Sayin
Ismail Cem,
 
Luxembourg'da Avrupalilarin aldigi karar sizin kadar, belki daha fazla buralarda yasayan biz Turk vatandaslarini etkiledi.
 
Nasil etkilemesin ki? Yabanci ulkede azinlik olarak yasmanin zorluklari bir yana, temel kanunlari irk ayrimciligini red ettigi halde kucuk olcekli "farkli davranislara" maruz kalanlar, Turkiye'den ailelerimiz ve akrabalarimizi buraya getirmek icin binbir zorluk cekenler, onlara vize almak icin zillete katlananlar bizleriz. Daha yakin bir zamana kadar, buraya gelen ziyaretcilerimizden $100 konut fonu kesintisi yapan Turk Devleti idi. Akrabalarin bilet parasini odedigimiz gibi onlarin $100'ini da biz oduyorduk. Bu sayede Turk devleti kendi topraklarindaki kazanca vergi uygulayamadigi halde baska ulkelerde elde edilmis kazanclari vergilendiriyordu. Olay universite ders kitaplarina yansimadan kaldirildi, tarih oldu.
 
Sayin Cem,
 
Bu firsati degerlendirerek hem sizinle sohbet etmek, hem de bazi problemlerimizi dile getirmek istedim. Umarim sizi sikmiyorum.
 
1970'li yillarin sonuna dogru Avrupa'nin zengin ulkeleri Turk pasaportuna vize uygulamaya basladilar, sonradan giderek yayginlasti. Ama yine de butun zahmetlere ragmen 1990 larin basina kadar vize, almaya (eligible) olanlara veriliyordu, buyuk ihtimalle Turkiye'yi kizdirmayip komunistlerin kucagina itmemek icin. Yani bu komunistler sayesinde biz de arada sebeplenip gidiyorduk. O gunleri hatirlarsiniz. Su anda sizi Disisleri Bakanligina layik goren zat-i muhterem 1975'de hukumeti kurar kurmaz sizi TRT Genel Mudurlugunden almis, Danistay'a basvurunuzu iki gun geciktirmek icin de karari Cuma gunu ogleden sonra teblig etmisti. Neyse, simdi dogru yolu buldu artik...
 
Komunist sitemin cokmesi, Avrupalilarin 45 senelik kabusunu da sona erdirdi. Artik bize ihtiyaclari kalmamisti, gercek kisiliklerine donebilirleri ve nitekim donduler de. O tarihte bize vize uygulamayan Ingiltere, Irlanda, Ispanya, Portekiz, Italya, Avusturya, Yugoslavya da bu trene katildilar. Butun bunlar yetmiyormus gibi komsumuz kucuk Bulgaristan'in dunyada mevcut 199 ulkeyi birakip sadece Turk vatandaslarina transit vize uygulamasi generallerin ve laik devletin ne kadar "buyuk ve serefli" oldugunu tescil eder nitelikte idi. Siz karadan Avrupa'a gitmediginiz icin belki haberiniz bile olmadi. Disislerindeki "diplomatlar" bizim gonderdigimiz vergilerle degisik saraplari tatmakla mesgul olduklari icin buyuk ihtimalle Bulgaristan'a konuyu bir defa bile acmadilar.
 
1990'li yillar basladiktan beri artik Turk Pasaportu Bati'da, Afganistan, Irak, Libya, Iran, Sudan pasaportlari ile ayni kategoriye sokuldu ve onlara uygulanan agir sartlar bize de uygulanmaya basladi. Ne var ki bizi idare edenlerin pasaportlari kirmizi oldugu icin bir turlu ne cektigimizi onlara anlatmak mumkun olmadi, veya anladilar ama bunu kendilerine vazife saymadilar.
 
Vize kuyruklarinda cekilen cilelerden ornek vererek bu mektubu uzatmak biraz ucuz dusecek. Bu da benim politikam degil ama ogrenmesi size ilgi cekici gelebilir: Burada yasayan ve suresiz oturma ve calisma iznine sahip olan bir Turk vatandasi olarak eger bir gunlugune Dover'den Calais'ye (Fransa) gitmek istesem bunun icin vize almam, vize icin de asagidaki belgeleri ibraz etmem isteniyor:
Pasaport, fotograf, calistigima dair isyerinden belge, bankadan statement, gidis-donus bileti, orada (Fransa'da) kalacagim otelden yer ayirtildigina ve paranin da odendigine dair belge. Eger Almanya'ya gitmek istersem bunlara ilaveten bir de kalacagim sureyi kapsayan tatil sigortasi (holiday insurance).
 
