Turkiye-Iran Iliskilerinin Bir Degerlendirilmesi
Turkiye'ye Kafkaslar ve Orta Asya'da hem siyasi hem de ekonomik
konularda ortak ve rakip, Turkiye'nin yine bu bolgede en onemli rakibi Rusya'nin
dostu ve "Cikar Ortagi", Osmanli'nin Dogu'daki uzun asirlar boyunca
"en keskin sinir" komsusu, gunumuzde PKK terorunun alenen destekleyicisi
ulke Suriye'nin ittifaki, Amerika'nin teror ve ideoloji savasinda en azili
dusmani bir ulke bu yazinin konusu: Iran.
Turkiye'nin yeni koalisyon hukumetinin ilk yurtdisi gezisi iste bu ulkeden
basladi. Yukarida cizdigim Turkiye acisindan karamsar tablo icinde Iran
butun olumsuz ozellikler icinde Turkiye'nin gozardi edemeyecegi (ve etmemesi
gereken) bir komsu ulke konumunda ve Turkiye icin son derece dikkatli dis
politikalarla degerlendirilmesi gerekiyor. Sirasiyla bu ulkeyi ikili ve
uluslararasi iliskiler icinde degerlendirmek istiyorum:
Bati Dunyasi ve Iran
Basbakan Necmettin Erbakan'in ilk dis gezisi ilk zamanlarda
yapilan aksine aciklamalara ragmen Iran'dan baslatildi. Avrupa Birligi ve
Amerika, kisacasi Bati Dunyasi icin son derece rahatsizlik verici bir durum
bu. Iran kendi icindeki totaliter dini rejimi ve sinirlari disinda kismen
alenen kismen de gizlice yuruttugu teror acisindan Amerika'nin su anda "soguk
savastigi" en onemli dusman ulke durumunda. Iran, ozellikle komunizm
sonrasi donemde Batili medyalarda yaratilan yeni dusman "Radikal Islam"
dalgasinin da birinci dereceden suclusu ve kaynagi sayiliyor. Iste bu turden
bir tablo icinde Turkiye'de Islamci bir partinin hukumet ortagi durumuna
geldigi ve basbakan cikarttigi bu gunlerde Bati'nin hic de iyimser bakmadigi
Iran, yeni Turk hukumetinin ilk odagi ve durak noktasi. Bu konuda Bati icin
en onemli kaygiyi Turkiye'nin Islamci bir hukumetle gelebilecegi tehlikeli
"Islam Rejimi" olusturuyor. Boyle bir tehlikenin olma ihtimali
Turkiye ve Turkiye'yi taniyan uzmanlar tarafindan ne kadar dusuk kabul edilse
bile Bati, Turkiye'nin yapacagi en kucuk hatadan buyuk huzursuzluk duyuyor.
Turkiye'nin Iran'a nasil bir bakis acisi ile baktigini en kisa zamanda fiilen
uyguladigi politika ve diplomasi ile aciklayip kanitlamasi gerekiyor.
Turkiye'nin onunde iki secenegi var: Iran ile ideolojik yakinlasma ve hayali
bir Islam birligine dogru utopik adimlar ya da Bati ve ozellikle Islami
Dogu arasinda Turkiye'nin tarihi kopru olma ozelligini pekistiren ve daha
hicbir bolgesel gucun gerceklestiremedigi arabuluculuk rolunu ustlenme.
Turkiye, tarihi secimleri gozonunde bulundurulursa ozellikle Soguk Savas
suresince Amerika yanlisi tutumu ile bundan sonra da hangi yolda gidecegini
(Turkiye icin son derece acik olsa bile) Bati'ya aciklamak ve kanitlamak
durumunda.
