Orta Asya ve Hazar Denizi Petrolleri
Sovyetler Birliginin dagilmasindan sonra ortaya cikan
yeni guç dengeleri içinde Turkiye'nin ve Orta Dogu'nun komsusu
yeni bir petrol deposu kesfedildi: Orta Asya ve Transkafkasya, içerdikleri
zengin petrol zenginlikleri açisindan bir ikinci Basra Korfezi konumuna
gelebilir. Fakat bu kaynaklarin yeryuzune çikarilip, islek ticaret
yollari uzerinden dunya pazarlarina ulastirilmasi kaçinilmaz bir
zorunluluk.
Hazar Denizi ve Orta Asya'da tahminen 40 milyar varillik bir petrol rezervi
var. Onumuzdeki yillarda arastirmalarin kesinlik kazanmasiyla bu rakkamin
100 ile 200 milyar varil civarinda bir seviyeye çikacagi bekleniyor.
Basra Korfezi'nde Kuveyt'in toplam petrol rezervinin 97 milyar varil oldugunu
dusunursek, bolgenin uluslararasi rekabet ortaminda gun geçtikçe
neden daha fazla onem kazandigini anlayabilirz.
Azerbaycan, Kazakistan ve Turkmenistan bagimsizliklarini kazandiktan sonra
Hazar Denizi'ne kiyisi olan ulkeler olarak zengin petrol ve dogal gaz kaynaklarinin
ekonomik ve siyasi gucunun farkina vardilar. Fakat Sovyetler Birligi'nin
dagilmasindan bu yana onemli ekonomik zorluklarla karsi karsiyalar. Devlet
gudumlu ekonomilerinin Dunya standartlarina ayak uydurabilmesi için
burokrasilerini yeniden duzenlenlemeleri, dis politikalarinin dogrultusunu
yeniden saptamalari gerekiyor. Iste bu ulkeler içinde bulunduklari
çikmazdan kurtulmak için varolan petrolun yeryuzune çikarilip,
rafinerilerde islenmek uzere dis pazarlara ulastirilmasini ilk asamada can
kurtarici bir asama olaral goruyorlar. Bu manada kardes cumhuriyetlerimiz
ve bu zenginlikten pay almaya talip diger tum yoresel ve global guçler
tam bir petrol zenginligi sarhoslugundalar.
Tum Dunya için Orta Asya petrolu dunyada varolan diger kaynaklara
onemli bir alternatif sunuyor. Tum Dunya'da enerji ihtiyaci her geçen
gun artmakta. Uluslararasi Enerji Komisyonu'nun arastirmalarina gore yalnizca
Çin Halk Cumhuriyeti'nin petrol ihtiyaci 2010 senesine kadar senelik
%5'lik bir hizla artacak. Ve son yirmi sene içinde yeni petrol rezervleri
kesfedilmis olsa bile Hazar Denizi ve Orta Asya petrolunun onemi cografi
konumu itibariyle tartisilmaz. Çunku Orta Asya ve Transkafkasya yeniden
canlanan eski ticaret yollarinin kavsak noktasinda.
Simdi kisaca bolge ulkelerinin konumlarini ve siyasi dogrultularini gozden
geçirelim:
Orta Asya ve Transkafkasya ulkeleri bagimsizliklarini kazanmalarinin ardindan
Rusya disinda bulunan guç merkezlerine yogun ilgi duymaya basladilar:
Guneylerindeki musluman ulkeler ve kulturel akrabalari olan Turkiye ile
isbirligi yapmak ve uluslararasi iliskilerinde de bireysellesme arzusundalar.
Bu cumhuriyetler Rusya'dan sinirlari itibariyle bagimsizliklarini kazanmis
olsalar bile ekonomik manada da kendi baslarina hareket edebilecek bir konuma
gelmek zorundalar. Fakat Sovyetler Birligi'nin yegane varisi Rusya bolgenin
dis dunyaya giden ulasim yollarinin kendi elinden çikmasini ve de
bolgedeki varligini kaybetmek istemiyor. Bu amaçla da Turk Cumhuriyetleri'nin
disariya açilma çabalarini elinden geldigince engelliyor.
