Internet Devletlerin Egemenligini Azaltabilir mi?

Che Guevara ismini herhalde bir çogunuz duymussunuzdur. Guevara, Arjantin dogumlu olup, hayatini tüm Latin Amerika'da devrim ve gerilla savaslarina adamistir. Ilk olarak kendi ülkesinde doktorluk egitimi aldiktan sonra diktatör Juan Peron'a karsi olan örgütlerde çalismis daha sonra Guatemala'da sol rejim yanlisi Jacobo Arbenz Guzman'in yaninda yer almistir. Arbenz'in 1954'de devrilmesinden sonra Küba'da Fidel Castro'nun yönetimi ele geçirmesine yardimci olmus (1959), yüzyilimizin son komünist rejimlerinden birinin bugüne kadar gelmesini saglamistir. Latin Amerika'da oradan oraya kaçarak anarsik bir rejim kurmaya çalismis ve 1967 yilinda Bolivya'da devlet kuvvetlerince yakalanip, öldürülmüstür. Gerilla savasinin öncüsü olarak isim yapan Guevara sesini Latin Amerika'yi da asip tüm dünyaya duyurmustur.

Geçenlerde bir email aldim. Bir arkadasim geçen sene Sabanci cinayetini düzenleyenlerin aylardir Internet'de alenen bu cinayeti islediklerini söylüyor, MIT'in, Interpol'ün hiç mi bu sayfalarin ve sahiplerinin faaliyetlerinden haberinin olmadigini soruyordu. Emailini ayrica, "Internet'de demokrasi dedikleri fasarya katilleri saklamaya mi yariyor?" sorusuyla bitiriyordu...

Bunun üzerine hem siyaset bilimcilerin bir süredir üzerinde durduklari bir konuyu yeniden düsünmek ve Internet'deki devrimci gruplarin ve dünyanin herhangi bir yerinde gerilla savasi sürdüren örgütlerin sayfalarini gezmek için bilgisayarin basina oturdum. Ise ilk olarak Sabanci cinayetini isleyen "Devrimci Halk Kurtulus Cephesi"nin sayfasina girmekle basladim:

Sitenin yer aldigi web server'i Hollanda'da bulunuyor. Fakat bu sayfalarin Hollanda'da hazirlandigi anlamina gelmez tabii; nitekim ben de sayfalarimi genel olarak yasadigim ülkeden ya da seyahat süresince de herhangi bir telefondan Internet baglantisi ile Amerika'daki Turkiye Net'in bulundugu server'a yüklüyorum... DHKC'nin Özgürlük isimli sayfalari temiz bir Türkçe, Ingilizce, Flamanca ve Almanca ile yayin yapiyor. Sayfalardan örgüte email yazabilir hatta büyük Avrupa sehirlerindeki ofislerinin adreslerini, telefon ve faks numaralarini de alabilirsiniz (eger dogru ise?!). Ayrica bu sayfalardan hyperlinkler araciligi ile dünyanin diger son marksist örgütlerinin sitelerine gidebilirsiniz. Sayfalarda okuduklarimla 1980'lerin öncelerinde hissettim kendimi. Bakin ne diyor: "Türk, Kürt, Arap, Laz, Çerkes, Gürcü BIRLES". Yani bu örgütün isi herkesi ayaklandirip yeniden bir iç savas yaratmak. Anarsik ya da marksist bir rejim istiyor (1980'lerin sonralarinda komünizmin resmen çöküsünü duymadilar galiba!). Sabanci cinayeti ile ilgili bir yazida Sabancilari Türkiye'ye askeri yönetimi getirmekle, sahte demokrasi dersleri vermekle, insanlari katletmekle ve fasizmi yaymakla suçluyorlar. Arkasindan tüm Koç camiasina, TÜSIAD'a ve Boynerlere de uzun uzun lanet okuyor (tüm adini andiklari sanayicilerin onbinlerce insana is imkani yarattigini unutmus gibiler). DHKC, Amerika'nin da düsmani, ve tabii ki Amerika'nin kölesi oldugunu savundugu Türkiye'nin de...

Fakat bu yazinin amaci Internet'deki ideolojileri sorgulamak degil...