Iran'in "Cikar Ortakliklari" Var
Iran "Islam Rejimi"ne gecmesinden bu yana
radikal devlet anlayisi ile bircok dunya devletinin tepkisini aldi. Oncelikle
Amerika'ya ve bu ulkenin yarattigi sisteme karsi olan Iran direk olarak
Bati'ya ideoloji savasi acti. Iran sadece dusunce bazinda olmayan hatta
devlet terorune kadar varan kendi iliskilerini ve cikarlarini gozeten dunya
barisina tehlike unsuru olan politikasini gelistirdi. Bu turden bir
ulkenin ekonomik ambargolara ragmen ayakta kalabilmesi ve kendi bolgesinde
liderlige oynamasi icin ortak cikarlari oldugu devletlerle isbirligi icinde
olmasi gerekiyordu. Iste Iran bunu basariyla yapabildi:
Iran, bolgedeki kimlik ve liderlik arayisinda Rusya ile olan Bati'yi kiskandiran
ve de kizdiran iyi iliskilerini Turkiye'ye karsi simdiye kadar koz olarak
kullandi. Rusya'dan Bati'nin butun elestirilerine ragmen nukleer enerji
uretimi konusunda kolaylikla nukleer silaha donusturulebilecek teknoloji
satin aldi. Ayrica Rusya ve Iran'in Hazar Denizi konusunda ortak cikarlari
ve sorunlari bulunuyor. Rusya'nin icindeki etnik cumhuriyetlerdeki ayaklanmalar
ve ulkenin dagilmasi tehlikesi Rusya'nin butunlugu icin onemli bir meseledir.
Diger taraftan da Pan-Turkist yonelimler Iran'in icindeki 20 milyon Azeri
Turku'nun ayrilikci egilimlerini dolayisi ile anti-rejim yanlisi gorusleri
ve hareketleri de destekleyebilir. Bu iki benzer sorun Rusya ve Iran ortakligini
pekistirmektedir. Bir Iran-Turkiye ekonomik isbirligi sozkonusu oldugunda
zaman icerisinde bolgenin emniyeti icin yapilacak ortak anlasmalara da gidilecektir.
Boyle bir durumun ortaya cikmasi ihtimali Rusya'yi nasil bir davranisa surer?
Iran, Rusya ile olan cikar ortakligi bazinda surdurdugu iliskilerini buna
nasil endeksler? Iran, Turkiye ile olan isbirligi cercevesinde Turkiye yanlisi
mi olur? yoksa ikili mi oynar? Butun bu sorularin cevaplari herhalde olusan
sartlara gore degisecektir. Iran ile sartlarin degistirdigi bir "Din
Kardesligi"ne (ki eger Islamist dusuncelerin iddia ettigi gibi var
ise) ne derecede guvenilebilir?
Iran, Turkiye'nin esas ic ve dis sorunu olan PKK terorunu direk ve dolayli
yoldan Suriye ile isbirligi yaparak desteklemektedir. Suriye, Turkiye'nin
elindeki "su musluklari"ni kapatabilme gucunden korkmakta ve bundan
dolayi da simdiye kadar PKK'yi elinde bir siyasi koz olarak kullanmaktaydi
ve Iran ile de isbirligi icindeydi. Iran da PKK'yi zaman zaman topraklarinda
barindirmis ve kendi topraklarini us olarak kullanmaya izin vermistir. Iran-Suriye
isbirligi Turkiye'nin kendi emniyeti acisindan cozulmesi gereken bir sorundur.