Rusya'nin Kafkasya ulkelerinde halen askeri guçleri var. Ornegin
Azerbeycan 1991 senesinde Rus ordularindan yedigi tokati unutamamakta ve
uluslararasi platformlarda Hazar Denizi petrolleri uzerindeki hakkini gerektigi
olçude isteyememekte. Rusya'nin Kafkaslar'in kuzeyindeki etnik gruplarla
da onemli sorunlari var. Çeçenistan gibi kuçuk bir
bolge Rusya'dan kopmak için iki yuzyili askin bir suredir kiyasiya
bir bagimsizlik savasinda. Rusya'nin elindeki Kuzey Kafkasya diger Kafkasya
ulkelerine bir nevi geçis koridoru konumunda ve yeralti kaynaklari
açisindan da bir hayli zengin. Hali hazirdaki petrol boru hatlari
da bu etnik ayaklanmalarin yogun oldugu bolgelerden geçiyor.
Hazar Denizi'nin kuzey bati kiyisi Rusya'ya ait. Fakat Hazar Denizi altindaki
dogal kaynaklarin kimin hangi oranda ortak payi oldugu halen hukuken kesinlesmis
degil. Rusya Hazar Denizi'nin aslinda bir gol oldugunu, bundan dolayi da
uluslararasi hukuka gore kiyisi olan ulkeler arasinda esit olarak paylastirilmasi
gerektigini iddia etse de diger cumhuriyetler Hazar Denizi'nin bir deniz
oldugunu iddia etmekteler.
Ne kadar demokratik seçimlere ve çok partili sisteme geçse
de, Rusya halen kendi jeopolitikasinda otoriter ve emperyalist anlayisini
devam ettirmeye niyetli. Aslinda oynanan bu "Buyuk Oyun" Rusya'nin
en onemli olum kalim savaslarindan biri olarak da gorulebilir. Geçmiste
iki kutuplu olan bu buyuk oyun gunumuzde Rusya, Amerika, Iran, Turkiye ve
Turk Cumhuriyetleri arasinda paylasiliyor. Bu sozkonusu oyuncular arasinda
kismen uyusma ve birlik olsa dahi ekonomik çikarlar soz konusu oldugundan
dolayi kimin, kimin dostu ya da dusmani oldugunu anlamak dogruyu soylemek
gerekirse pek mumkun degil.
Orta Asya ve Hazar Denizi petrollerinin en onemli taliplerinden birisi de
Iran:
Iran'in Hazar Denizi'nin guneyinde kiyilari var ve Hazar Denizi yeralti
kaynaklarina hangi derecede ortak oldugu (Rusya gibi) halen tartisilan bir
konu. Iran, komunist sistemin çokusunden ve sinirlarin açilmasindan
sonra Turk Cumhuriyetleri'ne kendi ideolojisini empoze ederek oralardaki
ekonomik kaynaklarin Dis Dunya'ya ulasmasini kontrolu altina almak ve boylece
bolgesel gucunu global bir guç haline çevirmek dileginde.
Ayrica Turk Cumhuriyetleri'nin Turkiye ile iliskilerini pekistirmelerine
da karsi. Çunku Iran'in içindeki en buyuk azinlik Turk asilli
milletlerden olusmakta (çogunluk Azeri, bir kisim Turkmenler ve baska
boylar da mevcut). Sovyetler'in dagilmasindan sonra alevlenen pan-turkist
akimlar Iran içinde de ayaklanmalari ve ayrilikçiligi besleyebilir.
