Azerbaycan'in Siyasi Partileri'nin Dunu ve Bugunu

 

Azerbaycan'in Ilk Bagimsizlik Savasinda Siyasi Akimlar

19. Yuzyil'in sonlarina dogru Rus Carlik Imparatorlugu'nda diger Turk halklarinin yasadigi bolgelerde oldugu gibi Azerbaycan'da da musluman kokenli bir reformlar ve birlesme akimi baslamisti. Baku'de diger Turk halklarinin yasadigi yerlerden farkli olarak Bati Kulturu ve Islami degerleri birbiriyle uzlastirabilmis bir kultur olusmustu. Rus-Tatar okullarinda (Tatar: Ruslar o zaman tum Turk halklarini Tatar diye adlandiriyorlardi) yetismis aydinlar halkin okuma yazma oranini ve milli kultur bilincini artirmak icin ugrasmaktaydilar. Kisa bir sure sonra Turk milli bilinci uyanmaya baslamis, ilk baslarda kulturel de olsa zamanla siyasi bir yapi ortaya cikmisti. Petrolun varliginin daha da onem kazanmasi ve arkasindan gelen yabanci sermayenin her gecen gun artmasi, sanayilesme, etnik gruplar arasindaki rekabet, hem Rusya'nin diger kesimlerinde hem de Osmanli Imparatorlugu icindeki milliyetci hareketler ve Pan-Turkizm Azerbaycan'da yepyeni bir siyasi entellektuel kesimin olusmasina yol acmisti.

20. Yuzyil'in baslarinda "Hummet" ve "Musavvat" partileri olustu. Bu partiler, Rusya'da sosyalist akimlarin takipcisi olsalar da sosyal sinif kavgalarindan cok milli bilincin pekistirilmesi ve buyuk Rus Imparatorlugu'ndan ayrilma yolunda calismalarini surdurduler. Carlik Rusyasi'nin cokusunden sonra 1918'de Kafkasya'da kurulan Transkafkasya Federasyonu da (Gurcistan, Ermenistan ve Azerbaycan) kendi icindeki ayriliklar ve dis etkenler yuzunden ortadan kaldirildi. 1918 Mayis ayinda Gence'de (Azerbaycan'in ikinci buyuk sehiri) bagimsiz bir Azerbaycan Cumhuriyeti kuruldu. Bolsevikler o sure icinde Baku'de yerel bir Sovyet yonetimi kurmuslardi fakat bu Sovyet yonetimi de 1918'de Turk (Osmanli) kuvvetleri tarafindan bozuldu ve Azerbaycan ilk olarak Turk daha sonra da Ingiliz isgal kuvvetlerinin eline gecti. O siralarda Baku'nun gerisindeki bolgelerde Musavvat Partisi yonetimi elinde bulundurmaktaydi. Ingiliz kuvvetlerinin 1919 Agustos'unda ulkeyi terketmelerinin ardindan Azerbaycan Halk Cumhuriyeti tam bagimsizligina kavusmus oldu fakat bu surec de fazla surmedi.

Bagimsizlik savasi, Carlik Rusyasi'nin cokusu, Bolseviklerin yonetimi ele gecirmeleri, etnik catismalar, Karabag,Zangezur ve Nahcevan bolgelerinden dolayi Ermenistan ile olan savas da ulkenin zayiflamasina yol acmisti. Tarim uretimi eskiye nazaran dortte bire dusmustu. Kuzeyden Kizil Ordu, Kuzey Kafkasya'yi Sovyet topraklarina katma tehdidi ile yaklasmaktaydi. 1920 Nisan ayinda Rus kuvvetleri Gence'de Azeri Cumhuriyet ordusunu yendiler ve Musavvat yonetimi de siyasi gucu kisa bir sure sonra 11. Kizil Ordu'ya devretti...

