YOLLARDAKI ÇUKURLAR NE OLACAK?

Dunyanin bir yigin ulkesinde Turkler yasiyor. Herkes bulundugu ulkenin durumuna, kendi beklentilerine gore belli birseyler duymak istiyor Turkiye'den. Kimisi hep "iyi haberler" duymak icin can atarken, kimisi de hep kendi mesrebine uygun birseyleri duymak istiyor. Avustralya'da devamli olarak Turkce dilinde birseyler karaladigimiz icin yakindan biliyoruz bu durumu. Turkiye haberlerini verirken biraz fazla gercekci oldunuz mu, derhal bir "neden yani, biz bu kadar kotu muyuz ki?" duyarliligi alevleniveriyor.

Bir de Turkiye'de oturup da, disariya ahkam kesen aydinlarimizin tavri var. Cogu bulundugu ortamdan pek de hosnut olmayan bu kisilerin, yasadigi gercek rahatsizligin adini koyamama gibi bir de ortak sikintisi goze carpiyor. ozellikle ulkede yolunda gitmeyen islerin anlatilisi, ve bunlarin Bati ulkeleriyle karsilastirilis bicimi oldukca ibret verici.

Onceki gun Melbourne'daki SBS Turkce radyo yayinina Turkiye'den yapilan bir yorumda, Istanbul'daki yagmurlarda yedi kisinin oldugu belirtilip, belediyelerin bu duruma ne zaman care bulacagi sorgulandi. Akil almaz isler oluyordu orada. Beceriksiz ve sorumsuz belediyeler, yollardaki cukurlari oylece birakip gidiyordu. Ve ici su dolan cukurlara dusen insanlar oluyordu; hem bu durum Bati ulkelerinde gorulecek bir sey olamazdi. Hele bizler, Bati ulkelerinde oturan bizler, hepten sasirmali ve dehsete dusmeliydik

Ici seni, disi beni yakar dedikleri bunun gibi bir sey olsa gerek. Bati ulkelerinde bu isin bir hukuk sorunu oldugu Turkiye'den gorulmuyor galiba.. Ve endustrilesmis ulkelerde bu dengenin giderek bozulmaya yuz tuttugunu da Turkiye'dekilere anlatmak mumkun mu acaba?.

Evet, Avustralya ve benzer ulkelerde yollarda tehlikeli cukurlarin olmamasinin tek nedeni, belediyelerin iyi niyetliligi degil, vatandastan korkmasi. Bu ulkede acik birakilan bir cukura dusup de yaralanan bir vatandas, belediyeyi, ya da kim sorumluysa onu dava edip, yukluce bir para alabilir. Bu sekilde dava edilip de, milyonlarca dolari heba etmek istemeyen belediyeler de, yollarda birakin cukurlari, en ufal bir centik bile birakmaz. Paralari buraya harcamak her zaman icin daha ucuza gelir. Sistemin de dengesi boyle saglanir.

Ayni sekilde, isyerinde patronunun ihmali yuzunden kaza geciren bir isci, mahkemeye giderek yuklu bir tazminati cebe indirebilir. O yuzden, her isveren iscisinin makine ile olan temasini inceden inceye arastirir; risk faktorunu en aza indirmeye calisir. Yine, isciye acidigindan degil, boylesi daha ucuza geldigi icin..

Iste bu "cennet" bati toplumunda vitrin, disaridan bakildiginda boylesine goz kamastirici. Ancak bu dingin gibi gorunen dengenin cilasini kaziyip baktiginizda, alttan yogun bir catisma, hareketlilik cikiyor. Pek cok ulke gibi, Avustralya'da da isler yavas yavas degisiyor. Ekonomik rasyonalizm dalgasi ayagina iyice yer ettikce, sermayedar da bu tur tazminatlardan kurtarmanin yollarini buluyor.

Avustralya'da yasayan okurlarimiz bilir, Victoria eyaletinde calisanlari endiselendiren yeni bir Workcover yasa tasarisi var. Bu yasa, isyerinde yaralanan iscilerin devlet ya da patron aleyhine tazminat davasi acmasina sinirlamalar getiriyor.

Bu tur yasalarin tek tek iscileri magdur etmesi bir yana, asil sorun sistemin civisini cikarmasi. Devletin kisi ve kuruluslar arasinda sagladigi denge bir kez bozulmaya gorsun. Sakat biraktigi iscisine tazminat odeme yukunu hissetmeyen isvereni vicdaniyla basbasa birakinca nereye gidileceginin ornegi, ucuncu dunya ulkelerinde bol miktarda gorulebiliyor.

Hem bu isler corap sokugu gibi gelisir. Bakarsiniz bir zaman sonra yolda cukura dusenlerin belediyeyi dava etmesine de sinirlamalar getirilebilir. Fabrika isletmecileri gibi, belediyeler de tazminat korkusunu bir kez yendikten sonra, yoldaki cukura baska bir gozle bakar. Iste o zaman esyanin tabiati geregi, Istanbul'daki yagmurda yasananlar burada da aynen gorulebilir.

Butce sinirlamasi telasindaki Avustralya ve ayni yolu izleyen Bati ulkelerine bakinca, "ben bu filmi biryerlerde gormustum" duygusuna kapilmamak olanaksiz.

Melbourne / Kasim 1997


© COPYRIGHT 1997, Turkiye Net (www.turkiye.net)

 

 

Eski Yazilarim...

Levent'e E-Mail