Simdi bambaska bir ülkeye yönelelim. Dünyanin en büyük son komünist ülkesi Çin'deki ögrenci hareketlerinin 1989'da dis dünya ile baglantisi telefon ve faks aletleri ile yapilmisti. Ayni teknigi Internet için de uygulamak mümkün tabii. Çin'in Kuzey Batisi'nda yüzyillardir topraklari isgal altinda tutulan Uygur Türklerini (Dogu Türkistan) düsünelim. Sayilari yirmi milyon civarinda oldugu tahmin edilen Uygur Türkleri jeopolitik açidan son derece önemli bir yerde bulunmaktalar. Sincan Eyaleti, 21.Yüzyil'in Orta Asya'dan Çin'in dogusuna ve Japonya'ya ulasacak olan dogal gaz ve petrol boru hatlarinin geçecegi yerde yer almakta. Bu nedenle de Çin hükümeti açisindan ayrilikçi hareketlerin son elli senedir yogun bir baski ile yok edilmeye çalisildigi bir yer. Çin Hükümeti, burada insan haklari kuruluslarinin tüm bagiris çagirislarina ragmen yaptigi nükleer denemeleri 1996 senesine kadar sürdürmüstü. Uygur Türklerinin sesini de kismen Internet'de duymak mümkün. Düsünün periodik olarak Sincan eyaletinden, Çin haber kaynaklarindan daha gerçekçi haber servisi yapan, ulasilmasi kolay ve hizli bir web sitesi yayin kalitesi ölçüsünde ziyaretçi sayisini artirabilirse, seslerinin tüm dünya devletleri ve devlet-disi-örgütleri tarafindan duyulmasini da saglayabilir. Günümüz dünya düzeninde NGO'larin (Non-Governmental-Organizations)(United Nations, Amnesty, Greenpeace) gücü eskiye nazaran gün geçtikçe artmakta. Bu örgütlerin hem tarafsiz olanlari hem de devlet baglantili olanlari bazi ülkelerde dis devlet güçlerinden çok daha rahatlikla faaliyetlerini sürdürebilmekteler. Son senelerde Kuzey Irak Kürt Bölgesi'nde devlet benzeri bir yapiyi olusturmaya yardim eden NGO'lari düsünelim.

Dikkatinizi çekmek istiyorum; diger taraftan ideolojilerini Internet yoluyla dünyaya duyuran sayisiz örgütlerin yaninda teknik bilgilerini dünya ile paylasanlar da var. Internet'de kisa bir kelime tarama ile (search engine'ler ile) molotof kokteylinin yapimindan tutun, nükleer bombalarin nasil yapildigina kadar pratik elektronik el kitapçiklarina ulasabilirsiniz. Avustralya'daki emekli bir asker kendi Home Page'inde 100-200 metre çapindaki bir alanda basit bir metodla nasil tüm elektrikli aletlerin etkisiz hale getirilebilecegini yaziyor.

Görüldügü üzere Internet kendi ülkelerinde kismen faaliyet göstermeleri yasak olan (hangi ideoloji oldugu önemli degil) örgütlerin yuvasi haline geliyor. Ve bu örgütlerin sayfalari yasak olduklari ülkelerden de kolaylikla okunabiliyor. Genis anlamdaki bu demokrasi ortamini kisitlamak ve bir Net Polisi denetimi altina almak son zamanlarda Amerikan Senatosu'nda bile tartisilan bir konu. Hangi görüsün hangi kriterlere göre denetlenmesi gerektigi de sonucu olmayan bir tartisma gibi görünüyor. Gerçek olan bir tek sey var; o da Internet ve bilgi çaginda sadece bilgiye karsi bilginin geçerli oldugu. Her sene yüzlerce insanin ölmesinden sorumlu olan PKK'nin askeri güçlerini kontrol altina alabilirsiniz ama medya gücünü özellikle de Internet'de kisitlamaniz mümkün degil. Yerel telefon baglantisinin da koparildigini düsünelim; PKK bir uydu telefonu ile Kuzey Irak'in daglarindan ya da Suriye'deki kampindan birkaç-bin-dolarlik bir dizüstü bilgisayari ile 50 milyon insana (bu sayi 2000'li yillarda 200 milyona ulasacak!) kendini tanitabilir, Türkiye Devleti'ne karsi ayrilikçi propagandasini devam ettirebilir. Bilgi Çagi, belki de devletlerin bu türden örgütlere karsi sadece karsi-bilgi ve propaganda ile savasacagi bir zamana dönüsecek.

Silaha karsi silah degil, bilgiye karsi bilginin gücü...

1950'li yillarda Che Guevara gelecekte Internet gibi bir gücün varolacagini bilseydi, 50 yil sonra dünyaya gelmeyi tercih eder miydi? Che Guevara simdi yasiyor olsaydi, belki de güzel aromali Kolombiya kahvesini, bir Karayip adasinda palmiyelerin gölgesindeki evinde, Internet'in basinda yudumluyor olabilirdi...

Mehmet Binay

11 Ocak 1997

Frankfurt a.M.

©COPYRIGHT 1997 TURKIYE NET (Her hakki saklidir).

 BÜYÜTEÇ Arsivi