1980'lerde Perestroyka Ve Glasnost Politikalari Altinda Halk Icinde Yeni Bir Demokratik Akim Olusuyor

1980'lerin sonlarinda yeniden alevlenen Ermeni-Azeri Savasi suresince goc etmek zorunda kalan, tibbi ve maddi yardima muhtac insanlar icin yardim kuruluslari olusmaya basladi. Yardim niteliginde baslayan bu kuruluslarin ardindan 1989'da Kasim ve Aralik aylarindaki gosterilerin sirasinda gozaltina alinan siyasi muhalif kisilerin serbest birakilmasi ile Azerbaycan Milli Halk Cephesi resmi olarak ortaya cikti. Milli Halk Cephesi, 1920'den bu yana Sosyalist rejim altinda gelisen entellektuel bir demokratiklesme ve bagimsizlik savasinin resmi nitelik kazanmasi anlamina gelmektedir. Milli Halk Cephesi'nin kuruculari 1930'lardan sonra dogmus, Stalin'in cinayetlerini yasamamis ve II.Dunya Savasi'nda da savasmamis genc kisiliklerdi. Buna ragmen 1900'lerin baslarinda Hummet ve Musavvat Partileri'nin kurulmalarindan bu yana gizli gizli de devam eden entellektuel bir kesimin mirascilari idiler. Entellektuel yapisina ragmen Milli Halk Cephesi, elite olmayan, halk icinden olusmus ve halkin tum tabakalarinda ve ulkenin dort bir yaninda taraftar bulmus bir hareketti. Milli Halk Cephesi, halkin sesini yansitiyor ve 1989 sonunda resmen taninmis olsa bile demokratik secimler ile iktidara gelmesi uzun ve zorlu suren bir zaman sureci almistir. Azerbaycan'in bagimsizligi oncesi ve sonrasi kritik yillarinda siyasi gelisim ve istikrari ilk surette Karabag (Azerbaycan-Ermenistan Savasi) sorunu ile direk olarak baglantilidir. Bu cercevede bakildiginda 1980'lerin sonlarindan gunumuze kadar sik sik degisen siyasi liderlerin hepsinin basarilarinin bu sorun ile direk bir etkilesim icinde olduklarini goruruz.

Bagimsiz "Azerbaycan Halk Cumhuriyeti"

1990 Mayis ayinda Ayaz Muttalibov'un baskan secilmesinin hemen ardindan liberal ekonomik reformlar yururluge girdi ve Rusya ile Azerbaycan arasinda Azerbaycan'in sinir butunlugu uzerinde bir anlasma imzalandi. 1991 yazinda Sovyetler Birligi'nin Moskova'daki bir ihtilal ile dagilmasinin ardindan 30 Agustos 1991 tarihinde Azerbaycan bagimsizligini ilan etti.

1992 baharinda Azeri-Ermenistan savasindaki askeri basarisizliklarinin ardindan Ayaz Muttalibov baskanliktan istifasini verdi. Daha sonra Muttalibov demokratik secimleri onlemek ve yeniden baskanliga geri donmek icin bir takim entrikalar duzenlerken Azeri Ordusu Milli Halk Cephesi desteginde Azeri Parlamentosu'na girdi. Ve Haziran 1992'de yapilan demokratik secimlerde Ebulfez Elcibey Milli Halk Cephesi baskani olarak oylarin %59'unu aldi. Turkiye ve Bati Ittifaki yanlisi olan Elcibey, Azerbaycan'i Rusya'dan uzaklastiran bir politika izledi. "Boyuk Gardas Rossiya"dan ekonomik ve siyasi manada ayrilmak taraftariydi. Fakat halk ve muhalif gruplar Elcibey'den kisa bir sure sonra Ermenistan-Azerbaycan Savasi'nda basarili olmasini ve Azerbaycan'a kaybettigi topraklari geri kazandirmasini beklemeye basladilar. Cok kisa bir sure sonra Ermeniler savasi kazandilar ve Elcibey, Nahcevan'daki eski baskan Aliyev'in gun gectikce kuvvetlenen yorel yonetimini de kabul etmek zorunda kaldi (Nahcevan Azerbaycan topraklari olsa dahi Ermenistan topraklari icinde bir bolgedir ve Turkiye ile 9 kilometrelik bir siniri vardir). Elcibey Karabag meselesinde basari kaydedemedi ve kendisi hakkindaki bazi dedikodular yuzunden de halk icindeki popularitesini kaybetti. Genc bir ordu komutani olan Surat Huseyinov Gence sehrinden cikarak bir ihtilal gerceklestirdi ve Haydar Aliyev'i Nahcevan'dan Baku'ye getirerek baskan ilan etti. Boylelikle Azerbaycan Cumhuriyeti'nin baskanligina eski-komunist ve "Yuksek Sovyet" uyesi eski baskan Haydar Aliyev geri donmus oldu.

