Melbourne Sohbeti


BATI’DA BOYLE YAPMAZLAR EFENDIM

Insan bu yaban ellerimde yasarken Turkiye’den gelen haberleri hep farkli bir gozle okuyor. Sevgili basinimizin bizlere layik gordugu o imla hatalari, ifade bozukluklari ve mantiksizliklar arasinda, gozunuz hep alakasiz birseye takiliyor. Yillardir her mansette beni bayginliga ugratan o "bati" tanimlamalari arasinda, gecen gun bir tanesine takildim kaldim. Efendim, Istanbul Barosu Baskani Yucel Sayman, bir panelde yarginin bagimsizligini savunmus ve aynen soyle demis: "Tutuklayan, gozaltina alan polis Icisleri Bakanligi’na bagliysa, yargi bagimsizligindan soz edilemez". Ve ardindan eklemis: "Yarginin bagimsiz oldugu Batili ulkelerde yargiclarin ve savcilarin sendikal hakki vardir. Yarginin bagimsiz olmasini istiyorsaniz, o zaman buyrun Turkiye’de de verin sendika hakkini". Turkiye’de yarginin bagimsiz olmasi gerekliligine bir sozumuz yok, bu gercekten onemli bir konu. Ama, "Bati" ornek olarak verilince is biraz karisiyor. Bati deyince, hani neredeyse bir hayal dunyasindan soz ediliyor gibi. Her yaptigimiz isi sinayacagimiz bir tur hedef. Hangi Bati ulkelerini arastirip bu sonuca vardi, bilemiyoruz; ama sayin Sayman’a Avustralya’da, Ingiltere’de, ABD’de yargiclarin sendikasi falan olmadigini nasil anlatacagiz acaba.. Bu ulkelerdeki yargic ve savcilar cok cok bir baroya, ya da onun alt kurulusu gibi islev goren mesleki yapilara baglidir; ama bildigimiz anlamda sendika turu bir yapi maalesef yoktur. Istanbul baro baskani sendikali yargiclari hangi ulkede gormus bilemiyoruz; ama "Bati" diye genelleme yapmakta sanki biraz aceleci davraniyor gibi.. Aslinda belki de haksizlik yapiyoruz; bu konuda verilebilecek orneklerden en masumunu verdik. En azindan ciddi bir konuydu bu.. Iki cumleyi biraraya getiremeyenlerin laflarini ornek verip de, kolay hedeflerle oynamayalim dedik. Turkiye’deki gazete sutunlarini karistirmaya, ve de mazallah kose yazilarini okumaya kalktiysaniz yandiniz. Neden ille her gun bir yazi yazmasi gerektigini hala anlayamadigim o guzide yazarlarimiz, pek sever Bati muhabbetini. Hele simdi irtica tehlikesi ve bir de Avrupa Birligi konusu var ya, ne kadar Bati’dan ornek verseler yeridir. Korlerin fili tarifi gibi, Bati’da gordugu herhangi bir seyi genellemeyi pek sever bizim yazarlarimiz. "Bati’da politikacilar boyle yapmaz efendim.." "Bati’da herkes birbirine saygilidir..", "Bati’da trafik polisi rusvet yemez..", "Bati’da vatandasa fiske vuramazsiniz..".. Yillardir suregelen bu yuvarlak laflari dinleyince, Bati denen seyin sanki tek bir ulkeden ibaret oldugu gibi bir hisse kapiliyor insan. Kapikule’den cikar cikmaz, hersey bir anda degisiyormus gibi..

Turkiye’nin politik olarak duzluge cikmasi icin Avrupa ulkeleriyle yakinlasmasi elbette ki gerekli.. Ancak aradaki mesafeyi hep onlar belirliyor; biz ise kendi kendimize gelin-guvey oluyoruz. Bu ulkelerin son birkac yuzyildir bizimle yakindan ilgilenmesinin tek ama tek nedeni, hukumetten ihale kapmak. Bizim nereli oldugumuz, kasimizin gozumuzun rengi, dinimiz, gelenegimiz, hicbiri umurunda degil adamlarin. Onlar icin onemli olan Batili sirketlerin ellerindeki uretim ve sermaye fazlasini satabilmek.

Adina Bati denilen, bizim de Avustralya’da icinde yasadigimiz dunyanin baska oyle dinamikleri var ki; Turkiye’deki kalem erbabi isine gelmedigi icin olacak, bunu bir turlu farkedemiyor..

Bir kere herseyden once Batili ulkelerde boyle her konudan anlayan yazarlara her gun yazi yazma hakkini pek vermezler. Bu bir.. Bati toplumunda rusvet de vardir, kayirma da.. Partizanlik da vardir, isbirlikcilik de.. Ancak boyle seyler iyice ayaga dusmedigi ve kitabina uyduruldugu icin herkesi rahatsiz etmez. Bati’da sistematik iskence yoktur; ama bu durum polisin iyiliginden cok, sivil denetim mekanizmalarinin etkinligi sayesinde gerceklesir. Ve bu sivil mekanizmalar, Bati ulkesinin sarsilmaz dengesini yerinde tutar. Turkiye’de ise iskencenin asil nedeninin sokaktaki insanin ikrari oldugu hic gundeme gelmez. Bati’da herkese insanca yasama hakki taninir ama, hukuk da parasi olan icindir. Yargi da, politikacilar da bagimsizdir, ama alinan pek cok kararda para borsalarinin dedigi olur. Sendikalar vardir ama, son soz hep patronundur. Her yetiskinin oy hakki vardir, ama insanlara istedikleri gibi oy attirmayi pekala becerirler.. Acil durumu olanin ayagina bes dakikada ambulans gelir, ama daha iyi saglik hizmeti icin mutlaka pamuk elleri cebe atmak gerekir. Bati ulkelerinde sokaklar temizdir, sular kesilmez, yollar duzenlidir; ama vatandas da bunlarin bedelini vergiyle, harcla kurus kurus oder. Posta idaresi iyi calisir ama, her vatandas da zarfin ustune posta kodu yazmayi ihmal etmez.

Yani diyecegim, her beyazin bir karasi var. Turkiye’nin gercekten yakinlasmasi gereken Bati, dogrusuyla, egrisiyle, ulkeler arasindaki farkliliklariyla, degisik bir dunya. Bizim kalem efendilerinin ve yari aydinlarin kafadan ufurdugu turden bir cennet degil. Imreneceksek, yakinlasacaksak, daha yakindan taniyarak yapmaliyiz bunu.


© COPYRIGHT 1997, Turkiye Net (www.turkiye.net)


Levent Efe'ye E-Mail

Arsive Geri Dön