ESKIMEK BILMEYEN SIYASILER

Gectigimiz gunlerde Turkiye’nin durulmak bilmeyen siyasi calkantilari, yeni hukumet arayislarina sahne oldu. Her zaman oldugu gibi olan biteni tribunden seyretmek durumundaki halk, her gun yeni bir ‘hukumet formulu’nu okudu gazetelerde. Birkac paslasmanin ardindan, yillanmis politikacilarimizdan Bulent Ecevit’e ikinci kez hukumet kurma gorevi verildi. Hatta basin bile bu isin tuhafligini sezdiginden olacak, ‘Ecevit 20 yil sonra yeniden..’ gibisinden basliklar atti. Bu arada ben de dusundum durdum. Neden bu siyasiler emekli olmayi aklindan gecirmez acaba diye.. Neden Turkiye halki Eecevit’e yine muhtac oldu diye..

Oyle ya, Turkiye siyasi sahnesine bir kez cikmayi beceren, oradan inmeyi ayni ustalikla beceremiyor. Neredeyse herkes donuna kacirana, akli melekelerini kaybedene, ya da allah gecinden versin mevta olana kadar ayrilmiyor oradan. Bazisi kartlari yanlis oynadigi icin ya adayligi yeniden ele geciremiyor, ya da sorusturmalarla erkenden dertop ediliyor. Arkadan itildigi icin yanlislikla politikaci oldugu izlenmini veren Erdal Inonu gibi bazilari da, kendi istegiyle kenara cekiliyor.

Iste bu son grup her nedense Turkiye’de azinligi olusturuyor. Politikaya bulasanlarin cogu olene dek bu meslegi surdurmekte inat ediyor. ‘Eh zaten adamlarin bir eli yagda, bir eli balda. Neden ayrilsinlar ki?..’ diyeceksiniz. Isin bu yani elbette ki dogru. 50 yillik demokrasi mucadelemiz, tasrada siradan bir aygaz bayisi iken siyasete atilan, ve iki yilda yedi ceddine yetecek parayi biriktirebilen cevherlerle dolu. E, bu isi halk da zaten icten ice kabullenmis. Bal tutan parmak yalar. Hem onlar yemese, Ankara’ya is takibine gelen vatandas nasil cabucak halleder sorununu?

Hani karsilastirmak gibi olmasin, Avustralya siyasi sahnesi bizlere ibret olacak orneklerle dolu. Bunlarin en carpici olani, bir onceki federal basbakan Paul Keating. Politikaya 15 yasinda atilan, 35’inden once maliye bakani, 47’sinde de basbakan olan Keating, koltugunu kaybettigi gun politikadan ayrildigini acikladi. Onun gibi bir cok onde gelen lider, partilerin kilit adamlari, ya da siradan milletvekilleri hep kendi istekleriyle, erkenden ayrilip baska maceralara atiliyor. Kimisi onceki meslegi olan hukuga, ya da ticarete donuyor. Bilegine guvenen de politikadaki iliskilerini kullanarak uluslararasi ticaret danismanligi turunden islere atiliyor.

Simdi insan dusunmeden edemiyor. Son on-onbes yildir yedek kulubesinde oturup, donemin basbakani sakatlandiginda sahaya firlayan Mesut Yilmaz ornegine bakalim. Koltugundan yine inmek zorunda kalan Yilmaz bu gunlerde politikadan ayrildigini aciklasa Turkiye politika sahnesi ne kadar rahatlar, gozunuzun onune getirebiliyor musunuz? Ihtimal vermek zor ama, mesela dedik.. Basta kendi partisi olmak uzere, butun politika sahnesine bir canlilik gelir, taze kanlar ortaya cikar.. Siyasette ihtimaller cogalir, halkin sisteme guveni tazelenir.

Ama bu tur seyleri Turk medyasi hicbir zaman gundeme getirmez. Sistemin devami icin stabilite sarttir, o yuzden Mesut Yilmaz ortaliktan kaybolmamalidir. Ileride bir basbakan daha sakatlandiginda, kendisine yine ihtiyac duyulabilir. Denklemleri, ihtimalleri cogaltip ortaligi karistirmaya gerek yoktur.. ANAP’a yeni bir gerekiyorsa, bunu bize soyleyecek kurum medyadir. Kimse gemiden kendi istegiyle atlayip sistemi sarsmamalidir.

Ustelik, bizde durduk yerde politikaci olunmaz. Dis cevrelerin ve icerdeki guc odaklarinin icazeti kolay kolay kazanilmaz. Boylesi bir iltifata mazhar olmus bir kimsenin devletinin gozunun onunden kaybolmasi, hele hele edinmis oldugu deneyimleri kendi isleri icin kullanmaya baslamasi hic de hos kacmaz. O yuzden, Mesut Yilmaz beyefendi eski Avustralya basbakani Paul Keating gibi cani isteyince Ôhadi bana eyvallah’ dememelidir.

Hem baksaniza bu ulkede 75 yasinda bile basbakan olunabiliyor. Maasallah mevcut liderlerimizin cogu genc; herbirinin eline daha kimbilir kac kere firsat gececek..

Melbourne / Ocak 99

© COPYRIGHT 1996-1999, Turkiye Net (www.turkiye.net)

Eski Yazilarim...

Levent'e E-Mail