Aliyev'in baskan olmasinin dis gucler tarafindan desteklendigi tahmin edilebilir. Ozellikle Azerbaycan'in Elcibey zamanindaki Turkiye ve Bati Dunyasi yanlisi politikasinin ortadan kaldirilmasi ve yeniden Rusya'ya yonelmesi icin Rusya'nin Surat Huseynov'u desteklemis olmasi ihtimali vardir.

Azerbaycan'da Gorbachov zamaninda kuvvetlenen yeni siyasi "Intelligentsia", bagimsizligin da kazanilmasi ardindan gecen yuzyilda ve bu yuzyilin baslarindaki iki kuvvetli dis etkenlere yeniden yonelmeye basladilar: Turkiye ve Iran, hem cografi olarak yakin olmalari hem de birbirlerinden farkli olarak siyasi, kulturel ve ekonomik etkenlerle (Iran'in dini ideolojisini de eklemek gerekir) Azerbaycan ve Kafkasya ile Orta Asya'nin tumunu etkilemeye basladilar.

Haydar Aliyev, kendisinden beklenenden farkli olarak tamamen Rusya'nin tarafina gecmek yerine ulkesinin ihtiyaci olan bagimsizligi ve tarafsizligi pekistirmeyi tercih etti. Sovyetler zamaninda Rusya'nin golgesinde olma ile Elcibey zamanindaki tamamen Turkiye'nin yaninda yeralma, hatta Turkiye'nin bir yeni eyaleti olma tablosu arasinda bir denge kurmayi tercih etti. Azerbaycan'in bu yeni tarafsizligi Aliyev rejimi altinda halen de devam etmektedir.

Petrol Dolari Cevresinde Oynanan Oyunlar

Sovyetler zamaninda kismen gizli tutulan ve 1990'larin baslarindan beri Hazar Denizi altinda kesfedilen yeni petrol yataklari tum bolge ve dunya devletlerinin ve de uluslararasi buyuk sirketlerin gozlerini Azerbaycan'a cevirdi. Tahminlere gore Azerbaycan, 100-200(arasinda) milyar dolar degerinde petrol yataklarina sahip. Elcibey'in Londra'da gelecek yuzyilin en buyuk petrol ihalesine imza atmak uzerindeyken Huseyinov tarafindan ihtilal ile koltugundan indirilmesi, daha sonra Aliyev Hukumeti'nin benzer bir ihaleye imza atmak uzerindeyken yine Huseyinov tarafindan ihtilal ile indirilmek istenmesi siyah altin cevresinde oynanan bir buyuk "Poker Oyunu"nun isaretcisi degil midir? 1994 yili Ekim ayinda bu sefer komutan Ravsan Javadov tarafindan Aliyev'e karsi gerceklestirilen ihtilal girisiminin Turkiye tarafindan manipule edildigi tahmin edilmektedir. Turkiye'nin Azerbaycan'daki etkisinin Elcibey Hukumeti'nin ardindan azalmasi, Azeri Petrolu'nun cikarilmasi ve dunya pazarlarina tasinmasi konusunda da Turkiye'nin sansinin gitgide azalmasi ile Aliyev'e karsi girisilen bu ihtilal girisiminin Turkiye etkisinde gerceklestigi ihtimali yuksektir.

Goruldugu uzere Azerbaycan, bolge gucleri ve dunya devletleri ile uluslararasi sirketlerin odak noktasidir. Her bakimdan ulkenin dis gucler tarafindan yonlendirilme istegi bugun de aktueldir. Aliyev Rejimi'nin tarafsiz ve bagimsiz olma politikasi goreceli oldugu gibi Aliyev'den sonra gelecek olan partinin izleyecegi siyasi cizginin de oncelik taniyacagi saflar tartismali olacaktir.

Aliyev Rejimi - Demokrasinin Sonu mu?

