Tataristan

"Rusya Federasyonu'nun Kalbinde
bir Turki Otonom Cumhuriyet"


Bu yazimda dikkatinizi Rusya'nin icindeki bir Turki otonom cumhuriyete cekmek istiyorum. Tataristan, Sovyetler'in dagilmasindan sonra Rusya ile olan siyasetinde ve ekonomisinde tutarli bir cizgi tutturmus olan her bakimdan gelecek vadeden bir cumhuriyet.

Tataristan, Rusya Federasyonu icinde Moskova'nin yaklasik 700 kilometre dogusunda, 68 bin kilometrekare buyuklugunde (yaklasik Avusturya kadar) bir otonom cumhuriyet. Baskenti Kazan. Tataristan'da 3,7 milyonluk nufusun %48'i Tatarlar'dan olusuyor. Tatarlar Rusya Federasyonu icindeki ikinci buyuk etnik ve dini grubu teskil etmekteler. Tatarca Turk dil ailesinin Kipcakca koluna giriyor. Tatarca Turk dil ailesinden birini konusabilen bir Turk ya da yabanci icin ogrenilmesi oldukca kolay. Tataristan disinda yasayan Tatar diasporasi da Birlesik Devletler Toplulugu'nun ve dunyanin dort bir yanina dagilmis durumda.

1991'de Sovyetler Birligi'nin dagilmasindan sonra Tataristan, Devlet Baskani eski komunist parti uyesi Mintimer Saymiyev baskanliginda yeni kisilik arayislarina basladi. Komunist sistem zamaninda ve daha oncesinde Rus isgali altinda Tatarlar kendi dillerini ve dinlerini zorlukla muhafaza edebilmisler, hatta genc nesiller arasinda Tatarca, Rusca yaninda ikinci lisan konumuna dusmustu. Son senelerde okullarda Tatarca egitim tekrardan baslatilmis ve milli unsurlar "Milliyetcilig"in butun Eski Sovyetler Birligi'nde patlamasiyla tekrardan gun isigina cikmistir. Siyasi olarak da Tataristan Rusya'dan icislerinde tamamen bagimsiz, disislerinde de hatta baska ulkelerde kismen diplomatik misyonlar kuracak kadar kendi basina hareket eder duruma gelmistir. Baskan Saymiyev Rusya Federasyonu icinde Merkez Moskova ile Etnik Cumhuriyetler arasindaki siyasi bagin gevsetilmesi ve bu bolgelere daha fazla yorel bagimsizlik verilmesini desteklemis bunun Rusya Federasyonu'nun ekonomik olarak da kalkinmasi icin iyi bir alt baz olacagini savunmustur.

Tataristan Glasnost zamanlarinda ve 1990'larin baslarinda tamamen bagimsiz bir ulke olmayi amaclamistir. Bu amacla da gectigimiz sure icinde Rusya ile bir seri anlasma imzalamis ve en azindan Rusya'ya kendisini bir bagimsiz "Otonom Cumhuriyet" olarak tanitmayi basarmistir. Tataristan'in tamamiyle bagimsizlasma isteklerine ne zamanin Baskani Gorbacov tarafindan ne de 1991'den beri baskanligi surduren Yeltsin tarafindan sicak bakilmamistir. Hatta Yeltsin, "Ustesinden gelebileceginiz kadar bagimsizlik ve otonomi alin! Rusya'nin ortasindan nereye gidebileceginizi dusunuyorsunuz?" diyerek bir konusma arasinda bu konudaki tutumunu acik acik belirtmistir. 1994'den beri sicak savasa donusen Cecenistan orneginde de goruldugu gibi Rusya kendi icindeki Etnik Cumhuriyetler'in bagimsizlik sevdalarina hic de hosnut bakmamaktadir. Baskan Saymiyev de ulkesinin yorel hukumet ve guc yapisini kuvvetlendirmeyi ve ekonomisine agirlik vererek, dis ulkelerden gelen yatirimcilara iyi imkanlar saglayarak dis yatirimi ulkesine cekmeyi tercih etmistir. Bu basarili politika sayesinde Tataristan hem dogal zenginlikleri hem de yatirimcilar icin meydana getirilmis uygun sartlar acisindan Rusya'nin en cekici cumhuriyetlerinden biri durumuna gelmistir.

Ulkeye yabanci yatirimi cekebilmek amaciyla Tatar Hukumeti, Rus Federal vergilerinin kaldirilmasini, yerel vergilerde kolayliklari getirilmesi ve ozel gayrimenkul edinme hakkinin daha kolay kullanilmasini kararlastirmistir. 1995 Ocak ayindan bu yana en az %35'i yabanci sermaye ile kurulan ve toplam degeri 1 milyon dolarin uzerindeki yatirimlarin uc ila bes sene arasinda degisen zaman surecinde bir kisim vergilerden muaf tutulmasi da parlamento tarafindan kararlastirilmistir.

