlik degil, sosyal ekonomik esitlik istiyor.
Çünkü kadinin her anlamda erkege esit oldugunu ispatlamaya kalkisan militan feminizm
artik miyadini doldurdu. Rüzgar gibi gelip geçti..
Öyle ya, neden esit olacakmis ki kadin erkege..
Kadin kadindir, erkek de erkek. Bazi özellikleri nedeniyle de farklidirlar.
Farkli seyler esit olamazlar. Esitlik nicel bir kavramdir, nitel degil.
Örnegin iki elma iki portakala esit degildir. Esit olan 'iki sayisi' dir. Bu sayinin
temsil ettigi kantitatif degerdir.
Geçmis yillarin militan feminstleri bunu atladi ve erkege esit oldugunu kanitlamak için
kadinliktan ödün vermeyi seçti.
Unuttu : kadin kimi durumda erkekten fazlasini yaratan kotarandir. Erkege esit olayim
diye, doga armagani inceligi, yumusakligi, anaçligi, koruma ve kurma içgüdüsünü feda
edip bir erkek fatmaya dönüsmesi çok yaziktir. Çünkü. sairin 'ipek gibi yumusak,
ipek gibi kuvvetli' dedigi o yumusaklikta gizli olan güç benim diyen babayigitte yoktur.
Bazen savunulan dava ne kadar hakli, bu davaya
inancimiz ne kadar derin olsa da, buyurgan bir militanin, sizden bu hakli davayi savunmak
için belli kaliplara girmenizi talep etmesi iticidir.
Militan bundan sevimsizdir iste. Onsuz hic bir sey degismese de..
Kadinin itilip kakilmisligina son verilmesi, kadina yönelik siddet suçlarina, bazi
asiret kültürlerinin garip dinsel törenlerinde kadina eziyet edilmesine
"Yeter!" demek gerekir elbet.. Bunun mücadelesine katilmak hiç kuskusuz onurlu
bir eylemdir.
Ne var ki, parkali, makosen ayakkabili, ense trasli, disleri ve patrmak uçlari sigaradan
sararmis bir militan feministin bana bu konuda fetva vermesini sevimsiz bulurum.
Isin umut verici yani artik bu tip feministlerin sayisinin azalmis olmasidir.
Geçen yil ekim ayinda iki Türk feminist aktivistle bir ay dolastim. Güzel mi güzel,
akilli mi akilli kadinlardi..
Giyinmesini, sürüp sürüstürmesini, takip takistirmasini biliyorlardi. Daha da
önemlisi gülmesini...
Konustuk, güldük çözüldü buzlar arada.
Gitmeden yemin billeh ettiler " biz seni azili bir feminist yapacagiz" diye.
Türkiye'de kadinin politik mekanizmada yerini almasi için ugras veren iki örgütün
temsilcileriydi bu hanimlar. UÇAN SÜPÜRGE ve KADER.
Bir çok noktada görüslerimiz kesisiyordu zaten.
Onlar da benim gibi kadinin ezilmisligini, horlanmisligini belirleyen etkenlerin birden
fazla oldugunu kabul ediyordu.
Bu etkenlerden en önemlisinin kültürel sartlanma oldugunu da.
Bugun sanayilesmis toplumlarda (Japonya en geriden takip etse de bu süreci) maço erkek
tipi, yani varligini sürdürmek için kadinin hizmetine muhtaç oldugu halde, kadina
buyurup horozlanan, ona hor bakan erkek tipi artik karikatür bir tiptir.
Akdeniz , Ortadogu ve Uzak dogu kültürlerinde ise manzara baskadir.
Türkiye'de en rafine aydin çevrelerinde bile "Kadindan muhtar yapmislar, zemheride
koyunlari kirpmis" " Che Guavera kadin dirdirindan daglara çikti, ihtilalci
oldu" türünden yavan espriler yapildigina, ya da hücra bir kentte isi geregi
mahsur kalan bir erkegin, sigarasizliktan, parasizliktan yakinircasina 'kadinsizliktan'
yakindigina tanik olmussunuzdur.
Nazilarin 'üstün irk' felsefesi kadar kof bir
felsefedir 'üstün cins' kavrami.
Toplumun motorunu geri vitese takar. Bu tür bir kültürel sartlanma içine dogma
talihsizligine ugrayan erkeklere kizmak yerine acimak gerekir.
Onlara yardim etmek gerekir bu sartlanmayi kirmalari için.
Bu yardimin kosulu ise kadinin "kadincagiz" ( Türkçede 'cagiz' zavallilik
ekidir.) rolünden, 'magdur' kimliginden silkinmesidir.
Bunun için de, enetellktüel ve sosyal poyansiyelini seferber etmesi sarttir.
Erkeklerle bilek yarisina girmesine gerek yoktur, erkek kadar muktedir (hatta bazi
alanlarda daha fazla) oldugunu kanitlamak için.
Simetri ile kantitelerin korunmasi arasindaki iliskiyi
matematiksel olarak kanitlayan, 20 nci yüzyilin en büyük matematikçisi Emmy Noether
Almanya'da erkek egemenliginin hüküm sürdügü akademik ortamda sesini duyuramayinca
ABD'ye göç etti. Bu Almanya'nin kaybidir, Emmy Noether'in degil.
Amerika bir kadin cenneti midir? Elbette hayir.Yine de
ABD deki kadin hareketi büyük yol katetmistir.
Bu da kadinin örgütlü olarak politik dengeler içinde yer almaya baslamasiyla mümkün
olmustur.
Thelma and Louise filmindeki komik
sterotiplestirmelerle degil.
Bütün erkekleri duygusuz, müstehcen, sevgisiz ahmaklar olarak simgeleyen ve kadinlari
eli tabancali disi kovboylara dönüstüren bu film ciddi bir mesaj vermekten çok
herhalde seyirciyi eglendirmeyi amaçliyordu.
Maço erkek tipi ne kadar karikatür bir tip ise, maço kadin tipi de o kadar
gülünçtür. Biz kadinlar erkeklerle sosyal, ekonomik ve hukuksal esitlik pesindeyiz,
gülünçlükte esitlik degil.
Kadinlarin ezilip horlanmaktan kurtulma mücadelesinde erkekleri kendine düsman ilan
etmesi saçma ve yapmaciktir.
Erkek güzeldir, sicaktir. Onsuz hayat düsünemem. Erkekler dostumuzdur, yarimiz,
yoldasimizdir ama en önemlisi çocuklarimizin babasidirlar. Ve çocuklar babalarini çok
severler.
Dünya kadinlar günü hepimize kutlu olsun.
Saygilarimla
Hale KORAY |