Simdi diyebilirsiniz ki bunlara ne luzum var? Burada oturma iznimiz olduguna gore herhalde orada kacak calisacak degiliz. Oyle bir niyetimiz de olsa vize icin bu belgeleri toplamak ancak birkac gun alir. Yani onu da onleyemezler. Zaten Belcika'da oturma izni olan bir Turk her ikisine de vizesiz gidebiliyor. Yani burada tedbir niteligi sozkonusu degil. Pekiyi ya nedir? Iste bunu siz soracaksiniz bu ulkelere, cunku bize cevap vermiyorlar.
 
Ama eger NATO muttefikimiz Kanada'yi ziyaret etmek istersem bu, mumkun degil. Yani Kanada komunistler tarafindan isgal edildigi takdirde oraya gidip "muttefiklerimiz" icin olmem mumkun ama ziyaret etmem degil. Iki defa sebepsiz yere vize basvurumu red ettiler. Ottawa'daki Sefaretimize de yazdim ama hicbir sey cikmadi. Burada calisma iznim, param, evim, ve isyerim olmasina ragmen. Ayiptir soylemesi ama su anda sahip oldugum kredi kartlari bana £15.000 (onbesbin) odeme yetkisi veriyor bankada bir kurusum olmasa bile. Ama bu Kanada'ya gitmek icin yetmiyor. Eger British pasaportum olsa idi bu problemler olmayacakti! Acaba laik generaller bu konulara ilgileniyorlar mi?
 
Temmuz ayinda Madrit'te Nato'nun genislemesi icin toplanti yapildi. Bu toplantinin sonunda Polonya, Macaristan ve Cek'lerin gorusmeye davet edilmesine karar verildi. Turkiye'yi Cumhurbaskani Demirel temsil etti.
 
Bu uc ulke vatandaslari Turkiye'ye geldiklerinde hudut kapilarinda $10 vize parasi odeyerek iceri giriyorlar. Ama tersi bizim icin gecerli degil. Yani ben bu uc ulkeden birisine gidecek olsam, buradan once Londra'ya gitmem, bazi belgeleri ibraz etmem ve 1 gunden 3 gune kadar vizeyi beklemem icap edecek. Eger calisma izniniz yoksa bu bekleme suresi 2 haftaya cikiyor.
 
 
Madrit'teki Nato zirvesinde Turkiye'nin tam veto hakki bulunmakta idi. Bu uc ulke de bunu biliyorlardi. Uluslararasi iliskilerde, bilirsiniz kimse almadan birsey vermez.  Bizim Babamiz olacak o kisi oylamadan once uc ulkeye vizeyi kaldirma sarti koysa idi, affiniza siginarak yaziyorum, esek gibi kaldiracaklardi. Ne var ki bizim diplomatik misyonumuz onun kadar yuksek olmadigi icin daha ince ifadeler bilmiyoruz. Ama eger O, vatani herkesten cok seviyorsa -ki kimsenin suphesi olmamalidir- biz de ancak Nazim'in dedigi gibi "oyleyse, ... vatan hainiyiz".
Cunku vatan sevgimiz bu kadar asagilanmayi hazmedemiyor, her ne kadar Turkiye'de yasamiyorsak da! 
 
Sayin Cem,
 
Mutlaka haberiniz vardir. Ingilizler Turkiye'ye giriste havaalanlarinda £10 odeyerek ulkemize giris yaparlar. Ama Turk vatandaslari, onceden Istanbul'daki konsolosluklarina gidip vize almak mecburiyetindedir.
 
Vize basvurusu yapildigi anda, tek giris icin £33 odeniyor. Vize red edilse dahi bu parayi geri vermiyorlar.Vize formundaki sorular arasinda daha onceden vize icin basvuru yapilip yapilmadigi, yine baska bir ulke tarafindan vizesinin red edilip edilmedigi de sorular arasinda. Ingilizler Turkiye'ye giris yaparlarken bu gibi sorularla karsilasmiyorlar. Vize formu doldurulduktan sonra siraya giriliyor. Ortalama bekleme muddeti iki saat. Sirasi gelen pencerede vize yetkilisi ile birkac dakika konusuyor. % 20 ihtimalle vizesi kabul ediliyor. %80 ihtimalle ileri bir tarih icin randevu verilip gorusmeye cagiriyorlar.
 
Gorusme, vize yetkilisi ve tercuman ile bir odada yapiliyor. Avukat ve akrabaya teyp ve kameraya musaade yok. Her turlu ozel soru, es, anne, kardes hakkinda mahrem dahi olsa soruluyor. Gorusme sonunda vize sansi yaklasik %30. Red edilmesi halinde hem vize harcini geri vermiyorlar, hem de pasaporta kucuk bir damga basiyorlar. "Istanbul, UK, o gunun tarihi" Ama erbabi biliyor ki bu kisinin vize basvurusu red edilmistir. Ondan sonra bu pasaport ile baska bir Avrupa ulkesinden vize almak hayal oluyor. Pasaportu degistirmek isterseniz ve CHP nin H harfindeki Halk'tan biri iseniz polisin tavri da hic yapici olmuyor. Hakaret bile edebiliyorlar.
 
