Bir Baseball Tecrubesi
| a |
Baseball denilen sporun Amerika'da neden bu kadar populer oldugunu, seyretmesini inanilmaz sikici buldugum icin, bu kitaya ilk geldigim sene herkese sorardim. Herkes de bana ezberlemis gibi "you gotta play it to love it" seklinde cevaplar verirdi, yani "oynayan bilir, sen bilemezsin." Ben ise senelerce oynamayip baseball kulturumu bilgisayar oyunlari disinda Wesley Snipes'la Charlie Sheen'in ve de Madonna'yla Geena Davis'in filmlerine dayadim. Okul bitti, tam "artik yirttik" derken New York is dunyasinin gozde olaylarindan bir "offsite" toplantisi gundeme geldi bu gectigimiz Temmuz ayinda, yani sehirden uzakta tum calisanlarin bir araya geldigi bir sosyal toplanti ortami. Programa bakarken 4 saatlik bir ogleden sonrami softball adi verilen aktiviteye ayirmam gerektigini gordum. Ilk once diger Amerikali analistlerden birine, kimseye caktirmadan kurallari anlattirdim, sonra da hic oynamadigimi bildigini kimseye soylememesi icin yemin ettirdim. O kadar karisik ki, ben yarisini bile bilmiyormusum megersem. Herneyse, derken mac gunu geldi catti, takimlar kuruldu, herkese formasi verildi, hani onu ve arkasi gri, kollari renkli meshur Babe Ruth misali formalar vardir ya, onlardan. Bu yastan sonra baseball formam oldu, artik bir daha nerde giyerim bilemiyorum tabii. Kafama da kimbilir nerden elime gecmis lacivert New York Yankees sapkami gecirdim, sahanin yolunu tuttum. Neyse, mac olayi basladi; bir kere ilk once herkese o dev gibi kahverengi eldivenlerden verdiler ve de benimki elime acayip kucuk geldigi icin havadan gelen toplarin hicbirini yakalayamadim. Zaten o kadar da kolay degil, cunku eldivenin icinde net gibi bir zimbirti yeri var, oraya topu oyle ya da boyle kistirmak gerekiyor. Neyse, millet isinirken zaten ben umitsizlige kapildim. Caktirmadan takimdakilere "yo man, I haven't played in so long" falan diye mirildanmaya basladim, hani boyle bir sporu dogru durust hic yapmayip da, rezil olmamak icin "abi bugun formsuzum ya" muhabbeti olur, aynen ondan. Derken adamlardan biri durumu cakti ve de beni Sao Paulo ofisinden Antonio adli bir gencle tanistirdi, takimdaki tek kader arkadasim yani. O da "abi bu kadar guzelim cim sahalarda top oynamak varken ne isimiz var burda?" der gibi bana bakip durdu. Uzatmamak lazim, bizim takim pitch ederken left open fielder bilmemne adli pozisyonumda takribi yarim saat kadar hic bir sey yapmadan dimdik durdum. Bir keresinde top geldi, ustumden gecti, haliyle yakalayamadim. Bir keresinde de top onume dustu, alip birilerine firlattim, ama sonra neler oldu bilemiyorum. En yakinimdaki adam da metrelerce uzakta oldugu icin kimseyle muhabbet etmek mumkun olmuyor. Ara ara herkesle birlikte "heeey!!" diye bagirdim, o kadar. Bir de, bir noktada "wow, good job man!" diye havaya girdim, herkes bana garip garip bakti. Sanirim rakip takimdan birini tebrik etmistim. Sonra bizim takim bat etmeye basladi. Bilmeyenler icin, bat etmek, o sopayla topa vurmaya calismak anlamindadir. Bunu da hic bir sey yapmadan geciririm saniyordum ki, herkesin sirayla bat etmesi gerektigini anladim. Orda tum diger Amerikalilar yan yana dururken Antonio'yla Galatasaray'li Taffarel muhabbeti yaptik. Televole'de kopegini Istanbul'a getirisini seyrettigimi soyledigimde epey sasirdi. Turk televizyonculugunun Brezilya'ya gore oldukca ileride oldugunu savundu. Nedense karsi gelmek istedim. Derken "Yalin, man, show 'em whatcha got!" diye sesler duydum ve de elimde bir adet bat buldum. Yuzlerce kisi onunde ufacik bir topa bir sopayla vurmanin aslinda ne kadar da zor bir sey oldugunu caktim. Ozetle, batting tecrubem feci bir basarisizlikla sonuclandi. Takimdaki ufak tefek bayanlar, hatta benim Antonio bile dann dunn homerun'lar yaparken ben her topu iskalamis olmanin verdigi uzuntuyle cimlere falan oturdum. Sonuc itibariyla, bizim takim nasil olduysa turnuvada sampiyon oldugu icin sirtim yere gelmis sayilmaz, ama bir tek top yakalamayip bir tek topa vuramadigim icin, destek disinda takima nasil bir katkim bulundu bilemiyorum. Ustelik bu soft olaniymis, harbisi daha da zormus falan. Antonio'yla da bir daha konusmadim. Sonucta "play it" kismi tamam da "love it" kismi bende ne yazik ki olusamadi. Ne desem ki; spor geyigine her zaman her yerde katilan bir millet olarak baseball konusunda da Turkiye Net'te boyle bir ruzgar esmesi guzel tabii... Baseball oynamak isteyenlere bol sabir. Yalin
Karadogan, |