Internet KatIlImcI Demokrasiye Yeni Boyutlar mI KazandIrIyor?

Yukaridaki basligi okudugunuzda "Katilimsiz demokrasi de olur muymus hiç?!" diye tepki verebilirsiniz...

Seçimlere katilim orani sadece Türkiye gibi demokrasi yolunda gelismeye istekli ülkelerde degil, demokrasinin dogdugu ve anavatanlari sayilan Bati ülkelerinde de düsük seviyelerde seyretmektedir. 1996 Kasim ayinda 200 yillik tarihi ile en genç ve dinamik demokrasilerden biri olan Amerika Birlesik Devletleri'nde bile seçimlere katilim orani yüzde ellilerde seyretmekteydi. Türkiye gibi bölgesel ve sinifsal egitim farkliliklarinin da yogun oldugu ülkelerde ise siyasi seçimlere katilim orani istenilenin çok daha altinda seyretmektedir.

Bu sayfada asil üzerinde durmak istedigim Türkiye'de seçimlerin nasil isledigi degil, aksine Türkiye Cumhuriyeti vatandasi olup da seçmenlik hakkina sahip olan ama Türkiye disinda yasayan milyonlarca vatandasimizin oy potansiyelidir. Her gelen yeni hükümet öncesinde yurtdisinda yasayan vatandaslarimiza seçme haklarini yasadiklari ülkelerde kullanabilecekleri sözü verilmistir. Iktidara gelindiginde de verilen söz bürokratik ve pratik zorluklardan dolayi tutulmamistir.

Yurtdisindaki Türk vatandaslari, Türkiye'deki siyasi partiler için büyük bir oy potansiyelidir. Bunu son seçimlerde otobüsler ve uçaklarla Avrupa'dan Türkiye'ye siyasi partiler tarafindan getirilen oy kafileleri en iyi biçimde temsil etmektedir (bunu en iyi basaran parti Refah Partisi olmustur).

Yurtdisindaki Türkler hem Türkiye'deki malvarliklarindan hem de Türkiye'ye yaptiklari ekonomik yatirimlardan dolayi ülkenin siyasi ve iktisadi gidisatinda etkili olmak istemektedirler. Birgün dönmeyi düsündükleri anavatanin gelecegi ve dünya devletleri arasindaki konumu önemli oldugu gibi yasadiklari ülkelerde zaman zaman ugradiklari haksizliklarin hesabinin Türkiye tarafindan sorulmasini da istemektedirler. Kuskusuz yabanci düsmanligina ve etnik lobilerin baskilarina maruz kalan vatandaslarimiz Türk devletinin destegine zaman zaman ihtiyaç duymaktadirlar. Fakat Türkiye disinda yasayan vatandaslarimizin seçim haklari ile kendilerini garantiye almalari da pratikte imkansizdir.

* * *

Yukarida sözünü ettigim sorunun varligini ve nasil çözülebilecegini düsünmeye basladiktan kisa bir süre sonra Internet'in bu soruna bir çözüm getirebilecegini düsünmeye basladim. Daha sonra akademik bir arastirma olarak devam eden "Internet'de Seçim" düsüncesi aklimda sekillendikçe, katilimci demokrasi açisindan çigir açici bir yenilik olabilecegine inandim. Fiziki sinirlari ve sandiklari ortadan kaldiran bu yeni seçim sistemi Türkiye disinda yasayan seçmenlerin de seçimlere katilma sorununu çözüyordu.