Mideniz bulandi degil mi? Benim de. Ama ne yaparsiniz ki sikayet edecek, sonuc alacak bir tek yer var. O da TC Disileri Bakanligi, ama tavsiye etmem, cunku hicbir sey yapmiyorlar.
 
Sayin Cem,
 
Mektup cok uzadi. Sizin de vaktiniz yok zaten. Son bir ornek daha! Israil vatandaslari Turkiye'ye vizesiz geliyorlar (3 aya kadar). Fakat serefli, Cihana bedel bir Turk ayni sekilde Israil'e gidemiyor. 1995 Ocak ayinda Kudus'teki Mescid-i Aksa'yi ziyaret etmek istedim. Londra'daki adamlari cok "kibar" bir sekilde bilet ve otel parasinin odendigine dair belge istediler. Halbuki gittigim sehirde otel bulabilirdim, hem de ayni sehirde surekli kalmayi da dusunmuyordum. "O zaman gitme" dedi, telefondaki sahis. Ben de mecburen istedikleri belgeleri Londra'da birkac gun harcayarak tamamladim ve vizeyi aldim. Biliyorsunuz buyuk kurtarici yahudiler icin "cihana bedel" demediginden olsa gerek ucaga atlayan Israil'li Turkiye'ye rahatlikla gelebiliyor. (Gazze Universitesindeki konferans sirasinda tanistigim Kudus Konsolosu Turk Disislerinde nadir bulunan, kibar, Ortadogu ve Turkiye'nin neresi oldugunun farkinda bir kisi idi. Cok sasirdim ve sevindim). Simdi lutfen dusunun. Turkiye Israil ile askeri isbirligine giriyor, butun musluman ulkeler ile aramiz bozuluyor ve bunu karsiliginda bir Cek vatandasi gibi Israil'e vizesiz gitme hakkimiz olmuyor. Hem de milyonlarca musluman Turk vatandasi Kudus'u gormek istedikleri halde.. Bu generallerin vatanseverligi demek mi oluyor? Lutfen bir dusunun.. 
 
Evet, Sayin Cem. Durum boyle. Bize sicak ve yakin davranan birsuru ulke var iken onlari bir kenara itip bizi boylesine horlayan devletlere yakin durmaya calisiyoruz.  Sonunda da suratimiza samar yiyoruz. Ne dersiniz?
 
Burada yasayan Turkler bana, size mektup yazip bu Avrupali'lara ayni bizlere uyguladiklari zorluklarla vize uygulamasi getirilmesini,
 
Ozellikle ingiltere hukumeti ile gorusmelerinizde dilencilik politikasinin terk
edilerek onlara, bu onur kirici sorularin Turk insanina sorulmamasini,
 
Vizesi red edilenin pasaportunun damgalanmamasini,
 
Onceki vize reddi ve diger ulkeler ile ilgili vize reddi sorularinin basvuru formundan cikarilmasini,
 
Vize sartlarinin herkesin anlayacagi sekilde onceden belirtilmesini,
 
Aksi halde TC topraklarinda vize faaliyetinin durdurulmasi isteyiniz.
 
Onlarin verecegi paradan daha fazlasini biz zaten gonderiyoruz.
 
Burokratlariniz size bir yilda turizmden elde edilen dovizlerle ilgili rakamlar vereceklerdir. Misir'da oyle yapiyordu. Son katliamdan sonra turizm sirketleri tamamen Misir seferlerini durdurdular. Hicbir akilli ulke dis ticaret dengesini Batili turistlerin insafina terk etmez, oyle degil mi?
 
Sayin Cem,
 
Sizi yordum, ozur dilerim. Bunlari yazdim ama hemen hemen hicbir sey yapamayacaginizi biliyorum. Disisleri bakanlarinin yetkileri daima mahdut olmustur ve bilindigi gibi Turkiyenin dis politikasi ve bu gibi "stratejik" konular Genelkurmay Baskanligi tarafindan belirlenir.
 
Ayri siyasi goruslere sahip de olsak, yakin tarihte sizin gibi ulkenin problemleri ile yakindan ilgilenen bir Disisleri Bakani gormedik. TRT'den de (o zaman cocuk idim) anilarimiz var. Hepimiz Turk pasaportu tasiyoruz ve bu konular; politika, sosyoloji ve ekonomi kelimelerinin ne  manaya dahi geldigini bilmeyen harbiyelilere birakilmayacak kadar onemlidir. Calismalarinizi destekler muvaffakiyetler dileriz.
 
 
Bir gurup, degisik siyasi goruslere sahip Turk vatandaslari adina,
 
Sahin Lim
143 Wilton St. 
Glasgow G 6DQ 
UK