M.BinayAMERiKA, AZERBAYCAN ve TÜRKiYE'Yi GÖZARDI EDEMiYOR

FRANKFURT a.M. - 31/08/1997

Büyüteç'in tatil aylari içindeki suskunlugu süresince Türk dis politikasi ve Türk Dünyasi Jeopolitigi'nde önemli ve o derecede de sevindirici bazi gelismeler oldu. Öncelikle Haziran ayi içinde REFAHYOL Koalisyonu'nun bozulmasi ve Mesut Yilmaz baskanliginda kurulan ANASOL-D Hükümeti ile iç politikada oldugu gibi dis politikada da daha önceki hükümete nazaran köklü degisiklikler baslatildi. Özellikle DSP genel baskani Bülent ECEViT'in basbakan yardimciligina ve ismail CEM'in de disisleri bakanligina getirilmesi, ECEViT'in "Dar Bölgeli Dis Siyaseti" anlayisini ve CEM'in de entellektüel yaklasimlarini Türk Dis Siyaseti'ne yansitmaya basladi. Hükümet degisikligi ile bürokratik ve diplomatik kademelerde oldugu gibi siyaset kadrolarinda da yeni atamalar yapildi. BÜYÜTEÇ'in omuriligi Türk Dünyasi açisindan Prof. Dr. Ahad ANDiCAN'in Dis Türklerden sorumlu devlet bakanligina getirilisi sevindirici bir haber niteligi tasiyor. ANDiCAN, bugün Afganistan topraklarinda kalmis olan Güney Türkistan'da dünyaya gelmis ve etnik bir Özbek. Rahmetli Turgut ÖZAL döneminde Türkiye'nin Orta Asya ve Türk cumhuriyetleri politikalarinin olusmasini saglamis. ANDiCAN'a Türkiye dis siyasetinde Türk Dünyasina karsi sessiz geçmis son bir yilin ve 1990'dan bu yana yapilan yanlislarin bedelinin ödendigi bu zorlu dönemde basarilar diliyoruz.

Yeni ANASOL-D hükümetinin dis siyaset doktrinini incelemek özellikle de Türk Dünyasi'na yönelik olarak bir hayli erken. Bu nedenle bu meseleyi degerlendirmeyi ilerideki aylara birakarak durgun yaz aylarinin içinde uluslararasi iliskilerdeki sürpriz bir gelismeye dikkati çekmek istiyorum; Kafkaslar ve Hazar Denizi jeopolitigine karsi degisen Washington politikasi ve Türkiye ile Azerbaycan'in vazgeçilemez ortakligi.

ABD'nin Kafkaslardaki Siyasetinde Degisiklik

"Sivil Toplum Örgütü mü, Gizli istihbarat Teskilati mi?" baslikli 20 Subat 1997 BÜYÜTEÇ yazimda ABD'nin Sovyetlerin dagilmasinin ardindan tüm Orta Asya Türk cumhuriyetleri ve Kafkasya'da sivil toplum örgütlerini kullanarak etki alanini genisletmeye çalistigini yazmistim. ABD, hem resmi hem de gayri resmi yollardan (diger baska birçok devlet gibi) Sovyetlerden kopan cumhuriyetler üzerinde etkisini genisletmeye çalisiyor. Bu bölgeye yönelik genel politik çizgisinin aksine Azerbaycan'la iliskisine bakildiginda simdiye kadar diger devletlere nazaran daha farkli bir siyaset güttügünü görüyoruz. Bunda en önemli neden Azerbaycan-Ermenistan Savasi konusunda ABD'nin güçlü Ermeni lobisinin etkisinde kalmasidir. ABD Kongresi'nde de "Resolution 907" isimli kanunun 1992 yilinda yürürlüge girmesi ile Azerbaycan'a ambargo koyulmus, bu ülkeyle her türlü ticari iliski kisitlanmistir. Bes senedir uygulanan ambargo nedeniyle Amerika-Azerbaycan iliskileri gergin kalmis ve dogal gelisimini de gerçeklestirememistir.

Aliyev'in Washington Gezisi - Kafkaslar'da Bir Dönüm Noktasi!

Geçtigimiz Agustos ayinda Azerbaycan baskani Haydar ALiYEV'in Washington'u ziyaret etmesi ve ABD'de gerçeklestirdigi basarili diplomatik ve ticari görüsmeler, yukarida sözünü ettigim ABD-AZERBAYCAN iliskilerinin duraksamasina son getirici mahiyettedir.

Bu gezi kapsaminda Azerbaycan Baskani Haydar ALiYEV'in ABD'li petrol sirketleriyle imzaladigi 4 milyar dolar kapsamindaki anlasmalar Azerbaycan'i Amerika'nin 21.Yüzyil dogal kaynaklar stratejisi çevresinde gözodagi haline getirmistir. ikinci Basra Körfezi olarak adlandirilan Hazar Denizi Havzasi, körfez bölgesinden daha kaliteli petrol yataklarina sahip bulunmakta. ABD disisleri bakanligindan Haziran 1997'de yapilan bir açiklamaya göre Hazar Denizi Havzasi'ndaki petrol rezervleri toplam 200 milyar varile yakin olarak tahmin edilmektedir. ABD Kongre üyelerinin dis siyasetlerini belirlemelerinde etkili olan bir rapordan alinan asagidaki tablo Azerbaycan ve Hazar Denizi Havzasi petrollerinin ömrünün 100 yil civarinda oldugunu gösteriyor (bkz. Kazakistan, Azerbaycan, Türkmenistan ve iran-Rusya). Bu da 21.Yüzyil'da enerji dogal kaynaklari açisindan Hazar Bölgesini ve Orta Asya'yi çok önemli bir konuma getiriyor.