Baskan Saymiyev liderliginde gerceklestirilen bu reformlar ulkenin zaten varolan ekonomik bagimsizliginin daha da kuvvetlendirilmesini ongoruyor. Serbest pazar ekonomisinin ilk planda kuvvetli bir devlet kontrolu ile gerceklestirilmesini savunan Baskan Saymiyev; Rusya'nin ekonomik kalkinmasini Cin'in uyguladigi yontemler dogrultusunda yaptigi taktirde daha az sosyal sorun ile basetmek zorunda olacagini soylemistir. Bu dusunce tarzi, demokrasi anlayisinda da kisilmalara gidilmesi gerektigi esasina dayanmaktadir.

Tataristan zengin dogal kaynaklara sahip bir ulke. 1994'de Moskova ile yapilan bir anlasma ile yeralti kaynaklarinin cikarilmasi ve islenmesi hakki tamamen Tatristan yerel hukumetinin eline gecmistir. Fakat her ne kadar Tataristan Rusya'dan icislerinde bagimsizligini kazanmis olsa bile Rusya'ya Orta Asya ve Kafkasya ulkelerinin de oldugu gibi tasimacilik konusunda bagimli. Cografi konumu hareket ozgurlugunu imkansiz kilmakta.

Tataristan'da senede yaklasik 32 milyon ton petrol cikarilmakta. Bu rakkam buyuk petrol rezervlerine sahip OPEC uyesi Cezayir'in yillik petrol uretiminden daha fazla. Ulkenin en buyuk petrol sirketi olan Tatneft, ayni zamanda Rusya'nin da 5inci buyuk petrol sirketi. Bu sirket ulkedeki petrolun cikarilmasi ve rafinerlerde islenmesini ustlenmis durumda. Ayrica Sovyetler Birligi zamanindan kalan KAMAZ otomotiv fabrikasi Rusya'nin en buyuk kamyon ureticisi. General Motors, Rockwell International, Pepsi Cola ve benzer Batili kuruluslar da Tataristan'i kesfetmis durumdalar. Yatirimciya hazirlanan iyi sartlar sebebiyle General Motors senede 50 bin Chevrolet Blazer uretecek bir fabrika kurmustur.

Tataristan ve Turkiye Cumhuriyeti iliskileri de 28 Mayis 1995'de Ankara'da yapilan bir anlasmayla bir cerceveye oturtulmustur. Bu anlasma dahilinde Tataristan, Ankara'da diplomatik bir misyon kurmus; iki ulke arasinda ticaret, ekonomi ve bilimsel, teknik ve kulturel isbirligi yapilmasi da ongorulmustur. 1994 senesinde iki ulke arasindaki ticaret hacmi mutevazi bir 39 milyon dolar civarindadir. Bu rakkamin karsilikli mutesebbuslerle artmasi bekleniyor. Turk sirketleri diline ve kulturune akraba oldugu ve gelecek vadeden bir ulkede calismanin rahatligini, Tatar hukumeti ve sirketleri de Turkiye'nin rekabet ortamina girme ve Turkiye araciligiyla Bati ve Orta Dogu piyasalarina ulasabilme imkanini iyi degerlendirmelidirler.

Tataristan ilk asamasi 16 Haziran, ikinci asamasi da 4 Temmuz'da yapilan Rusya Baskanlik secimlerinde serbest piyasa ekonomisi yanlisi ve demokratik anlayisi destekleyen Baskan Boris Yeltsin'in yaninda yer almistir. Tataristan'daki oy dagilimina baktigimizda, Yeltsin'in tum oylarin ilk asamada %38,4'ini, ikinci asamada da %63,97'sini aldigini goruyoruz. Bu oran komunist partisi baskani Zuganov'un aldigi %30,01 ve %38,10'luk oylarin yaninda gozle gorulur bir oy birligini temsil etmedir. Tataristan, Rusya'nin 21.Yuzyil'a Yeltsin baskanliginda girecegi bes senelik yonetimden olumlu olarak etkilenecektir. Yeltsin baslanan ekonomik reformlarin devam ettirilmesi gerektigini ve demokrasi anlayisinin Rusya'ya yerlestirilmesi gerektigine inanan bir baskan. Fakat ulkenin siyasi butunlugune de cani gonulden inandigini dusunursek, Tataristan'in butunuyle Rusya'dan ayrilmasina da Cecenistan orneginde goruldugu gibi goz yummayacaktir.

Tataristan butun bu varolan sartlar altinda ekonomisi hizla gelisen ve gelecek vadeden bir ulke. Bir "Serbest Gumruk Bolgesi"ni andiran yapisiyla su anda oldugu gibi gelecek senelerde de Batili yatirimcilari kendisine cekecektir. Fakat herseye ragmen Moskova'daki siyasi dengenin bozulmasi Tataristan'i da icinden cikilmasi guc bir krizin icine sokabilir.

Mehmet Binay

8 Temmuz 1996

Frankfurt a.M.

©COPYRIGHT 1997 TURKIYE NET (Her hakki saklidir).

 BÜYÜTEÇ Arsivi