Turk Dunyasi Icinde Iran ve Turkiye
Iran, Sovyetler'in Parcalanmasi'nin ardindan Orta Asya
ve Kafkaslar'da yeni olusan Musluman Cumhuriyetlere liderlik arayislari
ile goz dikti. Ozellikle bu ulkelerin musluman halklarinin cogunlukta olmalari
nedeniyle kendi rejiminin Islam anlayisini manen ve madden bu halklara empoze
etmekle bolgedeki siyasi ve ekonomik varligini guclendirmek ve bolgesel
bir guc olmayi da gerceklestirmek istedi. Ozellikle Farisi Dil Kulturu altyapili
Tacikistan'da bunu kismen gerceklestirdi. Ayrica Afganistan'da da kendine
"muridler" buldu. Fakat "Devlet Din Ideolojisi" ile
Iran'in Orta Asya ve Kafkaslar'a ornek olmasi ihtimalinin bundan bes sene
oncesine nazaran cok daha aza indigi goruluyor. Orta Asya ve Kafkaslar'in
Musluman halklarinin hem "Din"e bakislari hem de Islam dininde
inandiklari mezhep nedeniyle Turkiye gibi "secular" bir din anlayisi
icinde kalacaklari artik kesinlik kazanmistir. Bu nedenle de Iran'in bolgedeki
etkisinin yogunlugunu ekonomik calismalar olusturacaktir. Boylelikle de
Turkiye ile Iran nitelik olarak birbirine benzer bir liderlik ortakligina
dogru yol almaktadirlar: Iran, bu bolgenin Hint Okyanusu'na ve Basra Korfezi'ne
acilan kapisi, Turkiye ise hem Iran'in hem de Kafkaslar ile Orta Asya'nin
Bati'ya dogru uzanan koprusu durumundadir. Bu ozellikleri ile Turkiye ve
Iran cografi konum gozonunde bulundurulursa ekonomik isbirligine mecburdurlar.
Fakat bu isbirliginin uluslararasi bir basarisi soz konusu ise ideolojik
yonu de son derece onemlidir. Bati Dunyasi ne teror ureten bir Iran'i, ne
de Islam Devleti'ne donusecek bir Turkiye'yi istemektedir. Ve bu yolda atilacak
her adim Bati tarafindan engellenecektir. Bundan dolayi Turkiye Iran ile
olan iliskilerinde kesinlikle ekonomik duzeyde ve bolge barisinin saglanmasi
yolunda kalmak mecburiyetindedir. Ve bunu da gerceklestirecek taraf eger
gerceklesirse Turkiye hukumeti olacaktir
Iran ile Turkiye'nin Ticari Iliskilerinin Gerekliligi
Kafkasya ve Orta Asya'nin zengin dogal kaynaklari kapimiza dayanan 21.Yuzyil'in
uzerinde en cok konusulacak ve pazarlik yapilacak yeryuzu ve yeralti kaynaklari
olacaga benziyor. Fakat bu kaynaklarin hem yeryuzune cikarilmasi hem de
islenip dunya pazarlarina tasinmasi konusu simdiden dunya ve bolge ulkelerini
en fazla ilgilendiren konudur. Iran ve Turkiye bu bolgede anahtar ve kopru
ulkeler konumundadirlar. Bu rezervlerin dunyanin hem Bati hem de Dogu pazarlarina
ulastirilmasi icin hem Akdeniz'e hem de Hint Okyanusu'na tasinmasi gerekmektedir.
Bunun icin de Turkiye ve Iran vazgecilemez konumlardadirlar. Ozellikle Akdeniz'e
gecisin bir kismi Iran uzerinden Turkiye'ye yapilmasi butun yolu Orta Asya
ulkeleri ve ozellikle de Turkmenistan icin kisaltmaktadir. Turkiye bu konumda
Iran'a, Iran'da Bati'ya acildigi icin de Turkiye'ye ihtiyac duymaktadir.
Bu iki ulke yeniden gundeme gelen Ipek Yolu'nun da dogal komsularidirlar
ve daha iyi ekonomik iliskiler kacinilmazdir.
Ekonomik Isbirligi mi Yoksa Musluman Kardesligi mi?