Günümüz Petrol Rezervlerinin Ömrü

  • 10 Seneden Daha Az Bir Zamanda Petrol Rezervlerini Tüketecek Olanlar

ABD, Kanada, Büyük Britanya, Endonezya, Norveç, Misir, Arjantin, Avustralya, Ekvator

  • 50 Seneden Daha Az Bir Zamanda Petrol Rezervlerini Tüketecek Olanlar

Çin, Nijerya, Cezayir, Malezya, Kolombiya, Umman, Hindistan, Katar, Angola, Romanya, Yemen, Brunei

  • 100 Seneden Daha Az Bir Zamanda Petrol Rezervlerini Tüketecek Olanlar

Suudi Arabistan, Rusya, Iran, Venezuela, Meksiko, Libya, Brezilya, Azerbaycan, Trinidad, DÜNYA*

  • 100 Seneden Daha Fazla Ömürlü Petrol Rezervleri Olan Ülkeler

Irak, Birlesik Arap Emirlikleri, Kuveyt, Kazakistan, Türkmenistan, Özbekistan, Tunus


*DÜNYA: Toplam Dünya Rezervlerinin Ortalama Ömrü

Yukaridaki istatistikler, ABD Kongre üyeleri için düzenlenmis bir rapordan alinmistir. Istatistiklerin kaynagi; "U.S. Geological Survey" ve "Oil and Gas Journal"

AliYEV'in Washington gezisinde Baskan Clinton'la yaptigi basarili görüsme, Washington'da bir Azerbaycan lobisi kurma konusunda da etkili olmustur. Eski Baskan Jimmy CARTER'in milli savunma danismani Zbigniew BRZEZINSKI; Dick CHENEY, Alexander HAIG, Caspar WEINBERGER gibi dis siyasette güçlü baska isimler ile güçlü iliskiler kurmus olan ALiYEV, Amerikan medyasinin da demokratik mesajlari ve Karabag Drami ile ilgili açiklayici konusmalari ile dikkatini çekmistir.

Bakü-Ceyhan Hatti Gerçek mi Oluyor?

Türkiye-Azerbaycan ve Orta Asya Türk Cumhuriyetleri üçgeninde önemli bir siraya yerlesmis olan ortak enerji ve tasima konusunda ALiYEV'in yine Washington ziyaretinde sevindirici gelismeler kaydedildi.

liderlerBugüne kadar Hazar petrolünün Bakü-Ceyhan hatti üzerinden tasinmasi konusuna daha çok tarafsiz ve çekimser demeçler veren Azerbaycan Baskani Washington'da Rusya alternatifinden uzaklasip, Ceyhan hattina verdigi önemi defalarca belirtmistir. Böylelikle ABD'nin Azerbaycan'a yönelik siyasetini olumlu yönde degistirmesi ve Azerbaycan'in Bakü-Ceyhan hattini desteklemesiyle Türkiye ile baglarini siyasi-ekonomik olarak da kuvvetlendirmesi öncelikle Kafkasya'da Amerika-Azerbaycan-Türkiye üçlüsünün agirligini güçlendirmektedir. Buna ek olarak israil'in Orta Asya ve Kafkaslara olan ilgisi de eklendiginde dikkat çekici bir diger tablo çikiyor karsimiza: Orta Dogu'daki israil-ABD-Türkiye üçlüsüne, Kafkaslar'da israil-ABD-Azerbaycan-Türkiye önderligi katiliyor.

Bu gelismeler uzun vadede kuskusuz Rusya'nin Kafkasya'daki etkisini azaltacagi gibi, Ermenistan isgali altindaki Karabag sorununu da Azerbaycan lehine çevirecektir. Amerika'nin iran'a karsi tutumunun da zamanla degisecegi gözönünde bulundurulursa Güney Asya, Kafkaslar ve "Anadolu Köprüsü" üzerinden geçecek olan enerji ve dogal kaynaklar tasima hatti, Türkiye'nin jeopolitik konumunu bir kere daha güçlendirip, Yeni Dünya Düzeni içindeki temellerini de saglamlastirmaktadir. Geriye 1990 sonrasi post-Sovyet devri ardinda çikan boslukta Rusya ile iliskilerin daha saglikli bir yere getirilmesi kaliyor.

Tüm bu sevindirici gelismelere ragmen Türkiye ve diger Türk cumhuriyetlerinin önündeki sorunlar dag gibi. Hazar petrolü çevresindeki anlasmazliklar Hazar Denizi'nin hukuki statüsü konusunda Rusya ile iran'i bir araya getirdigi gibi Azerbaycan ve Türkmenistan'i da bir safha yerlestirmisti. Fakat simdi Hazar Denizi'ndeki bir petrol sahasi çevresinde Türkmenistan ile Azerbaycan anlasmazlik içindeler. KYAPAZ petrol sahasi üzerinde çikan anlasmazliklari, Orta Asya'daki kriz kaynagi olabilecek bölgeleri ve Türkiye'nin Türk Dünyasi'na dogru standart bir politika uygulayamayisinin nedenlerini onumuzdeki yazilarimizda BÜYÜTEÇ'ten takip edebilirsiniz.

Mehmet Binay

 

© COPYRIGHT 1997, TURKIYE NET (www.turkiye.net)

BÜYÜTEÇ Arsivi