a

SEVDIM SENI BIR KERE

                                   
Küçük Prens'i bilir misiniz?Saint Exupery'nin çocuklar için yazdigi ama onlardan çok biz kocamanlara hitap edebilecek düzeydeki masal kitabi.Masalin bir yerinde Küçük Prens bir tilkiyle karsilasir.Kendisiyle arkadas olmasini istedigi tilkiyle prens arasinda su dialog geçer:
 
 - Gel benimle oyna.O kadar mutsuzum ki..
 - Seninle oynayamam ben evcil degilim.
 - A özür dilerim!"Evcil" ne demek?
 - Sen henüz benim için dünyada yasayan diger çocuklardan hiç de farkli degilsin.Benim sana ihtiyacim yok.Ama senin de bana ihtiyacin yok.Ben de senin için yüzbin tilkiden daha farkli degilim.Ama beni evcillestirirsen birbirimize muhtaç duruma geliriz.Sen benim için dünyada bir tane olursun, ben de senin için bir tane olurum.


Tilki konusmasini sürdürür,
 -  Yasantim çok tekdüze..Ama beni kendine alistirirsan yasantim aydinlanmis olur.Digerlerinden farkli bir ayak sesi tanimis olurum.Bütün ayak sesleri kovuguma gizlenmeme yol açiyor..Seninki ise yuvamdan çikmama yarayacak bir müzik parçasi olacak.Hem bak oradaki bugday tarlalarini görüyor musun?Ben ekmek yemem,bugday benim için hiç bir şey değildir.Bugday tarlalarini anlamsiz bulurum ama senin saçlarin altin renginde.. Beni kendine alistirinca altin renkli basaklar bana seni hatirlatacaklar.Rüzgarin bugday tarlalarinda çikarttigi sesi de sevecegim..
 

    Tilki sustu ve uzun uzun Küçük Prens'i seyretti.
 - Ne olur beni kendine alistir..
 Böylece Küçük Prens tilkiyi kendine alistirdi,evcil hale getirdi..Ayrilik saaati yaklasirken tilki:
 - Ah aglayacagim, dedi
 - Bu da senin suçun.Ben sana fenalik yapmayi düsünmemistim ama sen evcil olmakta direndin. Simdi de agliyorsun.
 - Evet,evet
 - O halde bu isten hiç bir sey kazanmadin!
 - Hayir kazandim.. Basak rengini unutuyor musun?
 
nbsp;  Tilkiye  basak renginin Küçük Prens'in altin rengi saclarini hatirlatmasi,
 rüzgarin bugday tarlalarinda çikarttigi sesi daha çok sevdirmesi size yabanci gelmedi degil mi?Yoksa güldügünde kaybolan  bir çift göz gördügünüzde,hiç ummadiginiz bir anda "o sarki"nin ezgileri kulaginizi doldurdugunda,çayini üç şekerle içen,deniz kabuklari biriktiren,kedilere bayilan,mükemmel makarna yapan birileriyle tanistiginizda hatirladiginiz bir küçük prensiniz yok mu hayatinizda?
 
    Su ise bakin! Ask ne kadar yassiz bir duygu ki bir çocuk kitabindan ciddi ciddi bir ask yazisi çikartilabiliniyor. Bunda pek  de sasilacak bir sey yok gerçi..Çocuklugumuza en çok yaklaştigimiz halet-i ruhiyemiz degil mi ask dedikleri..

14-Subat-2002
 Özlem Kekeç


 

 


Konuk Yazarlar