

Filimlerimiz sizi de bayiltiyor mu?..
Yurt disinda yasayan, ve de hasbelkader bu sayfaya tiklamis bulunan Turkler, soyleyin bakalim; en son ne zaman bir Turk filmi izlediniz?
Dunyanin -size gore- obur ucu Avustralya'da biz biraz sansliyiz. Birkac ayda bir, televizyonda Turk filimleri izleyebiliyoruz. Avustralya hukumetlerinin gocmenlere sus payi olarak sundugu sirt sivazlamalardan biri olan, SBS (Special Broadcasting Service) isimli bir televizyon kanalimiz var. Tamamen dis dunyaya yonelik, cokkulturlulugu ilke edinmis, harika bir kanal. Avustralya'yi bizlere sevdiren en onemli seylerden biri.
Ha iste bu televizyon kanali, Avrupa'daki bazi dagitim baglantilari araciligiyla bir ya da iki yillik filimleri getirip, Ingilizce altyaziyla oynatiyor. Amac sadece biz Turkleri sevindirmek degil tabi; ayni yayin kusaginda her aksam Yukari Volta'dan Tunus'a, Finlandiya'dan Iran'a kadar, her ulkenin filimleri sira ile yayinlaniyor. Eh, bizler de ayagimiza kadar gelen bu firsati kacirmamak icin, Turk filimlerinin oldugu aksamlar isi gucu birakip geciyoruz ekran basina.
Geciyoruz gecmesine de, ondan sonrasi biraz tatsiz olabiliyor. Ben en azindan kendi adima konusayim; sonuna kadar seyredebildigim filmin az olmasi bir yana, bazilarinin karsisinda onbes dakikadan fazla oturamiyorum!. Geliyorlar bana! Oyunculuk ve yonetim kalitesizligi, diyaloglarin yapayligi, bu devirde hala dublajla yapilan seslendirmeler, konu secimlerindeki aymazlik, bugunun Turkiye¹sindeki yasantidan kopukluk, ne ararsaniz..
Gectigimiz gunlerde, SBS'de "Gece, Melek ve Bizim Cocuklar", ardindan da "Hazret" isimli filimler gosterildi. 80'li yillardan bu yana ozellikle 'entel' filimlerimizden hicbiri kacmiyor, hepsini sirayla izliyoruz Avustralya'da.
Ha, bu arada unutmadan soyleyeyim, Avustralya'da bagnazligin avukatlari da bol miktarda var. Ornegin bu iki filmin de siradisiligi, ve alisilmadik konusu bircok izleyiciyi rahatsiz etmis olacak ki, yine radyo ve gazete burolari telefonlarla arandi. Kimileri Turk milletinin bu tur filimlerle yanlis tanitildigini iddia ederken, kimileri de SBS'in bunlari secmesini anlamli bularak komplo teorileri uretti. 'Neden yani, orf ve ananelelerimizi yansitan akli basinda filim yok muydu koca ulkede?'
Gelgelelim, vatan-millet avukatlarina karsi hemen savunmaya gecmeden once, ben takkeyi onumuze koyup dusunelim diyorum. Sinema ile ugrasanlarimiz belki biraz sivri bulacaklar ama, bence Turkiye'de artik iyi filim cekilmiyor. Eskiden kac tane iyi filim cekildi, o ayri bir tartisma konusu tabi..
Gunumuzde insanlar sinema salonlarina kossun diye degil, falanca festivalde odul alip oteki sinemacilari catlatmak icin filim cekiliyor gibi geliyor bana. Yillardir festivallerde aldiklari odulleri hep reklam ederler de, her nedense gise gelirini hic agizlarina almazlar. Onun suclusu hep baskalaridir cunku.. Bir tek Eskiya filmi iyi gise yapinca aciklandi bu rakamlar.. Ustelik de salon yoklugu, sansur, ya da televizyonun rekabetinden dolayi yillardir hep aglanir. Sanki bu sorunlar sadece Turkiye'de varmis gibi.
Elindeki kamerayi fotograf makinasi gibi kullanan, dunyada bu alanda nelerin yapildigindan habersiz, soyut ve siirsel anlatimlarda patinaj yapan sinemacilardan henuz kurtulamadi Turkiye. Hal boyle olunca da, birkaci disinda sinemacilarimiz, toplumun nabzini kollayacak, gunumuz Turkiye'sini yansitacak, buyuk bir cogunlugun 'ne iyi ettim de izledim' diyecegi filimler cekmiyorlar. Ya da cekemiyorlar.
Hollywood gibi karlar elde etmek imkansiz olunca ille de gidip Fransiz sinemasindan arak bir ucukluga saklanmaya gerek yok. Dunyanin dort bir yaninda ne ilginc sinema tarzlari var. Hic tanimadiginiz bir ulkeden bir filim izleyince, bir yigin sey ogreniyorsunuz. Turkiye'de politik alanda olan biteni tasvip edip etmemek gibi bir ikileme takilmadan, 90'li yillarin dinamizmini yakalayan filim cekildi mi allasen? Bir yabancinin bakip da, Turkiye'nin bugununu anlayabilecegi bir seyler?
Bugun Guneydogu'daki adi konmamis savasi cekmek guc olabilir belki. Ama ona gelinceye kadar neler var. Ornegin surmekte olan bu savasin ulkenin geri kalan kismina olan sosyal etkileri korkunc boyutlarda; hani bunun filmi?. Ya da 70'li yillarda 'koy filimleri'ne dadanmis olan ilerici filimcilerimiz, simdi neden unuttu koyleri acaba? Hepsini de yakmadilar ya!. Sair, sinemaci, yazar, entel bar mudavimi, ya da reklamci olmayan bir filim kahramanini ne zaman seyredecegiz dersiniz? Turkiye¹de medyada her gun patlayan mansetler, o fikir fikir gundem, carpik da olsa o devinim neden sinemaya yansimiyor? Ya da sinemacilarimizin gundelik dirsek temasinda bulunmadigi, o 'ortalama insanlar' neredeler; onlari neden goremiyoruz sinemamizda? 'Hah, gercek hayatta da bu laf aynen boyle soylenir!.' diyecegimiz bir diyalog ne zaman yazilacak senaryolarda?
Ne bileyim, sinemacilarimiz da belki 'e, deve de nerem dogru ki demis' diyecek. Ya da birileri cikip bizim Turkiye¹den uzaklasinca ukalalastigimizdan, ya da baska tur begeni kaliplarina girdigimizden soz edecek. Belki herkes hakli. Ama, sinema sanatinin yeri ayri; kalite de, kalitesizlik de pek gizli kalmiyor.
Ne olur, guzel filimler gelsin SBS'e!. Bakin o kadar ozledik oralari, bu uzak diyarlarda yaslanip gidecegiz.. Cok gormeyin bu kadarini..
Melbourne/Temmuz 1997
© COPYRIGHT 1997, Turkiye Net (www.turkiye.net)