Türk Dünyasi, 21.Yüzyil'in Odak Noktasinda

1991 senesi Aralik ayinda Rusya, Ukrayna ve Beyaz Rusya'nin devlet baskanlarinin karariyla Sovyetler Birligi'nin parcalanmasi ve de "Birlesik Devletler Toplulugu" isminde yeni bir birligin kurulmasi antlasmasina imza atildi. Bunun hemen ardindan diger eski Sovyetler Birligi uyesi ve yeni bagimsiz 8 devlet de bu birlige katildi. Boylece Sovyetler Birligi cokup, tarih sahnesinden yok oldu.

Bu oldu-bittinin yarattigi sartlara, gecmiste dunyanin alismis oldugu iki kutuplu gucler dengesinin bir anda ortadan yok olmasina hepimiz hazirliksiz yakalandik. Simdi karsimizda:

a) Her firsatta siyasi ve ekonomik gelecegi kendi cikarlari yonunde etkilemeye calisan bolgesel gucler,
b) Amerika gibi potansiyel butun gucleri bunyesinde barindiran ve dunya siyaset sahnesine hakim olmaya calisan bir "Super Guc",
c) Devasa bir "Ideoloji Imparatorlugu"nun parca parca kalintilari icinde eskiden kendine yarattigi ekonomik bagimliliklari kolay kolay elinden birakmamaya kararli Rusya ile cok odakli bir gucler tablosu var.

Bu beklenmedik tabloda genis bir cografi ortam icinde "Turk Varligi" diye bir gercek ortaya cikti. Bu gercek birbirine uzak ya da yakin, buyuk ya da kucuk butun cevreleri beklemedikleri bir durumla karsi karsiya birakti.

Turk Cumhuriyetleri; Azerbaycan, Kazakistan, Kirgizistan, Ozbekistan, Turkmenistan ve Iran kulturunden etkilenmis dahi olsa Orta Asya'nin en onemli birimlerinden olan Tacikistan yeni olusan gucler dengesinde yerlerini daha henuz tam olarak belirleyemediler. Siyasi ve ekonomik politikalari istikrarli cagdas birer devlet olma yolunda onlerinde daha uzun surecek bir yol var. Bu surec icinde kaybeden ve kazanan taraflarin da olacagi bir gercek. Bu tarihi oyunu yeni guc dengeleri icinde kimin kazanip kimin kaybedecegi de halen mechul.

Bir anda ortaya cikan bu yeni "Turk Dunyasi" Turkiye'de buyuk saskinlik ve sevinc yaratti. Fakat devlet yetkililerimiz ve aydinlarimiz bu duruma hazirliksiz bir bicimde yakalandilar. Cunku Osmanli Imparatorlugu ve Turkiye Cumhuriyeti Turkiye disindaki, ozellikle dogudaki Turklere karsi sirtini donup, varliklarindan habersiz gibi yasamisti. Gunumuzde Turkiye batiyla butunlesme ve Avrupa Birligi yollarinda sendeleye sendeleye cirpinirken Adriyatik'ten Cin Seddi'ne kadar uzanan, ne kadar yakin da olsa "Turkcelerini" ve tarihini tam olarak bilmedigimiz, cografyasini tanimadigimiz bir yeni Turk Dunyasi var. Gunumuz Turkiyesinin jeopolitikasinda gelisen bir "Avrupa Birligi", gelecegi belirli olmayan bir "Birlesik Devletler Toplulugu" ve hemen hemen butun iclerindeki devletlerin tarihi anlasmazliklar ve de kismen sicak temas icinde bulunduklari Balkanlar, Orta Dogu ve Kafkaslar var.

Fakat butun bu zorluklara ve engellemelere ragmen icinde bulundugumuz yuzyilin sonunda tarihte hicbir millete nasip olmayan bir durumla karsi karsiyayiz.

Adriyatik'ten Cin Seddi'ne kadar uzanan bu "Turk Dunyasi" gunumuzun gucler dengesini realist bir yaklasimla, karsimiza cikabilecek tehlikeleri sezerek ve her turlu firsati da butun bir "Turk Dunyasi"nin cikarlarini dusunerek degerlendirdigimiz taktirde baris, kulturel alisveris ve ekonomik refah getirebilir. Ve bu da gerceklesirse 21. Yuzyil'a geleceginden umutlu bireyler olarak girebiliriz.

Komunizm'in ideoloji olarak cokusu ve Sovyetlerin parcalanmasi ile ortaya cikan "Yeni Dunya Duzeni"ni ya da "Duzensizligi"ni daha yakindan arastirmaya basladiktan sonra yuzyillarca ayri yasadiktan sonra yeniden bir araya gelmenin, kulturel yakinlasmanin, ekonomik isbirligi yapmanin ve gelecek icin tutarli bir cizgi olusturmanin aslinda goruldugunden cok daha zor oldugunu fark ettim. Butun bunlar icin oncelikle gelecege yonelik varsayimlardan ve duygu somurusu dolu ilkel habercilikten arinarak su anda icinde bulundugumuz durumun degerlendirilmesini yapmak gerekiyor. Jeopolitik konumumuzu belirlemeden, bu "Cok Guclu Dengeler Mekanizmasi" icindeki sartlarin farkina varmadan ekonomik, kulturel ve siyasi iliskilerin de devlet ya da bireyler bazinda verimli isleyecegine inanmiyorum.

Iste bu nedenlerden dolayi yaptigim arastirmalari, gorus ve yorumlarimi sizlerle paylasmak istedim. Kanimca karsilikli dusunce alis verisi, gelecege hazirlanmamizin en onemli yardimcilarindan birisi. Bu dusunce alis-verisini de Turk Dunyasi icinde ve disinda yasayan Turkler olarak en kolay bicimde Internet'le yapabiliriz.

Büyüteç araciligi ile sizlere haftalik analizler seklinde Turk Dunyasi'ndan haber ve yorumlar yaziyorum. Lutfen bana gorus ve elestirilerinizi elektronik posta yoluyla yazin. Boylelikle zaman icinde belki hatalarimdan ve sizlerin goruslerinizden dersler alir, daha kaliteli bir haber hizmeti sunabilirim.

Mehmet Binay

Mayis 1996

Frankfurt a.M.

 


Son yaziya geri dön...

©COPYRIGHT 1996/97 TURKIYE NET (Her hakki saklidir.)