Sanssizlik
| a | a | Cocuklugumdan az
da olsa hatirladigim seylerden birisidir siyaset ve siyasete olan
ilgim. 1970'li yillarda- ki ben o zamanlar 5-6 yaslarinda idim- gecici
olarak yasadigimiz Zonguldak'ta hukumet kurma gorevinin her gun el
degistirdigi gunleri hayal meyal hatirlarim. Annem, Suleyman Demirel'in
hukumeti kurma gorevini Cumhurbaskani'na iade ettigini ve
Cumhurbaskani'nin da gorevi Bulent Ecevit'e verecegini soyler
soylemez solugu kahvede babamin yaninda alir ve kulagina egilerek bu
haberi mujdelerdim.Bu kulaga fisildama olayini babam bize ozellikle
tembihlemisti. Benim verdigim haberin ardindan da en cok sevdigim an
gelirdi; yani elime sikistirilan harclik. Ben inanilmaz bir mutluluk
icinde eve donerken babam kahvede tas okey oynadigi masadaki sandalyesine
keyifle kurulup okey atabilmek icin sari ikili'nin gelmesini beklerdi.
Babam dunyada esi bulunmaz bir insandi. Sosyal Demokrat biriydi ama geleneksel ve feodal yapinin sekillendirdigi pek cok davranisi da vardi. Pazar yerinde koylu ve cahil kadinlara curuk domates satan pazarcilarin yedigi dayaklar, gece yarilari sokaklarda yatan insanlara verilen paralar 9 nufuslu bir ailenin gecimini zorlasa da onun cok sik yaptigi seylerdi. Her Oflu gibi dogum yerimiz olan Of'lu olmakla ovunurdu. Yaninda kimsenin laz fikrasi anlatmasina izin vermez, cok gulenleri, donekleri ve AP'lileri hic sevmezdi. Ailece CHP'li oldugumuzu herkes bilirdi. Babam son gorevi olan o zamanki adi YSE olan Koy Hizmetleri'nde soforluk idi. Bu iste calismadan once Zonguldak'taki TTK'da ( Turkiye Taskomurleri Kurumu) sendika baskaninin da soforlugunu yapmisti. Siyasi bilincinin cogu burada calistigi yillardan gelmekte idi. O, soforlerden iyi sendikacinin ciktigini bilecek kadar zeki biriydi, cunku konusani cok iyi dinlerdi. Ozellikle sendika baskaninin butun konusmalarini ezberler ona cok buyuk hayranlik duyardi. Babamiin sendika baskanina hayranliginin dayandigi bir baska oykusu daha vardir. O gunlerde Zonguldak iscisi yine grevdedir ve yuruyus duzenlemektedir ama yuruyus icin izin alinmamistir. Yuruyus komitesi sendikanin bastirdigi el ilanlarini iscilere dagitma gorevini de kendisine vermisti. Bu el ilanlarini dagitirken isciler arasindaki bir ajan-provakatorun: "Vurun arkadaslar, aramizda provakator var" demesi ile" zaten cok gergin olan binlerce isci uzerine yuklenirler epey dayak yer ve sonrada tutuklanir. Sucu agirdir : AP doneminde sendikaci olamak. Donem AP donemidir. AP iktidari, kaybettigi eski liderlerinden ve milletvekillerinden dolayi tum sol cenaha oldugu gibi sendikacilara da hincla doludur. Babam mahkemeye cikmadan once cok fazla iskenceye magruz kalmistir. Yargilanma surecinde kendisini sendikanin 4-5 avukati savunur ama savci hapis cezasinda kararlidir. Durumun iyi gitmedigini goren sendika baskani soz ister ve mahkemeye soyle seslenir " Sayin yargic sizlere bir seyi hatirlatmak isterim rahmetli Adnan Menderes, F.Rustu Zorlu, Hasan Polatkan asilirken bu kisilerin soforleri de mi asildi veya cezalara carptirildi." Babamin anlattigina gore bu sozler soylenene kadar kotu giden durusmada ruzgar birden tersine doner ve babam hapis cezasindan kurtulur. Cocukluk bellegimize kazinan bu olaydan sonra babam AP'den daha cok nefret etmeye baslar. Kisa suren bu maceranin ardindan Koy Hizmetlerinde ise girer kendisine tek kapli bir Dodge pikap verilir. Bu pikap onun emekli olana kadar kullanacagi arabasi esi, dostu, herseyi olacaktir. Bu aracla hic kaza yapmadan ve onurlu bir 20 yilin ardindan emekliye ayrilir. Emekliye ayrildiktan 1 yil sonra ise soforlukten aldigi soguklar, sendika yillarindan kalan iskenceler ve 25 yil araliksiz ictigi Samsun sigarasinin tukettigi cigerine yenik duser ve 1997 yilinin 7 Temmuz'unda ayaktayken ve basinda Kur'an okunurken vefat eder. 1938 yilinda cok sevdigi Of'ta baslayan yasam 1997 yilinda yine Of'ta sona erer. Bu hirs dolu cinarin, bu yasam dolu dev cusseli adamin omrunde yaptigi hic bir seyden pisman olmadigini soylersem abartmis olmam. Bir konu haric. O da omrunu verdigi yollari arsinladigi arabanin plakasi idi. Yasaminin en zor anlarini ona yasatan AP babamin plakasina da adini vermsti. Herkeslerden cok sevdigi arabasinin plakasi 37 AP 487 idi. Bu plaka yuzunden kavga etmedigi insan yoktu babamin. Yaralamalar, gozaltilar ama onu hic bir sey inandigi dogrulardan dondurmedi. Dusmaninin kendisine bu kadar yakin olamasi bile. Babam, kendini bildiginden beridir siyaset yapan Suleyman Demirel'den hep nefret etti. Onun gercekten de ugursuz ve ruhsuz biri olduguna inandi. "Cocuk sefkati bilmeyen insanlar devlet yonetmemeli" derdi. "Bu ulkede koylu olup ta kazik cakmayan tek koylu o dur" derdi rahmetli babam. Babami kaybedeli 2 yili askin bir zaman oluyor. Onu herseyden cok ozluyor, onu herseyden cook seviyorum . Babamin miras olarak biraktigi herseye ama her seye sahip ciktik. Biz de onun gibi Oflu olmakla gurur duyuyoruz, biz de Demirel'den nefret ediyoruz, biz de o nun gibi isci olmayi tercih ettik. Biz de senin deyiminle "Suleyman Demirel bu ulkenin talihsizligidir" sozune cok inaniyoruz. Evet baba hakliydin koylu olup ta bu ulkeye tek bir kazik bile cakmayan tek koylu bu ulkenin talihsizligi olmaya devam ediyor. Ustelik utanmadan ikinci kez cumhurbaskani olmaya curet edecek kadar devam ediyor.. Bu yaziyi Suleyman Demirel'in demogoji yaparken cokca kullandigi bir sozle bitireyim: "Keser doner sap doner, gun olur hesap doner" gunun donmesini bekliyoruz baba gunun donmesini???.. Yavuz
Saltik |