Ve Iran içinde yasayan Azerilerin yogunlukta oldugu bolge bagimsizligini
kazanirsa (sadece bir kuçuk ihtimal) Azerbeycan Cumhuriyeti ile Turkiye
sinirlari bilfiil yanyana gelmis olacak ve Turk Dunyasi'nin "cografi"
butunlugu saglanacaktir. Bu da Iran'in bolgedeki gucunu ve etkisini Turkiye'ye
teslim etmis ve tarihi oyununu kaybetmis olur. Iste butun bu faktorler Iran'in
bolge uzerinde uyguladigi siyaseti kendi gelecegi açisindan gerekli
kiliyor.
Orta Asya ve Transkafkasya jeopolitikasinda en onemli kulturel etki ve siyasi
guç sahibi ulkelerden biri de Turkiye:
Turkiye ise Turk Cumhuriyetleri ile olan kulturel ve ekonomik iliskilerini
gelistirmenin kendisine getirecegi yararlarin farkinda. Kurulan ikili iyi
iliskiler;
a) Turkiye'nin ekonomisine buyuk fayda saglayarak,
b) Turkiye'nin Dogu'ya olan kopru olma gorevini ve de gerekliligini yeniden
kanitliyarak,
c) ve eger basarabilirse bu oyundaki tarihi rakibi Rusya'yi devre disi birakarak
bolgesel liderligini ilan etmesine yardim edecektir. Turkiye uluslararasi
platformlarda petrolun Rusya uzerinden boru hatlariyla tasinmasinin kendi
ekolojik çevresine de zarar verdigini savunmakta. Orta Asya ve Transkafkasya
petrollerinin Rusya'dan geçmesi Turkiye'de bogazlar deniz trafiginin
artmasi anlamina geliyor. 1995 senesi Mart ayinda petrol tasiyan Rus bandirali
bir tankerin kaza yapmasiyla buyuk bir ekolojik felaketten buyuk bir sans
ve tesadufle kurtulunmustu. Bu nedenlerden dolayi da Turkiye ilk planda
Azeri petrolunun, ikinci planda da diger Orta Asya ulkeleri petrollerinin
kendi topraklari uzerinden geçirilerek Akdeniz'deki buyuk limani
Ceyhan'a ulastirilmasini arzulamakta.
Turkiye'ye bu tarihi oyun içinde zor gorevler dusuyor. Bir taraftan
dogusundaki Turk milletleri ile yuzyillar sonraki bu tarihi karsilasmayi
iyi degerlendirmek ve iliskilerinde karsilikli guven ortamini yaratmak zorunda,
diger taraftan da Turk Cumhuriyetleri ile arasindaki cografi engelleri de
hesaba katarak hareket etmek durumunda. Turk Dunyasi tarihte yapilan diplomatik
hatalar yuzunden cografi olarak bir butun degil. Rusya, Iran ve diger Kafkasya
ulkeleri bu cografi butunlugun arasindalar. Bu butunlugun tarihin ilerleyen
donemlerinde tamamlanip tamamlanmayacagi uzerinde fikir yurutmenin de Turk
Dunyasi'na bir fayda getirecegini sanmiyorum. Bizler su anda varolan sartlar
içinde en iyiyi basarmak zorundayiz. Ve Turkiye bu tarihi oyunu diger
bolgesel guçlerle iyi iliskiler içinde akilli diplomatik taktikler
ve uluslararasi iliskilerinde tutarli bir çizgi tutturarak oynarsa
çok uzun yollar katedecektir.
Transkafkasya ve Orta Asya petrolunun Dunya Pazarlari'na ulastirilmasi uzerinde
tarihin bu devresi için uzun sayilabilecek bir suredir planlar ve
projeler uzerinde dusunuluyor. Ve boru hatlarinin geçis yerleri kismen
uluslararasi anlasmalarla belirlendi. Sozkonusu boru hatlarinin cografi
geçis yerleri ve Turk Dunyasi Jeopolitikasi uzerindeki etkilerine
de bundan sonraki yazimda deginecegim.
28 Mayis 1996
Frankfurt a.M.
©COPYRIGHT 1997 TURKIYE NET (Her hakki saklidir).