Aliyev'in yonetime gecmesi ile akillarda ilk olusan sorulardan birisi de demokrasinin sagligi ve gelecegi olmustu. Dis ulkelerden cevreler ve "Azeri Intelligentsia"si Aliyev Rejimi'nin Azerbaycan'i Ozbekistan-Kerimov stili tum muhalif partileri yasaklayan ve basin ozgurlugunu kaldiran bir diktatorluge donusturecegini dusunuyorlardi. Aliyev beklenilenin aksine muhalefet partilerini yasaklamadi ve basin ozgurlugunu de kaldirmadi. Muhalefet Partileri faaliyetlerine eskiden oldugu gibi rahatca devam edememelerine ve politikada aktif kisilerin kismen sik sik gozaltina alinmalarina ragmen siyasi muhalefet ayakta kalabilmistir. Milli Halk Cephesi'nin eski parti binasina Aliyev tarafindan el konulmustur ama Milli Halk Cephesi eskisi kadar gosterisli olmasa da baska bir binada varligini korumaktadir ve partinin ikinci baskani Ali Kerimov hem ulke icinde hem de dis ulkelerdeki resmi baglantilarini devam ettirmektedir. Ikinci buyuk parti "Musavvat" muhalefete icte ve dista katilmaktadir. Eylul ayinda yaptigim bir gorusmede Milli Halk Cephesi'nin ikinci fakat pratikte aktif lideri Ali Kerimov, "Azerbaycan, Aliyev Hukumeti'nin baskilarina ragmen bagimsizligi ardindan guclenen milli kimligine ve demokrasi degerlerine sahip cikmaya devam etmektedir." demistir. (Eylul 1996'da siyasi liderlerle yaptigim gorusmeleri onumuzdeki yazilarimda yayinlayacagim)

Siyasi Partilerin Son Durumu

Azerbaycan'da Aliyev'in Yeni Azerbaycan Partisi disinda onemli bir muhalefet bulunmaktadir. Kucuk uc gorusler disinda Sosyal Demokrat Parti ve iki ana muhalefet partisi vardir. Milli Halk Cephesi'nden cikan Musavvat Partisi Milli Halk Cephesi gibi parti programi demokrasi cercevesinde olan ve liberal-ekonomik reformlar taraftaridir. Bu iki partinin arasinda gozle gorulur cok buyuk bir fark bulunmamaktadir. Ozellikle Elcibey'in kisiligi cevresinde olan anlasmazliklar yuzunden ayrilan bu iki parti ulkede Demokratik Merkez Sag'in bolunmesi anlamina gelmektedir. Benzer siyasi oyunlarin ve mentalitenin hakim oldugu Turkiye'de Merkez Sag'in bolunmesi ve kisilik uyusmazliklari bu ulkeye son senelerde istikrarsizlik ve hukumet krizleri getirmistir.

Azerbaycan'in 1990'lar basinda buyuk bir umitle baslatilan demokrasi ve liberal-ekonomi reformlarina tamamen donmesi Haydar Aliyev'in siyasi bakis acisi ve tutumuna baglidir. Sanirim 70 yasin ustundeki, eski KGB baskani ve eski komunist bir siyasetciden mucizevi gelismeler ve kararlar beklemek dogru olmaz. Fakat tum bunlara ragmen Aliyev, Azerbaycan'i bagimsizligindan bu yana Ermenistan Savasi, Dis Guclerin (ozellikle de Rusya'nin) etkileri ve siyasi yonetime karsi defalarca tekrarlanan ihtilal girisimleri gibi istikrari ve bagimsizligi acisindan son derece tehlikeli sartlara karsi bir mertebe korumayi basarabilmistir.

Bir sohbet esnasinda Aliyev'in ve diger Turk Cumhuriyetleri'ndeki eski komunist liderlerin eski Yuksek Sovyet uyesi olmalarinin ve Rus Siyasi Entrikalarini yakindan tanimalarinin bu ulkelere son derece kritik ilk bagimsizlik yillarinda faydali oldugunu savunmustum... Elcibey zamaninda ic siyaset konularinda danismanlik yapmis olan bir Azeri dostum, "Inan Mehmet kardesim, Haydar Aliyev yerine Ali Haydarov diye baska bir siyasetci olsaydi Aliyev'in yaptigini basarabilirdi!" demisti. Siyasi kisiliklerin basarilarini herhalde en iyi sekilde tarihe karistiklari zaman degerlendirmek mumkun olacaktir.

 

- Azerbaycan Hakkindaki Yazilarim Devam Edecek! -

 Mehmet Binay

20 Ekim 1996

Frankfurt a.M.

©COPYRIGHT 1997 TURKIYE NET (Her hakki saklidir).

 BÜYÜTEÇ Arsivi