Düsünün bir kere;

Almanya'nin Karaormanlari'nda bir küçük köyde, Avustralya'nin Melbourne ya da Amerika'nin Columbus sehrinde oturan vatandaslarimiz Internet'e bagli bir bilgisayar sayesinde yörelerindeki derneklerden birinde sirayla siyasi partilere oylarini atiyorlar (özür dilerim, fareleriyle ekrana tikliyorlar). Daha önceden hem seçmen, hem de seçim bürosu tarafindan karsilikli olarak belirlenmis iki adet sifre de oylarin garanti altina alinmasini sagliyor (karsilikli güven ve emniyet). Bilgisayarlara asina olmayan hanimteyzelerimiz tercihen basparmaklarini dokunmatik ekranlara, parti liderinin resminin üzerine bastiriyorlar... Yeni teknolojilere asina seçmenlerimiz de belki farelerinin (mouse) yanip sönen ince çizgisinin yerine (cursor) o günün serefine büyüyüp-küçülen bir basparmagi seçiyorlar bilgisayarlarinda.

Evlerinde bilgisayarlari ve Internet baglantisi olanlar daha önceden siyasi partileri, liderlerini ve parti programlarini ögreniyorlar Internet web sayfalarindan. Daha sonradan da tavsan kani bir nostaljik Türk çayi ya da aci bir kahveyi yudumlarken oylarini veriyorlar...

Yukarida düsledigim bu sahneler belki bir gün iktidara gelen yeni bir hükümet tarafindan gerçeklestirilebilir. Oylarin çöp kutularinda bulunmasini da engelleyecek bu sistem sayesinde milyonlarca seçmenimizin oy potansiyeli kullanilabilir. Kodlanmis secure server'lar vasitasi ile oylar Ankara'da, genel merkezde yine bilgisayarlar tarafindan hiçbir fire vermeden degerlendirilebilir. Ve demokrasinin isleyisine en büyük katkilardan biri de seçmenlerimizin seçimlere katilim oraninin yükseltilmesi ile baslatilir...

***

Halkin kendi kendini yönetebilmesi demokrasilerde düsünüldügü kadar kolay pratige dönüstürülemiyor. Seçimlere katilim orani tüm dünyada genel olarak düsme gösterdigi gibi halkin siyaset olgusuna bakisi da olumlu bir çehreden uzaklasmakta. Bilgi Çagi'ndan kismen etkilenen ya da tamamen içinde yasayan 20.Yüzyil'in son yarisinin toplumlari, günlük bilgi denizi içinde bogulma tehlikesi içinde olduklari gibi gerekli vatandaslik egitimini de alamamaktadirlar. Birçok devlet ve yerel yönetim seçmenlerine genç yaslarda gerekli politika egitimini verememekte ya da vermemektedirler. 21.Yüzyil'in kendilerinden ve yasadiklari toplumlardan sorumlu vatandaslarinin yetistirilmeleri, erken yaslarda karsilastirmali tarih ve siyasi sistemlerle tanistirilmalarindan geçmektedir. Bu noktada da farkli bakis açilarini en ileri teknoloji ile tüm dünyaya fiziki sinirlar ötesi bir saydamlik içinde sunabilen Internet akillara geliyor...

Internet, hiç kuskusuz gelecegin kendi çevresinden ve yasadigi dünyadan haberdar ve sorumlu insanlarinin yetistirilmesi için çigir açici bir egitim aracinin mekanini sunmaktadir. Bu özelligi ile Internet, katilimci demokrasiye yepyeni boyutlar kazandiriyor. Bu yeni sinirsiz mekanin egitim araci olarak kullanilmasi egitim politikalarinin en önemli amaçlarindan birisi olmalidir.

Egitim ve genel kültür seviyesi acinacak seviyelere düsen ABD'de, Clinton-Gore önderliginde 2000'li yillarin baslarinda Internet baglantisi olmayan ilkokulun kalmayacagini ilan edilmis durumda. Türkiye'nin de ilk hedeflerinden birisi cografi farkliliklari kaldirmak degil mi? Bunun en etkili çözümü gelecek nesillerin ve sivil toplumun egitimi ve yetistirilmesinden geçmiyor mu?

 

Mehmet Binay

9 Haziran 1997

Frankfurt a.M.

 

©COPYRIGHT 1997 TURKIYE NET (Her hakki saklidir).

 BÜYÜTEÇ Arsivi