Turkiye, Refah Partisi'nin 24 Aralik 1995 secimlerinden
sonra hukumet kurma zorluklari ardindan sonunda Dogru Yol Partisi ile hukumet
kurmasi ve bu koalisyon hukumetinin basbakaninin da Refah Lideri Necmettin
Erbakan'in secilmesi ile Turkiye Cumhuriyet Tarihi'nde farkli bir doneme
girmis oldu. Turkiye'nin ilk Islamist Demokratik Koalisyon Hukumeti Bati'nin
gozlerini ulkeye cevirdi. Kimileri icin bu Turkiye'nin Iran ve Cezayir gibi
Radikal Islamist bir rejime dogru ilk adimiydi. Kimileri icinse endiselenecek
hicbir sey yoktu: Turkiye, 70 yili askin bir suredir laik devlet anlayisini
kendine kimlik olarak edinmis, halk icinde ise bu yasam tarzi benimsenmisti.
Bu nedenlerle Turkiye bir Iran olamazdi. Zaten bu Bati tarafindan da istenmiyordu
ve Turkiye'ye gerekli her yardim yapiliyordu. Bu gorusleri bir tarafa birakalim
Turkiye her halikarda bu yeni Demokratik Islamist Hukumeti ve Basbakani
ile gozleri uzerine cekiyor. Ozellikle Basbakan Erbakan'in ilk dis gezisinin
de Iran'dan baslamasi basta Amerika olmak uzere Bati Ulkeleri'ni bastan
cikariyor. Orta Dogu gibi sicak bir bolgede "Kopru ve Yeni Bolgesel
Guc" olabilen Turkiye'nin "Bati Aliansi"ndan cikmasi Dunya
Barisi icin tehlikeli bir gelisme olacaktir. Bur turden bir gelismenin Turkiye'ye
getirecekleri ve Turkiye'den alip goturecekleri de tartisilmaz olcude agir
olacaktir. Arap Birligi'nin fiilen varolmadigi, Islam Birligi'nin de icindeki
ayriliklar ve uzlasmazliklar yuzunden olusturulamadigi bir dunyada bu turden
bir "utopist" bir ruya pesinden gidilmesi Turkiye'ye cok seyler
kaybettirir.
Fakat tam aksine "Turkiye'nin Dogusu"nda, Orta Dogu'da, ozellikle
de Kafkaslar ve Orta Asya'da ve Guney Asya ulkelerinde gelecek vadeden bir
ekonomik potansiyel bulunmaktadir. Bu potansiyel Turkiye tarafindan daha
iyi degerlendirilmelidir. Ozellikle Iran, bu bolgenin ortasinda bulunmaktadir
ve Turkiye'nin de Dogu'ya acilan pencerelerinden birisidir. Iran ile ekonomik
iliskilerin canlandirilmasi yerinde bir karardir. Almanya da yillardan beri
Iran ile iyi ekonomik iliskiler icindedir. Iran ile olan ticaret hacmi dis
ulkelerle yapilan ticaretinin buyuk bir kismini kapsamaktadir. Fakat Iran'in
bilinen teror kaynagi olmasi tum Bati ulkelerini ozellikle de Amerika'yi
ugrastirmakta, ekonomik ambargolar uygulatmaktadir. Amerika'nin Iran'a uyguladigi
ambargoya nispet olarak Turkiye'nin bu ulkeye silah satmasi (Amerikan patentli
olmasa dahi!) Amerika-Turkiye iliskilerini agir bicimde yaralayacaktir.
Nitekim Iran'in teror uretmesi Turkiye'nin kendi ic guvenligi icin de tartisilmaz
bir tehlikedir. Bu nedenle Turkiye, Amerika ile olan tarihi iliskisine ve
dostluguna dikkat ederek, Iran ile ekonomik iliskilerini gelistirmelidir.
Siz buna ister "Musluman Kardesligi" deyin, ister Almanya gibi
"Bati Alians"inin vazgecilmez bir uyesinin yaptigi "business"
deyin. Turkiye, "uluslararasi ahlak standardlari" icinde hareket
ettigi muddetce ekonomik gelismesi icin elindeki her firsati degerlendirmelidir.
15 Agustos 1996
Çanakkale
©COPYRIGHT 1997 TURKIYE NET (Her hakki saklidir).